|
|
 |
 |
Okunma |
|
116 |
Dünyanın en eski arkeolojik yerleşimlerinden, Diyarbakır'daki Çayönü ve
Hilar mağalarının dibine açılacak taşocağına herkes karşı. Koruma
kurulu hariç! Çayönü arkeolojik yerleşimini ve Hilar mağaralarını
daha önce duymamış olabiliriz. Çayönü, Diyarbakır'ın Ergani ilçesi
Sesverenpınar köyünde ve Yakındoğu'nun tarımcı en eski topluluğuna ait
kalıntıları barındırıyor. Bu tarihöncesi höyüğe komşu Hilar mağaraları
ise Anadolu'nun en eski mağara yerleşimlerinden. Tüm dünya gibi
Diyarbakırlılar da illerinde yer alan bu değerlerin farkında. Nitekim
Diyarbakır Müze Müdürlüğü 2006 yılı sonunda, yerleşimlerin daha iyi
korunması ve bölge halkına getiri sağlaması amacıyla Diyarbakır İl Özel
İdaresi'nin de desteğini alarak 'Hilar Mağaraları ve Çayönü'nün Turizme
Açılması' projesine başladı. Proje, Kültür ve Turizm Bakanlığımız
tarafından da onaylandı. Mağaralarda kazı ve temizlik çalışmaları
yapıldı, açığa çıkarılan yer ve mimari kalıntıların rölöveleri
çıkarıldı, alanın çevre düzenleme projeleri ve hatta yakındaki köyün
altyapısının iyileştirilmesine ve buradaki tarihi konağın
restorasyonuna dair projeler dahi tamamlandı. Ve yasalar gereği, tüm bu
projeler bölgeden sorumlu Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma
Kurulu'na sunuldu. Her şey, Türkiye'nin her yerinde olmasını arzu
edeceğimiz kadar güzel.
Ancak tam da hak ettiği ilgiye
yıllar sonra kavuştuğundan konuşulurken Hilar mağaralarının hemen
yanına bir mermer ocağı açılacağı haberi alındı. Söz konusu ocak
faaliyete geçtiği takdirde değil bu kültürel mirası korumak ve turizme
kazandırmak, mevcut durumlarını bile muhafaza etmek mümkün olmayacak.
Üstelik söz konusu iki komşu yerleşim de sit statüsüyle korunuyorken.
Çayönü, kazı ekibinin teklifi ile Diyarbakır Kültür Varlıklarını Koruma
Kurulu'nun 10.02.1990 gün ve 390 sayılı kararıyla 1990 yılında 1.
derece arkeolojik sit, Hilar kayalıkları ise doğal ve arkeolojik sit
ilan edilmişti. İşin en garip tarafı, mermer ocağı açılması istenen
alanın eskiden de aynı amaçla kullanılması. Bölgenin 1990 yılında sit
ilan edilmesiyle, Hilar kayalıklarının devamındaki bu ocak
kapatılmıştı. Yani sit alanı içerisinde olmamasına rağmen bu ocağın
Hilar kayalıklarına zarar vereceği 17 yıl önce tescillenmişti. Sit
alanına bitişik parselde ocak işletmek isteyen firma, konuyu Diyarbakır
Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu'na sormaya gerek bile
duymadı. Firma sivillerin çabalarıyla bu girişimi koruma kuruluna
götürdü. Ama kurul da, firmayı mahcup etmedi: Mermer ocağının, sit
sınırı dışında kaldığı gerekçesi ile 'koruma' kurulunu
ilgilendirmediğini bildirdi. Bunun üzerine müze müdürlüğü ve Çayönü
Kazıları İkinci Başkanı Doç. Dr. Aslı Erdoğan sit alanının
genişletilmesi talebiyle koruma kuruluna başvurdu. Yönetmelik gereği
görüşleri istenen Tarım ve Orman Bakanlığı, Çevre Bakanlığı, Enerji ve
Tabii Kaynaklar Bakanlığı, Kültür ve Turizm Bakanlığı ve Ergani
Kaymakamlığı sit sınırının genişletilmesi konusunda olumlu cevap verdi.
Ama ne hikmetse ilgili tüm kuruluşların olumlu görüşüne rağmen koruma
kurulu sit sınırının genişletilmesini uygun bulmadı. Bu eşsiz kültür
mirasının tahrip olmasına göz yumamayan arkeologlar konuyu mahkemeye
taşımak durumda kaldı. Diyarbakır Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma
ve Yaşatma Derneği ve Doç. Dr. Aslı Erim Özdoğan, koruma kurulu
kararının iptali için dava açtı. Bu girişim, Diyarbakır Barosu
tarafından da desteklendi ve dava, baro başkanı Avukat Sezgin Tanrıkulu
tarafından üstlenildi. Devam eden davada mahkeme, bilirkişi tayini için
davacılardan 2 bin 500 YTL talep etti. Ve sivil toplum temsilcisi olan
davacılar parayı bugüne kadar tedarik edemedi. Bu para temin edilemez
ise dava düşebilir.
Bölgeyi en eyi tanıyan arkeologlardan Aslı
Erim Erdoğan 'Yıllardır Diyarbakır'ın, özellikle çevre illere kıyasla
turizm gelirinden yeterli payı almadığından yakınılır. Hilar
kayalıkları bir doğa harikası olmanın yanında çeşitli mezarlar,
sarnıçlar, kaya kabartmaları, antik ekonomiyi gösteren üzüm işlikleri
gibi öğeleri de barındırıyor. Halen üzerinde bir köyün oluşu, geçmiş
ile bugünü bağlayan bütün halkaları izlemek için muhteşem bir gezi
imkânı yaratıyor. Taşocağı açılırsa bölgeyi ziyaret eden birinin
göreceği şey, bu mirası toz duman arasında kemiren iş makinaları
olacak' diyor. Mermer ocağı 17 yıl önce tarihi dokuya zarar vereceği
için kapatılmıştı. On yedi yıl sonra değişen şey, yeni girişimcilerin
arasında eski bir koruma kurulu üyesinin bulunması mı
|