|
|
 |
 |
Okunma |
|
52 |
Anavarza
Roma İmparatorluğu
döneminde Caesarea ad Anabarsum olarak anılan yer, Adana İli Kozan İlçesi'nin
28 km. güneyindedir. Antik şehir duvarlarının hemen dışına kurulmuş küçük köyün
ismi Dilekkaya' dır.

Kentin Roma İmparatorluk Devri öncesi tarihi hakkında hemen hemen hiçbir bilgimiz
yoktur. M.Ö. 19 yılında İmparator Augustus tarafından ziyaret edilen kent "Anazarbus
yanındaki Caesarea" diye anılmaya başlamıştır. Anavarza Roma İmparatorluk Devrinin
ilk iki yüzyılı boyunca büyük bir varlık göstermemiş, Kilikya başkenti Tarsus'un
gölgesinde kalmıştır. Tarsus günümüze kadar yaşayabilmiştir; ama bunun karşılığında
tarihi anıtlarının büyük bir bölümünü kaybetmiştir. Roma imparatorlarından Septimius
Severus'un, Pescennius Niger ile yaptığı iktidar savaşı sırasında, Severus'un
tarafını tutan kent, onun Niger'i 194 yılında İsos'ta yenerek imparatorluğun
tek hakimi olmasından sonra ödüllendirilmiş, tarihinin en parlak dönemini yaşamaya
başlamıştır. M.S. 204-205 yıllarında Kilikya, İsauria ve Likaonia eyaletlerinin
metropolisi olmuştur. M.S. 260 yılında diğer Kilikya kentleri gibi Anavarza
da Sasani Kralı Şapur tarafından fethedilmiştir. M.S. 4.yy.'da İsauria'lı Balbinos
tarafından tahrip edilmiş olan Anavarza, İmparator II. Theodosius zamanında
M.S. 408 yılında kurulan Cilicia secunda'nın (Bitek Kilikya) ve eyaletin başkenti
olmuştur. 525 yılındaki büyük depremden zarar gören kent İmparator İustinianus
tarafından onartılarak İustiniopolis adını almıştır. Ancak 561 yılında ikinci
kez deprem felaketine uğramıştır. 6. yy. da ise kent büyük bir veba salgınına
uğramıştır.
İslâmın
yükselmesini takip eden yüzyıllarda Anazarbus, Araplar ve Bizanslılar arasında
tampon bölge olarak kalmış ve sık sık bu iki taraf arasında el değiştirmiştir.
Anavarza' da;
1500 metre uzunluğunda 20 burçlu sur, dört giriş, sütunlu yol, hamam ve kilise
kalıntısı vardır. Sur dışındaki tiyatro ve stadyum, su yolları, kaya mezarları;
kentin batısındaki nekropolleri yararak açılmış olan antik yol; korunmuş havuzlu
mozaikler (M.S. 3. yy.'a ait deniz tanrıçası Thetis mozaiği), Adana bölgesinde
tek örnek olan 3 girişli zafer takı ve ovanın ortasında bir ada gibi yükselen
tepe üzerindeki Ortaçağ kalesi önemli eserlerdir.
Stadyumun elli
metre kadar kuzeydoğusundaki kayalık yapay bir yarıkla ayrılmıştır. Roma veya
ilk Bizans döneminde, Anazarbus'tan Flaviopolis (Kadirli) ve Hierapolis-Kastabala'
ya giden yola geçit vermek için açıldığı sanılan geçit 250 metre uzunluğunda,
4-15 metre genişliktedir. Yolun her iki tarafında kayalar 50 metre yüksekliğe
kadar uzanır.
Kuzey-güney sütunlu
cadde üç gözlü takla başlar. Anavarza'nın geçmişte karşılaştığı birçok deprem
yüzünden, zafer takı ancak kısmen günümüze gelebilmiştir. Güney yüzünde siyah
granitten altı adet Korinth stili sütun başı bulunan, üç kemerli bir geçittir.
Kuzey yüzünde ana kemerin her iki tarafında birer heykel nişi vardır.
Vahşi hayvanlı
gösteriler için yapılmış olan amfiteatr tamamen taşlarla inşa edilmişti. Antik
çağda (birçok binada olduğu gibi) diğer binalara malzeme sağlamak amacıyla sürekli
olarak yağmalanmış olduğu anlaşılmaktadır.
Kale üç bölüme
ayrılmaktadır: Birinci sur ve küçük kilisenin de içinde bulunduğu kışla; iki
sur arasındaki düz kayalık üzerine kurulmuş olan üç katlı kule; ikinci sur ve
içinde bulunan bitişik odalar topluluğu, depolar ve su tankları.
|