|
|
 |
 |
Okunma |
|
33 |
Roma'nın soylu ailelerinden birinin oğlu olan Cicero, avukat olarak
Roma'da büyük bir ün yaptı ve gerek yeteneği, gerek atılganlığı
sayesinde zamanın mali yolsuzluklarını ortaya çıkardı (Verres'e karşı).
Bu
yoldan zenginliğe ve üne kavuştuktan sonra, 63 yılında konsüllüğe, yani
Roma Cumhuriyeti'nin başkanlığına seçildi. Catilinaria adıyla bilinen
ateşli söylevleriyle, kendisini devirmek isteyen suikastçı Catilina'nın
ölüme mahkûm edilmesini sağladı. O tarihten sonra, askeri bir darbeyle
iktidara geçen Sezar'ın tutumu karşısında Cicero uzun bir suskunluk
dönemine girdi. Fakat 44 yılında diktatörün öldürülmesinden sonra eski
canlılığına ve cumhuriyet tutkusuna yeniden kavuşan Cicero,
fesatçıların komplolarını açıklamak için Philippicae adlı sert
söylevini kaleme aldı. Bunun üzerine, Roma'nın yeni hâkimleri Cicero'yu
öldürttüler; elleri ve başı kesilerek Senato'nun kürsüsünden Meclis'e
gösterildi.
Düşüncelerini açık, duru ve ahenkli bir dille açıklamayı bilen Cicero Eski Roma'nın en ünlü hatibiydi.
Cicero,
Roma Cumhuriyeti'nin son döneminde olayların hem kahramanı, hem tanığı,
hem de kurbanı oldu. Hitabet yeteneği ve siyasetçi ruhu sayesinde
krallar gibi yaşadı. Sadece konuşmalarından değil, felsefe öğretileri
üstüne düşüncelerinden ve özdeyişlerinden oluşan önemli bir eser
bıraktı.
|