|
|
 |
 |
Okunma |
|
37 |
NİĞDE
Kapadokya Bölgesinde yeralan Niğde, antik kentleri, tarihi ve kültürel eserleri,
Aladağ Milli Parkı ile önemli bir turizim merkezidir.Kentin en eski adının
Nahita veya Nekide olduğu sanılıyor. Bu addan ilk önce ünlü tarihçi İbn Bibi
bahsetmiştir. 14. yüzyılda Nakide kelimesi Nikde,Nigde okunacak şekilde
yazılmış, Cumhuriyet döneminde de Niğde şekline çevrilmiştir
Niğde'nin tarihi ile ilk
buluntular, neolitik döneme(M.Ö. 7250-5500) rastlar. Bunlar Bor Bahçeli Kasabası
Roma Havuzu yakınındaki Köşk Höyük'ten ve Bor Pınarbaşı Höyüğünden çıkartılan
eserlerdir. Anadolu'da Hitit dönemi olarak isimlendirilen M.Ö. 2000-7000
yıllarına ait eserler ise Kömürcü Köyü Göllüdağ Örenyeri'nden çıkartılmıştır.
Helenistik dönemde ise (M.Ö.330-30) Niğde bölgesi Büyük İskender'in
komutanlarından Eumenes'in kurduğu Bergama Krallığı'na dahil olmuştur. Tepe
Bağları ve Ulukışla Porsuk Höyük kazılarından bu döneme ait eserler
çıkartılmıştır.
M.Ö. 30 - MS. 395 yıllarını kapsayan
Roma devrinde Niğde bölgesi tarihinin en önemli konumlarından birini yaşamıştır.
Bu dönemde Tyana(Kemerhisar Kasabası) çevresinde yoğun bir yapılaşma görülür.
Saraylar,mabedler,su kemerleri ve yerleşim birimleriyle oldukça büyük bir kent
konumuna getirilmiştir. M.S. 395 yılında ise Anadolu Bizans hükümdarlığı altına
girmiştir. Özellikle Kapadokya ve Ihlara Bölgesi bu dönemi yansıtır. Niğde
bölgesi Bizans hükümdarlığında iken Sasani,Pers ve Arabların istilalarına
uğramıştır. Tyana kenti 931 yılındaki Arap İstilası sonucu büyük ölçüde
yıkılmıştır. Bu dönemin en güzel ve görkemli eserlerinden birisi Gümüşler
Kasabası yakınındaki Gümüşler Örenyeri ve Manastırıdır.
ÖREN YERLERİ
Gümüşler Ören Yeri ve Manastırı
: Niğde'ye 9 km. uzaklıktaki Gümüşler kasabasındadır.Bizans sanatının
Anadolu'daki en güzel ve en iyi korunmuş eserlerinden biridir. 1973 yılında
arkeolojik sit alanı kabul edilen manastır oldukça büyük ve geniş bir kaya
kütlesi içine kazılmıştır. Kaya oyuğu şeklinde dört sütunu bulunan kilisenin
duvarlarını freskler kaplamaktadır. Kilisedeki fresklerin güçlü ve canlı
anlatımları, barındırdığı yeraltı şehri, büyük mezarlık odası ve oldukça büyük
kaya kütlesine kazılmış yerleşim birimleriyle birlikte arıtılmış savunma
önlemleri nedeniyle Gümüşler ören yeri ve manastırı döneminin önemli din
merkezlerinden biri olduğunu göstermektedir.
Kuşkayası Mezarlığı :
Niğde'ye yaklaşık 40 km uzaklıktaki Karaltı Kasabası'nın yakınında
bulunmaktadır. Kasabanın Güneybatısında bulunan kaya mezarları bir vadinin iki
yamacında sıralanır.
Roma Havuzu: Bahçeli
kasabasındadır. Etrâfı mermerle çevrili Roma devrine âit bir havuzdur.
Tyna Harâbeleri : Bor
ilçesinin Kemerhisar bucağı yakınındaki şehir kalıntıları, Hititlere âit ve M.Ö.
2000 yılında önemli bir merkez olan Tuvana şehrine aittir.
Güllüdağ Harâbeleri:
Niğde'nin 40 km kuzeyinde Bozköy ve Kömürcü köyleri arasında Güllüdağ'da bir
Hitit şehridir. Şehir kalıntıları 3 km2dir ve surlarla çevrilidir. M.Ö. 8.
asırda yangın neticesi yıkılmış ve bir daha yapılmamıştır. Savaş ve tapınak
kalıntıları vardır.
Kaya Kilise ve Manastırlar :
Roma ve Bizans devrinde Ihlara Vâdisinde kayalara oyulmuş kilise ve manastırlar
olup, bâzısı bir saatte gezilecek kadar büyüktür.
Su Kemerleri: Kemerhisar-Bahçeli
kasabaları arasında Roma devrinden kalma su kemerleridir.
Roma Havuzu: Bahçeli
kasabasındadır. Etrâfı mermerle çevrili Roma devrine âit bir havuzdur.
İNANÇ TURİZMİ
Aladdin Cami (Merkez):
Büyük Selçuklu Hükümdarı Sultan Alaaddin Keykubat zamanında, Niğde Sancak
Beyi (valisi) olan Ziynettin Beşare tarafından 1223 yılında, il merkezindeki
Alaaddin Tepesi üzerine yaptırılmıştır. Selçuklu bezeme sanatının tüm
inceliklerini yansıtan cami, özellikle mimari açıdan türünün ilk ve ilginç
örneklerinden biridir.Caminin en zengin kısmı, geleneksel Selçuklu sundurma
örneğine göre yapılmış olan portalidir. Doğuya bakan portalin en büyük özelliği
güneş ışıklarının belirli bir açıyla, belirli bir saat ve dakikalarda (yalnızca
yaz ayları saat 10.00-11.00 civarında), portaldaki taş oymaları üzerinde
bıraktığı gölgelerle "Taçlı Kadın Başı" oluşturmasıdır. Cami bu özelliği ile
Selçuklu yapıları içinde ayrı bir öneme sahiptir. Taç giymiş ve örgülü saçı olan
bu kadın başından dolayı kapıya "Taç kapısı" denir.
Anlatılan efsaneye göre; camiyi
yapan usta, zamanın Niğde Sancak Beyinin kızına yani prensese aşık olur. Usta,
prensesle hiçbir zaman evlenemeyeceklerinin de bilincindedir. Bir gün ustaya
Sancak Beyi tarafından kentte bir cami yaptırılması için emir verilir. Usta ise
prensese olan aşkını anlatmak için bir fırsat aramaktadır. Aşkının sonsuza dek
süreceği anlamına gelecek şekilde, portalin üzerine prensesin yüz kısmını
taşlara mükemmel bir şekilde işler. Caminin eski kapısı Müzededir. Kapının
üzerinde beyaz mermerden yapılmış ters "T" şeklinde bir kitabesi vardır.
Kitabede eserin 620 yılında yaptırıldığı yazılıdır.
Sungur Bey Cami (Merkez):
Sungur Bey Cami, İlhanlılar zamanında Niğde Valisi olan Seyfettin Sungur Bey
tarafından il merkezinde, 1335 yılında yaptırılmıştır. Doğuda ve kuzeyde bulunan
iki giriş kapısı ve mihrabı bulunan caminin kuzeye bakan kapısının orijinal
dantel gibi ahşap işlemesi muhteşemdir.
Gümüşler Manastırı (Merkez) :
İl merkezine 9 km, Niğde-Kayseri karayoluna ise 4 km mesafededir. X. yy.
Bizans sanatının en güzel örneklerinden olan Kaya Manastırı ayrıca, günümüze
kadar en iyi korunmuş eserlerden de biridir. X. yy.a tarihlenen manastırın VIII.
yy. - XII. yüzyıllar arasında yapımının devam ettiği konusunda belirtiler
vardır. Kilise içinde son derece iyi korunmuş, muhteşem renkli freskler
bulunmaktadır. Fresklerde; Hz. İsa'nın doğumu, vaftiz edilmesi, kiliseye
takdimi, Havariler ve Hıristiyanlığın ileri gelenlerini gösteren konular
işlenmiştir. Apsisin solundaki nişte ise "Gülümseyen Meryem ve Bebek İsa"
resmedilmiştir. Bu Anadolu'daki tek gülümseyen Meryem freski olarak
belirlenmiştir.
Hüdavend Hatun Türbesi (Merkez) :
Niğde il merkezinde olan Türbe, Selçuklu sanatının en nadide eserlerinden
biridir. II. Gıyaseddin Keyhüsrev oğlu IV. Rükneddin Kılıçaslan kızı Hüdavend
Hatun tarafından 1312 tarihinde yaptırılmıştır.Sanat değeri tartışılmayan
Hüdavend Hatun Türbesi Anadolu'daki en önemli ve görkemli Selçuklu eserlerinden
birisidir.
Paşa Câmii: On beşinci asra
âit Osmanlı eseridir. Ali Paşa tarafından yaptırılan câmiyi oğlu Murâd Paşa
genişletmiştir. 1909'da tâmir gören câminin yanında türbe ve çeşme vardır.
Şah Mescidi: Sungur Bey Câmii
yakınında olup 1413'te yaptırılmıştır. Kare plânlı bir câmidir.
Hanım Câmii: Alâaddin
Tepesinin doğusunda olup 1452'de yapılmıştır. Arife Hanım tarafından tâmir
ettirildiği için Hanım Câmii olarak bilinir. Karamanoğulları devri eseridir.
Dışarı Câmii: On altıncı asır
Osmanlı eseridir. Tek kubbelidir. İnce işçilikli ve sedef kakmalı minber Sungur
Bey Câmiinden getirilmiştir.
Ulu Câmi: Bor ilçesindedir.
Karamanoğlu Alâaddin Bey tarafından 1410'da yaptırılmıştır. Câmi dikdörtgen
biçimindedir
Gündoğdu Türbesi: Hüdâvend
Hâtun Kümbetinin yanındadır. 1344'te ölen Hakkı Besvap için yaptırılmıştır. Kare
plânlı yapı içten kubbe, dıştan piramit çatı ile örtülüdür.
TARİHİ ESERLER
Niğde Kalesi ve Saat
Kulesi : Niğde Kalesi Kalenin temeli M.Ö. 8.yy. da Geç Hitit Döneminde
yapılmış, Roma-Bizans Selçuklu, Osmanlı Döneminde onarım görmüştür. Saat Kulesi
Kalenin batı burçlarından birinin üzerine inşa edilmiştir.
Ak Medrese: Karamanoğlu
AlâaddinAli Bey tarafından 1409'da yaptırılmıştır. Adını kapısındaki beyaz
mermerden alır. Selçuklu mîmârî tarzının çok güzel bir örneğidir. Ali Bey
Medresesi de denir. 1936'da restore edildikten sonra arkeoloji müzesi olarak
kullanılmaktadır. Geometrik motiflerle süslü giriş kapısı çok güzeldir
Hüdâvend Hâtun Kümbeti :
Moğol İlhanlı vâlisi Sungur Bey zamânında, Dördüncü Kılıç Arslan'ın kızı
Hüdâvend Hâtun tarafından 1312 senesinde yaptırılmıştır.
Sungurbey Kütüphânesi: Emîr-ül-ümerâ
Seyfeddîn Sungur Ağa tarafından 1335 senesinde yaptırılmıştır. Günümüzde İl Halk
Kütüphânesi olarak kullanılmaktadır.
SPOR TURİZMİ
Dağcılık ( Aladağlar ) :
Aladağlarda tırmanışlar için 3700 metre üzerinde üç doruk, 3000 metrenin
üzerinde çok sayıda doruk olan dağ içinde bir çok gölün bulunduğu genişçe bir
kazanı andırır. İlk baharda eriyen karlardan dolayı bir çok göl oluşur ama kurak
yaz mevsiminde bir çok göl buharlaşıp yok olur. Sadece yer altı suyu ile
beslenen bir kaç göl kalır.
Yükseklik 3756 m dir. Kalker
kayalardan oluşmaktadır. Emli ve Barasama vadileri dışında ormanlık alan
görülmez, Alpin bitki toplulukları gelişmiştir. Tırmanış için en uygun zaman
Haziran, Temmuz, Ağustos, Eylül ayları dır.
Aladağlara ulaşım için üç ana yol
bulunmaktadır. Batı Yönünden: Niğde'den araçla 1,5 saatte Çukurbağ veya
Demirkazık köyüne gidilir. Bu köyde her tür otel hizmeti veren bir dağ evi
vardır. Güney Yönünden: Adana'dan Karsantıya buradan da Acıman veya Trak
yaylarına gidilir. Kuzey-Kuzeydoğu Yönünden: Kayseri'den Yahyalıya buradan da
Barazama veya Büyük Çakır (Şelale) köylerine gidilir.
Demirkazık Tırmanışı :
Aladağların en yüksek zirvesi olan Demirkazık (3756 m.) tırmanışı için Çukurbağ
köyünden yaya olarak 1,5 saat uzaklıktaki Sokulupınar kamp yeri olarak seçilir.
Kamp yerinden doruğa tırmanış ve dönüş normal olarak 10-12 saat sürer.
Aladağlara çok sayıda tırmanış yapacaklar Yedigöller Vadisini kamp yeri olarak
seçmelidirler. Çukurbağ köyü-Yedigöller yaya 10-12 saattir. Yedigöllerden Emler
Zirvesi, (3723 m) Kızılkaya (3723 m), Direktaş (3470 m) doruklarına çeşitli
çıkış yollarından ulaşılır. Demirkazık Köyünde Özel İdarece yaptırılmış bulunan
100 yataklı yeni ve modern bir Dağ Evi bulunmaktadır. Burada yemek ve duş imkanı
olduğu gibi, bir kütüphanesi ve dinlenme salonları da mevcuttur. Dağ evinden
hareket edilerek Demirkazık ve Küçük Demirkazık (3425 m) zirvelerine tırmanmak
mümkündür. Ayrıca Çukurbağ köyünden hareketle 1,5-2 saatlik bir yürüyüş sonunda
Emli vadisine varılır. Buradan da Kaldı (3734 m), Güzeller (3461 m) ve Alaca
(3588 m) zirvelerine tırmanmak mümkündür.
DOĞAL GÜZELLİKLER
Aladağlar Milli Parkı :
Milli Park Niğde ili sınırları içerisinde Çamardı ilçesine yaklaşık 15
km.,Kayseri Yahyalı ilçesine 30 km.uzaklıktadır. Milli Park içerisinde kamp
alanları, günübirlik alanlar ve molakamp imkanları mevcuttur. Yöredeki
akarsularda alabalık üretimi ve spestif olta balıkçılığı yapılma olasılığı olan
Aladağlar ülkemiz turizmine alternatif olanaklar yaratacak potansiyele sahiptir.
Çadırla konaklanabilir.
(Primitif kamping) alanları, doğa
yürüyüş güzergahları, tırmanma doğrultuları düzenlenerek Yayla girişimleri
oluşturulacaktır. Yöredeki akarsularda alabalık üretimi ,sportif olta
balıkçılığı yapılmasına olanak sağlanacaktır. Yaban hayvanları üretme istasyonu
tesis edilecektir. Yaban Hayatı sakinleri ; yaban keçisi , ayı, başak,sansar ve
su samurudur. >
Kayardı Bağları Mesire Alanı :
İl merkezinin 2km. batısında, Hamamlı Köyü'ne kadar devam eden, Uzandı
Deresi kenarındaki yeşillik alandır ve gezi-mesire için çok elverişli bir
bölgedir.
Bahçeli Gezi ve Mesire Alanı:
Bor îlçesi sınırları içindeki. Bahçeli Kasabası'na çok yakın bir alandır.
Niğde'nin çok önemli tarihi değerlerinden biri olan Roma Havuzu etrafındaki
yeşil alan, mesire yeri olarak kullanılmaktadır. Bu bölge yakın bir zamanda
çevre düzenlemesi yapılarak, geniş halk kitlelerinin kullanımına açılacaktır.
Ayrıca bölgeye 2 km. uzaklıktaki Kemerhisar Kasabası'nda bulunan M.S. II. yüzyıl
Roma Dönemi eserleri olan Su Kemerleri ile birlikte Roma Havuzu çok önemli bir
gezi bölgesidir.
Demirkazık Gezi ve Mesire Alanı:
Dağçılık ve Kış Turizmi açısından önem taşıyan Aladağlar'ın eteklerinden
geçen Ecemiş Çayı ve Demirkazık Dağevi çevresindeki bölge, mesire alanı olarak
kullanılmaktadır. Dağevinden başlayıp Kayseri-Yahyalı Kapuzbaşı Şelaleleri'nde
son bulan trekking ve gezi rotası, Niğde turizmi açısından büyük önem taşır.
Çamardı İlçesi'ndedir.
Hasan Dağı: Çok güzel
manzaralı bir dağdır. Konik biçimde krater gölü vardır. Kış sporlarına
müsâittir.
Darboğaz-Meydan Gezi ve Mesire
Alanı: Yine dağçılık ve kış turizmi açısından önem taşıyan bir bölgedir.
Ulukışla İlçesi sınırları içinde bulunan Bolkarlar da trekking için oldukça
elverişlidir. Darboğaz Kasabası çevresin ve kasabaya 8 km. uzaklıktaki Meydan
Yaylası mesire alanı olarak kullanılmaktadır.
Keten Çimeni: Suyu bol,
manzarası güzel ve yeşil bir yayladır.
SAĞLIK TURİZMİ
Çiftehan Kaplıcası :
Niğde'ye 80 km. uzaklıktaki Çiftehan Kasabasındadır. Hem banyo hem de içme
türlerine elverişli olan kaplıca sularının, romatizma, sinirsel hastalıklar,
deri, kadın hastalıkları, beslenme bozukluğu gibi hastalıklara olumlu etkisi
bulunmaktadır. Kaplıca merkezinde tesisler modern ve büyük kapasitelidir
Kocapınar Suyu ve Çamuru : n
İl merkezine 2 km uzaklıkta Niğde-Bor yolu üzerindedir. Suyu mîde, barsak ve
romatizmal rahatsızlıklara iyi gelmektedir. Tesisi yoktur.
Kemerhisar İçmesi : Bor
ilçesine 10 km mesâfede Kemerhisar köyü yakınındadır. Suyu içme olarak mîde,
barsak, karaciğer ve böbrek hastalıklarında faydalıdır.
MÜZELER
Niğde Müzesi : Niğde Müzesi
üç büyük teşhir salonu, ihtisas kütüphanesiyle, modern konferans ve sergi
salonlarıyla, Orta Anadolu'nun en önemli müzelerinden birisi durumundadır.
Niğde'de ilk müzecilik faaliyetleri
1939 yılında, müze olarak kullanılan Akmedrese'de (Karamanoğlu Ali Bey
tarafından yaptırılmıştır) başlatılmıştır. Burası 1939-1950 yılları arasında II.
Dünya Savaşı nedeniyle İstanbul Arkeoloji Müzeleri'nin deposu olarak
kullanılmıştır.
Niğde Müzesi'ne girmeden,
ziyaretçileri Geç Hitit Dönemine ait, bazalttan yapılmış, "Hitit Fırtına
Tanrısı" yani "Teşup kabartması" karşılar. Bu eser M.Ö. VIII-VII. yüzyılda Orta
Anadolu'da hüküm süren Geç Hitit devletlerinden birisi olan "Nahita Krallığı"na
ait önemli eserlerden birisidir.
Aksaray İli Ihlara Vadisinden
(muhtemelen Yılanlı Kilise) bulunarak 1965 yılında müzeye getirilen rahibe
mumyası, Ihlara Vadisi'nin maketi ve tanıtıcı fotoğraflarıyla beraber
sergilenmektedir. Mumya teşhirinin arka bölümünde de, Orta Anadolu'nun en büyük
ve en önemli Roma kenti durumunda antik Tyana'dan (Kemerhisar) bulunarak
getirilen yüksek kabartma tekniğiyle yapılmış taş eserler sergilenmektedir. Bu
salonun önemli eserlerinden birisi de aruz vezinli ağıt kitabesiyle "Karamanlıca
Kitabe" olarak tanınan, M.S. 19. yüzyıla ait mezar taşıdır.
|