|
|
 |
 |
Okunma |
|
56 |
TRABZON
İlk
yerleşimin tarihi M.Ö. 2000'li yıllara uzanan kenti bir koloni olarak kuran
Miletoslular masayı andıran sekiler üzerine oturması nedeni ile Trapezus adını
vermişler. Trabzon koloni olarak kurulmuş ama sonraları 1204-1461 arasında
Trabzon yerlerden biriydi. Yavuz Selim şehzadeliğinde Trabzon'da Rum Pontus
devletine başkentlik etmiş. Osmanlı döneminde şehzadelerin devlet tecrübelerini
artırsın diye sancak beyliğine gönderildiği bulundu ve oğlu Kanuni Süleyman
burada doğdu. Trabzon, konumu nedeniyle yüzyıllardır önemli bir liman kenti ve
ticaret merkezi olma niteliğini korumuştur.
Ekonomik etkinlikler içinde
turizmin ağırlıklı bir yeri vardır. Daha önce çeşitli tarihsel mekanları ve Doğu
Anadolu'ya geçiş noktası olması nedeniyle Batılı turistleri ağırlayan Trabzon,
sınır kapılarının açılması ve BDT'nin oluşmasıyla yepyeni bir turizm hareketi;
"bavul turizmi" ya da "ticaret turizmi" ile karşı karşıya kalmıştır.
DOĞAL GÜZELLİKLER
Uzun Göl : Trabzon'a 99 Km.
ve Çaykara ilçesine 19 Km. uzaklıkta, deniz seviyesinden 1090 m. Yükseklikte
bulunan Uzungöl, dik yamaçları ve muhteşem orman örtüsü ile Alplerin güzelliğini
geride bırakmaktadır. Vadinin ortasında bulunan ve yamaçlardan düşen kayaların
Haldizen deresinin önünü kapatmasıyla oluşmuş göl "Uzungöl" olarak bilinir ve
çevreye aynı ad verilmiştir. Özellikle yakınındakı "serah" köyünün yöreye uygun
tarzda yapılmış eski ahşap evler, doğanın güzelliğini tamamlar.
Yerli ve yabancı turistlerin büyük
ilgisini çeken Uzungöl, sahip olduğu turistik potansiyeli bakımından çok
zengindir. Çevrede trekking, kuş gözlem, botanik amaçlı turların yanı sıra daha
yükseklerdeki dağların arasındaki göllere veya yakınlarındaki Şekersu, Demirkapı,
Yaylaönü gibi diğer yaylalara geziler düzenleme olanağı vardır. Yaban hayatı
bakımından Uzungöl çevresindeki dağlarda ayı, kurt, yaban keçisi, tilki, Kafkas
dağ horozu gibi hayvan türleri barınmaktadır.
Sera Gölü: Trabzon'un batı
sahilinde ,şehir merkezine 8 km. uzaklıkta bulunan Yıldızlı Belediyesi sınırları
içerisinde, denize 2 km. mesafededir.1950 yılında meydana gelen bir toprak
kayması sonucunda oluşmuştur.
KİLİSE VE MANASTIRLAR
Sümela Manastırı: Altındere
Köyü sınırları içinde sarp bir tepenin orta kesimindeki mağara etrafında
kurulmuştur. İlk oluşumu 4.yüzyıla kadar indirilirse de, bugün ayakta olan
kalıntılar en erken 13-14.yüzyıllara aittir. Vadiden görülen dıştaki balkonlu
kısım ise Osmanlı Döneminde, 19.yüzyıl ortalarında özellikle iç mekanlarda Türk
mimarisi esas alınarak yapılmıştır.
Manastır topluluğunu; ana kaya
kilisesi (mağara), iki sapel, ayazma, hizmet birimleri, keşiş ve öğrenci odaları
ile misafirhane oluşturur. Ayrıca manastıra vadideki dereden su getiren kemerler
dışta görülebilir. Kaya kilisesi ve ona bağlı sapelin iç ve dış duvarları
İncil'den alınan konuların işlendiği fresklerle kaplıdır. Doğal konumu ve
kültürel zenginliği ile dünyaca ünlü olan manastır, 1923 yılında boşaltılmıştır.
Daha sonra geçirdiği yangın, doğa
koşulları ve çeşitli yağmalar sonucu kısa sürede harabe halini almıştır. 1972
yılında ören yeri olarak ziyarete açılan yapıda Kültür Bakanlığınca başlatılan
geniş programlı restorasyon çalışması devam etmektedir.
Vazelon Manastırı: Trabzon'un
Maçka ilçesine 14.km uzaklıkta ve Kiremitli Köyü sınırları içinde, bir kayalığın
önünde inşa edilmiştir. İlk yapılışı daha erken bir tarihe inmesine rağmen,
bugünkü yapılar topluluğu 14. ve 19. yüzyıllara aittir. Bir kilise, topluluktan
ayrı olarak inşa edilmiş bir sapel, üç katli öğrenci odaları ile çeşitli hizmet
birimlerinden oluşur. Bugün oldukça tahrip edilmiştir.
St. Anna/Küçük Ayvasıl Kilisesi:
Çarşı mahallesi Hartama sokaktadır. Trabzon'da ayaktaolan en eski kilise
yapısıdır. 7. yüzyılda inşa edilmiş, 9. yüzyılda onarım geçirmiştir. Üç apsisli,
bazilikal planlı, küçük boyutlu bir kilisedir. İç duvarındaki fresklerin büyük
bölümü tahrip olmuştur. Güneydeki giriş kapısının üzerinde Roma Dönemine ait
kabartmalı mermer bir levha bulunmaktadır. Kültür Bakanlığına tahsisli olan yapı
henüz restorasyon geçirmemiştir.
Bizans döneminde inşa edilen önemli
kiliselerin çoğu Osmanlı Döneminde camiye dönüştürülerek kullanılmıştır.
Bunların başlıcaları; Ortahisar Fatih Camii (eski Chrisakephalos Kilisesi) ve
Yeni Cuma Camii (eski Evgenios Kilisesi) dir.
Trabzon'da camiye dönüştürülerek
kullanılan diğer ortaçağ kiliseleri; Çömlekçi Mahallesinde 14. yüzyıla ait St.
Philip Kilisesi (Kudreteyn Camii), Pazarkapı mahallesinde küçük boyutlu St.
Andrew Kilisesi (Molla Siyah Camii) ve Bahçecik mahallesinde bugün Küçük Fatih
Camii olarak bilinen yine küçük boyutlu bir mahalle kilisesidir.
İNANÇ TURİZMİ
Hacı Kasım Camii: İlk camii
Yavuz Sultan Selim'in Trabzon'daki valiliği sırasında defterdar olan Hacı Kasım
tarafından 1531 yılında yaptırılmış ; bu caminin ihtiyacı karşılamaması üzerine
1842 yılında Vali Hazinedarzade Süleyman Paşa tarafından yeniden inşa
ettirilmişt
Emir Mehmet Türbesi: Giriş
kapısı üzerindeki kitabesine göre 1523 yılında Emir Mehmet isimli bir zat için
yaptırılmıştır. Halen içinde 2 sanduka olup, diğeri 1822 yılında ölen Hatuncuk
Hatun Tekkesi Şeyhi Osman Baba'ya aittir.
YAYLA TURİZMİ
Trabzon ilinde topoğrafik
yapı nedeniyle ova sayılabilecek büyüklükte düzlük bulunmamaktadır. Ancak, ilin
güney sırtlarında dağ ve tepeler arasında çeşitli yaylalar vardır. Ekilebilir
arazinin azlığı nedeniyle köylüler hayvanlarını yaz aylarında genellikle bu
yaylalara çıkarmaktadırlar.
Bu yaylalardan; Şehitler,
Sultan Murat, Limonsoyu, Turnalı, Kaçalak, Kazankıran, Alaysa, Azkaralaş, Mahora,
Karataşlar Sunisi, Ağaçbaşı ve Semerdağı Of ilçesinde, Soğuksu, Menzena, Taşlı,
Köşk, Solaklı, Kartlusu, Yarımca, Arpalı, Hamiza, Vizera, Fiyonoylişer, Boğuç,
Mescid, Balamus, Kiraz, Üçpınar Sürmene ilçesinde, Haçka, Visera, Karadağ
Akçaabat ilçesinde, Beypınarı yaylası ise Vakfıkebir ilçesinde bulunmaktadır.
MAĞARALAR
Çal Mağarası: Çal mağarası,
bir yer altı su kanalıdır. Mağaranın girişi geniş olmakla birlikte giderek
daralmakta belli bir uzaklıktan sonra genişlik 1 m. Kadar düşmektedir. Tavan
yükseklikleri kırık sistemlerine bağlı olarak büyük değişkenlik göstermektedir.
Girişten sonra 200 m. De iki kola ayrılmaktadır. Sola ayrılan kol yaklaşık 125
m. Uzunluktadır. Bu kolun sonundaki odada dolinden gelen suyun aktığı bir baca
vardır. Sağ kolun ulaşılabilen kısmı yaklaşık 300 m.dir. Bu kolun yaklaşık 60
m.sinde küçük bir göl ve çağlayan yer almaktadır. Mağaranın içindeki yeraltı
nehrinin taşıdığı su mevsimsel olarak değişmektedir. Derinlik kuru mevsimlerde
25-30 cm. arasında değişirken yağışlı mevsimlerde 50-75 cm. varmaktadır.
TARİHİ ESERLER
Cephanelik: Fatih Kulesi
veya Irene Kulesi olarak bilinen ve kitabesi olmadığından hakkında kesin bir
bilgi bulunmayan kulenin İmparatoriçe Irene (1340-1341) tarafından Trabzon
aristokrasisinin toplantı yeri olarak yaptırıldığı söylenmektedir. Ayrıca Yıldız
Sarayı albümünde fotoğrafları bulunan yapının, II.Abdülhamit tarafından, Fatih
zamanından kalma bir yapının yerine yaptırıldığı da söylenmektedir.
25 m. Yüksekliğinde iç içe yer alan
kalın duvarlı iki dairevi kuleden oluşan binanın, 1877 yılında cephanelik olarak
kullanıldığı bilinmektedir. Trabzon'un Ruslar tarafından işgali sırasında
(1916-1918) da cephanelik olarak kullanılan yapı, 1918 yılında bir patlamayla
hasar görmüştür.
Zağnos Paşa Köprüsü: Zağnos
Paşa Köprüsü, fetihten hemen sonra 1467 yılında Trabzon Valisi Zağnos Paşa
tarafından yaptırılan bu köprü eski şehrin batıya açılmasını sağlamıştır.
Memişoğlu Konağı: Sürmene
ilçesinin 4 km. doğusundaki Balıklı mevkiinde yer alır. İki katlı, köşelerde
çıkıntı yapan kademeli cepheli, geniş saçaklı, büyük bölümü taştan inşa edilmiş
bir yapıdır. Bölgede taş ve özellikle ahşap işçiliği ile ünlüdür. İçte kapı
kanatları ve tavan bezekleri yöresel ahşap işçiliğinin en mükemmel örneklerini
sergiler. Kesin yapılış yılı bilinmemekle birlikte 18. yüzyıla tarihlenir.
SAĞLIK TURİZMİ
Ayazma İçmesi ve
Madensuyu: Akçaabat İlçesi sınırları içerisinde Karadağ Yaylası'ndadır.
Dünyada en az madeni bulunan, gazlı bir sudur. CO2 gazı fazladır. Doğal bir
sofra suyudur. Mide rahatsızlıklarında şifa verir. Su sıcalığı 6 derecedir.
Ekşisu: Trabzon kenti
yakınındadır. Sülfatlı, klorürlü, bikarbonat ve mağnezyum bileşimlerinden
oluşur. Serbest CO2'de bulunduğu için içimi hoş bir sudur. Madensuyu olarak
değerlendirilir. Mide ve bağırsak rahatsızlıklarında faydalıdır. Su sıcalığı 14
derecedir.
Kisarna Madensuyu: İl
merkezine 7 km. uzaklıkta, Kisarna Köyü'ndedir. Bizans döneminden beri
bilinmektedir. Ülkemizin ünlü bir maden suyudur. CO2 gazı zengindir. Silis oranı
da yüksektir. Bulunduğu yer denizden 80 m. yüksektedir. Su sıcaklığı 15
derecedir. Mide, sindirim yolları ve böbrek hastalıklarında çok faydalıdır.
Kaynak çevresinde dinlenme tesisleri bulunur. Şişelenerek pazarlanır.
Kisarna Köyü İçmesi: Kisarna
Madensuyu kaynağına yakındır. Çevre halkı tarafından ilgi görür. Bikarbonatlı,
sülfatlı ve gazlı bir sudur. Fazla içilirse müshil etkisi görülür. Karlsbad tipi
sular arasında yer alır. Su sıcalığı 14 derecedir. Özellikle karaciğer, safra
yolları hastalıklarında, bağırsajk rahatsızlıklarında üstün bir değer taşır.
MÜZELER
Trabzon Müzesi: Bir manastır
kilisesi olan Trabzon Ayasofya Kilisesi, Trabzon Kommenosİmparatorluğu'nun
önemli krallarından Manuel'in zamanında (1238-1263 yılları arasında) inşa
edilmiştir. Çan Kulesi Kilisesi'nin batı tarafındadır ve 1427 yılında
yapılmıştır.
Kilisenin kuzeyinde bulunan üç
apsisli şapel kalıntısı daha erken bir döneme ait olmalıdır. Yapı, Trabzon,
Fatih Sultan Mehmet tarafından fethedilince camiye çevrilmiş ve vakıf eser
olmuştur. 1958-62 yılları arasında ise Vakıflar Genel Müdürlüğü'nün teklifi ile
aynı genel müdürlük ve İngiltere Edinburg Üniversitesi'nin işbirliği sonucu
restore edilerek, 1964 yılından sonra müze haline getirilmiştir.
Atatürk Köşkü: Soğuksu
semtinde küçük bir çam korusu içinde yer alıp 20.yüzyılın hemen başında
yaptırılmış, Atatürk 1934 ve 1937 yıllarında Trabzon'u ziyaretlerinde bu köşkte
konuk edilmiştir.Onun ölümünden sonra Trabzon Belediyesi tarafından, dönemde
kullanılan eşyalarla dekore edilerek, Atatürk Müzesi olarak ziyarete
açılmıştır.Avrupa mimari tarzında inşa edilen köşk üç + yarim karetaş bir
yapıdır. Dıştaki taşkın saçaklarda ahşap, içte tavanlarda alçı süslemelere yer
verilmiştir. Ulu önderimiz 1937 yılında vasiyetnamesinin bir bölümünü bu konakta
yazmıştır.
Ayasofya Müzesi: İstanbul'un
Latinler tarafından işgal edilmesinden sonra kaçan ve Trabzon'da 1204 yılında
yeni bir devlet kuran Kommenos ailesinden Kral I.Manuel (1238-1263) tarafından
1250-1260 yılları arasında yaptırılan ve bir manastır kilisesi olan Ayasofya adı
"Kutsal Bilgelik" anlamına gelir.
Geç Bizans Kiliselerinin en güzel
örneklerinden biri olan yapi, kare-haç planlı olup, yüksek bir kubbeye sahiptir.
Kuzey, bati ve güneyinde revaklı üç kirişi bulunmaktadır. Yapı ana kubbenin
üzerine değişik tonozlarla örtülmüş ve çatıya farklı yükseltiler verilerek
kiremitle örtülmüştür.
|