|
|
 |
 |
Okunma |
|
52 |
Belkıs / Zeugma Antik Kenti Kurtarma Çalışmaları
Gaziantep
İli, Nizip İlçesi'nin 10 km. doğusundaki Belkıs Köyü'nde, Fırat Irmağı
kıyısında, Zeugma Antik Kenti bulunmaktadır. Tarih öncesi çağlardan
beri kesintisiz iskan gösteren bu yerleşimin önemi, Fırat Irmağı'nın en
kolay geçit verdiği iki noktadan birisinde olmasıdır. Zaten "Zeugma"
adı da "köprübaşı" veya "geçit yeri" gibi bir anlam taşımaktadır.
Günümüzde, üzerinde fıstık ağaçlı yetişmiş bulunan, 3-4 metre
kalınlığında toprak tabakasıyla örtülüdür. Yaklaşık 20 bin dönümlük bir
arazi üzerine kurulmuş olan bu antik kentin 1/3'ü, su tutulması Ekim
2000'de tamamlanacak olan Birecik Barajı göl alanı altında kalacaktır.
Tarihi
Kent,
Hellenistik Dönem'in önemli bir ticaret merkezidir. Bölgenin Roma
İmparatorluğu egemenliğine girmesinden sonra, burada "IV. Lejyon"
olarak adlandırılan askeri garnizonun yerleşmesi ile kentin önemi
artmıştır. Zeugma'da ticaretin ilerlemesiyle sanatsal etkinlikler
artmış ve kültürel bir gelişme sağlanmıştır. Antakya'dan Çin'e uzanan
ipek yolunun Zeugma'dan geçmesi, Samsat'dan ırmak yoluyla ticaret
yapılması, IV. Garnizon'nun burada konuşlandırılması sonucunda,
tüccarların kente yerleştiği ve Fırat manzaralı teraslara villalarını
yapmış oldukları anlaşılmaktadır. Kentte, gelişmiş bir sınır ticareti
ve buna bağlı olarak büyük bir gümrük olmalıdır. İskeleüstü olarak
adlandırılan tepede, bir arşiv odasında 65.000 adet mühür baskısının
ele geçmiş olması, bu kanıyı güçlendirmektedir. Papirus, parşömen, para
torbaları ve gümrük balyalarını mühürlemede kullanılan bu mühür
baskıları, Zeugma'da, hem güçlü bir haberleşme ağının, hem de gelişmiş
bir ticaretin varlığını göstermektedir.
Büyük
İskender'in generallerinden Seleukeia Nikator I İ.Ö. 300'de
Belkıs/Zeugma'nın ilk yerleşimi olan "Seleukeia Euphrates" kentini
kurar. Antik çağın önemli gezgin/tarihçilerinden biri olan Amasyalı
Strabon, burasının Kommagene'nin dört önemli kentinden biri olduğunu ve
burada ticaretin yapıldığını bildirmektedir. Kent, İ.Ö. 64'de Roma
İmparatorluğu'nun topraklarına katılır ve adı "geçit", "köprü" anlamına
gelen ZEUGMA biçiminde değiştirilir. İ.S. 256'da Sasani kralı Şapur,
Belkıs/Zeugma'yı ele geçirir, kentte önemli tahribat olur. Bu tarihten
itibaren Zeugma bir daha kendini toparlayamaz, Roma dönemindeki
görkemine ulaşamaz. Bölge ile birlikte kentte, İ.S. 4. yüzyılda, Geç
Roma, İ.S. 5-6 yüzyıllarda ise Erken Bizans egemenliği görülür. 7.
yüzyıldaki Arap akınları sonucunda Belkıs/Zeugma terk edilir. 10-12.
yüzyıllar arasında küçük bir Abbasi yerleşimi görülür. 17. yüzyılda
Belkıs Köyü kurulur.
Arkeolojik Kazılar
Kazılara
1987 yılında Gaziantep Müze Müdürlüğü tarafından Belkıs Tepesi'nin
güneyinde başlanmıştır. Ana kayaya oyulmuş oda mezar ve önünde yapılan
bu kazıda, kaçakçılardan arta kalan çok sayıda heykel bulunarak
Gaziantep Müzesi'ne taşınmıştır. Mezar sahiplerine ait kireç taşından
yapılmış olan bu heykeller, şimdi Gaziantep Müzesi'nin Belkıs
Salonu'nda sergilenmektedir.
1992-1997
yılları arasındaki kazılarda, Dionysos ve Ariadne'nin düğünü sahneli
taban mozaiği ortaya çıkarılmıştır. Kazılarda bir villa tamamen, diğer
bir villa ise kısmen açığa çıkarılmıştır. Villanın merkezinde, iç avlu
içinde, tabanı geometrik desenli mozaik döşenmiş, sütunlu bir havuz
vardır. Zemin kat odaları bu avluya açılmaktadır. Bu havuzun
güneyindeki dikdörtgen planlı salonun tabanı Dionysos ve Ariadne'nin
düğününün resmedildiği bir mozaik ile döşeliydi. Bu mozaiğin 2/3'lük
parçası, 1998 yılında yerinden sökülerek çalınmıştır.
1993-1994
yıllarında Birecik Barajı'nın yapımı nedeniyle, yukarı terastaki Roma
Villası'nı genişletme çalışmaları dışında, Şelte Deresi'nde, daha
önceki yıllarda açılmış bir kaya mezarı önündeki terasta dizili olan
kartal ve yün sepeti kabartmalı mezar stelleri, Çimlitepe Mevkii'nde,
tonozlu bir mezarın önünde yer alan başı kesilmiş heykel ve Ayvaz
Tepesi'nin kuzeybatısında, mevsim tanrıçalı resimli taban mozaiği,
kaldırarak Gaziantep Müzesi'ne taşınmıştır. Gaziantep Müzesi'nin
yaptığı kurtarma kazılarına 1993 yılında Batı Avustralya
Üniversitesi'nden Prof. Dr. David Kennedy de katılmıştır. Bu kazıda
Kelekağzı Mevkii'nin doğusundaki tepede, ulaşılan ilk Roma Villası'nın
taban mozaik döşemesinin, kaçakçılar tarafından sökülmüş olduğu
görülmüştür. Arta kalan harflerden, buradan sökülen resimlerin ölümsüz
iki aşık Metiox ve Partenope'ye ait olduğu, yapılan araştırmada ise
bunların ABD/Huston'daki özel Menil Koleksiyonu'nda bulunduğu
saptanmıştır. Bu Metiox-Partenope mozaiği, Kültür Bakanlığı'nın
girişimleri sonucunda Haziran-2000'de Gaziantep Müzesi'ne iade
edilmiştir.
1996
yılında Birecik Barajı gövde duvarının temel kazısı sırasında bazı
mozaik parçalarına rastlanması üzerine, çalışma durdurulmuş ve bu
alanda arkeolojik kazı yapılmıştır. Bu kazıyla Belkıs kent sınırının
doğuda Belkıs Köyü'yle sınırlı olmadığı, köyün yaklaşık 1 km. doğusuna
doğru uzandığı saptanmıştır. Burada yapılan Roma Hamamı kazısında bir
külhan, üç Calidarium, üç Tepidarium odası ile iki havuz, iki
Frigidarium ve iki Apoditerium odası, bir soğuk su havuzu ile bir
Latrina'dan oluşan hamam yapısının temelleri bulunmuştur. Hipokaust
sistemi, taban mozaikleri, su künkleri, su dağıtım deposunun kaidesi
ortaya çıkarılmış ve planı alınmıştır. Duvarların hemen tamamı yok
olmuş, temel üstünde, ancak 30-40 cm'lik bir kısmı kalmıştır. Hamamdan
elde edilen 36 parça geometrik mozaik kaldırılarak Gaziantep Müzesi'ne
taşınmıştır.
1996-1998
yıllarında ise Fransa/Nantes Üniversitesi'nden Dr. Catherine Abadi
Reynal sorumluluğundaki bir ekibin katılımıyla, Gaziantep Müzesi
tarafından kurtarma kazıları yapılmıştır. Bu kazıyla birlikte Zeugma,
bütünüyle ele alınmıştır. Kelekağzı Mevkii'nde yerleşim katları ve
kanalizasyon sistemi ortaya çıkarılmıştır. Halme Deresi'nde Roma,
Bizans evleri ve blok kesme taşlarla örülmüş kanalizasyon, Bahçedere
Mevkii'nde zeytinyağı atölyesi açığa çıkarılmış olup, Belkıs kentini
güneydoğu, güney, batı ve kuzeydoğudan yarım ay biçiminde saran
nekropolisdeki mezarların tespiti yapılmıştır.
1998-1999
yıllarında Kelekağzı Mevkii'nde yapılan kurtarma kazısında anıtsal bir
yapının, yaklaşık 20x15 m. boyutlarındaki bir salonunun resimli taban
mozaik döşemesinin, önceki yıllarda parça parça sökülmüş olduğu
saptanmıştır. Buradan Akratos, Mevsim tanrıçası, Satir ve çingene adı
verilen bir kadın başı eski eser kaçakçılarından kurtarılmıştır.
Kelekağzıüstü
Mevkii'ndeki I. yerleşim terasında yapılan kurtarma kazısında, bir
binanın üç odası ve iki havuzu açığa çıkarılmıştır. İç avlu
merkezindeki sütunlu havuzun taban mozaiğinde, ortada Okeanos ve
Thetis'in büstleri, aralarında ise ırmak canavarı yer almaktadır. Üç
köşesinde yunus balığı üstüne binmiş, birbirine sırtı dönük
yerleştirilen Eros betimleri vardır. Sol üst köşede ise Pan, balık
tutmaktadır. Kalker ana kaya olması sebebiyle Fırat Irmağı, 1. terasın
yaklaşık yarısını eritmiştir.
Belkıs/Zeugma'nın
ne kadar önemli ve hareketli bir şehir olduğunu ele geçen bu
mozaiklerden başka, İskeleüstü Tepesi'nde bulunan Roma arşivi
kanıtlamaktadır. Arşiv olduğu anlaşılan mekanda toplam 65.000
(altmışbeşbin) adet mühür baskısı ele geçmiştir. Bu sayı, diğer antik
kentlerin tamamında bulunan mühür baskılarından (Bulla) daha çoktur.
Üzerinde resimler olan mühür baskıları, papirüs, parşömen gibi
dokümanların, değerli eşyaların konulduğu torbaların, yiyecek içecek
kaplarının, gümrük balyalarının mühürlenmesinde kullanılmaktaydı. Bu
mühürler posta gönderilerinin "alındı" veya malzemelerin "açıldı"
kanıtı olarak arşiv odasında korunmaktaydı.
Ekim
1999 - 20 Haziran 2000 tarihleri arasında gerçekleştirilen çalışmaların
ilk bölümünde, Mezarlıküstü Mevkii'nde, iki Roma villası tümüyle gün
ışığına çıkarılmıştır. İ.S. 256'daki Sasanu saldırısı nedeniyle yangın
katının altında kalan bu villalar, önce birinci katın eriyen kerpiç
duvarları, daha sonra da yukarı teraslardan akıp gelen 3 m.
kalınlığındaki erozyon toprağı ile örtülerek günümüze kadar
korunmuştur. Bu sebeple oda içlerinde çok sayıda sikke, bronz şamdan,
bronz ve pişmiş topraktan yapılmış kandil ve çömlek bulunmuştur. Ayrıca
mozaikler ve freskler sapasağlam ele geçmiştir. Tonozlu kilerin ön
kısmındaki iri erzak küplerinin arasında, bronz Mars heykeli sırt üstü
yatık biçimde bulunmuştur.
Anılan
villalarda yemek ve dinlenme odaları, sütunlu havuzlar, hazneli
çeşmeler, kiler, mutfak ve ana kayaya oyulmuş sarnıçlar gün ışığına
çıkarılmıştır. Villalarda dört adet sütunlu havuz ve hazneli çeşme ele
geçmiştir. Çeşmelerin haznesinin biri mermerle kaplanmış, bir diğerine
ise mermer görünümlü freskler yapılmıştır. Ayrıca çeşmelerin ikisinde,
birbirinin benzeri, ağzında su akıtacağı boru tutan bronz aslan başı
bulunmuştur. Çeşme haznesine dolan su, sığ havuza tahliye edilerek
taban mozaiğine canlı bir görüntü vermiş olmalıdır. Korint mimarlık
düzeni ağırlıklı sütun başlığına yumurta dizisi ve Ion kymationu
yerleştirilmiş, Dor sütun başlıklarına ise kuşak ve yumurta dizisi
yapılmıştır. Villaların temiz suyu, pişmiş topraktan yapılmış künklerle
ve içi sıvalı, kapak taşlı kanallarla sağlanmıştır. Atık su ise kaba
yontulu taşlarla örülmüş, 30x60 cm. boyutlarında kanallara tahliye
edilmiştir. Villaların zemin kat duvarları kesme taş bloklarıyla, 1.
kat duvarları ise kerpiç ile örülmüştür. Sadece kiler, mutfak, depo
gibi yerlerde köşe ve duvar ortalarında kesme taş, aralarda ise kaba
yontulu taş ve çamur kullanılmıştır.
Bu
villalarda altı sığ havuz, üç yemek odası, dört dinlenme odası, iki
kiler ve üç soyunma odasında olmak üzere toplam on yedi taban mozaiği
ele geçmiştir. Bunlardan dört adeti geometrik, diğerleri mitolojik
konuludur. Sırasıyla
Akhileus, Musalar, Eros, Priske, Fırat ırmak tanrıları, tanrıça
Demeter, Dionysos-Telete-Skyrtos, Perseus-Andromeda, Satiros
kılığındaki Zeus-Antiope, Galatia, Tanrı Poseidon-Okeanos-Tethis,
Dionysos-Ariadne, Venüs'ün doğuşu ve Satiros-Anitope mozaiği, içinde
bulundukları mekanın mimarisi, freskleri ve buluntularıyla birlikte
kaydedilip, resimli çekilip, çizimi yapılarak belgelendikten sonra
Gaziantep Müzesi'ne kaldırılmıştır.İyi durumdaki mozaiklerden birinde,
Fırat Irmağı'nın tanrısı Euphrates, bir kline üzerine uzanmış,
dirseğinin altındaki testiden Fırat akmakta ve sulanan topraktan
yeşillikler fışkırmaktadır. Fırat'ın çevresine sunduğu bolluk ve
bereket, diğer bir mozaiğe daha konu olmuş, üç bin ırmak tanrısının
kralı Akheloos, yemişler ve meyveler saçan bereket boynuzuyla birlikte
betimlenmiştir. Fırat çevresinde yetişen üzüm, armut, incir, nar,
yenidünya, ayçiçeği vs. meyvelerin resimleri, bu bordürde bereket
boynuzu ve dallarla çevrilerek resmedilmiştir.
Villaların
oda duvarları zengin motifli fresklerle süslenmiştir. Bu fresklerde
tanrıça, tanrı, erkek, kadın, tavuskuşu, ördek, yılan ve kelaynak
kuşları betimlerinin yanı sıra, bitkisel, üçgen, baklava dilimi vs.
gibi geometrik desenli resimler de bulunmaktadır. İç avluya bakan
duvarlarda ve çeşmelerde ise mermer görünümünde fresk yapılmıştır.
2000 Projesi
Belkıs/Zeugma'da
1. Derece Arkeolojik Sit Alanı'nın "A" bölümünü oluşturan iki yerleşim
terası (340-372 kotları), 20 Haziran 2000 tarihi itibariyle Birecik
Barajı gölü altında kalmıştır. 04 Ekim 2000 tarihinde su altında
kalacak olan "B" bölümünde ise (372-385 kotları), 15 Haziran 2000
tarihinden itibaren Kültür Bakanlığı yönetiminde, Başbakanlık Güneydoğu
Anadolu Projesi Bölge Kalkınma İdaresi'nin (GAP-BKİ)
koordinatörlüğünde, Packard Humanities Institute (PHI) ve Birecik
Barajı ve Hidroelektrik Santralı Tesis ve İşletme A.Ş.'nin katılımıyla
kurtarma çalışmaları yürütülmektedir. Zeugma Antik Kenti'nde ve GAP
bölgesinde ivedi arkeolojik kurtarma çalışmalarını gerçekleştirmek
üzere Gap İdaresi ile PHI arasında 07 Haziran 2000 tarihinde bir
mutabakat zaptı imzalanmıştır. Bu mutabakata göre PHI çalışmaların
finansmanı için 5 milyon dolara kadar yardımda bulunmayı taahhüt
etmiştir.
Zeugma
Antik Kenti'nin su altın da kalacak ve 1/3'nden daha az bir bölümü olan
A ve B alanlarındaki arkeolojik kurtarma ve belgeleme çalışmaları
Kültür Bakanlığı, Anıtlar ve Müzeler genel Müdürlüğü'ne bağlı Gaziantep
Müzesi Müdürlüğü başkanlığında Türk, Fransız, Amerikan, Avustralya,
Avusturya, İngiliz (Oxford Arkeolojik Ünitesi ) arkeologlarının
katılımıyla oluşan geniş bir ekip tarafından sürdürülmektedir.
A
ve B alanının toplamından daha büyük olan ve su altında kalmayacak olan
"C" bölümünde yapılacak çalışmalarla ilgili olarak, Kültür Bakanlığı
Anıtlar ve Müzeler Genel Müdürlüğü, GAP İdaresi ve PHI arasında ilke
bazında anlaşmaya varılmış olup, ayrıntılı program üzerinde
çalışılmaktadır. Bu alanda uzun vadede kazılar, taşınır ve taşınmaz
eserlerin restorasyonu ve konservasyonu, açık bir arkeolojik park
oluşturulması ile bir müze yapımı planlanmakta, ayrıca bunların
gerçekleştirilebilmesi için kamulaştırma çalışmalarına da yer verilmesi
öngörülmektedir.
Görüleceği
gibi Zeugma Antik Kenti'nde uzun zamandan beri değişik alanlarda,
özveriyle çeşitli çalışmalar gerçekleştirilmiştir. Buna rağmen
kamuoyunda Zeugma'daki çalışmalara ilk kez 2000 yılında başlanılmış
gibi yanlış bir izlenim oluşmuştur. Bakanlığımızca bu konuda kamuoyunun
doğru bilgilendirilmesine çalışılmaktadır.
http://www.zeugmaweb.com
|