|
|
 |
 |
Okunma |
|
130 |
Niobe, Thebes şehrinin kraliçesi olup ,Tantalos’un kızıydı. Tantalos
ise Zeus’un bir ölümlü ile ilişkisi sonucu doğmuş oğluydu. Niobe ,
Thebes’i kendisini seven kocası ile beraber, uyum içinde yönetirlerdi.
Niobe , güzelliği ve zenginliğine rağmen, tüm gücünü en büyük mutluluğu
olan , on dört çocuğundan alırdı. Yedi haşarı oğlan ve yedi sevgili
kızı. Kendisi mutlu ve gururlu bir anne olmaya devam edebilirdi, fakat
o kendisini, bir tanrıça yerine koydu ve kendisini ondan üstün saydırdı.
Niobe’nin
düşüşü, Leto adına verilen yemek ile başladı. Leto, bir Titan dır. O
tanrıça Artemis ve tanrı Apollon’un annesi idi. Thebes şehrinin
insanları, tapınağa kalabalık bir kitle halinde, Leto’nun onuruna,
tütsü yakmak için akın ediyorlardı. Aniden Niobe belirdi ve emir veren
sesiyle “ aptal insanlar ! neden Leto’yu onore ediyorsunuz, kraliçeniz
ben varken ? Neden Leto’ya tapınıyorsunuz ? Onun sadece iki çocuğu var.
Benim ise on dört ! Leto’nun benim ile kıyaslandığında hiç bir önemi
yoktur. Alkışlarınızı ve adaklarınızı, bana yapın, ona değil !”
Leto,
Niobe’nin cüretkar kelimelerini duyar, ikizleri olan, Apollo ve
Artemis’i, Delos adasının , bir dağ tepesine çağırır. Leto, Niobe bir
ölümlü, benim yerimi almaya çalışıyor ! Bir tanrının ! ve ekledi ; “
neyi fazla imiş ? İddiası ise, on dört çocuklu bir annenin, iki çocuklu
bir anneden, kendisini daha değerli kılması. Fakat sizler, Apollo ve
Artemis , tanrı ve tanrıçasınız. Bu sizi tüm çocuklarından önemli
kılıyor. Niobe’ye bizi kimseye küçük düşüremeyeceğini öğretmeliyiz.”
Apollo “ intikamımızı süratle almalıyız .” dedi, gümüş okunu ve yayını
alarak. Artemis “ evet.” Dedi ve ekledi; “oklarımızı, annemizi korumak
için kullanacağız.” İkisi Thebes’e doğru bulutlar tarafından sarılmış
halde süzüldü ve bir kuleye yerleştiler. Altlarındaki geniş düzlükte,
Niobe’nin oğullarını zengin donanımlı, ihtişamlı atlarını çalıştırırken
gördüler. Apollo ve Artemis nişan aldı. Bir ok Niobe’nin en yaşlı
oğlunun kalbine saplandı. O ise atından cansız bir şekilde düştü. Sonra
, teker teker Niobe’nin yedi oğlu da cansız olarak toprağa düştüler.
Niobe, refakatçilerin yakarışlarını duyar ve olay yerine hızla,
kendisini izleyen yedi kızı ile gider. Niobe oğullarının cesedi üzerine
kapanarak acıyla çığlık atar. O an, yasta olmasına rağmen, halka,
gururlu bir şekilde, Leto’ya “sen henüz zaferi kazanmadın. Çünkü, hala
senden daha değerliyim. Yedi çocuğum kaldı, senin ise sadece iki
çocuğun var” cümlesini daha bitirmeden, yedi ok daha yedi kızını yere
düşürdü.
Niobe’nin alaycı tavırları ve feryatları dinmişti.
Öylesine yıkılmıştı ki ne hareket edebiliyor, ne de bir kelime
söyleyebiliyordu. Yıkılmış bedenindeki tek yaşam belirtisi, ardı arkası
kesilmeyen göz yaşları idi. Tanrılar onu cezalandırmıştı. Onu sürekli
akan gözyaşları ile ıslak olan bir kayaya döndürmüşlerdi.
O kaya ki, günümüze Ağlayan Kaya olarak gelmiş...
|