Ana Sayfa  Define İşaretleri  Anadolu Efsaneleri  Videolar  Harita  Arama İletişim

Menü

   Ana Sayfa
   İçerik Gönder
 Alfabeler
 Anadolu Efsaneleri
 Anadolumuzun İlleri
 Antik Kentler
 Cinler
 Define İşaretleri
 Definecinin El Kitabı
 Dünyanın 7 Harikası
 Eşkiya Belgeleri
 Heykel
 Mağaralar
 Medeniyet Tarihi
 Mezar Tipleri & Steller
 Osmanlı Patişahları
 Tarih
 Tarihi Gizemler
 Tümülüsler
 Videolar
 Ölü Gömme Gelenekleri
  İletişim

 Tunceli

Okunma

208

TUNCELİ

Tarihte İlk Anadolu Birliğini kuran Hititler Tunceli’ye kadar ulaşmışlar, fakat çevreye tam hakim olamamışlardır. Tunceli’de Huriler, Babil ve Asur İmparatorluklarının da etkileri görülmektedir. Med’ ler zamanında kısmen ve Pers’ler zamanında (M.Ö.VI. Yy) Büyük İskender burasını Makedonya Devletine katmıştır.

Tunceli, topoğrafik yapı itibariyle sarp dağlardan ve derin akarsu vadilerinden oluşmuş bir doğal yapıya sahiptir. Arazinin % 70’ini dağlar, % 25’I platolardan ve geri kalan küçük bir bölümü de ova ve düzlüklerden oluşmakta ve bu dağların yaklaşık % 35’I meşe ormanları ile örtülü bulunmaktadır.

Yine, Munzur dağlarının yılın altı ayında kar ile örtülü olması ve arazi yapısının kayak sporuna elverişliliği, kayak turizmine olan potansiyeli; ortalama yüksekliği 3.000 metreye varan Munzur, Mercan ve Karasu-Aras dağları gibi yüksek rakımlı dağların varlığı ise dağ turizmine olan potansiyeli ortaya koymaktadır.

Bunlara ilaveten, yüksek dağlardan doğarak Keban Baraj Gölüne dökülen ve debileri uygun Munzur, Pülümür ve Peri çayları gibi akarsuların varlığı, rafting sporu yapılabilmesine imkan sağlamaktadır.

TARİHİ ESERLER
 

BAĞIN KALESİ : Mazgirt ilçesi Dedebağ ( Bağın) Köyü yakınındadır. Kalenin içerisindeki surlardan çok az bir kalıntı kalmıştır. Kale’de Urartu Kralı Menuas’a ait olan yazı bulunmuş ve halen Harput Müzesindedir.

PERTEK KALESİ : Pertek ilçesi yakınındadır. Keban baraj gölü yapılmadan önce Murat nehrinin kıyısında sivri bir kayanın ucunda bulunan kalenin bugün etrafı sularla çevrili bir ada görünümündedir.Kalenin içinde bir sarnıç mevcuttur. Çevresinde çinili odalarda 1071 yılından sonra yöreye hakim olan Mengüçoğulları tarafından yapıldığı anlaşılmaktadır.
 

AMBAR KÖYÜ KALESİ : Merkez ilçeye bağlı ambar köyünde bulunan kalenin çevresinde iki minare bulunur. Giriş kapısı taşların oyulmasından yapılmış olup, iç içe üç odası vardır. Kalenin çevresinde sulama kanallarının kalıntıları vardır. Kalenin üst kısmında taştan oymalarla havuzlar yapılmıştır

SAĞMAN KALESİ : Pertek İlçesinin Sağman Köyünde Sarp bir tepenin üzerinde yapılmıştır.Kule ve Sur kalıntıları bulunmaktadır.Kalenin kimler tarafından yapıldığı bilinmemektedir
 

KALE KÖYÜ KALESİ : Mazgirt’in kale köyünde bulunan kalenin giriş kapısında çivi yazıları bulunur. Kalenin altındaki taşlar oyularak bir tünel yapılmıştır. İçinde odalar bulunur. Kalenin M.Ö. IX.Y.Y. da Urartular devrinde kaldığı anlaşılmıştır.
 

MAZGİRT KALESİ : Mazgirt ilçesi yakınında bulunan kalenin üst kısmında halen bazı yapılar mevcuttur. Kaleye bir mağaradan girilir. Mağaranın ününde taştan yapma merdivenler mevcuttur. Surlarla çevrili olan kalenin en üst kısmında köşk şeklinde bir yapı ve yel değirmeni yapılmıştır. Kalenin M.Ö.IX. y.y. da yöreye hakim olan Urartular devrinde yapıldığı. Urartu Kralı II.Rusas’a ait olan ve kalede bulunan yazıda anlaşılmıştır.

GELİN MAĞARALARI VE HARUN KÖPRÜSÜ : Pülümür İlçesi yakınlarında dır. Oyma taş sanatı ile yapılan mağaralarda merdivenler de yapılmıştır.Aynı yörede Pülümür Çayı üzerinde Harun Köprüsü olarak bilinen bir köprü mevcuttur.Bu Köprü Pülümür çayının en taşkın zamanında bir sürü köprü yıkıldığı halde çok eski bir yapı olmasına rağmen yıkılmamış ve günümüze kadar özelliğini korumuştur. Bu mağaralar ve köprünün kimler tarafından yapıldığı bilinmemektedir.Sekiz oda ve iki penceresi bulunan kaleye su taşımak için çıkış yeri yapılmıştır.
 

PULUR HÖYÜĞÜ : Çemişgezek ilçesinde bulunan höyükte 1968 yılında yapılan kazılarda Tunç çağına ait kalıntılara rastlanmıştır. Toplu evlerden meydana gelen höyükteki evler taş ve kerpiçten yapılmıştır. Dibeklere ve taş kabartmalara rastlanmıştır. İşlenmiş demir ve krom bulunmuş olup MÖ 3000 yıllarına ait olduğu anlaşılmıştır
 

YENİKÖY HÖYÜĞÜ : Çemişgezek ilçesindedir. Keban Barajı gölü altında kalan Laluşağı köyü yakınında bulunan “Gavur” höyüğü adıyla höyüktür. Yapılan kazılarda Roma ve Bizans dönemine ait kalıntılara rastlanmıştır. Tunç çağına ait buluntular yanında işlenmiş bazı madenlere rastlanmıştır
 

İN DELİKLERİ : Çemişgezek ilçesinin batısında bulunan in delikleri ( Devriş Hücreleri ) çok sayıda odalardan meydana gelmiştir. Odalardan birbirine geçiş yeri vardır. Halen tahta bir merdivenle çıkılarak in delikleri gezilmektedir. Oyma sanatı kullanılarak odalar yapılmıştır.

HAMAMI ATİK : Çemişgezek ilçesinde çarşı içinde bulunan yapının giriş bölümünde Türkçe ve Arapça yazılar mevcuttur. XVIII.y.y.’ da onarılmıştır. Yöreyi ellerinde bulunduran Akkoyunlular tarafından yapılmıştır.

ÇEMİŞGEZEK KÖPRÜSÜ : İlçeden yaklaşık 3 km. uzakta olup, tek kemerden oluşmuştur. 1902 yılında onarılmıştır. Selçuklar dönemine aittir.
 

MEYDAN ÇEŞMESİ : Çemişgezek ilçesi Ulukale köyündedir. XVI.y.y. da yapılmıştır. Çevresine sivri kemerler yerleştirilmiştir. Çeşme, kesme taştan yapılmıştır

DOĞAL GÜZELLİKLER

 

MUNZUR VADİSİ : Ovacık'ın kuzeyinde Munzur Dağlarının üzerindeki Ziyaret Tepenin eteklerinden doğan ve merkez ilçede Pülümür Çayı ile birleşerek Keban Baraj Gölüne dökülen Munzur Suyu, il sınırları içerisinde çok uzun bir yol kat etmektedir. Çok sayıda dere ile beslenen ve yer yer derin boğazlar içerisinde oldukça hızlı akan Munzur

Suyunun Ovacık-Tunceli arasında kalan kısmı, akarsuyu doğuran gözelerden başlayarak, vadi boyunca gerek bitki örtüsü ve yabanıl yaşam, gerekse farklı doğa peyzajı açısından çok zengin veriler sunmaktadır

PÜLÜMÜR ÇAYI VADİSİ : Avcı Dağlarının eteklerinden doğan ve Tunceli merkezinde Munzur Suyuna katılan Pülümür Çayı, kar sularıyla ve çok sayıda dere ile beslendiği için suyu boldur. Tunceli-Pülümür karayolunun yaklaşık 20 Km. kuzeyinden başlayarak Pülümür'e kadar genelde dar ve dik bir vadide akan çayın iki tarafı zengin orman örtüsünün yanı sıra şelaleler, kayalık yamaçlar ve kanyonlardan oluşan vadi doğal veriler bakımından oldukça zengindir.

Kutudere-Kırmızıköprü arasında Pülümür Vadisinin derinleştiği kesimlerde, sık sık vadi yamaçlarından akarak Pülümür Çayına ulaşan çok sayıda şelaleye rastlanmaktadır. Bunlar arasında Zenginpınar (Zağge) Şelalesi ve Ağlayan Kayalar sularının bolluğu, doğal çevre ve peyzaj bakımından öne çıkmaktadır.

PERİ SUYU VADİSİ : Tunceli'nin doğu sınırını oluşturan Peri Suyu, güneybatı yönünde akarak Keban Baraj Gölüne dökülmektedir. Peri Suyu Vadisinin Tunceli'ye sınır oluşturduğu kesimlerde çok dar ve dik olmamakla birlikte orman varlığı ve doğal çevre özellikleri bakımından zengindir. Kar sularıyla beslendiği için yaz aylarında da suyu bol olan Peri Suyunun Dedebağ-Bağın Kaplıcasının kuzey ve güney kesimlerinde vadinin dar ve kıvrımlı, suyun coşkun ve debisinin güçlü olduğu 3-4 km.'lik kısmı, rafting açısından elverişli potansiyele sahiptir.

MERCAN DERESİ VADİSİ : Avcı Dağlarının batı yamaçlarından doğan Mercan Deresi, Ovacık ilçe merkezinin doğusunda Munzur Suyuna karışmaktadır. Mollaalilerin kuzeyinde, Munzur Dağları ve Avcı Dağlarının arasında dik ve derin bir vadide akan Mercan Deresi, yüksek dağlardan beslendiği için suyu boldur. Berrak ve temiz sularında yaşayan alabalıkları meşhurdur. Sportif balıkçılık için elverişli olan Mercan Deresinin büyük bir kısmı Munzur Vadisi Milli Park sınırları içerisinde kalmaktadır.

Bitki örtüsü bakımından çok zengin olan Mercan Vadisinin kuzey kesimleri doğa yürüyüşleri, orman varlığı bakımından zengin olan güney kesimleri piknik ve kamping etkinlikleri için uygun potansiyeller taşımaktadır.

Munzur Dağlarının, Mercan Vadisine inen yamaçlarında yer alan Kırk Merdiven Şelaleleri, dar ve küçük bir vadide akan birkaç şelaleden oluşmaktadır. Suyun bolluğu, doğal çevre ve peyzaj özellikleriyle ilginç ve çekici görsel zenginlikler sunan Kırk Merdiven Şelaleleri, Ovacık kuzeyinde yaylalara çıkan güzergâh üzerinde ilk durak yerlerinden biridir.

TAHAR ÇAYI VADİSİ : Kırklar Dağından doğan ve Kırklar Çayından beslenen Tahar Çayı, Çemişgezek ilçesinin batısından geçerek Keban Baraj Gölüne dökülmektedir. Yüksek dağlardan beslenmediği için, taşıdığı su miktarı kaynak sularına ve mevsim yağışlarına bağlı kalmaktadır. Tahar Çayı Vadisi bitki örtüsü bakımından oldukça zengindir. Çay kenarlarında çok çeşitli ağaç türlerinin oluşturduğu doğal bitki örtüsü, piknik yapmak ve kamp kurmak için elverişli bir ortam yaratmaktadır

MUNZUR (OVACIK)GÖZELERİ : Ovacık Gözeleri, Tunceli kent merkezine 80 Km., Ovacık ilçe merkezine 17 Km. uzaklıkta yer almaktadır. Munzur Dağlarının eteklerinden yaklaşık 200-300 metrelik alanda, karstik kaynaktan irili ufaklı 40 göz halinde fışkıran beyaz köpüklü buz gibi sular, yamaçlardan aşağılara doğru küçük şelaleler oluşturarak akmakta ve Munzur Suyunun oluşturmaktadır. Karstik kayaların, gözelerin ve Munzur Suyunun bir arada oluşturduğu doğal çevre eşine ender rastlanan özellikleri ve görsel değerleriyle il ve bölge ölçeğinde önemli bir rekreasyon ve turizm odağı olma potansiyeli taşımaktadır.

HALBORİ GÖZELERİ : Halbori Gözeleri, Tunceli-Ovacık yolu üzerinde, kent merkezine yaklaşık 20 Km. uzaklıkta, Munzur Suyu kenarında, derin ve kayalık bir vadinin içerisinde yer almaktadır. Halbori Gözeleri, çok soğuk kaynak sulara sahip bir dinlenme ve mesire yeri

ZENGİNPINAR (ZAĞGE) ŞELALESİ : Tunceli-Pülümür karayolu kenarında, Tunceli kentine yaklaşık 40 Km. uzaklıkta yer alan Zenginpınar Şelalesi, vadi yamaçlarından oldukça dik bir eğimde çok kuvvetli akarak yolun altından Pülümür Çayına ulaşmaktadır. Zenginpınar Şelalesi, gerek bitki örtüsünün zenginliği gerekse vadinin çarpıcı derinliği ile çok etkileyici doğal verilere sahiptir. Pülümür Çayı ve vadinin karşı yamaçlarındaki sık orman örtüsü, doğal çevre ve manzara zenginliklerini artıran unsurlardır

DEREOVA ŞELALESİ : Gelin Pınarı olarak ta bilinen şelale, il merkezine 46 Km., Nazimiye ilçe merkezine 11 Km. uzaklıkta, Dereova Köyündedir. 20 metre yükseklikten 3 kaynaktan yaygın bir şekilde dökülen sular, Pülümür Çayının kollarından biri olan ve çok derin bir vadide akan dereye karışmaktadır. Şelale hem çevresine serinlik katmakta, hem de yaz ve kış aylarında çok etkileyici ve farklı bir manzara sunmaktadır. Kışın şelale sularının donmasıyla oluşan sarkıt ve dikitler, eşsiz bir manzara meydana getirmektedir. Şelalenin çevresi çok dik eğimli olup bodur meşe ormanları ile kaplıdır.

GÖLLER : Munzur Dağları ile bu sıranın alt birikimlerini oluşturan Mercan, Avcı, Karasakal Dağları üzerinde ve Bağırpaşa Dağının doruklar bölgesinde, buzul yataklarının ve çöküntü alanlarının suyla dolması sonucunda oluşmuş küçük buzul gölleri ve krater gölleri vardır. Turizm açısından önem taşıyan bu göller Karagöl, Koçgölü, Şer Gölü, Dilincik Gölü, Çimli Gölü, Mercan Gölleri, Katır Gölleri ve Buyer Baba Gölleridir.

MUNZUR VADİSİ MİLLİ PARKI : Tunceli-Ovacık arasında uzanan Munzur Vadisinde, 42.000 Hektarlık bir alan 1971 yılında Milli Park olarak ilan edilmiştir. Türkiye'nin en büyük milli parklarından biri olan "Munzur Vadisi Milli Parkı", Tunceli kent merkezine 8 Km. uzaklıkta başlayıp, vadi boyunca Munzur Dağlarına kadar uzanmaktadır. Kuzeyde 3300 metreye kadar yükselen Munzur Dağları, Mercan ve Munzur Suyu vadileri tarafından parçalanmıştır.


 

İNANÇ TURİZMİ

ELTİ HATUN CAMİSİ : Mazgirt ilçesindedir. Türbe yaklaşık 20 mt. yükseklikte koni şeklindedir. Binanın içinde Akkoyunlu Hükümdarı Uzun Hasan’ın annesi ve küçük kardeşinin türbesi bulunmaktadır. Yapı kesme taştan yapılmıştır.

ÇOBANBABA TÜRBESİ : Mazgirt ilçe merkezinin doğu kısmında mezarlık olarak bilinen yerdir. Dikdörtgen şeklinde kesme taşla yapılan binanın üzerine koni şeklinde iki çatı yerleştirilmiştir. Yanında bir çeşmesi olan türbe yöre halkınca ziyaret olarak bilinir.

FERRUH ŞAD BEY TÜRBESİ : 1851 yılında yöreye hakim olan Ferruh Şad Bey için kesme taştan yapılmıştır.

CELEBİ ALİ CAMİ : Pertek ilçesindedir.1570 yılında yapılmıştır.Kesme ve Moloz taşından yapılan caminin tek kubeli ana mekanı vardır.

BAYSUNGUR CAMİİ : Pertek İlçesindedir. Aşağı caminin yanında olan camii 1572 yılında yapılmıştır.Özenli bir taş işçiliği gözlenir.Pencelerler sivri kemerlerle çevrilidir

SAĞMAN CAMİSİ : Pertek İlçesine bağlı sağman köyünde bulunan camii Pir Hüseyin Bey’in torunu Salih Bey tarafından 1555 yılında yapılmıştır.Minareye caminin dışından çıkılır.Cami renkli taşlardan yapılmıştır.

KİLİSELER : Pertek ilçesi Til Köyünde bulunan kiliselerden Suryeni kilisesi kesme taştan yapılmıştır. Yunan tacı planındadır. Aynı yörede bulunan Ermeni kilisesi XVIII. YY’da yapılmıştır

ESKİ CAMİİ : Çemişkezek ilçesinde Selçuklu döneminden kalmadır.

ULUKALE CAMİSİ : Çemişgezek ilçesine bağlı Ulukale köyünde bulunan cami 1739 yılında Diyarbakır Valisi Yusuf Paşa tarafından yaptırılmıştır. Osmanlı dönemine aittir

UZAN HASAN TÜRBESİ : Çemişgezek ilçesinde merkezin içinde ki bir kayanın üzerindedir. 1572 yılında iki katlı kesme taştan yapılmıştır. Kapı sütunları sade bir görünüme sahiptir. Küçük pencereleri olan yapı kiremit çatı ile örtülüdür.

YELMANİYE CAMİSİ : Çemişgezek ilçesindedir. Cami XIV. YY. da Timur’ a bağlı bir Türkmen beyi olan Tacettin Yalmak tarafından yapılmıştır. Kesme taştan yapılan eser sonradan onarılmıştır

SAĞLIK TURİZMİ
 

DEDEBAĞ (BAĞIN ) KAPLICASI : Mazgirt İlçesi, Dedebağ Köyündeki kaplıca, ilçe merkezine 65 Km. uzaklıkta, Peri Suyu kenarındadır. Kaplıca suyu kalsiyum sülfatlı, sodyum sülfatlı ve klorür bikarbonatlı sular grubundandır. Banyo uygulamalarına elverişli olan bu sular, romatizmal hastalıklar, kırık-çıkık sekelleri ve kadın hastalıkları tedavisinde olumlu etki yapmaktadır.

ANAFATMA KAPLICASI : Tunceli-Ovacık karayolu üzerinde, il merkezine yaklaşık 7 Km. uzaklıkta bulunan kaplıcanın bulunduğu yerde bir dinlenme ve yeme-içme tesisi vardır.

AŞAĞI DOLUCA ( HARİK ) KAPLICASI : Nazımiye İlçesi, Aşağı Doluca Köyünde Vadi içerisinde yer alan kaplıcanın çevresinde küçük ağaçlardan oluşan ormanlık alan bulunmaktadır. İlçe merkezine 16 Km. uzaklıktaki kaplıcanın tek kaynaktan çıkan suyunun akım değeri 2 lt/sn, sıcaklığı 39 oC, PH değeri 5.0'dır. Harik Kaplıcasında bir konaklama tesisi vardır. Kalsiyum sülfatlı ve sıcak sular grubundan olan kaplıca suyunun romatizmal hastalıklar, kırık-çıkık sekelleri ve kadın hastalıkları tedavisinde banyo olarak kullanılması uygun görülmektedir

KARADERBENT KÖYÜ KAPLICASI : Pülümür İlçesi, Karaderbent Köyünde bulunan kaplıca ilçe merkezine 13 Km. uzaklıktadır. Kaplıca suyunun akım değeri 0.2 lt/sn, sıcaklığı 25 oC, PH değeri 6.0'dır.

SÜTLÜCE ( HARÇİK ) İÇMECESİ : Merkez ilçe sınırları içerisinde, Tunceli-Erzincan karayolu kenarında, il merkezine 4 km. uzaklıktadır. İki kaynak halinde olan suyun akım değeri 2.4 lt/sn, sıcaklığı 24.5 oC'dir. Maden suyu olarak kullanılabilecek nitelikte olan bu radyoaktif kaynak değerlendirilmediği için doğada akıp gitmektedir.

Tunceli'de bu kaplıca ve içmeler dışında, merkez ilçede Dikilitaş Maden Suyu, Mazgirt yöresinde Ilıcak Maden Suyu ve Pülümür yöresinde Pülümür Maden Suyu vardır. Bunların akım değeri ortalama 2 lt/sn dolayındadır. Sıcaklıkları 17.5 oC ile 18 oC olan bu kaynaklarda henüz hiçbir tesis bulunmamaktadır

DAĞ , KIŞ SPORLARI

 

Tunceli ilinin, fiziki coğrafyası dağ ve kış sporları, yayla ve doğa turizmi açısından önemli potansiyele sahiptir

Tunceli topraklarında Doğu Torosların uzantısı olarak batı-doğu yönünde uzanan Munzur Dağları ve Avcı Dağları, il topraklarının kuzeybatı ve kuzey kesiminde doğal sınır oluşturmakta, kuzeydoğusunda ise Bağırpaşa Dağı yer almaktadır. İlin en yüksek noktası, Avcı Dağlarının üzerindeki 3463 metre yükseklikteki Akbaba Tepesidir




Rastgele                                                                                              Son Eklenenler
İç İçe Daireler


Sultan Üçüncü Mehmet


Uzaydan Gelen Felaketler


Kartal


Antik Kiril Alfabesi


Tümülüs Mezarları


Maya Uygarlığı'nın Çöküşü


Uzaydan Gelen Felaketler


Anasazilere Ne Oldu?


Moche Uygarlığı'nın Çöküşü


                                  Powered by Tutkum.Net | Copyright © 2008 Tüm Hakları Saklıdır
define define Medikal definecilik define Forum imsakiye sağlık bilgileri

define define işaretleri definecilik