|
|
 |
 |
Okunma |
|
39 |
ZONGULDAK
Zengin
bir tarihi geçmişi olan, göz alabildiğince yeşili, bin yıllık mağaraları, doğal
ve tarihi güzellikleriyle Zonguldak; görülmeye değer bir ildir. 80 km’lik kıyı
şeridi boyunca çok sayıda doğal plaj ve kumsal bulunmaktadır. Doğu yönünden
itibaren Sazköy, Filyos, Türkali, Göbü, Hisararkası, Uzunkum, Kapuz, Karakum,
Değirmenağzı, Ilıksu, Kireçlik, Armutçuk, Karadeniz Ereğli, Mevreke, Alaplı ve
Kocaman mevkiler yaz boyunca yöre halkının akın ettiği kumsallardır.
M.Ö. 334’e kadar Perslerin
egemenliğinde kalan bölge, 395 yılında ise İmparatorluğun ikiye ayrılması sonucu
Doğu Roma (Bizans) İmparatorluğuna bağlanmıştır. 1084 yılında Anadolu Selçuklu
Devleti ile Büyük Selçuklu Devleti arasındaki sürtüşme nedeniyle, önce
Bizanslılar, sonra da Danışmendlilerce işgal edilir. Ancak Anadolu Selçuklu
Devleti kısa bir süre sonra toparlanarak, yöreyi yeniden ele geçirir.
DENİZ TURİZMİ
80 km'lik kıyı şeridi boyunca çok
sayıda doğal plaj ve kumsal bulunmaktadır. Doğu yönünden itibaren Sazköy, Filyos,
Türkali, Göbü, Hisararkası, Uzunkum, Kapuz, Karakum, Değirmenağzı, Ilıksu,
Kireçlik, Armutçuk, Karadeniz Ereğli, Mevreke, Alaplı ve Kocaman mevkiileri yaz
boyunca yöre halkının akın ettiği kumsallardır
ANTİK KENTLER
Kdz.Ereğli (Herakleia Pontike) :
MÖ VI. yüzyılda Frig soyundan gelen Mariandinlerce kurulan ve önemli bir
ticari iskele (emperion) durumunda olan Kdz.Ereğli adını Yunan mitolojisinin
ünlü kahramanı Herkül’den (Herakles) almıştır. Kent Roma, Bizans, Selçuklu,
Osmanlı dönemlerinde de önemini korumuştur. Cehennemağzı Mağaraları’nın
bulunduğu Acheron Vadisi Ören yeri başta olmak üzere, Hellen, Roma, Bizans ve
Osmanlılar döneminin ürünleri olan sur kalıntıları, Ereğli kalesi, Herakles (Herkül)
sarayı, Çeştepe fener kulesi, Bizans su sarnıcı, Krispos anıt mezarı, Bizans
kilisesi, Ayasofya kilisesi ve Halil Paşa konağı yörenin önemli tarihsel
kalıntılarıdır.
Filyos (Tieion,Teion,Tion) :
Filyos Nehri' nin Karadeniz' e döküldüğü alanda kurulu Filyos antik kenti,
önceleri Billaius adıyla biliniyordu. Bu ad, su geçiti olan yer anlamına gelen
Pailaios sözcüğünden türemiştir. Kentin en yaygın adı Tieion' dur. Bu sözcük,
kentin kurucusu, din adamı Tios' tan gelmektedir.Romalılar döneminde yapılan
kale, harabe durumunda bir mabet (tapınak),amfiteatr ve büyük bir yapıya ait
olduğu sanılan üç kemerli bir duvar, Çayır Mağarası' ndan çıkan suyu kente
taşyan su kemeri kalıntıları günümüze kadar ulaşabilen kültür değerleridir.
Acheron Vadisi Ören Yeri :Cehennemağzı
Mağaralarının bulunduğu yöredir. Yörede dikkati çeken kalıntılar ilk
hıristiyanların ibadethane olarak kullandığı mağaradır.
Sur Kalıntıları :Hellenistik
döneme ait olan sur parçalarında çok sert, gri, renkli kireçtaşından iri ve
kalın blok taşları kullanılmıştır. Bu taş bloklar yan yana ve harçsız
yerleştirilerek, aradaki küçük taşbloklar yatay hatlarıyla desteklenmiştir
Kdz.Ereğli Kalesi : Kdz.Ereğli’nin
kent surlarının çevrelediği tepede bulunmaktadır. Bizans Dönemi’nde XIII. Yüzyıl
başlarında yapılan kale ve çevre duvarları vardır.
Herakles (Herkül) Sarayı :
İri kesme taş bloklarla ve özenli bir işçilikle inşa edilen bu yapı kalıntısı
antik döneme ait olup, iki cephedeki duvar kalıntıları dışında tümüyle yıkık
durumdadır.
Su Tesisleri :Antik çağda
kentin su gereksinimini karşılamak üzere inşa edilen su tesislerinin Roma
Dönemine ait olduğu sanılmaktadır. Kandilli yakınlarından başlayan (Balı Köyü)
ve yaklaşık 16 km bir hat boyunca kente ulaşan su şebekesi kent sularının
yakınında bulunan bir havuzda toplanmakta ve havuzdan çıkan bir kaç kolla,
kanalla su kent alanının merkezine aktarılmaktadır.
Çettepe Fener Kulesi : Kdz.Ereğli’nin
kuzeyinde Çeştepe’de deniz seviyesinden yaklaşık 200 m yükseklikte bulunan
kulenin Hellenistik Dönemde yapıldığı ve Bizans Döneminde de yeniden inşa
edildiği anılmaktadır.
Bizans Sarnıcı Kalıntısı :Kdz.Ereğli
Akarca mahallesinde bulunan ve Bizans döneminden kalma olduğu anlaşılan sarnıcın
hemen hemen tümü toprak altında bulunmaktadır. Bir hafriyat çalışması sırasında
ortaya çıkan sarnıcın tahribata uğramaması için içi doldurulmuş, ancak açık
kalan bölümü tahrip olmuştur.
Krispos Anıt Mezarı : Kdz.Ereğli’de
gösteriler yapan ve orada ölen eski Mısırlı pandomim sanatçısı Krispos’un
anısına yapılmıştır. Kaidesi ile birlikte 2.10 m yükseklikte bulunan anıtın
önünde 19 satırdan oluşan ve kazılarak yazılmış bir şiir bulunmaktadır.
DOĞAL GÜZELLİKLER
Zonguldak, doğal
güzellikler açısından oldukça zengin bir ildir. Karadeniz kıyısı boyunca uzanan
koyları, kumsalları, herbiri ayrı bir doğa harikası olan mağaraları, dört mevsim
yeşil kalabilen bitki örtüsü ve orman içidinlenme alanları, turizm anlamında
değerlendirilebilecek doğal kaynaklardır.
İl sınırları içinde doğal göl
bulunmamaktadır. Merkezde Ulutan araj Gölü (114 ha), Kdz. Ereğli' de
Kızılcapınar Baraj Gölü (240 ha) ve Gülüç Baraj Gölü (127 ha), Çatalağzı
beldesinde bulunan Dereköy Göltei (20 ha) içme suyu yada sanayi amaçlı yapay
göllerdir. Bu göllerin çevresi yöre halkınca günübirlik dinlenme alanları olarak
kullanılmaktadır.
Merkezi Kokaksu Mevkiinde bulunan
Harmankaya, Kozlu Beldesinde Değirmenağzı ve Kdz. Ereğli' de Güneşli Kayalıdere
Şelaleri ilin en önemli çağlayanları olup, trekking ve piknik amaçlı olarak
kullanılmaktadır.
Çitdere Tabiatı Koruma Alanı :
Çok çeşitli orman ağacı türlerinin bir arada bulunduğu eşsiz bir ekosistem
özelliği, Istranca meşesi (Quercus hartwvissiana) nin dünyada eşine ender
rastlanan boy ve çaptaki örneklerinin varlığı, aralarındaki nesli tehlikeye
düşmüş veya düşebilir türlerinde yer aldığı eşsiz yaban hayvanları topluluğuna
sahip olması özelliklerini oluşturmaktadır.
Mesire Yerleri : Merkezde
Ulutan Baraj Gölü, Ereğli'de Kızılcapınar Baraj Gölü ve Gülüç Baraj Gölü,
Çatalağzı beldesinde bulunan Dereköy Göleti ile Karapınar beldesinde bulunan
Çobanoğlu Göleti (18 ha) içme suyu ya da sanayi amaçlı yapay göllerdir. Bu
göllerin çevresi yöre halkınca günübirlik dinlenme alanları olarak
kullanılmaktadır. Merkez Kokaksu mevkiinde bulunan Harmankaya, Kozlu beldesinde
Değirmenağzı ve Ereğli'de Güneşli Şelaleleri ilin en önemli çağlayanları olup,
trekking amaçlı olarak kullanılmaktadır.
Foto Safari : Zonguldak, su
ve yeşil kombinasyonu yönünden zengin bir ildir.Orman alanları, akarsu, boyları,
mağaraları,vb. doğal güzellikler foto safari için uygun yerlerdir. Bostandüzü,
Göldağı, 100. Yıl, Milli Egemenlik, Ulutan, Yayla Mevkii ormaniçi dinlenme
alanları; Harmankaya, Güneşli, Değirmenağzı dereleri ve şelaleri; Gökgöl,
Sofular, Kızılelma, Cumayanı mağaraları; Bölüklü Yayla, Bacaklı Yayla gibi
alanlar foto safari yapmak isteyenler için eşsiz güzelliklere sahiptir.
İNANÇ TURİZMİ
Cehennemağzı Mağaraları :
Antik Çağa ait arkeolojik kaynaklarda "Acheron-Akheron Vadisindeki Mağaralar"
adıyla geçen Cehennemağzı Mağaraları, (Kehanet Mağaraları) Ereğli'nin geçmişte
Ayazma olarak adlandırılan İnönü Mahallesinde olup, dört mağaranın ortak adıdır.
Cehennemağzı Mağaraları, Yunan
Mitolojisine konu olmasıyla birlikte, Hıristiyanlığın yasak olduğu dönemlerde
gizli yapılan tapınmalar için kullanıldığı sanılan ilk ibadet merkezlerinden
biridir.
Bizans Kilisesi : Kdz.Ereğli
Akarca Mahallesinde bulunan kilisenin bulunduğu yerde 1942 yılında yapılan
Çelikel Camii yeralmaktadır. Bizans dönemine ait kilisenin döşeme mozaiği ve
duvarının bir bölümünde yer alan fresko kalıntıları caminin bodrumunda
bulunmaktadır.
Ayasofya Kilisesi (Orta Cami) :
Sularla kaplı kent alanının içinde Bizanslılar tarafından inşa edilen Hagia
Sophia (Kutsal Akıl) kilisesi, camiye çevrildikten sonra Orhan Gazi ya da Cami
olarak anılmaktadır.
SPOR TURİZMİ
Trekking :
Alaplı'da Bacaklı Yayla, Bölüklü Yayla ve Kız Kulağı Yaylası, Merkezde Göldağı,
Esenlik, Beycuma Yayla Mevkii, Devrek'de Bostandüzü, Dirgine Vadisi ve
Yedigöller, Gökçebey'de Pamukdüzü Mevkii dağ doğa yürüyüşü yapmak isteyenlerin
en fazla ilgi gösterdiği noktalardır. Ayrıca, Harmankaya, Güneşli ve
Değirmenağzı şelalelerinin bulunduğu doğal güzergah da, trekking amaçlı
gezilerde ilk akla gelen yerlerdir.
Bisiklet Turları : Ereğli
çevresinde bisikletli doğa gezileri düzenlenmektedir. Ereğli-Armutçuk Gökçeler
yönünde hem bisiklet gezisi için uygun eğime sahip yol hem de yol güzergahı
boyunca tarihsel değerleri ve doğal güzellikleri görme ve izleme olanağı
bulunmaktadır.
Avcılık : Merkez, Devrek,
Gökçebey ve Karadeniz Ereğli civarında bulunan orman alanlarında ayı, domuz
kurt, tilki, porsuk- çakal- dağ keçisi, sincap, karaca, tavşan, gibi yaban
hayvanları ve yaban ördeği, yaban güvercini, çulluk, bakal gibi kuş türleri
avlanmaktadır. Akarsularda sazan, alabalık, karabalık ve mercan, denizde ise
istavrit, hamsi, mezgit, palamut, barbunya gibi balıklar avlanmaktadır.
MAĞARALAR
Gökgöl Mağarası :
Zonguldak-Ankara karayolunun, Zonguldak çıkışında 4. km.de Üzülmez bölgesinde
hemen yol üzerinde bulunmaktadır. Mağaradan çıkan su, Üzülmez deresine
boşalmaktadır.
Mağara girişi geniş ve yüksek olup,
büyük bir fosil ağızla kaya blokları arasından girilmektedir. Buradan 250 m.
sonra bir sifona ulaşılır. 3200 m. uzunluğundaki mağara kavisler çizerek
ilerlemektedir.Nehir ve içerideki göller yürünerek rahatça geçilebilirken büyük
yağışlarda ani su baskını olmaktadır. Bu tehlike nedeniyle mağaraya yaz ve
sonbahar aylarında girmek uygundur.
Kızılelma Mağarası :
Zonguldak ili, Gelik bölgesinde Ayiçi köyünde, Kızılelma semtinde bulunan
mağaraya vasıta ile rahatlıkla ulaşılabilmektedir.
Aydın deresi ile Büyük Ay Deresinin
suları aktif olan düden ağzından batmaktadır. Mağaraya yukarıda bulunan 30x10 m.
boyutlu fosil ağızdan girilip, 100 m. sonra suya rastlamaktadır. Mağara, su ile
beraber yatay olarak ilerlemektedir. ilk 100 metreden sonra 400 m. sürünülerek
ilerlenebilmektedir. Yeraltı sisteminin (Kızılelma- Cumayanı) toplam uzunluğu 10
km.yi bulan Mağara, 12 km.lik Pınargözü Mağarasından sonra Türkiye'nin ikinci
uzun mağara sistemi unvanını taşımaktadır.
İnağzı Mağarası : Zonguldak
ilinde, şehir içinde bir mağaradır ve Kilimli yolunun 15 km.sinde deniz
kıyısında bulunmaktadır. Toplam uzunluğu 800 m. olan mağaraya denize bakan fosil
ağızla girilmektedir.
Cumayanı Mağarası :
Çatalağzı ilçesinin üç kilometre uzaklığındaki Cumayanı mahallesinde bulunur
Kızılelma-Cumayanı yeraltı su sisteminin boşalım ağzını oluşturur. Dışarı birçok
ağızla açılmaktadır. Suyun çıktığı ağızdan 100 m.lik sulu bir galeri ile, ya da
yukarıdaki fosil kuru ağızdan 75 m. yürünerek salona gelinmektedir. Yağışlı
dönemlerde ya da ani fazla yağış olduğunda çok kısa süre içinde su baskını
olduğundan, yaşam tehlikesi oluşmaktadır.
MÜZELER
Ereğli Müzesi ( Halil Paşa
Konağı ) : Zemin + 3 katlı, orta sofalı plan tipinde ve kargir olan yapı,
19. yüzyıl sonlarına doğru kentin ileri gelenlerinden Halil Paşa Karamahmutoğlu
tarafından yaptırılmış ve antik spoli malzemelerden de yararlanılarak ilgi
çekici hale getirilmiştir. Bir dönem ortaokul ve Kız Meslek Lisesi olarak da
kullanılan yapı, 1988 yılında Kültür Bakanlığı'na tahsis edilmiş ve 1989 yılında
başlanan restorasyonu 1998 Mart ayında bitirilmiştir.
1988 yılı Eylül ayından itibaren
Atatürk Kültür Merkezi'nde faaliyetlerini sürdüren Ereğli Müze Müdürlüğü,
17.3.1998 tarihinde restorasyonu tamamlanan Halil Paşa Konağı'na taşınmıştır.
|