|
|
 |
 |
Okunma |
|
197 |
Tarihi eseri getir paranı al
Kültür ve Turizm Bakanlığı,
evinde, çevresinde veya tarlasında tarihi eser bulan ve yetkililere
teslim edenlere, 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma
Kanunu kapsamında, eserin değeri kadar para ödüyor. Adana
Arkeoloji Müze Müdürü Kazım Tosun, tarihi eserlerin, ülkenin en önemli
kültür varlığı olduğunu belirterek, bu bilinci aşılamak için yoğun çaba
gösterdiklerini söyledi.Milli servet olan tarihi eserleri herkesin
korumasını isteyen Tosun, bu kapsamda vatandaşların müzelere güvenmesi
ve çekinmeden buldukları eserleri getirmeleri, gördüklerini de
bildirmeleri gerektiğini vurguladı.Tosun, tarihi eserleri kaçırıp suçlu
olmaktansa değerinin tamamını alarak milli servete de katkıda
bulunulabileceğini ifade ederek, şunları söyledi:
''Kaçakçılar
rant elde edecekleri için elinde tarihi eser bulunan vatandaşları,
'müzeye gitmeyin, sizi hapse atarlar' gibi aldatıcı söylemler ile ikna
edip suça ortak ediyor. Vatandaşların çoğu 2863 sayılı Kültür ve Tabiat
Varlıklarını Koruma Kanunu kapsamında, tarihi eserleri bulup müzelere
getirenlere eserin değerinin yüzde 100'ünün verildiğini, görüp
kendilerine haber verenlere ise yüzde 40'ının ikramiye olarak
ödendiğini ne yazık ki bilmiyor.''
Tosun, yaptıkları
çalışmalarla müzelerin önemini kavrayan kişilerden bu yılın ilk 6
ayında müzelerine 179 tarihi eser getirildiği, bu eserler genellikle
sikke gibi küçük parçalar olduğu için karşılığında da 3 bin 405 YTL
ücret ödendiğini bildirdi.
Müzelerinde sergilenen eserlerin
önemli bölümünün vatandaşlardan temin edildiğini de vurgulayan Tosun,
bu eserler arasında en önemlisi olan Romalı bir senatörün müzelerinde
sergilenen heykelinin, 1982 yılında Karataş ilçesinde dalış yapan
emekli öğretmen Ercan Işık tarafından sahilden yaklaşık 300 metre
açıkta, 15 metre derinlikte bulunduğunu kaydetti.
Tosun
ayrıca, MÖ 800'lü yıllara dayanan ve çok nadir olan 'Arabalı Tanrı
Tarhunda'' heykelinin ise Yüreğir ilçesinde bir tarlada iki köylü
tarafından bulunduğunu, köylülerin bu eserden elde ettikleri gelirle
kendilerine araba aldıklarını da sözlerine ekledi.
ESER BULANLARA VERİLEN İKRAMİYELER...
Uygarlıklar
beşiği Türkiye'de, eser kaçakçılığının önüne geçmek ve kültür
varlıklarını korunmak için çıkarılan 2863 sayılı Kültür ve Tabiat
Varlıklarını Koruma Kanunu'nda, kültür varlığı bulanlara çeşitli
ödemeler yapılıyor.
Kanunda, taşınır ve taşınmaz kültür-tabiat
varlıklarını bulan veya eserden yeni haberdar olanlar, en geç üç gün
içinde en yakın müze müdürlüğüne, köyde muhtara, diğer yerlerde de
mülki idare amirlerine durumu bildirmekle mecbur tutuluyor.
Buna
göre, ülkede yer altı, yer üstü ve su altında bulunan taşınır kültür
varlıklarını yetkililere haber verenler çeşitli ikramiyeler alıyor.
Kanun'un 64. maddesinde düzenlenen ikramiyeler özetle şöyle:
-Kültür
ve Turizm Bakanlığı, kendi mülkü içinde eser bulanlara, eserin değerini
ödeyerek satın alabiliyor. Ayrıca ikramiye verilmiyor.
-Milli
Mücadele, Türkiye Cumhuriyeti Tarihi ve Atatürk'e ait korunması gerekli
taşınır kültür varlıkları, Kültür ve Turizm ve Milli Savunma
bakanlıkları ile Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumunca satın
alınabiliyor.
-Eser başkasının mülkü içinde bulunmuşsa,
Bakanlık ''varlığın belirlenen bedelinin'' yüzde 80'ini, bulan ile mülk
sahibi arasında ikramiye olarak yarı yarıya paylaştırıyor.
-Vatandaş,
devlete ait arazide kültür varlığı ortaya çıkarırsa da ''eserin takdir
olunacak bedelinin'' yüzde 40'ını ikramiye olarak alıyor.-Nerede olursa
olsun yeni bulunup da üç gün içinde haber verilmediğinden dolayı
gizlenmiş sayılan kültür varlıklarını haber verenler ile bunları
yakalayan kamu görevlilerine ise 1905 sayılı Menkul ve Gayrimenkul
Emval ile Bunların İntifa Haklarının ve Daimi Vergilerin Mektumlarını
Haber Verenlere Verilecek İkramiyelere Dair Kanun'da, taşınır mallar
için gösterilen oranlarda tespit edilen bedel, ikramiye olarak
veriliyor.-Eğer kültür varlıklarını bulan, haber veren veya yakalayan
kişi sayısı birden fazla olursa, ikramiyeler kişiler arasında eşit
paylaştırılıyor.
|