|
|
 |
 |
Okunma |
|
63 |
KİLİS
Binlerce yıldan beri konulup
göçülen,ekilip biçilen yerlerden olan Kilis; tarihi zenginliklere ve kültürel
potansiyele sahip nadide bir sınır kentidir. Her beş altı kilometre de bir
höyüğe (tümülüs) rastlanan, kültür deposu Kilis'te yapılan kazılarda karşımıza
değişik çağlardan ve medeniyetlerden (Asur, Fenike, Hitit, Roma, Bizans vb.)
tarihi eserler ve mezarlar çıkmaktadır.
M.Ö.l 700 yıllarında Kilis, Hitit
devletinin "önemli bir kentiydi. Bu medeniyetin ardından Asur, Roma ve Bizans
medeniyetlerinin hüküm sürdüğünü görüyoruz. Kilis'in İslam medeniyeti altına
girmesi Hz.Ömer zamanına (636) rastlar. Bu zengin medeniyetlerle harmanlanan
Kilis bölgesi, Yavuz Sultan Selim'in Merc-i Dabık Zaferi sonucu Osmanlılar'a
katılmıştır.
Suriye sınırına yakın yerde,
Gaziantep yolu üzerinde bulunan Kilis, Asurlular arşivine göre Kilizi olarak
biliniyordu. Kilis pamuk ve ipek dokumacılığı için olduğu kadar deri ürünleri
bakımından da önemlidir. En güzel alanlar her tarafta üzüm bağları ve
zeytinliklerle donanmıştır. Canbolat Bey kompleksi, eski hamamlar ve bir
zamanlar tekke gibi kullanılan bir merkez de görülmeye değer önemli yerlerdir.
Kilis-Gaziantep arasında Ravanda kalesinin de dahil olduğu diğer bir çok
görülmeye değer yer vardır. 5 km kuzeydoğudaki Kuzeyne kasabası, kalesi ve
mozaikleri ile bir açık hava müzesi gibidir. Burayı ilginç kılan şey, Hitit,
Roma, Bizans ve İslam dönemlerine ait kalıntıların aynı yerde görülebilmesidir.
Kilis'in 20 km doğusunda Korus kasabasında eski bir Roma merkezi bulunmuştur.Bir
kale, bir tapınak ve bir tiyatro kalıntıları ziyaretinizi beklemektedir. Ayrıca
Kilis'te Şurahbil Hasene Külliyesi ve Oylum Höyük gidilip görülmesi gereken
yerler arasındadır.
RAVANDA KALESİ
Kale Kilis'in 24 km, kuzeyinde
bulunan Polateli ilçesine bağlı Ravanda Köyü'nün yanındadır. Etrafı açık,
ufuklara hakim bir dağın sivri tepesine kurulmuştur. Dağın eteğinden Afrin çayı
geçmektedir. Dağın tepesi oyulmak suretiyle yapılan kalenin bugün ayakta kalan
kısmı, iç kaledir. Dış kale duvarlarının sadece bazı yerlerinde döküntüler ve
temeller kalmıştır.
Kalenin Hititler' e kadar uzanan çok
eski bir tarihi vardır. Bizans eseri olduğu da bir kısım tarihçiler tarafından
ifade edilmektedir.
OYLUM HÖYÜK
Oylum Höyük, Kilis ili
sinirlari içinde, Türkiye ile Süriye arasindaki sinira hakim bir konumda
bulunmaktadir. Gunumuzdeki bu siyasi sinir, ayni zamanda kuzeydeki Anadolu
siradaglari ile guneydeki Süriye ovalarini ayiran dogal bir cografi hattir.
Höyügün hemen yakinindan gecen Akpinar Deresi, Akdeniz'e dokulen Asi Nehri'nin
bir kolu olup, bu nehir ile Basra Körfezi'ne dokulen Firat Nehri arasinda
akmaktadir. Burasi aynizamanda Mezopotamya ve Akdeniz'deki eski uygarliklarin
toplandigi kulturel bir bolgedir.
Höyükteki kazılar halen devam
etmektedir
|