|
|
 |
 |
Okunma |
|
129 |
KAYSERİ
Orta
Anadolu'nun, sanayi ve ticaret merkezi Kayseri, başta Paleolitik ve Prehistorik
çağlara ait olmak üzere Kültepe Kaniş-Karum'un da ortaya çıkan katlar ve diğer
yörelerde yapılan tespitlere göre Eski Tunç, Hitit, Frig Helenistik, Roma
Bizans, Selçuklu, Osmanlı ve Cumhuriyet dönemlerine ait eserlerden oluşan zengin
bir kültürel mirasa sahiptir.
Dünyanın en eski şehirlerinden biri
olan Kayseri (eski Mazaka, Kaisareia), klasik çağlarda Kapadokya adı verilen
bölgededir. Kızılırmağın güneyinde bulunan bu bölge, Tuz gölünden Fırat nehrine
kadar uzanır. İpek yolu buradan geçer. Bu nedenle her çağda tüm ulusların
ilgisini çekmiş ve pek çok uygarlıkların beşiği olmuştur.
SPOR TURİZMİ
Kayak ( Erciyes ) : Orta
Anadolu'nun en yüksek doruğu olan Erciyes Dağı (3916 m.) Kayseri ilinin 25 km.
güneyinde yükselir. Sönmüş bir volkan olan dağın yüksek kısımları yılın her
mevsiminde kalıcı karlarla örtülüdür. Dağın kuzeyinde ise bir km. uzunlukta bir
dağ buzulu mevcuttur. Kayak Merkezi Dağın kuzey yamaçlarında yeralan Tekir
Yaylası üzerindedir. Erciyes, Kayak Merkezi olmanın dışında, dağcılık sporu
açısından ülkenin önemli dağlarından biridir.
Kayak tesislerine en yakın
havaalanından (Kayseri-Erkilet) otobüsle 40 dakika, kent merkezinden 30 dakikada
ulaşılmaktadır. Kayseri şehir merkezinden kayak tesislerine ulaşım özel
araçlarla mümkündür. Ayrıca bir çok otel müşteriler için servis organize
etmektedir.
Erciyes Dağınının doğu ve kuzey
yamaçlarında yeralan kayak alanları 2200 -3100 metre yükseklikleri arasındadır.
Kayak için en uygun zaman 20 Kasım-20 Nisan tarihleri arasıdır. Normal kış
koşullarında kar kalınlığı 2 metre dolayında bulunmaktadır. Genellikle toz kar
niteliğindedir. Yaz Kayağı, Tur Kayağı ve Helikopterli Kayak yapılması
mümkündür. Yörede karasal iklim hüküm sürmektedir. Hakim rüzgar yönü güney ve
batı yönlerindedir.
Dört devlet konuk evi, bir otel
bulunmaktadır. Konaklama yerlerinde lokanta, bar, yüzme havuzu, kayak hocası ile
malzeme kiralama hizmetleri mevcuttur. Ayrıca büyük bir kafeterya ve sağlık
ocağı bulunmaktadır. Kayak merkezinde toplam 1905 kişi/saat 2 adet teleski ve 1
adet telesiyej olmak üzere 3 adet mekanik tesis mevcuttur.
Rafting : Aladağlar Milli
Parkı alanında yer alan Zamantı ırmağında rafting yapılmaktadır.Zamantı ırmağı
üzerinde biri 1 km. olmak üzere iki doğal köprü bulunmaktadır. Ayrıca amatör
raftingciler için Kızılırmak'ta rafting yapılacak parkurlar tespit edilmiştir.
Yamaç paraşütü : Kayseri ili
sınırlarındaki Ali Dağı, il merkezine 15 dk. uzaklıktadır. Kayseri elverişli
coğrafyası ile yamaç paraşütünün yanı sıra, kayak, bisiklet gibi diğer sportif
turizm çeşitlerine de olanak sunar. Erciyes Ünivesitesi'ndeki Sivil Havacılık
MYO, Ali Dağına hafta sonları eğitim uçuşları düzenlemektedir. Kalkış Pistleri ;
600 ile 750 irtifa farkına sahip, birisi güney, diğeri kuzey rüzgarlarına uygun
iki kalkış pisti mevcuttur. Stabil rüzgarlarda tepenin dik ve düzgün eğimi
saatlerce yelken yapmaya elverişli,ancak türbülanslı havalarda dikkatli olmak
gereklidir. İniş Pistleri: Tepenin önünde rahatlıkla iniş yapılabilecek alanlar
bulunmaktadır.
TARİHİ ESERLER
Kayseri Kalesi :
Şehir merkezinde, Kayseri surları ve kalesi geniş bir alana sahiptir. Roma
İmporaloru III. Gordianus zamanına (M.S 238-244) ait sikkelerdeki bilgilere göre
bu tarihte Kayseri'de surların inşa edilmiş olduğu anlaşılmaktadır. Bizanslılar
döneminde Justinian şehri koruyabilmek için esas suru daraltmıştır. Kayseri
Kalesi iki bölümden ibarettir: Dış kale, iç kale. Dış kalenin önemli bir bölümü
yok olmuştur.İç Kale, hiç bir yönden dış kale ile bağlı bulunmamaktadır.
Müstakil bir yapı durumundadır. Doğu ve güney kısmında ayrı biçim ve kuruluşta
iki kapısı vardır. Sonradan Cumhuriyet Meydanına bakan üçüncü bir kapı daha
açılmıştır. Kale içi, kuyumcular tarafından çarşı olarak kullanılmakta olup;
ayrıca Fatih dönemine ait Kale Camisi bulunmaktadır.
Vezir Hanı : III. Ahmed
zamanında Sadrazam Nevşehirli Damat İbrahim Paşa tarafından 1727 yılında
tüccarların oturması için yaptırılmıştır. Mimari bakımdan çok enteresan olan bu
handa halı, yün ve pamuk alımı mümkündür..
Sultan Hanı : Bünyan ilçesi
Sultanhanı Köyü'nde 1236 yılında 1. Aleaddin Keykubad tarafından yaptırılan ve
3.900 metrekarelik alanı kaplayan han, masif duvarlar ve çeşitli takviye
kuleleriyle dıştan bir kaleyi andırmaktadır.
Karatay Hanı : Bünyan ilçesi
Karadayı Köyünde 1240 yılında Atabey Emir Celaleddin Karatay tarafından 2.
Keyhüsrev zamanında yapılan hanın, iri saç örgülü beden kulelerinin bulunduğu
kapısı çok görkemlidir
Gıyasiye Medresesi ve Gevher
Nesibe Şifaiyesi : Kayseri Tıbbiyesi, Selçuklu Sultanı Gevher Nesibe'nin
vasiyeti üzerine, Ağabeyi Selçuklu Hükümdarı Gıyaseddin Keyhüsrev tarafından
1206 yılında yapılmıştır. O devirde, Gıyasiye (Temel Bilimler) ve Darüşşifa'sı
(Hastane), tek planla birlikte ve yan yana inşaa edilmiş, ikisi Tıp eğitim ve
öğretimini başlatmıştır. Temel bilimlerde okuyan talebelere, Talib ve hastanede
hasta başında pratik yapan ve daha ileri seviyelere yükselen talebelere ise
Danişmend adı verilmekte idi. Bu eser dünyanın en eski Tıp Fakültelerinden
biridir.
Seraceddin Medresesi :
Gavremoğlu Mahallesi, Hunat Külliyesinin güneydoğusunda bulunan medrese,
gıyaseddin Keyhüsrev zamanında Seraceddin Lale Bedr ( Emin) tarafindan 1238
yılında yaptırılmıştır
Hunat Medresesi : Hond, Huand
gibi de yazılan bu isimle, Selçuklu Sultanı 1. Alaeddin Keykubat'm eşi ve 11.
Gıyaseddin Keyhüsrev'in annesi Mahperi Hatun anlatılır. Medrese, şehir
merkezinin Kağnıpazarı mevkiindeki Hunat Hatun Külliyesi'nin bir parçasıdır.
Plan itibariyle dıştm dikdörtgen bir çerçeveye sığdırılmış iki eyvanlı
medreselerdendir. Medresenin kitabesi yoktur. Ancak caminin iki cümle
kapısındaki kitabelerden 1238 yılında yaptırıldığı anlaşılmaktadır.
Sahabiye Medresesi :
Cumhuriyet Meydanında bulunan medrese, 1267 yılında, Selçuklu vezirlerinden
Sahip Ata Fahrüddin Ali tarafından çeşmeyle birlikte yaptırılmıştır. Avluya
bakan odaları işyeri olarak kullanılan medrese, aslına uygun onarılmıştır.
Hacıkılıç Medresesi :
İstasyon Caddesinde üzerinde yer lan Hacı Kılıç Camisi ve Medresesi 1249/50
yılında İzzettin Keykavus tarafından yaptırılmıştır. Yapının sağ tarafı medrese,
sol tarafı camidir.
Tekgöz Köprüsü : Kayseri'ye
30 km. uzaklıkta ve Kızılırmak üzerindedir. 1202/3 tarihinde Kayserili Hacı Ali
Şir Bin Hüseyin tarafından yaptırılmıştır.
Güpgüpoğlu Konağı :
Cumhuriyet Mahallesi'ndeki bu konağın yapımı 1419-1497 yılları arasında
başlamış, ilave ve onarımlarla bugünkü haline kavuşmuştur. Haremlik ve Selãmlık
olmak üzere iki bölümdür.
Erkilet'te Hıdrellez Köşkü :
1241/42 yıllında yaptırılmış bir Selçuklu dönemi köşküdür..
Haydar Bey Köşkü : XIV.
Yüzyılın ikinci çeyreğinde yapılmıştır. Kente 5 km. uzaklıktadır.
Babük Bey Köşkü : Moğol
beylerinden Babük Bey tarafından 1366/67 yılında yaptırılmıştır.
İNANÇ TURİZMİ
Han Camii : Seyyid
Burhanettin Bulvarı üzerinde bulunan cami ve kümbet 13. Yüzyıl ortalarında
Selçuklular zamanında yapıldığı tahmin edilmektedir. (Handan camiye
dönüştürülmüştür)
Hacı Kılıç Camii ve Medresesi :
Sahabiye Mahallesi, İstasyon caddesi üzerinde bulunan cami ve medrese, 1249
yılında Selçuklu vezirlerinden Abdul Kasım Ali Tasil tarafından yaptırılmıştır
(Sultan İzzettin Keykavus Dönemi). Cami ve medresenin giriş kapıları ince bir
şekilde işlenmiştir
Hunat Hatun Camii : Camii,
medrese, türbe ve hamamdan oluşan bu külliye, gerek genel görünüşü, gerekse
yapılış şekliyle Anadolu'da bulunan Selçuklu eserlerinin en güzel ve en
önemlilerinden biridir. Kayseri kalesinin doğusunda, şehiri çevreleyen surların
dışında yer alan külliye; 1237-1246 yılları arasında I. Keykubat'ın karısı II.Keyhüsrev'in
annesi Mahperi Hunat Hatun tarafından yaptırılmıştır
Kurşunlu Camii : 1574 yılında
doğan Hacı Mehmet Paşa tarafından yapılmış olun bu caminin planını bizzat Mimar
Sinan çizmiştir. Kubbesi kurşunla örtülü olduğu için Kurşunlu Cami
denilmektedir.
Lale (Lala) Camisi : XIII.
yüzyıl Selçuklu dönemi eseridir. Lala Musluhiddin Paşa tarafından yaptırıldığı
ileri sürülmektedir.
Soğanlı Kaya Kiliseleri :
VIII. ve XIII. yüzyılda Kappadokya bölgesinde yapılan kilise (şapel) ve
manastırlardan en ilginç plan ve görünüşe sahip olanları Soğanlı'dadır. Soğanlı
kaya kiliselerinin duvarları değişik renklerle boyanmış durumdadır ve üzerine
resimler yapılmıştır. Ayrıca bu kiliseler içinde ve bazı kaya oluklarında dini
resimlerin yasaklandığı ikonoklastik döneme ait tek renkli geometrik motifler ve
haç resimleri bulunmaktadır.
Duvar resimlerindeki konular
İncil'den alınmıştır. İsa peygamberin doğumu, vaftiz edilişi, mahkemesi,
mucizeleri, çarmıha gerilişi, Hz. Meryem'in başından geçen olaylar, at üzerinde
Kudüs'e gidişi ve azizlere ait freksler vardır. Soğanlı kiliseleri arasında
Tokalı, Gök, Karabaş, Canavar, Meryem Ana, St. Barbe ve Geyikli kiliseleri en
fazla ilgi çeken ve gezilen yerlerdir.
Bölge'de Roma döneminden kalma Azize
Barbara (Tahtalı ), Karabaş, Büyük Kilise, Saint Joan Kilisesi, Yılanlı Kilise,
Kubbeli Kilise, Saint George Kilisesi, Gök ve Tokalı Kilise de ilgi çeken
eserler arasındadır. Ağırnas'ta da Agios Prokopios Kilisesi önemli eserler
arasında yer alır.
Surp Kirkor Lusovoriç Kilisesi :
Kayseri'nin Bizans Hıristiyan dünyasındaki öneminin en iyi örneklerinden
biri de, Hacılar- Erciyes yolu üzerinde, merkezden yarım saat yürüme mesafesinde
olan, ibadet ve ziyarete açık Surp Kirkor Lusovoriç Kilisesi. Rivayete göre
kilisenin temeli, 1700 yıl önce atılmış. Gençliğinin büyük bir bölümünü
Kayseri'de geçiren Surp Krikor (Aziz Gregory), Ermeni kilisesinin kurucusu ve
ilk piskoposuymuş.
Bugün kilisede, mart ve haziran
aylarında olmak üzere, yılda sadece iki kez dini tören yapılıyorsa da zamanında
bin kişilik bir cemaati varmış. İstanbul Ermeni Patrikliği tarafından yönetilen
bu törenler için, İstanbul'dan din adamları geliyor. İstanbul ve başka ülkelerde
yaşayan Ermeniler için bu kilisenin büyük önemi var.
Sırçalı Kümbet : Sırçalı
kümbet, Kayseri'de Birinci Endüstri Meslek Lisesinin bahçesinde yer almaktadır.
Geniş, dört köşe planla kaide üzerine oturtulmuş ve yuvarlak planlı bir sanduka
odasına sahiptir. Silindir şeklinde olan bu türbe çok düzgün ve üstün işçilikle
kesme taşlardan yapılmıştır. 14. yüzyıl eserlerindendir.
Melikgazi Türbesi : Melikgazi
Türbesi, Pınarbaşı ilçesinin Melikgazi köyündedir. Kayseri'ye 91 km
uzaklıktadır. Kare kesitli plan üzerine kurulmuş klasik Selçuklu türbeleri
tarzında iki katlı olarak inşa edilmiştir. 7 sanduka ve cesedin yer aldığı
türbede mumyalı olanı Melik Gaziye aittir. Mimarisi ile bölgenin tek örneğidir.
Döner Kümbet : Döner kümbet,
Kayseri'de Talas yolu üzerinde bulunmaktadır. Prenses Şah Cihan Hatun adına
yaptırılmış önemli ve görkemli bir türbedir. Selçuklu eserlerinin en güzel
örneklerindendir. Sarımtırak kesme taştan on iki köşeli ve yüzlü olarak (her
yüzünde değişik geometrik şekiller ve efsanevi yaratıkları sembolize eden
kabartmalar vardır) inşa edilmiştir.
Mahperi Hunat Hatun Türbesi :
Mahperi Hatun türbesi, şehir merkezinde Hunat camii ile medrese arasında
yapılmış mimari karakterli anıtsal bir Selçuklu eseridir. Sekiz köşeli olarak ve
süslü bir şekilde yapılmış bulunan türbenin içerisinde yan yana üç mezar taşı
bulunmaktadır.
Çifte Kümbet : Çifte kümbet,
Kayseri'de Sivas caddesinde bulunmaktadır. Eyyubi hükümdarı Melik Adil'in kızı
Adile Hatun adına kızları tarafından 1247 yıllarında yaptırılmıştır. Kare
şeklinde ve kenarları sade silmeli, yüksek kaide üzerine oturtulmuş sekizgen bir
kümbettir.
ANTİK KALINTILAR VE ÖREN YERLERİ
Soğanlı Harabeleri : Açık
müze olarak ziyarete açık bulunan Soğanlı harabeleri Yeşilhisar ilçesinin
Soğanlı köyündedir. Bizanslılar döneminin MS 3-7 inci yüzyıllarından kalma
birçok kalıntılara sahiptir. Bu kalıntılar, Kubbeli Kilise, Ak Kilise, Büyük
Kilise, Yılanlı Kilise, Saklı Kilise, Meryem Kilisesi, Geyikli Kilise adlarıyla
anılan kilise kalıntılarıdır. Soğanlı köyüne yakın olan Yeşilhisar'ın Erdemli,
Doğanlı, Başköy ve Araplı köylerindeki kiliseler de Nevşehir'in Göreme
kiliselerinin benzerleridir. Ayrıca Ürgüp, Göreme vadisinde yer alan
peribacalarının devamı da bu bölgededir
Fraktin Kaya Yazıtları :
Develi ilçesinin güneydoğusunda yer alır. Bir su kenarındaki kaya üzerine
kabartma olarak işlenmiştir. Hitit sanatının en güzel örneklerinden birisidir.
Sahne iki kısımdan ibarettir. Sol taraftakinde orta yerde duran bir sunağın iki
tarafında iki şahıs karşılıklı ayakta durmaktadır. Figürlerin üzerindeki
hiyeroglif (resim yazısı) yazısından sağdakinin III. Hattuşiliş, soldakinin de
fırtına tanrısı Teşup olduğu anlaşılmaktadır. Kabartmanın sağ tarafındaki
sahnede ise oturan tanrıça ile ayaklarına kadar inen bir örtüye sarınmış bir
kadın görülmektedir. Üst tarafındaki yazılardan bu kadının III. Hattuşilişin
karısı "Büyük kraliçe Pudu-Hepa" olduğu bilinmektedir.Bu kabartmanın M.Ö, XIV.
yapıldığı anlaşılmaktadır.
İmamkulu Kayası : İmamkulu
kaya kabartması, Develi ilçesine 40 km kadar uzaklıkta İmamkulu köyünün
Şimşekkaya mevkiinde bulunmaktadır. İri blok kayanın oval şekil verilmiş yüzünde
fırtına tanrısı; üç dağ tanrısının eğilmiş başları üzerinde boğa koluşu bir
arabaya binmiş olarak görülür.Abide üzerinde fırtına tanrısının adı olan
işaretlerden başka yazı bulunmadığından zamanını kati olarak bilemiyoruz. Fakat
motif ve stil özelliklerinden bu abidenin de "Büyük Hitit Devleti" zamanına ait
olduğu tahmin edilmektedir.
Karakuyu Kartuşu : Pınarbaşı
İlçesine bağlı, Karakuyu Köyündeki, Viranşehir höyüğünün üst tarafında
bulunmuştur. Bu tür büyük blok taşlar üzerine işlenmiş kit genelde kuyu ve su
başlarına konduğu bilinmektedir. Kayseri Arkeoloji Müzesine, Karakuyu Köyünden
1932 senesinde getirilmiş ve müzenin en güzel köşesine konmuştur. Hitit
sanatının en güzel örneklerinden biridir. iki kanatlı Hitit Güneş Kursu stelin
tam üst ortasına büyük bir incelik ve ustalıkla işlenmiştir. Kanatlarının içinin
işlenişi ve süslemeleri ayrı bir özellik taşır. Hemen güneş kursunun altında
Hitit Hiyeroglif (Resim yazısı) ile yazılmış iki satırlık kit yer alır. Kabartma
ve kalın olarak yazılan birinci satırda; 'Hattuşili, kahraman büyük kral IV.
Tuthalia büyük kral kahraman' ikinci satırda ise; Tanrı ve dağ adları
sıralanmaktadır. Bugün bu satırın tam olarak okunuşunu anlamak mümkün
olmamıştır.
Kültepe : Kültepe,
Kayseri-Malatya karayolunun 22. kilometresinden sonra 3km. kadar içerde bir
tepedir (höyüktür). Karahöyük köyü içindeki Kültepe; biri yerlilerin oturduğu
höyüten, öteki aşağı şehir veya Asurlu tüccarların yerleştiği Karum alanından
oluşmuştur. Höyüğün çapı 500 m., ova seviyesinden yüksekliği 20 m.'dir
Höyükte yapılan kazılardan şehrin;
Roma, Helenistlik Greco, Pers ve özellikle Tabal dönemindeki önemini Geç-Hitit
döneminde de koruduğu anlaşılmıştır.Höyükte ve Karum'da 1948 yılından itibaren
sistemli kazılar devam etmektedir. Ticaret hayatıyla ilgili çivi yazılı önemli
tabletler bulunmuştur.Kültepe, Kaniş-Karum Orta Anadolu'nun eski bir yerleşim
yeri ve ticaret merkezi olması bakımınde çok önemlidir.
Kuruköprü (Talas) : Talas
ilçesine bağlı Kuruköprü Köyündedir. Roma dönemi su kemeridir. Bir dere üzerine
kurulmuş 1 adet sivri, 13 adet yuvarlar kemerden oluşur. Selçuklular döneminde
kemer araları doldurularak su bendi haline getirilmiştir. Yapı ikiye bölünmüş
vaziyette ayaktadır. Köprü yüzleri kesme yontu taşla yapılmış, iç kısımları
molozlarla doldurulmuştur. Batıda ayaklara takviyeli büyükçe sivri bir kemer
bulunur.Kemerler üzerinde boydan boya uzanan su kanalının yarım olan yan
duvarları çoğu yerde yıkılmıştır. Kuzey cephesi takviyelidir. Köprünün batı
tarafındaki bir kısım yerleri yıkıktır.
Roma Mezarı : İl merkezinde
İstasyon caddesinde medrese arkasında bulunan Roma Mezarı ile Felahiye ilçesine
7 km uzaklıktaki büyük mermer taşlardan yapılmış olan Roma Mezarı en
önemlilerindendir. Bu mezarların Kapadokya'nın Roma eyaleti olduğu dönemde
yapıldıkları bilinmektedir.
Tomarza Kaya Mezarları :
Kömür köyü batısında bulunur ancak hakkında pek fazla bilgi yoktur.
DOĞAL GÜZELLİKLER
Kayseri - Sultansazlığı Tabiatı
Koruma Alanı : İç Anadolu Bölgesi'nde Kayseri ili, Develi-Yahyalı ve
Yeşilhisar ilçeleri, Sultansazlığı mevkiinde yer almaktadır. Alanın büyüklüğü;
3650 Ha. Yay Gölü 1900 Ha.,Kebir Sazlığı 3300 Ha. Sultansazlığı,8350 Ha. Otluk
Alan olmak üzere toplam 17.200 Ha.dır. Sahaya Kayseri -Niğde devlet karayolunun
62 km. sindeki Yeşilhisar ilçesinden ayrılan 15 km.lik bir yol ile
ulaşılmaktadır.
Milletlerarası öneme sahip sulak
saha habitatın da nesli tehlikeye düşmüş veya düşebilir türlerin de yer aldığı
301 kuş türü bulunması, 85 kuş türünün kuluçka yaptığı Türkiye'nin en önemli
kuluçka alanlarından biri oluşu , tatlı ve tuzlu su ekosistemlerinin bir arada
bulunduğu nadir bir ekosistem oluşu, Avrupa'da turna, Flamingo, balıkçıl,
kaşıkçı kuşlarının bir arada kuluçka yaptığı tek alan olması, göç yolları
üzerindeki önemli bir kuş toplama yeri oluşu özelliklerini oluşturmaktadır.
Sahada saz, kamış(Prakmites communic), Üç köşe (Scirpus ssp.), Kındıra (Carex
ssp.), sulak saha içinde Nilüfer, Göl Sarmaşığı ve yosunlar bulunmaktadır.
Memelilerden; su faresi,yarasa, adalarda tilki ve tavşan, balıklardan; sazan ve
bazı küçük balıklar, sürüngenlerden; su yılanı ve kertenkele, adalarda su
kaplumbağası, kurbağa ve sülük bulunmaktadır.
Kapuzbaşı Takım Şelaleri :
Yahyalı İlçesine 76 km. uzaklıkta olan ve boyları 30-50 m. arasında değişen yedi
ayrı dizi halinde akan Yahyalı Şelaleleri Zamantı nehrine karışmakta ve bu
nehirlerle birlikte Seyhan'a ulaşmaktadır.Debisi ve yüksekliği ile dünyanın
belli başlı şelalelerinden olan Yahyalı Şelaleleri, görüntüsü ile insanları
büyüleyen bir tabiat harikasıdır.
SAĞLIK TURİZMİ
Bayramhacı Kaplıcası :
Kayseri'nin 65 km. batısında, Bayramhacı köyüne 1,5 km. uzaklıkta yer alan
kaplıcada 55 oda 140 yatak kapasitesi, iki erkek, iki bayan olmak üzere toplam
dört havuzla hizmet vermektedir. Kaplıcanın 38ºC / 40ºC sıcaklığındaki suyun
romatizma, deri, kalp ve kan dolaşımı, solunum yolu ve kadın hastalıkları
tedavisinde yararlı olmaktadır.
Tekgöz Kaplıcaları :
Kayseri'ye 33 km. uzaklıkta Kocasinan ilçesi Yemliha kasabasında bulunan
kaplıcada, biri erkek biri bayan olmak üzere iki havuz mevcuttur. Kaplıcanın
43ºC sıcaklığındaki suyu; romatizma, deri, solunum yolu, böbrek ve idrar
yolları, kadın hastalıkları tedavisinde yararlı olmaktadır.
MÜZELER
Arkeoloji Müzesi :
1929 yılında. Selçuklu eseri Hunat Hatun Medresesinde hizmete açılan müzenin
yetersiz hale gelmesi nedeniyle Gültepe Parkı yanında açılan yeni müze binası
1969 yılında ziyarete açılmıştır.Müzedeki eserler kronolojik bir sıra dahilinde
teşhir ve tanzim edilmişlerdir. Sergilenen eserlerin büyük bir bölümünü Kültepe
kazısında ele geçen eserler, satın alma, hibe veya müsadere yolu ile çevreden
toplanan eserler oluşturmaktadır.
Tıp Tarihi Müzesi : Tıp
Tarihi müzesi, Selçuklu sultanı İkinci Kılıçaslan'ın kızı Gevher Nesibe Sultanın
vasiyeti üzerine kardeşi Gıyaseddin Keyhusrev tarafından 1205 yılında
Anadolu'nun ve Avrupa'nın ilk tıp okulu ve hastanesi olarak yaptırılmıştır.
Bugün müze olarak kullanılmaktadır. Bu müzede ilaç yapımında kullanılan aletler,
reçetelerden örnekler, tıbbi kitap ve dokümanlarla, çeşitli tıbbi araç-gereçler
ve hasta ile akıl hastalarını iyileştirici çeşitli mekanları içeren odalar yer
almaktadır.
Güpgüpoğlu Konağı (Etnoğrafya
Müzesi) : Şehir içinde Cumhuriyet Mahallesindedir. Mevcut evlerin en eskisi
ve iyi muhafaza edilenidir. Bu ev haremlik ve selamlık olmak üzere iki bölümdür.
1419-1497 tarihleri arasında yapılmaya başlanan bu evin, XVIII. yüzyıla kadar
bölüm bölüm yapıldığı anlaşılmaktadır .; 18 Mayıs 1995 tarihinde, Müzeler
Haftası kutlama programı içinde "Müze Ev" olarak açılışı yapılmıştır.
Ahi Evran Esnaf ve sanatkarlar
Müzesi : Kayseri Esnaf Odaları Birliği tarafından tefriş edilerek müzeye
dönüştürülmüştür. Türkiye'nin ilk ve tek 'Esnaf ve Sanatkarlar Müzesi' dir.
|