Amcası Küba'nın ölümünden sonra, Doğu
Hun İmparatorluğu'nun yönetimini ele aldı (434). Batıda hüküm süren
ağabeyi Bleda'yı 445'te öldürerek imparatorluğun tek hâkimi oldu. Sahip
olduğu geniş topraklarla yetinmedi. Hükümdarlığı süresince Bizans'ı ve
Batı Roma İmparatorluğu'-nu ele geçirmeğe çalıştı. Bunun için de
sürekli bir anlaşmazlığı körükledi. Bizans'ı vergi ödemek zorunda
bıraktı; Batı Roma'da hak iddia ederek toprak istedi, istekleri yerine
getirilmedikçe de saldırdı.
Üstün savaş gücü sayesinde Roma ve
Bizans'a korkulu günler yaşattı. 450'de Roma ordusuyla birleşen Gotlar
karşısında çarpışarak Roma'ya kadar ilerledi. Batı Got Krallığı'nın
sınırlarını zorladı, Catalaunum Ovası'nda yapılan kanlı çarpışmalarda
her iki taraf da kayıp vermişti ama, Attilâ 452'de İtalya'ya ikinci bir
saldırı yapmaktan vazgeçmedi. Milano'yu aldı. Roma'ya doğru ilerledi.
Fakat açlık ve salgın hastalık yüzünden ordusunun kırılması onu papa
Leo'nun teklifini kabul etmek zorunda bıraktı. Üçüncü bir saldırıya
geçemeden de öldü.
Attilâ
bir diktatördü, çevresinde âdeta dini bir korku uyandırırdı, ama
adalete saygılı ve iyiliksever bir yöneticiydi. Gururluydu, pek az
gülerdi. Hurafelere inanır, durmadan falcılara danışırdı. Roma'yı ele
geçirmekten vazgeçmesine de boş inançlara bağlılığı sebep oldu.