|
|
 |
 |
Okunma |
|
44 |
Caius İulius Caesar, Romalı general ve devlet adamı (M.D. 101-44).
Gelmiş
geçmiş devirlerin en parlak savaş komutanlarından ve devlet
adamlarından biri sayılan Julius Sezar aynı zamanda yazar olarak da çok
ünlüdür.
Aineias'ın oğlu İulius'tan ve dolayısıyla, soyunun
tanrıça Venüs'ten geldiğini iddia eden bir patrici ailesindendi. Çok
genç yaşta gururu ve tutkularıyla göze çarptı: «Roma'da ikinci
olmaktansa bir köyde birinci olmayı yeğ tutarım!» diyordu. Zaten zekâsı
ve iradesi sayesinde kısa, zamanda ün kazanmağa başladı. Önemli bir
komutanlığa gelme kaygısındaydı ve o tarihlerde bir Roma eyaleti olan
İspanya'ya giderek orayı bir yıl başarıyla yönetti (61-60). Roma'ya
döndüğünde, zengin Crassus ve ünlü Pompeius ile siyasî bir birlik
kurdu: bu, birinci triumvirlik'ti. Ertesi yıl Sezar konsül seçildi (59).
İKTİDAR VE ZAFER
O
zaman Galya'ya gidip birkaç yıl süren bir savaşla (58'den 51'e kadar)
bütün ülkeye boyun eğdirdi; Galyalıların ayaklanmasını bastırdı ve bu
arada Vercingetorix'in örgütlediği genel isyanı bastırdı. Bu uzun
savaşı, Galya Savaşı Üstüne Yorumlar adlı eserinde, kendisi
anlatacaktır. Sezar askerleri yönetmeyi biliyor, onlar da, kendi çetin
koşullarını ve yorgunluklarını paylaşmaktan geri durmayan bu komutana
değer veriyorlardı. Ama Roma'daki şöhreti, senatoyu ve özellikle
iktidarı kendi başına yürütmek sevdasında olan Pompeius'u
kaygılandırmaktaydı. Bunu anlayınca Sezar meşruluk dışına çıkmağa karar
verdi: askerleriyle Rubico Irmağı'nı aşıp şehre yürüyerek iç savaşı
başlattı. Pompeius Yunanistan'a kaçtı, orada, 48 yılında Pharsale'de
yenilgiye uğradı, taraftarları ise Afrika ve İspanya'da darmadağın
edildiler, kılıçtan geçirildiler. 45 yılında iç savaş sona erdi.
Zaferi
kazanan Sezar, artık mutlak hükümdar olarak ülkeyi yönetebilecekti.
Diktatör, ömür boyunca konsül ve en yüksek majistra seçildi.
Kuruluşlarda derin bir reforma girişti. Bir yıl içinde cumhuriyeti
imparatorluğa dönüştürdü. Yerine geçecek vârisi olmadığından, yeğeninin
oğlu, müstakbel Augustus olacak Octavius'u evlât edindi. Ama düşmanları
ona karşı, himayesindeki Brutus ve Cassius yönetiminde bir suikast
hazırladılar. Sonunda senatoda, Pompcius'un heykelinin dibinde
öldürüldü.
SEZAR'IN ADI
Augustus ile halefleri tarafından
Sezar adı, «imparator» ile eşanlam!: olarak kullanıldı: imparatorlara
«sezar» deniyordu. Bu terim sonradan değişime uğrayarak Avrupa'da
kayser ve Rusya'da çar terimlerine köken olmuştur.
VENİ, VİDİ, VİCİ
«Geldim,
gördüm, yendim». Bu sözlerle Sezar, senatoya, Küçük Asya'da, Zela
yakınlarında, Pontus kralı Pharnekes'e karşı kazandığı zaferi
bildiriyordu (M.Ö. 47'de).
SEZAR'IN YAZARLIĞI
Sezar'ın
bize kadar gelmiş olan çeşitli eserleri (şiirler, siyası yazılar)
arasında en ünlüsü, Galya Savaşı Üstüne Yorumlar'dır. Bu, Sezar'ın
askeri taktiğinin gizemini korumak ve saygınlığını arttırmak için
gerçeği saptırdığı bir propaganda eseridir: yardımcılarının oynadığı
rolü küçümser, düşman birliklerinin kalabalığı ve kuvveti (özellikle
Vercingetorix'in) üzerinde ısrarla durur; böylece zaferi daha da parlak
görünür. Bu kusurlarına karşın Galya Savaşı Üstüne Yorumlar,
tarihçilerin, Sezar'ın yaptıklarını ve kişiliğim aydınlatmalarına
yardımcı olmuştur.
|