IX. ve X. yüzyıllarda parlayan İskandinav halklarıdır. Adları «deniz
savaşçıları» anlamına gelen Vikingler, aslında iki ulusa, yani
Varyaglar ile Normanlar'a mensup insanlardır.
İsveçli olan
Varyaglar doğuya doğru yayılmış, IX. yüzyılda Karadeniz'e, hattâ İran'a
kadar uzanmışlardı. Bunların çoğu Rusya'da, Novgorod ve Kiev'de
yerleştiler, barışçı ticaret erbabı olarak ipek karşılığında kürk ve
köle alışverişi yaptılar. Bunların içinden prens Ryurik Hanedanı
Rusya'da XVI. yüzyıla kadar hüküm sürdü.
Normanlar
Danimarkalı
ve Norveç'ti olan Normanlar («kuzey adamları») batıya doğru denizleri
fethe giriştiler. Usta gemici ve korkunç savaşçı olan bu insanlar
İzlanda'yı, Grönland'ı ve Kanada kıyılarını ele geçirerek
sömürgeleştirdiler. Pruvası ejderha başı biçiminde olan, yelkenle ve
kürekle yol alan, dibi hemen hemen düz, uzun teknelerin üstünde Büyük
Britanya'ya çıktılar, zengin manastırları yağmalayarak, ağır fidyeler
alarak her yere korku ve dehşet saldılar. Aynı hızlı akın tekniği
anakarada da uygulandı.
Sen Irmağı boyunca denizden yukarı çıkan
Normanlar, biri 845'te, diğeri 885'te iki kere Paris'e saldırdılar.
Luvar vadisi, Bordeaux, Toulouse, Lizbon, Sevilla, hattâ İtalya bile
onların saldırısına uğradı (Robert Guiscard, XI. yüzyılda Sicilya'yı
ele geçirecektir). 911 yılında başkan Rollon, sonraları Normandiya
adını alan bölgeye yerleşti ve yüz yıl kadar sonra buradan kalkan Fatih
William I İngiltere'nin fethine girişti.
İki yüzyıl kadar
Avrupa'ya egemen olan bu Vikingler sanıldığı kadar yırtıcı insanlar
mıydı? Bu putatapar savaşçı insanların saldırısından ödleri patlayan
keşişlerin yazdığı hikâyelere fazla inanmamak gerekir. Sağa adı verilen
kahramanlık destanları, onların savaşlardaki başarılarını anlatır; bu
destanlar ve bıraktıkları bazı sanat eserleri, Vikingleri tanımak için
en iyi kaynaklardır.
Özgün Bir Uygarlık
Çok çabuk
Hıristiyan olmalarına rağmen Vikingler, geleneksel inançlarını
korudular. Gene Savaş Tanrısı Odin'e kurbanlar sunuyor,
cinleri-perileri kutluyorlardı. Çok iyi örgütlendikleri için
ülkelerinde merkezî monarşiler kurdular. Arkeolojik kazılarda çeşitli
eşya (koşum, kızak, araba takımları), süs parçalan (tokalar,
bilezikler, gümüş madalyon ve gerdanlıklar), silâhlar (kılıçlar,
kargılar, baltalar) ortaya çıkarıldı; bunların üzerindeki ejderha,
kuğu, at ve yılan motiflerinin büyülerle ilişkili bir anlamı olduğu
sanılır. Tahkim edilmiş Viking köylerinin sokakları odun döşeliydi; bu
köylerde kumtaşından ve granitten yapılmış, üzeri yazılı ve resimli
mezar taşları bulundu.
Derebeyliğin Güçlenmesi
Viking
yayılmasının sonuçlarından biri Avrupa'da derebeyliğin güçlenmesi oldu.
Gerçekten bu sürekli tehdit karşısında krallar, soyluları kendi
topraklarında kendi silâhlarıyla savunmakta ve köylüleri, tahkim
edilmiş yerlerde korumakta serbest bıraktılar. Böylece derebeyler
bağımsızlığa yöneldiler ve krallık karşısında güçlerini artırdılar.
Arkeolojik Yerler
En
önemli araştırmalar Oseberg'de (Norveç) ve Jelling'deki (Danimarka) bir
kral mezarlığında gerçekleşti. Eski Tralleborg ve Jutland kalelerinde,
Hedeby köyünde Viking yapı tekniği ortaya çıkarıldı. İsveç'te Gotland
Adası'nda çok değerli kalıntılar bulundu.

-

(Solda)
Bir Viking gemisi. Deniz savaşçıları olan Vikinglerin, zarif biçimli
tekneleri bazen 20 m.den uzun olur, hem kürek hem de yelkenle yol
alabilir ve alçak su kesimleri sayesinde, hem denizde hem de nehirlerde
kullanılabilirdi. Ölen Viking şefleri, tabut yerine bu teknelerden
biriyle gömülürdü.
(Sağda) Viking başı (XI. yy) İskandinavya'da
yapılan arkeoloji kazılarında, çok ustaca yontulmuş ağaç ve madenden
yapılma pek çok eşya ortaya çıkarılmıştır. Devlet Tarih Müzesi,
Stockholm.

-

(Solda)
Tralleborg'da (Danimarka) tarihî modeller uyarınca yeniden yapılmış bir
kale-ev. Uzun seferlerden dönüşte bu geniş ahşap evlere çekilen
Vikingler, esirlerinin hizmet ettiği şölenlerde, kendi kahramanlık
öykülerini dile getiren ozanları dinlemeyi pek severlerdi.
(Sağda) Miğferlerin süslenmesinde kullanılan, bronzdan kalıp (VII. yy.). Devlet Tarih Müzesi, Stockholm.