|
|
 |
 |
Okunma |
|
120 |
TOKAT
Tokat,
Orta Karadeniz Bölgesinin iç kesiminde yer alan, tarihi kültürel ve doğal
güzelliklerini koruyarak günümüze kadar taşıyan ender bir Anadolu şehridir.
Zengin doğal kaynakları, stratejik konumu dolayısı ile, beyliklerin, devletlerin
ve imparatorlukların yaşama alanı olmuştur. Orta karadeniz dağlarından güneye,
Anadolu'nun içlerine doğru, değişik rakımlarda dizi dizi yaylalar, ovalar, bağ
ve bahçeler içindeki akarsularıyla, Dünyada benzeri az olan bu cennet İlimiz,
canlı ve zengin tarihinin izlerini bugün de yaşatmaktadır.
Kuzeyinde Samsun, Kuzeydoğusunda
Ordu, Güney ve Güney Doğusunda Sivas, Güneybatısında Yozgat, Batısında Amasya,
topraklarıyla çevrili olan ilimiz, Yeşilırmak'ın bereketli vadisinin üzerinde
kurulmuş olmasının verdiği avantajıyla, tarihi boyunca önemli bir yerleşim
merkezi olma özelliğini göstermiştir.
TARİHİ ESERLER
TOKAT KALESİ : Şehrin
ortasında dik ve sarp kayalar üzerine savunma amaçlı kurulan kale, tarihi
boyunca önemli kişilerin muhafazası ve hapishane amacıyla kullanılmıştır.Tarih
boyunca önce Selçuklular, daha sonra da Osmanlılar tarafından restore
edilmiş.Üzerinde mescid ve levazım depolarıyla kale komutanın evi
bulunmaktadır.Kalenin içinden şehre kadar inen Ceylan yolu ismiyle bilinen 362
basamaklı bir merdiven olduğu bilinmektedir.M.S.5. veya 6.yüzyılda kurulduğu
sanılmaktadır.Kaleden Tokat'ın manzarası mükemmeldir.
HANLAR : 1631 yılında
yaptırılan Taşhan büyük bir Osmanlı eseridir.112 odası ve bir mescidi bulunur.
Sulusokak' ta Bedesten yanında yer alan Suluhan ,halen Belediye Aşevi olarak
hizmet vermektedir. Paşahan, Sulusokağın sonundadır.1.Sultan Mahmut zamanında
1752 yılında yaptırılmıştır. Takyeciler Camiinin güneyinde bulunan Deveci Han
harap durumdadır.
BEDESTEN VE ARASTA :
Takyeciler camiinin doğusundadır.Evliya çelebinin "Sultan çarşısı kadar güzel
bir çarşıdır.Halep ve Bursa çarşıları gibi gayet tertipli kurulmuştur."dediği
Bedestenler, İstanbul kapalı çarşısının Bedesten bölümüne çok benzerliği vardır.
SAAT KULESİ : Behzat semtinde
şehrin her yanından görülebilecek şekilde 1902 yılında yapılmıştır.Kapısı güney
yönünde olup yüksekliği 33.metredir.Kesme taştan inşa edilmiştir.
ÇUKUR MEDRESE : 1152 yılında
yapılmıştır.En önemli özelliği 14 metre çapındaki tromplu kubbesinin ortasında
10 metreye yakın açıklığın olmasıdır.Anadolu'nun ilk medreselerinden biridir.
HIDIRLIK KÖPRÜSÜ : Şehrin
kuzeyinde Yeşilırmak üzerindedir.Selçuklu dönemi eserlerinden olan Köprü, kesme
taştan yapılmış olup, 5 kemerli 151 metre uzunluğunda ve 7 metre enindedir.Halen
kullanılmaktadır.
LEYLEKLİ KÖPRÜ : Niksar
İlçesi Çanakçı deresi üzerinde Arasta çarşısı çıkışında yer alan köprü yarım
daire kemerli ,t ek gözlü ve Kesme taştan yapılmıştır.Köprünün kemer kısmındaki
taş üzerinde ağzında yılan tutan bir leylek rölfeyi bulunmaktadır.Köprünün
mimari yapısı göz önüne alındığında Roma döneminde yapıldığı tahmin
edilmektedir.
PAZAR KÖPRÜSÜ : Tokat Turhal
yolunu Yeşilırmak üzerinden Pazar'a bağlayan köprü, Selçuklu Dönemi eseridir.
TALAZAN KÖPRÜSÜ :
Niksar-Erbaa yolu 15.km' de . Kelkit suyu üzerinde kesme taştan, sivri kemerli,
yedi gözlü ve su basmanları sivri mahruz şeklinde ,1200-1220 tarihleri arasında
inşa edildiği sanılan Talazan Köprüsü, Selçuklu mimarisinin özelliklerini taşır.
NİKSAR KALESİ : Niksar ilçe
merkezinde yer alan Niksar Kalesi, ilk defa Roma döneminde kurulmuş, Bizans
döneminde büyütülmüş, İslami dönemlerde de tahkim edilmiştir.İlçeye hakim
konumda olan kalede, medrese, 2 hamam, 2 mescit, 2 kilise ve hapishane
kalıntıları bulunmaktadır.
ZİLE KALESİ : Zile ilçe
merkezinde yer alan Zile Kalesi, antik çağlarda kurulmuş, bir höyük üzerinde
inşa edilmiş, Akropol özelliğine sahip Roma Kalesidir.Kalenin kuzey doğusunda
kayalıklara oyulmuş, Roma dönemine ait küçük bir tiyatro bulunmaktadır.Ünlü
Kumandan J.Sezar’ın yaptığı savaş sonucunda söylediği ve “Veni, Vidi, Vici”
(Geldim,Gördüm,Yendim.) sözünü, Zile Kalesinde söylediği rivayet olunmaktadır.
MAHPERİ HATUN KERVANSARAYI :
1288 yılında 1.Alaattin Keykubat ‘ın eşi Mahperi Hatun tarafından
yaptırılmıştır.Açık ve kapalı bölümlerden oluşan “Sultan Hanları” tarzının
önemli örneklerinden biridir.Kapalı bölümün üst örtüsü çökmüştür.İç Anadolu’yu
Karadeniz’e bağlayan kervan yolu güzergahı üzerindedir.
İNANÇ TURİZMİ
ALİ PAŞA CAMİİ :
Şehir merkezindedir.II.Selim zamanında 1572 yılında yaptırılmıştır.Cami, hamam
ve türbeden oluşan külliyedir.Ali Paşanın eşi ve oğlu Mustafa Bey 'in türbeleri
de camii avlusundadır.16.Yüzyıl Osmanlı Camii mimarisinin özelliklerini taşıyan
ve Mimar Sinan ekolünde dir
BEHZAT CAMİİ : İl merkezinde
Behzat çarşısında Behzat çayı yanındadır.Kanuni Sultan Süleyman zamanında hoca
Behzat tarafından 1535 yılında yaptırılmıştır.Kesme taştan güzel bir minaresi
vardır. Camiinin yanındaki mezar Hacı Behzat'a aittir.
MEYDAN CAMİİ : Sultan
11.Beyazıt'ın annesi Gülbahar Hatun adına yaptırdığı camii kayıtlarda "Hatuniye
Cami" olarak geçmektedir. 1485 yılında yaptırılmıştır.Tokat'ta yapılmış en güzel
Osmanlı eserlerinden birisidir.Kesme taştan inşa edilmiş, ana mekan üzerinde tek
minaresi ve 6 sütundan oluşan 5 kubbeli son cemaat yeri vardır.Meydan camiinin
Selçuklu tarzı Skalaktitlerle işlenmiş mermer portalı ve künde kari tekniğinde
yapılmış ahşap kapı kanatları birer sanat şaheseridir.
ULU CAMİİ : Tokat'ta
orijinalliğini en fazla koruyan tarihi eserlerden biri olan Ulu Camii, moloz ve
kesme taşlardan yapılmıştır.Üst örtüyü taşıyan dörtgen ayak ve ayakları
birbirine bağlayan kemer yüzeylerinde orijinal kalem işi süslemeler yer
almaktadır.Ahşap üst örtüde künde kari tekniğinde yazılmış ahşap panolar ve
yaldızlı boyalı bezemeler muhteşem bir görüntüye sahiptir
TAKYECİLER CAMİİ : Diğer
camilere göre değişik üslubu olan Takyeciler Camiinin yapıldığı tarih
bilinmemektedir.Camide moloz ve kesme taştan yapılmış mekan ve kolonlar üzerinde
9 kubbe bulunmaktadır.
GARİPLER CAMİİ : Pazarcık
mahallesinde bulunan Garipler Camii Tokat'ın en eski camisidir.Danişment
Gümüştekin Ahmet Gazi tarafından 1074 yılında yaptırmıştır.Orijinal minaresi XI.yüzyıl
Türk tuğla işçiliğinin güzel örneklerinden biridir.Renkli çinilerle
süslenmiştir.
SENTİMUR TÜRBESİ : G.O.P
Bulvarı üzerinde,Moğol emirlerinden Sentimuroğlu Nurettin' e aittir. 1314
yılında yapılmıştır.Türbe içerisinde Moğol emiri Sentimur oğlu Nurettin'in
mezarı bulunmaktadır.
ALİ TUSİ TÜRBESİ : 1233
yılında Selçuklu Devlet adamı Ali El Tusi tarafından kendisi için
yaptırılmıştır.
SÜMBÜL BABA ZAVİYESİ : 1291
yılında yapılmıştır.Selçuklu mimarisinde az rastlanan asimetrik planına göre en
ilginç yanı portalıdır.Gök mermerden yapılmış stalaktitli portalin çevresini
bitkisel motifli rölyef bordür çevrelemektedir
NİKSAR ULU CAMİİ : İlçe
merkezi Ulu Camii mahallesindeki yapı 1145 yılında Cepnizade Hasanbey tarafından
yaptırılmış bir Danişmendli dönemi eseridir.Dikdörtgen planlı olup iç mekan dört
sıra ayakla 5 sahına ayrılmıştır.Anadolu’nun iyi durumda ayakta kalabilen eski
camilerinden birisidir.
ÇÖREĞİBÜYÜK CAMİİ : Niksar
ilçe merkezindedir.İlhanlı’ lardan kalan en önemli eserdir.Ebu Sait Bahadır Han
zamanında Tekke ve Zaviye olarak yapılan bu eser, 1939 ve 1942 yer
sarsıntılarında yakılmış, sadece porteli ayakta kalmıştır.Yıkılan bölümler 1957
yılında camii olarak yeniden restore edilmiştir.Camiinin en ilginç yanı, portal
skalaktitlerinin orta yerinde bulunan çömelmiş ceylan rölfeyidir.Camiye
Çöreğibüyük denmesinin nedeni, Portal alnında bulunan iki adet kabartma büyük
rozetlerdir.
Ayrıca Tokat ilinde bulunan diğer
tarihi camiilerden bazıları şunlardır.Zile İlçesinde ; Ulu Camii 1267 yılında
Mehmet Zaluli tarafından yaptırılmıştır. Boyacı Hasan Ağa Camii 1497 yılında
Sultan Hocaoğlu Ali tarafından yaptırılmıştır Turhal İlçesinde ; Turhal
Kalesinin yanında Kesik Baş camii, Ulu Camii, Ali Yusuf Baba, Şeyh Şehabettin,
Nurullah Efendi türbeleri bulunmaktadır. Erbaa ilçesi Akça kasaba merkezinde
bulunan camiinin kitabesi olmadığından yapım tarihi tam olarak
bilinmemektedir.Silahtar Ömer Paşa tarafından 1688 yılında yapıldığı
sanılmaktadır
KİLİSE VE KALINTILARI :
Niksar Kale Kilisesi Selçuklu Dönemi , Tama Torgus Kilisesi Bizans Dönemi ,
Erbaa Kilise kalıntısı Bizans Dönemi ,
DOĞAL GÜZELLİKLER
BALLICA MAĞARASI :
Doğanın gizemli gücünün en büyük örneğidir Ballıca Mağarası, Pazar ilçesinden
Akdağ' ın doruğuna doğru uzanan yolun 8.km' sinde yer almaktadır.680 metre boyu,
94 metre yüksekliği vardır. Mağara içindeki sarkıt, dikit, sütun, duvar ve örgü
damlataşları, Mağara gülleri ve iğneleri, damlataş havuzları ve soğan
sarkıtlarıyla dünyanın oluşum yönünden en zengin ve ve en güzel mağaralarından
biri kabul edilen Ballıca Mağarasını, gezerken büyüleneceksiniz.Mağaranın
ziyarete kapalı yerleri gezilen yerlerinden daha fazla.Yaz kış mağara
içerisindeki sıcaklığın 18-19 derecedir.1080 metre rakım yükseklikteki mağara
girişi yanında Valilikçe yaptırılan ahşap kafeterya ve dinlenme tesisleri
bulunur.
ZİNAV GÖLÜ : Reşadiye
İlçesinin Yolüstü ( Meğedün) Köyüne 3 Km uzaklıktadır.Gölün suları tatlıdır.Göl
bir dere ve küçük sularla beslenir.Ortalama 1.5 km2 alana sahiptir.Kenarında
bataklık yerler yoktur.Ortalama derinlik 10-15 m. Civarındadır.Etrafı korunmaya
alınmış orman alanıdır.Gölde kızılkanat denilen çok lezzetli bir tatlı su balık
türü yaşamaktadır.
KAZ GÖLÜ : Tamamına yakını
sazlıklarla kaplı olan Kaz Gölü, saksağan, akleylek, angıt, alaca balıkçıl,
akkuyruk, sallayan, karatavuk, küçük batağan gibi onlarca çeşit kuşu barındırır
.Orman Bakanlığınca Kaz Gölü Yaban Hayatı Koruma Sahası olarak tefrik edilerek
avlanma yasaklanmıştır.
GÖLLÜ KÖY GÖLÜ : Reşadiye
ilçesinin aynı isimle anılan köyü sınırları içerisinde yer alan göl doğal bir
güzelliğe sahiptir.
GIJ GIJ TEPESİ : Tokatlıların
serinlemek için çıktıkları, çam kokularının buram buram yayıldığı, Tokat'ı adeta
uçaktan seyrediyor havası veren olağanüstü güzellikte bir mesire yeridir.
GÜMENEK : tarihi Komana
Pontika yerleşim yeri üzerinde yer alır.Tokat'a 10 km .mesafededir.Tozanlı
çayının etrafını çevreleyen asırlık ulu ağaçlarıyla hafta sonları Tokatlıların
ilk uğrak yeridir.
YAYLA TURİZMİ
TOPÇAM YAYLASI : Tokat il
merkezine 15.km ve 1600 metre yükseklikteki Topçam yaylası temiz havası ve gür
ormanları ile olağanüstü bir güzelliğe sahiptir.
SELEMEN YAYLASI : 1514
yılında çaldıran seferine çıkan Yavuz Sultan Selim, ordusu ile bu yaylada
konaklamış ve Cuma namazını bu yaylada kılmıştır.O günden günümüze kadar
ilkbahardan itibaren ilk kar düşene kadar her Cuma günü Selemen 'de yayla pazarı
kurulmaktadır.Kurulan pazarda hala mübadele usulü alışverişin yapılıyor olması,
yörenin kültürel zenginliğini gösterir.
BATMANTAŞ YAYLASI : İl
merkezine 28 km uzaklıkta ve 1850 metre yükseklikteki Batmantaş Yaylası sık ve
gür çam ormanları tertemiz yayla havası ve buz gibi suları vardır.
AKBELEN ( BİZERİ) YAYLASI :
Tokat il merkezine 29 km uzaklıktadır.Çevrenin en büyük yaylasıdır.(1740
metre).Çim kayağına uygun geniş kırsal alanı, çam ve kayın ağaçlarından oluşan
muhteşem manzaralı ormanlarla çevrilidir.
DUMANLI YAYLASI : İl
merkezine 70 km. uzaklıkta ve 2578 metre yükseklikteki Dumanlı yaylasında
rengarenk yayla çiçekleri ile bezelidir.Dumanlı yaylası zinciri çevresinde başta
Çatak Yaylası olmak üzere 40 dan fazla yayla bulunmaktadır.
ÇAMİÇİ YAYLASI : Tokat'ın
Karadeniz' e açılan dağları üzerinde bulunan Çamiçi yaylası yazın konaklama
hizmeti vermektedir.Her yıl Niksar Belediyesince Çamiçi yayla şenlikleri burada
düzenlenmektedir.Çamiçi yaylasında Turizm Bakanlığından yatırım belgeli tesis
yanında nitelikli apart konaklama yerleri ve lokantalar yaz kış hizmet
sunmaktadır.
SAĞLIK TURİZMİ
SULUSARAY KAPLICALARI :
Kaplıcalar yılın her gününde hizmet verebilecek donanımlara sahiptir.Yıkanma
havuzları, otel ve 20 adet moteliyle, lokanta ve gazinosuyla konuklarına hizmet
veren Sulusaray Kaplıcaları, romatizmal, kadın hastalıkları, mide ve bağırsak
hastalıkları, karaciğer hastalıkları gibi bir çok hastalığa iyi
gelmektedir.Kaplıcalarda önceden rezervasyon yapılmaktadır.
REŞADİYE KAPLICALARI :
Çıktığı noktadaki sıcaklığı 48-49 derece olan kaplıca suyu felçli hastalara,
böbrek hastalılarına, kireçlenmelere ve romatizmal hastalıklara iyi
gelmektedir.Son derece modern, otel, villa, apart otel, bungalov evleri , yüzme
havuzlar, sosyal ve spor tesisleri ile hizmet veren kaplıcalara önceden
rezervasyon yapılmaktadır.Yeni yapılan tesisleriyle Reşadiye Kaplıcaları
bölgemizde Termal merkez konumundadır
ANTİK KENTLER VE ÖREN YERLERİ
SEBASTAPOLİS : Sulusaray
ilçe merkezinde yer alan antik kentin tarihi ilk Tunç Çağına kadar
uzanmaktadır.Tokat Müze Müdürlüğünce yapılan kurtarma ve sondaj çalışmaları
sonucunda kentin Helenistik Roma ve Bizans dönemlerinde de önemli bir yerleşim
merkezi olduğu anlaşılmıştır. Kentin ana merkezinde sur ile çevrili olduğu
görülmüş,sur içerisnde yapılan kazı sonucu bir hamam ve kilise ortaya
çıkmıştır.İlçenin çeşitli yerlerinde yapılan kazılar sonucu pek çok yapı taşı
bulunmuştur.Bazı taşların üzerine insan ve hayvan figürü işlenmiştir.Yine bazı
taşların üzerinde de haç işareti bulunmaktadır.Kilisenin tabanı küçük mozaikler
kullanılarak süslemeli bir şekilde yapılmıştır.İlçede Helenistik Roma ve Bizans
dönemine ait yapı taşlarından oluşturulan açık hava müzesi ve mozaikten insan
yüzü figürü bulunan mozaik müzesi ziyaretçilerin lgisini çekmektedir.
KOMANA : Tokat'ın Roma ve
Bizans Dönemindeki yerleşim merkezidir.Günümüzde Gümenek mesire yeri olarak
bilinmektedir.1940'larda yapılan araştırmada Helenistik ve Roma çağlarına ait
kalıntılar bulunmuştur.Kentin içinde tapınak ve sarayların bulunduğu
anlaşılmaktadır.
BOYUNPINAR : Artova ilçe
sınırları içerisinde yer alan Boyunpınar Köyünde Kalkaolotik Döneme ait höyük
bulunmaktadır.1952 yılında yapılan bir araştırma da höyüğün ilk üç katmanı
altında kalkolitik dönem kültür ve sanatına ait kırmızı, kahverengi, siyah
astarlı seramik çanak çömlekler bulunmuştur.Ayrıca Boyunpınar Köyü Özündürük
mevkiinde yumuşak kayaların oyulmasıyla oluşmuş, sığınak ve ibadet amacıyla
kullanılmış 3 katlı yer altı yerleşim merkezi ortaya çıkartılmıştır.
HOROZTEPE : Erbaa ilçesi
sınırları içerisinde yer alan Horoztepe de M.Ö.3000 yılına ait bir mezar ortaya
çıkarılmıştır.Bu mezarlıkta madeni ve altın süs eşyaları bulunmuştur.Bu eşyalar
arasında en önemli olanı, altın ve bronzdan yapılmış çocuğunu emziren kadın
heykelciğidir.Bu paha biçilmez eser halen Ankara Anadolu Medeniyetleri
Müzesi'nde teşhir edilmektedir.Daha sonraki yıllarda Horoztepe' de yapılan
kazılar sonucunda M.Ö.4000 yıllarına ait bulgular ele geçirilmiştir.Bu bölgede
yapılan kaçak kazılar sonucu çıkartılan eserler, halen dünyanın değişik
müzelerinde sergilenmektedir.
NİKSAR : Niksar (
Neocaeseria) Antik kentin üzerinde bugünkü ilçe merkezi bulunmaktadır.Müze
Müdürlüğünün Niksar'da bulunan Harmancık, kültür ve leylekli çeşme mahallerinde
yaptığı kazıda ortaya çıkartılan mezar kalıntılarına göre bu şehrin tarihi
belirlenmektedir.Niksar, Roma ve Bizans dönemlerinde işgal edilmiş, daha sonra
Anadolu Selçuklu Döneminde çok önemli bir merkez olmuştur.Ayrıca bir dönemde
Danişment Devletine başkent olmuştur.
BOLUS ( AKTEPE HÖYÜĞÜ) :
Tokat merkez Çamlıbel kasabası yakınındadır.Bugünkü köy eski Tunç, Hitit ve Frig
Dönemlerini ihtiva eden büyük bir höyük üzerindedir.
MAŞAT TEPE : Almus Baraj
Gölünün sular altında bıraktığı geniş düzlüğe hakim tepedir.Yapılan kazılar
sonucu ortaya çıkartılan seramikler buranın antik döneme ait bir yerleşim
merkezi olduğunu göstermektedir
MAŞAT HÖYÜK : Zile ilçesi
Yalınyazı köyünde yer alan Maşat Höyük ören yerinde ,1973-1984 yılları arasında
yapılan kazılar sonucu ortaya çıkartılan Hitit çivi yazısı ile yazılmış
tabletler Tokat tarihini aydınlatan en önemli kaynaklardan biri olmuştur.Bu
tabletlerin bir bölümü halen Tokat Müzesinde sergilenmektedir.Maşat Höyük'te M.Ö.
3000 yıllarında Eski Tunç Çağı,M.Ö. 2000 yıllarında Hitit Çağı,M.Ö. 1000
yıllarında Firig Çağının yaşandığı üç dönem tespit edilmiştir.Ayrıca Höyükte
Boğaz köy Hattutaş Hitit İmparatorluğuna bağlı bir uç beyinin sarayıda
bulunmuştur.Kazılarla ortaya çıkartılan Hitit sarayının kerpiç ve taş
duvarlardan oluşan mimari kalıntıları hava koşulları nedeni ile günden bugüne
eriyerek kaybolmaktadır.
MÜZELER
GÖKMEDRESE (PERVANE
DARÜŞŞİFASI) : Şehir merkezinde bulunan Gökmedrese 1277 yılında Muineddin
Pervane Süleyman tarafından yaptırılmış bir Selçuklu eseridir.Anadolu Selçuklu
Döneminin mimarlık ve sanatının en belirgin özelliklerini taşımaktadır.Gökmedrese
iki katlı, iki eyvanlı, ortası açık avlulu ve revaklı plan tipindedir.18.yüzyıla
kadar medrese bimarhane ve bir odası türbe olarak, daha sonrada göçmen barınağı
olarak kullanılmıştır.Müze içerisinde 6000 yıllık Tokat tarihinin her dönemine
ait eserler sergilenmektedir.
|