|
|
 |
 |
Okunma |
|
48 |
OSMANİYE
Osmaniye; Akdeniz Bölgesi’nin doğusunda yer alan, aynı bölgenin iklim
özelliklerini taşıyan,Çukurova’ya has zengin tarım toprakları ve geniş ormanları
ile şirin bir ildir.
Doğusunda Gaziantep, güneyinde
Hatay, batısında Adana, kuzeyinde ise Kahramanmaraş illeri vardır. İskenderun
körfezine 20 Km. mesafede olup, etrafını çevreleyen dağlarda irili ufaklı
onlarca yayla bulunmaktadır. Dört mevsimin bir gün içerisinde yaşandığı nadir
bölgelerdendir.
TARİHİ ESERLER
KARATEPE-ASLANTAŞ GEÇ HİTİT
KALESİ : Karatepe-Aslantaş; Kadirli İlçesi sınırlarında M.Ö. 8. yüzyılda,
yani Geç Hitit Çağında, kendisini Adana Ovası hükümdarı olarak tanıtan
Asativatas tarafından, kuzeydeki vahşi kavimlere karşı bir sınır kalesi olarak
kurulmuş, Asativadaya diye adlandırılmıştır.
Kalenin batısında, güney ovalardan
Orta Anadolu yaylasına geçit veren bir kervan yolu, doğusunda Ceyhan Irmağı (Pyramos),
bugün ise Aslantaş baraj gölü yer almaktadır. Yüksek kulelerle donatılmış
T-biçimli anıtsal iki kapı binası kale içine açılıyordu. İki kule arasından,
üstü açık bir geçitten sonra bir eşiğin arkasında bazalttan mil yatakları içinde
dönen anıtsal ahşap bir kapı aşılarak bir sahanlığa, bunun yanında iki yan
odaya, gene sahanlıktan da kale içine giriliyordu. Güneybatı kapı binasının iç
tarafındaki kutsal alanda çifte boğa kaidesi üstünde Fırtına Tanrısı'nın boy
heykeli yer alıyordu.
Kapı binalarının iç duvarları
bazalt bloklara işlenmiş arslanlar, sfenksler, yazıtlar ile günün inanç ve
yaşayışını sergileyen kabartmalardan oluşan duvar kaplamaları ile donatılmıştır.
KASTABALA ( Hierapolis ) ŞEHRİ :
Osmaniye İl merkezinin 12 km. kuzeyindeki Ceyhan Nehrinin kuzeybatıya
döndüğü kıvrımın içinde, Kesmeburun ile Bahçeköy arasında bulunan ovaya hakim
olan bir kaya çıkıntısı üzerinde Bodrum Kalesi adını taşıyan 13. yy. dan kalma
bir kale yükselmektedir.Bugün Kastabala ören yerinde görülen kalıntılar tamamen
Roma devrinden kalmadır.
Kastabala'nın oldukça iyi durumda
günümüze ulaşan antik yapı kalıntıları arasında en önemlisi hiç şüphesiz sütunlu
caddesidir.Kent merkezi; batıda sütunlu caddenin başladığı yerde bulunduğu
sanılan bir kapı tarafından sınırlanmaktadır. Güneyde, doğuda ve kuzeyde kentin
kurulu olduğu vadiyi çevreleyen tepeler, kent merkezini sınırlamaktaydılar. Kent
merkezinin ortasındaki sütunlu cadde batıdan doğuya arazinin eğimine uygun
olarak yükselerek üzerinde birkaç tonozun görüldüğü bir yapı kalıntısının
bulunduğu bölgenin kuzeyinden geçerek Propylon olduğu sanılan bir anıtsal kapıya
ulaşmaktadır. Bu kapı kalıntılarının güneybatısında bulunan ve büyük bir yapıya
ait olan mermer mimari parçalar bu tonozların büyük bir yapının altyapısı olduğu
izlenimini vermektedir.
ÇARDAK KALESİ : Osmaniye'nin
doğusunda ve 6 km'lik uzaklıktadır. Kale, Çardak köyünün üst tarafında 200
metrelik sarp bir tepe üzerindedir. Çardak köyünden yaya olarak gidilebilir.
Kale, dikdörtgen biçiminde ve 10 burçludur. Romalılardan kalma bir kaledir
HEMİTE KALESİ : Ceyhan Nehri
kenarında aynı adı taşıyan köydedir. Ne zaman yapıldığı bilinmemektedir.
Osmaniye'nin 20 km kuzey batısında bulunan Hemite kalesi, il merkezine asfalt
yol ile bağlıdır. Yılan kale ve Toprakkale gibi iki ünlü kalenin görüş ve
kontrol alanı içerisindedir. İkişer katlı 20 burçtan ibaret surlar 8-10 metre
yükseklikte ve 1500 metre uzunluğundadır. Romalılardan kalan tiyatro, tapınak ve
hamam dış surların içindedir.
KAYPAK (SAVRANDA) KALESİ :
Osmaniye'nin doğusunda, Kaypak yolu üzerinde 30 km'lik asfalt yol ile bağlıdır.
Kalecik barajının yanında yer almaktadır. Kalenin çevresi 800 metredir.
Dikdörtgen biçiminde olup surları 7-10 metre, burçları ise 8-10 metre
yüksekliktedir. 12 burcu ve kulesi vardır. Kale Romalılardan kalmadır.
TOPRAKKALE KALESİ : Kale M.Ö.
312-64 yılları arasında Selevkoslar (Selefküsler) tarafından 75 m. yükseklikteki
yığma bir tepe üzerinde kurulmuştur. Abbasiler döneminde Harun Reşit’ in
Çukurova’yı fethinde (786) siyah taş kullanılarak yeniden yapılmıştır.
İskenderun-Osmaniye yol kavşağında bulunan kaleye Abbasiler “Al-Kenisat-Tüs
Savda” (Kara Kilise), Hamdaniler (1O.yy) “Tel-Hamdün” adını vermişlerdir.
Kaledeki beyaz taş dekorasyon ve yuvarlak formlu mazgal delikleri Memluk dönemi
mimarisi üslubundadır. Kale 1517’den sonra Osmanlı döneminde bir süre kışla
olarak kullanılmış ve terk edilmiştir. Osmanlılar’ın “Kınık Kalesi” dedikleri
Toprakkale; Çardak, Bodrum Kalesi, Hemite, Anavarza ve Tumlu Kalelerinin görüş
ve kontrol alanı içerisindedir. Çevresi dış sunana çevrili olup 12 burcu vardır.
Yuvarlak burçiarı kalın sunana birbirine bağlanmıştır.
DAĞ VE DOĞA YÜRÜYÜŞÜ
Güney Amanos dağlarının eteğinde
kurulmuş olan Osmaniye topraklarının %42 si ormanlarla kaplanmış olup, tabi
güzellikleri ve eşsiz doğası ile tırmanma ve doğa yürüyüşleri için uygun
koşullar sağlamaktadır.
İl merkezine 30 km. mesafede ve 800
m rakımda bulunan Kaypak köyü (yaylası) başlangıç noktası olmak üzere, Gamalak
Tepe, Türkü Yazısı, Çayın Gözü, Çamlı Sırt, Gürdük Tarla, Çam Denizi, Zorkun
Yaylası, Mitisin Yaylası, Dervişpınarı Yaylası, Fenk Yaylası ,Karaçay Şelalesi
ve Karaçay Mesire Yeri olmak üzere toplam 50 km. mesafeli güzergah orman
içerisinde bulunmaktadır.
Denizden yüksekliği 200 m olan
Karaçay Mesire Yeri başlangıç olmak üzere, Karaçay vadisi ( Deresi ) boyunca
yaklaşık 5 km mesafede ve bölgeye has değişik ağaç ve bitkilerin bulunduğu
güzergah sonunda, 30 metre yükseklikten akan şelaleye ulaşılabilmektedir.
AV TURİZMİ
Av sahaları bakımından en ideal
bölge ilin 5 km dışında kalan araziler; Zorkun yaylası, Ürün bölgesidir. Burada,
genellikle bıldırcın,yaban domuzu avları yapılır. Ayrıca ilde Aslantaş baraj
gölünde ördek avı da yapılmaktadır.
YAYLA TURİZMİ
KADİRLİ-BEYOĞLU-SAVRUNGÖZÜ-DOKURCUN
VE ÇIĞŞAR YAYLALARI : Toros dağlarının kuzeydoğu uzantısı olan dibek
Dağlarının eteklerinde bulunan ve 65 km stabilize yolla ulaşılan yaylalar,
tamamen ardıç, köknar, sedir ağaçları, vahşi kayalıklar, yüksek dağ çayırları
ile rengarenk kır çiçeklerinin açtığı doğa mozaiğidir.
HASANBEYLİ-ALMAN PINARI YAYLASI :
Hasanbeyli ilçesine 4 km uzaklıkta bulunan yaylaya,asfalt yolla
ulaşılmaktadır. Bu bölgenin en eski yaylalarından olan Alman Pınarı, bağlar ve
bahçeler arasında kurulmuştur. Kır kahve ve lokantaları ile bakkal ve fırınların
hizmet verdiği yaylada kamp kurarak piknik yapılabilir.
KADİRLİ-ALMACIK YAYLASI :
Almacık yaylası; Bağdaş yaylasına 4 km mesafede bir tepe yamacına kurulmuş ve
orman ile içiçe şirin bir yayladır. Yaylalara yaz aylarında minibüs ve
midibaslarla gidilebilir.
Bunlardan başkaKADİRLİ -
MAKSUTOĞLU YAYLASI , SUMBAS-BAĞDAŞ YAYLASI , ZORKUN, OLUKBAŞI, ÜRÜN YAYLALARI
' da görülmeye değer yaylalardır.
SAĞLIK TURİZMİ
HARUNİYE KAPLICALARI :
Düziçi ilçesine 22 km uzaklıkta, Ceyhan ırmağının kenarındadır. Kaynak,
doğal çıkışlıdır. 25 lt/sn akım değerine 3542 banyo/ kişi / gün ve termal yatak
arz kapasitesine sahiptir. Termal suyun artışı ve korunması için özel bir
teknikle kaptaj ve sondaj gereği vardır.
Romatizma, kadın hastalıkları,
deri, sinirsel hastalıklar, beslenme bozuklukları, karaciğer ve safra kesesi,
mide ve bağırsak rahatsızlıkları gibi hastalıklara olumlu etki yapmaktadır.
KADİRLİ KOKAR KAPLICALARI :
Kokar, Kadirli'nin Koçlu (Avluk) köyü sınırları içerisindeki şifalı suya verilen
isimdir.Burası Karakütük köyü üzerinden ilçe merkezine 15 km
uzaklıktadır.Buradaki kalıntılar, bu sudan roma ve Bizans dönemlerinde de
yararlanıldığını göstermektedir
Kokar; mide, böbrek, bağırsak ve
cilt hastalarının şifa bulmak için geldikleri, çevresi çam ormanıyla çevrili
güzel bir yerdir.yüzyıllar önce bile bir "şifa merkezi" olarak kullanılan bu
yer, bugün ulaşım ve barınma olmak üzere yeterli alt yapıdan yoksundur.
|