Ana Sayfa  Define İşaretleri  Anadolu Efsaneleri  Videolar  Harita  Arama İletişim

Menü

   Ana Sayfa
   İçerik Gönder
 Alfabeler
 Anadolu Efsaneleri
 Anadolumuzun İlleri
 Antik Kentler
 Cinler
 Define İşaretleri
 Definecinin El Kitabı
 Dünyanın 7 Harikası
 Eşkiya Belgeleri
 Heykel
 Mağaralar
 Medeniyet Tarihi
 Mezar Tipleri & Steller
 Osmanlı Patişahları
 Tarih
 Tarihi Gizemler
 Tümülüsler
 Videolar
 Ölü Gömme Gelenekleri
  İletişim

 Manisa

Okunma

463

MANİSA
 

Batı Anadolu'da Spil Dağı ile Gediz Nehri arasında yer alan Manisa, Ege Bölgesinin ulaşım bakımından önemli bir noktasında bulunan zirai, ticari ve sanayi açıdan gelişmiş bir kentimizdir. Tarihi M.Ö. 3000 yıllarına inen ilde Hitit, Frig , Lidya, Makedon, Roma, Bizans, Beylikler ve Osmanlı uygarlıklarına ait izler bulunmaktadır. Tarih boyunca kültür ve sanatın yoğunlaştığı, ticaret yollarının geçtiği Manisa, kültürel ve doğal zenginlikleri ile ilgi çekici tatil olanakları sunmaktadır.

Manisa, tarihi, doğal ve folklorik değerler bakımından zengin bir ilimizdir. Yöredeki kalıntılardan, antik çağdan bu yana önemli yerleşimlere sahne olduğu, Sardes Kenti'nin Lidya Devleti'ne başkentlik yaptığı, Thyateira, Philadelphia ve Sardes'in Hıristiyanlığın ilk dönemlerinde önemli dini merkezler olduğu bilinmektedir. Magnesia ise Bizans döneminde önemli piskoposluk merkezlerinden biri olmuştur. Saruhan Beyliği'nin başkenti olan, Osmanlı İmparatorluğu döneminde de önemini koruyan ve uzun bir süre şehzadeler tarafından yönetilen Manisa'da, bu dönemlere ait birçok eser günümüze kadar ulaşmıştır.Yine Kula evleri klasik Osmanlı mimarisinin en güzel örneklerindendir. İncil'in vahiy bölümünde adı geçen Ege Bölgesi'ndeki yedi kiliseden üç tanesi Sardes, Thyateira ve Philadelphia Kiliseleri Manisa sınırları içindedir. Bu kiliseler, Sardes Sinagogu, Manisa Merkezdeki Ulu Camii, Sultan Camii ve Muradiye Camii inanç turizmi kapsamında ziyaret edilen eserlerdir.

TARİHİ ESERLER
 


 

SART : Salihli yakınlarında, bugünkü İzmir-Ankara yolu üzerinde, Manisa'ya yaklaşık 62 km uzaklıkta bulunan Sart , antik çağda Lidya Krallığının başkenti olması ve tarihte ilk altın paranın basıldığı yer olmasıyla ün yapmıştır. Arkeolojik kazılar sonucunda, başta Artemis Tapınağı, Sinagog, Cimnazyum başta olmak üzere altın arıtımevi ve mermerli cadde kenarındaki dükkanlar ile Artemis Mabedi yakınındaki küçük kilise gibi birçok eser ortaya çıkarılmıştır.

Sart Ören Yeri, Hıristiyanlığın ilk çağlarına ait Ege Bölgesinde bulunan yedi kiliseden Sart Kilisesinin bulunduğu yer olarak da yoğun bir biçimde ziyaret edilmektedir. Yine Sart ören yerinde İzmir-Ankara yolunun kuzey kenarında bulunan Sinagog, türünün Anadolu'daki en eski örneklerinden biri olması ve M.S. III. yüzyılda, Sart'ta bir Musevi cemaatinin varlığına işaret etmesi bakımından önemlidir

NİOBE : Spil Dağı'nın kuzeybatı eteklerinde, Çaybaşı deresinin doğu kenarında, Niobe diye anılan, kadın başı şeklinde, kurşuni bir kaya vardır. Aslında Tantalos'un kızı olan ve Thebai kralı Amphion ile evlenen Niobe'nin yedi kız, yedi erkek 14 çocuğu olur. Tanrıça Leto'nun ise Apollon ve Artemis olmak üzere sadece iki çocuğu vardır. Niobe'nin her fırsatta çocuklarının çokluğu ile övünerek kendisini küçümsemesi Leto'yu kızdırır. Bunun üzerine Apollon Niobe'nin oğullarını, Artemis ise kızlarını oklarıyla öldürürler. Niobe çocuklarının cesetleri başında günlerce ağlar Sonunda Zeus Niobe'nin acısına son vermek için onu Spil Dağı eteklerinde bir kaya haline getirir.

Antik çağdan buyana öyküsü dilden dile aktarılarak günümüze kadar gelen bu kaya,yakından bakıldığında doğal bir taş, biraz ilerideki dere kenarından bakıldığında ise kadın başı şeklinde görünmektedir.

AİGAİ : Manisa merkeze bağlı Köseler Köyü sınırları içinde bulunan Aigai , Herodot'un bahsettiği on iki Aiol kentinden biridir. Kenti çevreleyen surların bir kısmı ayaktadır. Agora, tiyatro, stadyum, meclis binası ile tapınak kalıntıları belirgin durumdadır.

KYBELE : Manisa-Turgutlu yolu üzerinde ,Manisa'ya yaklaşık 7 km uzaklıktaki Akpınar mevkiinde, Spil Dağı'nın kuzey eteklerindeki kayalara oyulmuş bir kabartma bulunmaktadır. Farklı ülke ve kültürlerde değişik adlarla anılan, Anadolu kökenli ana tanrıça Kybele'ye ait rölyef, yoldan 10-12 m kadar yüksekliktedir. Rölyefin üst kısmında hiyeroglif izlerinin Hitit karakteri taşıması nedeniyle, Hititlerin Batı Anadolu'ya yaptıkları seferler sırasında yapıldığı sanılan rölyef M.Ö. 13.yüzyılın ikinci yarısına tarihlenmektedir

YOĞUTCU KALESİ : Manisa-Menemen yolu üzerinden sapılan Uzunburun köyü yakınındadır. Hayli sağlam durumda olup, tarihinin Bizans, hatta Roma dönemine kadar indiği sanılmaktadır.

LİDYA KRAL MEZARLARI : Salihli-Akhisar yolunun güneyinde, Gediz Ovasının kenarında yaklaşık 90 kadar tümülüsü içeren Lidya Kral Mezarlığı bulunmaktadır. İrili, ufaklı bu tümülüslerin içinde en büyükleri Kral Alyattes ve Kral Gyges'e ait olanlardır.

DİĞER ESERLER : Rum Mehmet Paşa Bedesteni, Kurşunlu Han (1488), Yeni Han (19.yy.), Çukur Hamam, Dere Hamamı, Gülgün Hatun (Dere) Hamamı (14. yy.), Karaköy Hamamı, Hüsrev Ağa Hamamı, Alaca Hamam (15.yy.), Cumhuriyet Hamamı (16. yy.) , alaşehir Surlar, Şeyhsinan Türbesi, St.Jean Kilisesi, Kurşunlu Han,Antik Tiyatro, Kadışeh Türbesi, Pazar Camii, Yağhane Camii, Güdük Minare Camii, Yıldırım BEYAZİD Camii, Şeyhsinan Camii ve Sarı Saltuk türbesi sayıla bilir

İNANÇ TURİZİMİ
 

ALAŞEHİR (PHİLADELPHİA) : Alaşehir'in üzerine kurulu olduğu antik Philadelphia kentinin akropolü durumunda olan Toptepe düzlüğünde bulunan tapınak kalıntıları, Toptepe'nin kuzey eteklerinde bulunan tiyatro, Bizans döneminde yapılmış olan surlar ve doğu kapısı ile M.S. VI yüzyıla ait St . Jean kilisesi en önemli eserlerdir.

Havarilerden loannes adına yapılan St . Jean Kilisesi, Ege Bölgesindeki Hıristiyanlığın ilk çağlarına ait 7 kiliseden birisidir.

İncil'in vahiy bölümünde adı geçen ve kendilerine mesaj gönderilen Yedi Kilise ( Smyrna , Pergamon , Thyatira , Sardes , Philadelphia , Laodicia ve Ephesus ) Hıristiyanlığın ilk kiliseleri olarak kabul edilir. Hepsi de Anadolu'da olan bu kiliselerin üç tanesi ( Sardes , Philadelphia ve Thyatira ) Manisa ili sınırları içinde bulunmakta ve inanç turizmi kapsamında ziyaret edilmektedir. Buradaki kilise sözcüğü kilise binasından ziyade cemaat anlamındadır.

AKHİSAR (THYATİRA) Bugünkü Akhisar ilçesinin bulunduğu alanda ilk yerleşim izleri M.Ö. 3000 yıllarına inmektedir.

Mevcut kalıntıların yanı sıra, Hıristiyanlığın ilk çağlarına ait Ege Bölgesinde bulunan yedi kiliseden Thyatira kilisesinin bulunduğu yer olarak inanç turizmi kapsamında da ziyaret edilen ören yerlerindendir.

CAMİLER : İlin önemli camileri merkezde 14. yy'a tarihlenen Ulu Cami, Kanuni Sultan Süleyman'ın eşi Hafsa Sultan adına yapılan Sultan Camii ve projesi Mimar Sinan'a ait Muradiye Camii ve Akhisar ilçesindeki Ulu Cami sayılabilir. 1490 tarihinde II. Bayazıt'ın eşi Hüsnü Şah Sultan tarafından yaptırılan Hatuniye Külliyesi görülmeye değerdir.

DOĞAL GÜZELLİKLER
 


 

SPİL DAĞI MİLLİ PARKI : : Ege Bölgesinde Manisa ilinin yamaçlarına yaslandığı Spil Dağı üzerinde yer alan Milli Park Manisa'dan 24 km.lik bir karayolu ile ulaşılmaktadır.

Kanyon vadiler, inler, mağaralar, dolinler ve lapyalar gibi karstik oluşumları jeolojik yapısından kaynaklanan ilgi çekeci yer şekilleridir.

Çam, ardıç, kavak, ceviz, kızılağaç, karaağaç, meşe ağaçlarından meydana gelen bölgenin zengin bitki türleri yanında, Milli Parkta bilimsel araştırmalarla belirlenen 20'den fazla endemik bitki türü bulunmaktadır. Osmanlı İmparatorluğu'nun bir devrine adını veren ve Avrupa Ülkelerine de götürülen Manisa laleleri de Milli Parkta tabii olarak yetişmektedir.

Arazinin jeomorfolojik yapısı dağcılık tracking ve atıcılık sporlarına uygundur.

Görülebilecek Yerler: "Ağlayan Kaya" adıyla bilinen yer görülmeye değer güzelliktedir. ('Mitoloji de bu kaya 14 çocuğunun öldürülmesi ile ardından ağlayan Niobe'ye aittir.)

Milli Parkın Dulkadın mevkiinde mağaralar eskiden yerleşim birimi olarak kullanılmıştır, Buraya ait bazı buluntular Manisa Müzesinde sergilenmektedir.

Milli Parkın doğusunda 600 metre yükseklikte bulunan ve içi tamamen sülüklerle dolu olan "Sülüklü Göl" kalker bazı erimesi ile meydana gelmiş bir dolin gölüdür. Yine suların kalker serilelinin altını eritip oymaları ile çok sayıda inler oluşmuş bunların en büyüğü " Paşaini"dir . Parkın yakınında sıcaklığı en az 21 dereceye kadar yükselen ılıca mevcuttur.

Mevcut Hizmetler ve Konaklama: Park bölge halkının rekreasyon ihtiyacını gidermektedir. Arazinin jeomorfolojik yapısı dağcılık sporuna uygundur. Aynı zamanda track ve atıcılık sporları da yapılmaktadır. Milli Parkın Ataalanı mevkiinde düzenlenen günübirlik ve kamp alanı bölge halkının yaz-kış rekreasyon ihtiyacını büyük ölçüde karşılamaktadır. Kır gazinosu ve bunglowlar mevcut hizmetler içindedir

Ayı, karaca, kurt, çakal, domuz, tilki, sansar, porsuk, dağ keçisi, akbaba, kartal ve sülün yörede yaşayan yaban hayvanlarıdır.

SAĞLIK TURİZMİ :
 

SART KAPLICALARI (ÇAMUR HAMAMI) : Manisa'ya 68 km, Salihli'ye 11 km uzaklıktaki bu kaplıcalar romatizma, nevralji, kadın hastalıkları ve cilt hastalıklarının tedavisinde yararlı olmaktadır.

EMİR KAPLICALARI : Manisa'ya 130 km, Kula'ya 20 km uzaklıktadır. Romatizma ve cilt hastalıklarına iyi gelen kaplıca sularının, az miktarda içildiğinde sindirimi kolaylaştırdığı ve karaciğere yararlı olduğu söylenmektedir.

SARAYCIK KAPLICALARI : Manisa'ya 124 km, Demirci'ye 53 km. uzaklıkta olan kaplıcalar romatizma, cilt ve kadın hastalıklarının tedavisinde kullanılmaktadır.

KURŞUNLU KAPLICALARI : Salihli'nin 5 km. kadar güneybatısında, Manisa'ya 71 km. uzaklıkta olan kaplıca romatizma, solunum yolları hastalıkları, cilt ve kadın hastalıkları ile nevralji tedavisinde kullanılmaktadır.

URGANLI KAPLICALARI : Manisa'ya 55 km. Turgutlu'ya 17 km. uzaklıkta olan kaplıcanın sularından hem kaplıca hem de içmece olarak yararlanılmaktadır. Kaplıca olarak romatizma, kireçlenme, siyatik, egzama, hemoroit, cilt, sinir ve kadın hastalıklarına; içmece olarak da mide, bağırsak ve böbrek hastalıklarına iyi gelmektedir.

YAYLALAR :
 


 

Spil Dağı'nın kuzeyinde yer alan Sultan Yaylası (Kiraz Yaylası) gözde yaylalardan biridir. 1200 metre yüksekliğindeki Atalanı Yaylasında ise Spil Milli Park Başmühendisliğinin yönetimindeki kamp alanında gerek mevcut dağ evlerinden kiralamak suretiyle, gerekse de ziyaretçilerin kendi karavan ve çadırlarını kullanmak suretiyle konaklamaları mümkündür. Bundan başka Manisa Keçiliköy Manastır Yaylası ile Turgutlu Ovacık Yaylası, yayla turizminin gelişebileceği potansiyel alanlardır.

SPOR TURİZMİ :
 

DOĞA YÜRÜYÜŞÜ : Manisa'nın güneyinde bulunan Spil Dağı Milli Parkı, topografik özellikleriyle dağcılık ve trekking için uygun bir alan oluşturmaktadır

AVCILIK : Manisa ve yöresinde keklik, ördek, bıldırcın, tavşan ve yaban domuzu avı yapılmaktadır. Ayrıca Salihli ilçesinde bulunan Demirköprü Baraj Gölünde sazan ve levrek, Gölmarmara ilçesindeki Marmara Gölünde ise sazan ve yılan balığı avlanabilmektedir

YAMAÇ PARAŞÜTÜ : Ünlü Manisa lalelerinin doğal olarak yetiştiği Spil Dağı, rekreasyon özelliğinin yanı sıra klimatizm, trekking, dağcılık ve yamaç paraşütü için uygun bir alan oluşturmaktadır

KUŞ GÖZLEM ALANI :
 


 

Etrafı sulak çayırlar ve sazlıklarla kaplı olan Gölmarmara ilçesindeki Marmara Gölü de kuş çeşitliliğine imkan veren doğal bir çevre oluşturmakta ve birçok kuş türünü barındırmaktadır.

MANİSA MESİR MACUNU :
 

Manisa Mesiri Tarihçesi : Uygarlıklar beşiği Anadolu’nun en eski tarihi kentlerinden olan Manisa aynı zamanda kaynağını tarihten alan köklü bir geleneğe MESİR geleneğine sahiptir. Yaklaşık 500 yıldır devam eden bu güzel gelenek şehirde değişik anlamlı bir yardımlaşma ve bayram havasına sebep olmaktadır. Önceleri tedavi edici özelliklerinden dolayı, sonraları gelenek olarak halka saçılan Mesir Macununun ortaya çıkışı hakkında çeşitli söylenceler vardır.

Bunlar arasında halkın inanışına en uygun olanı şöyle anlatılır; Osmanlı Padışahı Yavuz Sultan Selim’in eşi, muhteşem Süleyman diye tarihe geçen Kanuni Sultan Süleyman’ın annesi Hafsa Sultan Manisa’da iken hastalanır. Hastalığına çare bulunamayan Sultan’ın kendisinin yaptırdığı Sultan camii medresesinin başına getirilen Merkez Efendi bitki ve baharatların karışımından oluşan bır macun hazırlar. 41 çeşit baharat karıştırılarak hazırlanan bu macunu yiyerek sağlığına kavuşan Hafsa Sultan, hastalara bu ilacın verilmesini ister. Halktan gelen isteğin artması üzerine, kağıtlar sardırılan macunun Sultan camii’nin kubbe ve minarelerinden saçılmasını buyurur. Halk her yılın 21 Mart Nevruz günü Sultan camii önünde kendisi toplanır ve böylece Manisa Mesir Şenlikleri doğmuş olur (1539).

Mesir Macununun Özellikleri : Mesir Macununun genel özellikleri, hoş ve lezzetli kokusudur. Diğer özellikleri arasında ağrılara, sancılara, soğuk algınlıklatına, hazımsızlıklara, iştahsızlıklara ve ağız kokusuna karşı kullanılmasını sayabiliriz. Macunun terkibinde kullanılan 41 çeşit baharat şunlardır:

Halk İnanışı :halkın inançlarına göre şu faydaları olduğu söylenir; Macundan yiyen bir kimseyi bir yil boyunca zehirli hayvanların sokmayacağına inanılır. Nevruz günü en ağır hastalar bile yese iyi olurlar. Macunu yiyen gelinlik çağındaki kızların, o yıl evleneceklerine inanılır. Çocuğu olmayanların, bu macundan yedikleri taktirde çocukları olacaklarına inanılır. Çocuk hastalıklarına da faydalı olduğu söylenir




Rastgele                                                                                              Son Eklenenler
Türeyiş Destanı


Kütahya Mağaraları


Tokat Mağaraları


İzmir Mağaraları


Mersin


Tümülüs Mezarları


Maya Uygarlığı'nın Çöküşü


Uzaydan Gelen Felaketler


Anasazilere Ne Oldu?


Moche Uygarlığı'nın Çöküşü


                                  Powered by Tutkum.Net | Copyright © 2008 Tüm Hakları Saklıdır
define define Medikal definecilik define Forum imsakiye sağlık bilgileri

define define işaretleri definecilik