Lokman bütün otların ve çiçeklerin dilinden anlarmış.Çiçekler,otlar hangi hastalığ iyi edeceklerini lokman'a söylerlermiş.O da her hastalığı iyi edn ilaçlar yaparmış.Bütün dolaşan lokman Çukurovanın bereketli topraklarında harşeyin yetiştiğini görünce,Seyhan nehrinin kenarında Adana ile Ceyhan arasında ve günümüzde bir bucak merkezi olan Misis kentine yerleşmiş.Çevredeki bütün hastaları iyi etmiş.Hastalıksız yaşamaya başlayan insanlar,Lokman'a başvurarak bu kezde ölümsüzlük ilacını bulmasın istemişler.Lokman Çukurovayı adım adım dolaşarak ölümsüzlük ilacını yapacağı bitkiyi bulmaya çalışmış.Bir gece ulu bir çınarın altında uyuya kalmış.Uykusunda bir ses duyup uyanmış''Lokman bunca zamandır arayıp taraman bitsin.Ben ölümün ilacıyım,bundan sonra insanlara ve hayvanlara ölüm yok''.Diye seslenen otun yanına koşmuş ve ilacın nasıl yapılacağı konusunda söylenenleri bir bir yazmış.Otu da kopararak düşmüş yola.Misis'e gelince altından koca Ceyhan nehrinin aktığı köprü üzerinde durmuş.defterine yadıklarına göre,ölüm ilacını yapmaya koyulmuş.Tam bitireceği sırada görünmez bir el, bir vuruşta defteri de,otu da uçurarak suya düşürmüş.Lokman bu yüzden ölüme çare olan ilacı yapamamış.otlar da bundan böyle ona küsmüşler.