|
|
 |
 |
Okunma |
|
20 |
İlk defa Türk adını taşıyan Türk devletidir. Göktürkler, Türklerin atlı
uygarlık ya da bozkır uygarlığından yerleşik uygarlığa geçiş döneminde,
Türk boylarının başına geçerek hüküm süren bir hakan sülâlesidir
(552-745). Kurdukları devlete de Göktürk Devleti denir.
Başkentleri
Orta Asya'da Karakurum yakınında Ötüken kentiydi. Devlet başkanlarına
«kağan», hakan soyundan olanlara «tigin» derlerdi. Devletin kuruluşunda
kağan, Bumin'di. Ülkenin doğu kesimini yönetiyordu. Batı kesiminde ise
kardeşi İstemi Kağan vardı, ama geleneğe göre o, doğu kağanına bağlıydı.
Bumin
öldüğünde yerine oğullarından biri değil, İstemi Kağan geçti.
Göktürkler, saltanatı Avarların elinden alarak devletlerini
kurmuşlardı. Bu iki kağan ve onların oğulları zamanında Göktürkler,
doğuda Kingan Dağları'ndan batıda Demirkapı'ya kadar bütün Orta Asya'ya
egemen oldular. İran Sasani hükümdarı Hüsrev Nuşirevan ile anlaşarak
Çin ipek ticaret yollarım ellerine geçirdiler. Türk egemenliğinin
batıda yayılmasında ve Batı Türkistan Türkmenleşmesinde önemli rol
oynadılar.
VII. yüzyılın ilk çeyreğinde bir durgunluk geçiren
Göktürkler, Kutluğ İlteriş Kağan zamanında yeniden canlılık
gösterdiler. Ama bu sırada doğudaki Çin tehlikesine, batıdan gelen ve
Sasani egemenliğine son veren bir de Arap tehlikesi eklendi.
VIII.
yüzyılın başlarında, 706'da Kapağan Kağan komuta ettiği Türk ordusu
Çinlileri yenerek Türk devletinin durumunu düzeltirken, batıda Kültigin
Kağan ordusuyla Buhara yakınlarına kadar ilerledi (707). Böylece
Türkler batıda Araplarla karşı karşıya" geldiler.
Kapağan Kağan
716'da ölünce oğullarıyla yeğenleri Bilge ve Kültigin arasında iktidar
mücadelesi başladı. Yeğenler bu savaşı kazandılar ama, ayrılıkçı Türk
boyları ve Çinlilerle uzun uzun uğraşmak zorunda kaldılar. Kültigin
731'de, ağabeyi Bilge Kağan ise 734'te öldüler. Geniş bölgeyi elde
tutmak iyice güçleşti. Arap baskısına doğuda Moğol baskısı eklenince iç
ayrılıkların da etkisiyle Göktürk Devleti son buldu (745).
Uygarlık
Göktürkler
dönemi, Türklerin bozkır göçebe uygarlığından yerleşik tarım
uygarlığına geçiş dönemidir. Bu dönemde hayvancılığın yanı sıra tarım
da yapılmış, etrafı duvarlarla çevrili kentler meydana getirilmiştir.
Kaya
resimlerinden anlaşıldığına göre Göktürkler deri veya keçe çizme ve
uzun kaftan giyerlerdi. Savaşırken başlarına tulga geçirir, uzun ve
eğri kılıçlar kullanırlardı.
Göktürklerin, Türk dilinin
özelliklerine uygun bir yazıları vardı. 38 harften oluşan Göktürk
alfabesinde satırlar sağdan sola yazılırdı. Bu alfabe ile yazılmış olan
Orhon ve Yenisey yazıtları Türk dilinin VII. yüzyılda gelişmiş bir
kültür dili olduğunu gösterir.
Göktürkler Türklerin ulusal dini
olan Samanlığa bağlıydılar. Başta Gök Tanrı olmak üzere doğa güçlerine
taparlardı. Hakanın hizmet yetkisini Tanrı'dan aldığına inanılır, bu
görevi iyi bir şekilde yerine getirmesinin de bir Tanrı buyruğu olduğu
kabul edilirdi.
Yazıtlardan anlaşıldığına göre Göktürklerde ölen
bir kimsenin ruhunun bir kuş gibi uçup gittiğine inanılır ve onun için
«yuğ» denilen törenler yapılır, ardından ağıtlar yakılırdı.
Bilge Kağan Yazıtı
Bilge
Kağan ölümünden sonra oğlu tarafından diktirilmiş (735), yazısını da
yeğeni Yollug Tigin yazmıştır. Yazıt, piramit biçiminde büyük bir taş
kütlesi üzerindedir. Taşın doğu cephesinde 41, dar olan kuzey ve güney
cephelerinde 15'er satır vardır.
Batı cephesindeki yazılar
Çincedir. Asıl metin ve bugünkü şekil olarak yazıttan bir örnek: «Üze
kök tengri asra yağız yir kılmdukda ikin ara kişi oglı kılınmış. Kişi
oglında üze eçüm apam Bumin Kağan istemi Kağan olurmış. Olurupan Türk
budunung ilin törüsin tuta birmiş, iti birmiş». (Üstte mavi gök, altta
kara yer yaratılınca, ikisi arasında insanoğlu yaratılmış, insanoğlunun
üzerine atalarım [babam ve dedem] Bumin Kağan ve istemi Kağan tahta
geçmişler. Oturmuşlar, Türk milletinin ülke ve kanunlarını idare ve
tanzim etmişler).
Orhon ve Yenisey Yazıtları
Moğolistan,
Sibirya ve Yedisu eyaletlerinde, Orhon ve Yenisey ırmakları yöresinde
bulunan bu Türkçe yazıtlar, Türklerin devlet anlayışı, yurt sevgisi,
devlet görevlilerinin sorumlulukları v.b. konularda da açıklamalar
yapar. Orhon'dan Tuna'ya, Yakutistan'dan Gobi'ye kadar olan bölgeye
yayılarak, bu bölgenin Türk kültürünü meydana getiren bu yazıtların ilk
zengin grubunu Kuzey Moğolistan yazıtları oluşturur.
Bu gruba
giren Ongin, Kuli-Çur, Selenga, Karabalasagun, Suci v.b. yazıtlarından
başka, büyüklükleri bakımından şu üç yazıt çok önemlidir: Bilge Kağan
tarafından 732'de diktirilen Kültigin yazıtı, Bilge Kağan oğlu
tarafından 735'te diktirilen Bilge Kağan yazıtı ve Tonyukuk'un
ihtiyarlık yıllarında bizzat diktirdiği (720-725) Tonyukuk yazıtı.
Diğer gruplarda şöyle sıralanabilir: Yenisey havzası yazıtları, Altay
yöresi yazıtları, Lena ve Baykal yöresi yazıtları, Doğu Türkistan
yazıtları, Orta Asya yazıtları, Doğu Avrupa yazıtları.
|