|
|
 |
 |
Okunma |
|
43 |
NEVŞEHİR
Nevşehir il alanı, Orta Anadolu'da, Erciyes, Melendiz ve Hasan dağları gibi eski
yanardağların kül ve lavlarının birikmesiyle oluşmuş çok geniş bir plato
üzerinde yer almaktadır. Tarihi M.Ö. 3000 yıllarına kadar uzanan ve tarih öncesi
çağlardan beri bir çok yerleşmeye sahne olan kent tarihte Kapadokya Krallığı
adıyla anılmıştır. Nevşehir'de Hititler, Persler, Makedonyalılar, Selevkoslar,
Roma, Bizans, Selçuklu, Dulkadiroğulları ve Osmanlılar hüküm sürmüştür.
Nevşehir'de turizimi iki ana
başlıkta ele almak gerekir. Birincisi Peri bacaları ve antik çağlardan kalan
kalıntılarıyla büyülü şehir kapadokya ; ikincisi felsefesi ve öğretileri ile
anadoluda Türk islam kültürünün yerleşmesine ve kalıcı olmasına büyük katkısı
olan ve alevi islam inancının yeşermesini sağlayan Hacı Bektaş-ı Veli dergahı.
HACI BEKTAŞ-I VELİ
Hacı Bektaş Veli’nin, Hoca Ahmed
Yesevi Dergahı’ndaki eğitim ve öğrenimini tamamladıktan sonra; 12. ve 13.
yüzyılın savaş ve kargaşa ortamında, barışın simgesi olan bir güvercin donuyla
Anadolu'ya geldiği söylenir.Anadolu’ya geldiğinde, mazlumun ve yoksul Anadolu
halkının safında yerini alan, bir süre Amasya’da Baba İlyas'la birlikte hizmet
veren Hacı Bektaş Veli; daha sonra güvercin donunda Sulucakarahöyük’e, bugünkü
Hacıbektaş ilçesine yerleşerek, Anadolu insanının yaşam biçimleri, inançları ve
kültürel değerlerinin sentezinden oluşturduğu, Anadolu Alevi ve Bektaşi inancını
ve yaşam felsefesini burada yeşertmiştir.
HACI BEKTAŞ-I VELİ ÖZEL
SAYFASINA GİTMEK İÇİN TIKLAYIN >>>>>
KAPADOKYA
Peribacaları gibi ilginç jeolojik
yapısı, kayalara oyulan yerleşim yerleri ,kiliseleri ve manastırlarıyla
ülkemizin en önemli doğal ve kültürel kaynaklarından büyülü şehir kapadokya..
Kapadokya'yı kaplayan yumuşak tüfün
kolayca dolayı kayada yaşam biçimi nesiller boyunca devam etmiş, daha sonraki
yüzyıllarda inzivaya çekilen keşişler için uygun bir ibadet yeri olmuştur.
Peribacaları : Vadi
yamaçlarından inen sel sularının ve rüzgarın, tüflerden oluşan yapıyı
aşındırmasıyla 'peribacası' adı verilen ilginç oluşumlar ortaya çıkmıştır. Sel
sularının dik yamaçlarda kendine yol bulması, sert kayaların çatlamasına ve
kopmasına neden olmuştur. Alt kısımlarda bulunan ve daha kolay aşınan malzemenin
derin bir şekilde oyulması ile yamaç gerilemiş, böylece üst kısımlarda yer alan
şapka ile aşınmadan korunan konik biçimli gövdeler ortaya çıkmıştır.
YERALTI ŞEHİRLERİ
Dünyada başka bir örneği bulunmayan
yeraltı şehirleri, mükemmel bir tekniğin ürünüdür. Havalandırma sistemleri, hava
dolaşımı tünelleriyle, emniyet ve güvenlik sistemleriyle, giriş ve çıkışlarda
ilginç teknikleriyle, zemindeki kuyularıyla ve çöp toplama mekanizmalarıyla
bugün bile ziyaretçileri şaşırtmaktadır. Yeraltı şehirlerinin ilk defa ne zaman
inşa edildiği bilinmemektedir.
Derinkuyu Yeraltı Şehri :
Yaklaşık 100.000 kişilik bir topluluğun barınma, yeme, içme, ibadet, savunma
ihtiyacını karşılayabilecek düzeydedir. Şarap üretimi yapılabilen, içinde su
kuyusu ve ahırlar bulunan yeraltı şehrinin 18-20 kat olduğu bilinmektedir. Bu
katlardan sadece sekizi temizlenerek ziyarete açılmıştır.
Kaymaklı Yeraltı Şehri :
Nevşehir'in 20 km. güneyinde Kaymaklı kasabasındadır. Sekiz katlı şehrin ilk
katı Hititler tarafından yapılmış, diğer katları ise Arap-Pers saldırıları
sırasında Romalılar ve Bizanslılar tarafından genişletilmiştir. İki km.den fazla
bir alana yayılan bu yeraltı şehrinin 4 katı temizlenmiş ve aydınlatılmış
durumdadır
Acıgöl Yeraltı Şehri : Özlüce
ve Mazı yeraltı şehirleri ile benzerlik gösterir. Henüz tam olarak temizlenmemiş
olan yeraltı şehrinde büyük salonlar birbirine tünellerle bağlanmıştır. Üç
girişi bulunan yerleşimin orijinal olmayan üçüncü girişinin her iki tarafına
kapı yüksekliğinde taşlar konulmuş, yatay tek taşla da kapı desteklenmiştir.
Sivasa Gökçetoprak Yeraltı Şehri
: Gülşehir ilçesi Gökçetoprak Köyü yakınındadır. Diğer yeraltı şehirlerinden
farklı bir jeolojik karaktere sahiptir. En altta kahverengi çamur taşı, üzerinde
tüf en üst katta da andezit kaya blokları bulunmaktadır. Halen tam olarak
temizlenmemiş olan yeraltı şehrinin iki katı tespit edilebilmiştir. Yeraltı
şehrinin içinde 25 metre derinlikteki su kuyusunda halen su bulunmaktadır.
Mazı Yeraltı Şehri : Kaymaklı
yeraltı şehrine 10 km. uzaklıkta, Mazı Köyü'nde bulunmaktadır. Mazı yeraltı
şehri, derin bir vadide yer alan köyün batı sırtına kurulmuştur. Değişik
yerlerinden dört giriş tespit edilmiştir. Asıl giriş düzensiz taşlardan örülmüş
koridorla sağlanmaktadır. Yeraltı şehrinin girişinde yer alan mekan ahırdır.
Şehrin genel özelliği alt kat mekan bağlantılarının kısa pasajlarla, üst kat
mekan bağlantılarının ise uzun dar pasajlarla sağlanmasıdır. Bu pasajların çoğu
kapandığı için yeraltı şehrinin ne kadar geniş bir alana yayıldığı
bilinmemektedir.
Özlüce Yeraltı Şehri :
Kaymaklı Kasabası'nın 6 km. batısında Özlüce Köyü'ndedir. Jeolojik yapısı ve
mimarisiyle diğer yeraltı şehirlerinden farklıdır. Değişik renkte tüflerden
yapılmıştır. Kat sistemine göre yapılmamış, geniş bir alana yayılmıştır
Özkonak Yeraltı Şehri :
Özkonak Kasabası'nda bulunan yeraltı şehri apartman düzenindedir. Mekanlar
tünellerle birbirine bağlanmıştır. Bugün mekanların tümü temizlenmiş durumda
değildir
Tatlarin Yeraltı Şehri :
Acıgöl ilçesine 10 km. uzaklıkta, Kale olarak adlandırılan yamaçta yer
almaktadır. Bugün sadece iki katı ziyarete açık olan yeraltı şehrinde odaların
ve dolapların ebatlarının oldukça büyük oluşu, çok sayıda kilisenin varlığı
buranın bir askeri garnizon ya da manastır kompleksi olduğunu düşündürmektedir.
ANTİK KALINTILAR
Kaya Mezarları : Mazı
Köyü'ndeki mezarlar Makedonyalılar Dönemi ile Hıristiyanlığın başlangıcı
arasındaki zaman dilimine aittir. Burada bulunan 5 mezar İ.Ö. VI. yüzyıldan
itibaren görülmeye başlanan Likya-Karia mezar stiline göre yapılmışlardır.
Sofular, Ortahisar ve Göreme'de Kapadokya Krallığı'na ait Asiatik stilde
mezarlar bulunmaktadır. Görkemli mezarlarıyla ünlü bir medeniyet olan Romalılar
Avanos ve Ürgüp çevresinde güzel mezarlar yapmışlardır. Bunlardan en ünlüsü ve
en güzeli Ürgüp'ün doğusundaki Ağzıgüzel'dir
Civelek Mağarası :
Gülşehir'in 4 km. doğusunda yer alan mağara bölgenin en eski yerleşimidir.
Gürlek Tepe olarak adlandırılan bir tepenin üzerinde bulunan mağara kalkerli bir
yapıya sahiptir. Mağaraya 14 metre uzunluğunda aşağıya doğru uzanan bir galeri
vasıtasıyla inilebilmektedir. Mağarada Kalkolitik döneme ait (İ.Ö. 5000-3000)
çeşitli objeler bulunmuştur.
Acıgöl-Topada Yazıtı :
Acıgöl yakınlarında 1934 yılında ortaya çıkarılmış bir kaya yazıtıdır. Yazıt,
Hitit hiyerografısi ile yazılmış olmakla birlikte, yazım karakterinin daha
eskiyi işaret ettiği düşünülmektedir.
KİLİSELER
Kapadokya'da Hıristiyanlık tarihine
ışık tutan en önemli eserler, kayalara oyulmuş kiliselerdir. Bölgede iki yüz
elliden fazla kilise bulunmakta, her vadide kilise ve manastırlara
rastlanmaktadır.Göremede Bulunan Kiliselerden bazıları;
Tokalı Kilise : Bölgenin en
büyük kaya kilisesidir. Aziz tasvirleri, müjde, ziyaret, bakireliğin ispatı,
Beytüllahim'e yolculuk, doğum, üç müneccimin tapınması, masum çocukların
katliamı, Mısır'a kaçış, İsa'nın mabede takdimi, Zekeriya'nın öldürülmesi,
İsa'nın Vaftizci Yahya ile buluşması, Kana düğünü, şarap mucizesi, ekmek ve
balıkların çoğalması, kör adamın iyileşmesi, Lazarus'un dirilmesi, son akşam
yemeği, ihanet, İsa Platus önünde, İsa Golgota yolunda, İsa çarmıhta, İsa'nın
çarmıhtan indirilmesi, İsa'nın gömülmesi, kadınlar boş mezar başında, İsa'nın
cehenneme inişi ve İsa'nın göğe yükselişi gibi sahneler resimlenmiştir.
Yeni Tokalı Kilise : Yeni
Tokalı Kilise X. yüzyılın sonunda yapılmıştır. Enlemesine dikdörtgen planlı,
beşik tonozludur. İsa'nın hayatı kronolojik sahneler halinde mavi ve kırmızı
renklerle kilise duvarlarına fresklenmiştir, Eski Kilise'den farklı tasvirleri
şunlardır: Yusuf un rüyası, İsa'nın mabette bilginler tarafından denenmesi,
Matta'nın görevlendirilmesi, Petrus-Andrea-Yakup ve Yahya'nın görevlendirilmesi,
dul kadının bağışı, sakat elin iyileştirilmesi, Meryem'in ölümü
Yılanlı Kilise (Aziz Onup/ırius
Kilisesi): XI. yüzyılda yapılan kilise tamamlanmadan bırakılmıştır.
Tonozunun her iki yanında Kapadokya'da yaşamış azizelerin tasvirleri yer
almaktadır. Kiliseye adını vermiş olan Aziz Onuphrius'un hikayesi şöyledir:
Hafifmeşrep bir kadın olan Onuphrius günün birinde tövbekar olur ve Tann'ya
kendisini erkeklere karşı koruması için yalvarır. Tanrı onu sakal ve bıyıkla
çirkinleştirerek Aziz mertebesine yükseltir.
Rahibeler Manastırı (Kızlar
Manastırı) : Yedi katlı bir kaya kütlesi olan kilisenin birinci katındaki
yemekhanesi, mutfağı, birkaç odası ve ikinci katındaki yıkık şapeli gezilebilir
durumdadır. Üçüncü katta yer alan ve bir tünelle ulaşılan kilisesi çapraz
kubbeli, dört sütunlu, üç apsislidir. Ana apsisteki templona Göreme'deki diğer
kiliselerde pek rastlanmaz. Katlar arasındaki bağlantı tünellerle sağlanmıştır
Elmalı Kilise : Adını
çevresindeki elma bahçelerinden alan kilisenin fresklerinden XI. yüzyıla ait
olduğu anlaşılmaktadır. İlk süslemeleri Aziz Basil ve Azize Barbara
kiliselerinde olduğu gibi doğrudan duvara kırmızı boya ile yapılan haç ve
geometrik motiflerdir. Kilise hem ikonodul dönemde hem de bu dönem sonrasında
kullanılmıştır. Kilisede, doğum, üç müneccimin tapınması, vaftiz, Lazarus'un
dirilmesi, başkalaşım, Kudüs'e giriş, son akşam yemeği, ihanet, İsa Golgota
yolunda, İsa çarmıhta, İsa'nın gömülmesi, İsa'nın cehenneme inişi, kadınlar boş
mezar başında, İsa'nın göğe çıkışı, aziz tasvirleri, İbrahim peygamberin
misafirperverliği ve üç Yahudi gencin yakılması gibi sahneler resimlenmiştir.
Karanlık Kilise : Karanlık
Kilise olarak adlandırılmasının nedeni, narteks kısmındaki küçük bir pencereden
çok az ışık almasıdır. Bu nedenle freskle/indeki renkler oldukça canlıdır ve
bölgenin freskleri en sağlam kalmış kilisesidir. XI. Yüzyıl sonunda yapılmıştır.
Kilisede, Müjde, Beytüllahim'e yolculuk, doğum, üç müneccimin tapınması, vaftiz,
Lazarus'un dirilmesi, başkalaşım, Kudüs'e giriş, son akşam yemeği, ihanet, İsa
çarmıhta, İsa'nın cehenneme inişi, kadınlar boş mezar başında, havarilerin
takdisi ve görevlendirilmesi, İsa'nın göğe çıkışı gibi sahneler resimlenmiştir.
Elmalı Kilise ve Çarıklı Kilise'de olduğu gibi Tevrat kaynaklı sahneler de yer
almaktadır.
Saklı Kilise : 1957 yılında
bulunduğu için bu kiliseye Saklı Kilise denmiştir. El-Nazar Kilisesi'ne
yakındır. Kırmızı rengin hakim olduğu freskleri doğrudan kaya üzerine
yapılmıştır. Mimarisi Mezopotamya kilise mimarisine benzer. XI- XII. yüzyıllar
arasında yapılmıştır. Kilisede, Deesis, müjde, doğum, İsa'nın mabede takdimi,
Vaftizci Yahya'nın görevlendirilmesi, başkalaşım, İsa çarmıhta, Meryem'in ölümü
ve aziz tasvirleri vardır.
Meryem Ana Kilisesi (Kuşluk
Kilisesi) : Göreme Vadisi'nin en güzel yapılarından biri olan kilise,
Kılıçlar Vadisi'nin .başladığı yamaçta, Tokalı Kilise'nin arkasındadır.
Kilisede, Aziz figürleri ve İncil siklusunun dört sahnesi yer almaktadır:
Beytüllahim'e yolculuk, doğum, İsa çarmıhta, Meryem'in ölümü ve aziz tasvirleri.
Göremede Bulunan Diğer
Kiliselerden Bazıları Çarıklı Kilise , Azize Barbara Şapeli , Kadir Durmuş
Kilisesi , Yusuf Koç Kilisesi , El-Nazar Kilises , Kılıçlar Kilisesi , Azize
Catherine Şapeli , Aziz Eustathius Şapeli , Yamalı Kilise , Eğri Taşı Kilisesi
,Eski Bacak Kilisesi, Teodocus Şapeli, Jerphanion Kilisesi, Madalyon Kilisesi,
Çift Yüzlü Şapel, Ağaçaltı Kiliseleri, Manastır Sütunlu Kilise ve Ala Manastır
Kilisesi'dir.
Ürgüp Kiliseleri
Pancarlık Kilisesi : Ürgüp-Ortahisar
yolunun üzerinde Pancarlık Vadisi'ndedir. Duvar resimleri yeşil zeminli olan
kilise oldukça iyi korunmuştur. Kilise, XI. yüzyılın ikinci yarısında
yapılmıştır. Geçen yüzyılda freskler yeniden boyanmış olmakla beraber iyi
korunmuştur. 1924 nüfus mübadelesinden önce Ortodoks Rumlar'in ziyaret ettikleri
bir kilisedir.
Ürgüp çevresinde bulunan diğer
kiliseler : Mustafapaşa'da Aios Vasilios Kilisesi, Konstantin-Eleni
Kilisesi, Kara Kilise, Yeşilöz Kilisesi (Aziz Theodore); Cemilköy'de Archangel
Manastırı, Hagios Stephonos Manastırı, Saint Euphemia Kilisesi; Soğanlı'da otuz
civarında kesme taştan yapılmış kilise bulunmaktadır. Soğanlı Vadisi XIII.
yüzyıldan beri Hıristiyan yerleşimidir. Önemli kiliseler Takkeli Kilise, Ak
Kilise, Geyik Kilise, Karabaş Kilise, Canavar Kilise, St. Barbara Kilisesi'dir.
Ayrıca,-Alakara Kilise ve Manastır Vadisi kiliseleri
Ortahisar Kiliseleri
Üzümlü Kilise (Aziz Nichitas
Kilisesi) : Ortahisar'ın batısında Kızılçukur Vadisi'nin girişindedir.
Üzümlü Kilise'nin bulunduğu peribacası, keşişlerin yaşadığı manastır kompleksi
gibi oyulmuştur. Kilise, peribacasının alt kısmında yer alır. Üst kısımda ise
tavanında kabartma haç olan kabartma bir tavan yer almaktadır. Kilisenin ithaf
yazısında Stylite Nichitas'a ait bir yazıt bulunduğundan, bu kilise Aziz
Nichitas Kilisesi olarak da anılmaktadır. Kesin olmamakla birlikte VII. veya IX.
yüzyıla ait olabileceği düşünülmektedir.
Ortahisar'da bulunan diğer kilise
ve manastırlar : Harım Kilise, Sarıca Kilise, Cambazlı Kilise, Tavşanlı
Kilise, Ala Kilise, Kepez Kiliseleri, Balkan Deresi Kiliseleri, Hallaç Dere
Manastırı.
Belisırma ve Ihlara Kiliseleri :
Hıristiyanlığın ilk dönemlerinden itibaren önemli manastır yerleşimleridir.
Ulaşımı zor olan ve gizlenmiş durumdaki bu vadiler çok fazla saldırıya maruz
kalmamışlardır. Belisırma Köyü, Ihlara ve Melendiz Çayı üçgeninde 105'i kilise
olan 4000 oyulmuş kaya kütlesi bulunmaktadır. Bu bölgedeki manastırlarda, mimari
ve ikonografi üzerinde diğer bölgelerde görülmeyen bir dış etki söz konusudur.
Önemli kiliseler şunlardır: Ala Kilise, Direkli Kilise, Kırkdamaraltı Kilisesi,
Karagedik Kilisesi, Eskibaca Kilisesi, Sümbüllü Kilise, Bahattin Kilisesi,
Ağaçlı Kilise, Yılanlı Kilise, Karanlık Kilise, Kokar Kilise, Purenliseki
Kilisesi, Eğritaş Kilisesi, Kemer Kilise, Saint George Kilisesi.
CAMİİLER
Camii Kebir (Kurşunlu) Camii :
Kaymaklı Camiikebir (Kurşunlu) Camii Damat İbrahim Paşa tarafından Osmanlı
sarayına aşçı olarak alınan ve daha sonra aşçıbaşılığına yükselen Kaymaklı'lı
Yeğen Hacı Abdullah Ağa tarafından 1732 yılında yaptırılmıştır.
Alaaddin Camii : Avanos,
ilçesi merkezinde yer alan Alaaddin camii. 1202 yılında Selçuklu Sultanı
Alaattin Keykubat tarafından yaptırılmıştır. 1948'de Meccanlı Athem İlhan Usta
Türk tarzı minare yapmış .Yapının özgün minaresine, doğu duvara bitişik 15
basamaklı merdivenle çıkılmaktadır. Ancak minare bugün yerinde değildir.Yeni
minaresi ise yapının, güney-doğu köşesindedir.
Taşkınpaşa Camii :Ürgüp
ilçesi, Damsa köyü merkezinde yer alan Taşkınpaşa Camii, Karamanlılar Dönemi'ne
aittir. Halen Ankara Etnografya Müzesi'nde sergilenen cevizden kakma tekniğinde
yapılmış mihrabı bugüne kadar kalan tek ahşap örnek olması nedeniyle önemlidir
Kara Camii : 1716 yılında
Damat İbrahim Paşa tarafından yaptırılmıştır Caminin minaresinin aleminin alt
kısmında benzeri olmayan bir süsleme yapılmıştır. Bu da minareye ayrı bir
özellik katmaktadır. Camide Sakal-ı Şerif bulunmaktadır ve belli zamanlarda
ziyarete açılmaktır
KALELER
Nevşehir Kalesi :
Selçuklular dönemine yapılan Nevşehir Kalesi Damat İbrahimpaşa tarafından
onarılmış ayrıca l979 yılında da yeniden restore edilmiştir.
Uçhisar Kalesi : Bizanslılar
tarafından yapılan kale 179 metreye kadar ulaşan yüksekliğiyle Uçhisar Kalesi,
Kapadokya bölgesinin en önemli seyir noktalarından birisidir.
Kadınlar Kalesi (Ürgüp) :
Selçuklular'ın savaş zamanında kadınların ve çocukların sığınması için
kullandıkları bir kaledir. Kaçış için kullanmak amacıyla Damsa Nehri'nin
aşağısına uzun bir tünelle bağlanmıştır. Erozyon nedeniyle kalenin önemli bir
kısmı göçmüştür.
MÜZELER
Nevşehir Müzesi :
Eski Eserler ve Müzeler Genel Müdürlüğü'nün 1966 yılında aldığı kararla
kurulmuştur. Müze, 1987 yılında şimdiki Kültür Sitesi bünyesindeki yerine
taşınmıştır. Müzede arkeolojik ve etnografık olmak üzere iki teşhir salonunda
yaklaşık 14,000 adet tarihi obje sergilenmektedir.
Göreme Açık Hava Müzesi :
Nevşehir'e 13 km. uzaklıkta ve Göreme Kasabası'nın 2 kilometre doğusunda yer
almaktadır. Göreme Vadisi'nin ilginç jeomorfolojik yapısı içinde IV. yüzyıldan
XIII. yüzyıla kadar yoğun biçimde yaşanan manastır hayatı, dini sanatın tarihi
sergilenir. Hemen her kaya bloğunun içinde kiliseler, şapeller, yemekhaneler ve
oturma mekânları mevcuttur.
|