Cinler
Cinlerle
ilgili bilgiler doğrudan ve işaret
yoluyla verilmektedir. Hadislerin ışığında açıklanma gerekirse insan
benzeri
varlıklardır.
Yeryüzünde yaşadıkları gibi göğe de yükselebilirler. Bizim anladığımız
manada ateşsel değil ışınsal yaratıklar olması muhtemeldir. Işığın
enerjiye dönüştürülmesinde sağlanacak ilerlemelerle birlikte
onlarla ilgili bir sır perdesininde kalkması beklenilmektedir.
Cinlerinde
erkeği ve dişileri olduğu gibi onlarda ürerler ve ölürler.
Akıl ve irade sahibidirler. Onlar da insanlar gibi emir ve
yasaklara uymak Allah'a ibadet etmek için yaratılmışlardır. İnsanların
peygamberleri onlarında peygamberleridir. Cennetle de
nimetlendirilecekleri olduğu gibi Cehennemle de azablandırlacak
olanları
vardır.
Yeryüzündeki
çalışmaları devam etmekle beraber, peygamberimizden sonra gökyüzüne
çıkıp bilgi edinme girişimleri, koruyucu
melekler ve delici alevlerle engellenmiştir.
Farklı
kültürel seviyelerdedir. Hz.Süleyman devrinde ileri derecede
bilimsel ve sanatsal etkinlikleri görülmüştür. Ordu da yer
aldıkları gibi, mühendislik, ustalık ve dalgıçlık görevi yapmışlar,
heykeller, büyük havuzlar ve sabit kazanlar inşa etmişlerdir.
Cinler,
ne
geleceği bilerler ne de kendileri dışında olan olayları bilebilirler.
Gayb bilgisi Allah'a mahsustur.
Bilmediğimiz
yöntemlerle zarar verme kapasitesine sahip şeytanlaşmış
cinler vesvese verebilir, kalplerimize şer tohumları
ekebilirler. Dinimizde haram olan büyü türü işleri oyunlarına alet
edebilirler. Ancak şu unutulmamalıdır ki mahiyeti
bilinmeyen
fısıldamalar dışında hayatımıza müdahale yetkileri yoktur. İnançlarını
yaşayan, Allah'ı zikreden ve kendilerinden Allah'a sığınan
müminler üzerinde cinlerin hiç mi hiç etkileri yoktur.
Batı
Dünyasında Cinler
Paganlarda,
putperestlerde tanrılardan daha alt kademede bulunan, doğaüstü
varlıklar olarak kabul edilir Demon "Daemon" olarak
adlandırılırlar.
Antik
Yunanlılar bunları ruhsuz, yapışkan ve rahatsız edici varlık
kabul
edilirlerdi.
Romalıların
Larves adını verdikleri cinler ise ruhsal bir
bozulmanın, ruhsal bir çürümenin sonucu sayılırlardı. Ölen insanın
gölgesinin
bir cine "demon" dönüştüğüne inanırlardı.
Eflatun
Daemonlar'ı ölülerin
ruhları sayardı. Başlangıçta tarafsız olarak kabul edilirlerdi.
Zamanla
bir ayırıma gidildi. İyi olanları koruyucu, kötü olanlar ise Şeytan'ın
hizmetkarı sayıldı. Sonunda Demon sözcüğü neredeyse şeytanla eş anlamlı
sayılır oldu.
|