|
|
 |
 |
Okunma |
|
184 |
KARAMAN
Karaman
kentinin ilk kuruluş tarihi kesin olarak bilinmemekle beraber yapılan arkeolojik
kazılar neticesinde, önemli bir yerleşim bölgesi, ticaret ve kültür merkezi
olduğuna dair belgeler bulunmuştur.
Karaman ve çevresinin M.Ö.8000
yıllarında yerleşik iskana sahip olduğu ortaya konulmuştur. İl, Hititler
zamanında bir askeri ve ticaret merkezi olmuş daha sonra Firigya ve
Lidya'lıların egemenliğine geçmiş, M.Ö.322 de Yunan Kralı Perdikkos ve
Filippos'un işgaline ve talanına uğramıştır.
Karamanoğulları Anadolu Selçuklu
Devletinin zayıflamasından ve yıkılmasından sonra bağımsızlıklarını ilan edip
Karamanoğlu Devletini kurmuşlardır Şehir Klasik dönemlerde LARENDE olarak
bilinir. 1256'da Karamanoğulları devletinin başkenti olan Larende, Cumhuriyetin
ilanından sonra Konya iline bağlı olarak KARAMAN adını almıştır.
ANTİK YERLEŞİMLER
CANHASAN HÖYÜĞÜ :
Karaman'a 13 km. uzaklıktaki Canhasan (Alacalı) köyünde I, II ve III olarak
adlandırılmış, birbirine yakın üç höyük bulunmaktadır Canhasan III; seramik
öncesi (A Keramik) bir yerleşim'dir. Yaklaşık 100 m. çapında bir höyüktür. M
.0.6500 yıllarına tarihlendirilnıiştir.
Niğde bölgesinden gelmiş olabilecek
obsidiyenden yapılmış aletler, bizler, saplı bıçaklar, çok sayıda kemik aletler,
büyük kaşıklar, iğne ve spatulalar, boru şeklinde kemikten yapılmış kolyeler,
höyükten elde edilen küçük buluntulardır
Canhasan I Höyüğü : 380-400 m.
çapındadır. Kazılarda, 7 yapı katı tespit edilmiştir. Bunlardan 7-4 arası Geç
Neolitik (M.Ö.6000), 3-1 arası katlar, Kalkolitik döneme (M.Ö.5500-3000) aittir.
Kalkolitik dönem yapı katlarında, bakır madeni bulunmuştur. Gri veya açık siyah
renkli zemin üzerine, kazıma tekniğinde motiflerle bezenmiş, seramik, açık renk
üzerine, kırmızı renkte boya ile bezenmiş seramik ve koyu kahverengi veya koyu
kırmızı renkte düz parlatılmış seramik bol olarak kullanılmıştır.Küçük
buluntular içinde, kıymetli taşlardan gerdanlık, midye kabuğundan kolyeler,
kemikten yapılmış bilezik ve süs eşyaları ile figürinler bulunmaktadır. Höyük
M.Ö.4300 tarihlerinde terk edilmiş, uzun bir süre boş kaldıktan sonra,
Hellenistik, Roma ve İlk Bizans çağlarında yeniden yerleşime sahne olmuştur.
KARADAĞ BİNBİR KİLİSE :
Karaman ilinin kuzeyinde, yaklaşık 35 Km. uzaklıkta, volkanik bir dağ kitlesi
olan Karadağ üzerinde (en yüksek noktası Mahalaç Tepesi 2288 m.), IV. ve IX.
yy.'lar arasında (Bizans Devri) yapılmış bir çok kilise, manastır, bazilika,
konut ve mezarlık bulunmaktadır.Bölge XVII.yy.lardan itibaren yerli ve yabancı
pek çok seyyah tarafından ziyaret edilmiştir. Karadağ kitlesinin büyük küçük bir
çok tepesinde ve eteklerinde Bizans Devrine ait yapı kalıntıları bulunmakla
birlikte, Karaman'a 37 Km. uzaklıktaki Madenşehir köyünde ve buraya 7 Km.
uzaklıktaki Yukarı Değle'de, bu yapılar yoğunluk gösterir. Karadağ'ın tepelerine
ve eteklerine yayılmış olan yapılarda, Erken Hristiyanlık mimari özellikleri,
yerli sanat üslubuyla karışmıştır.
Ayrıca ovada, aniden yükselen bu dağ
kitlesi üzerinde, Hititler'den kalma hiyeroglif yazıt ve anaklardan; buraların
Hititler tarafından da kutsal alanlar olarak kullanıldığını göstermektedir.
BÜYÜK KİLİSE : Madenşehri
Köyü içerisinde düzgün kesme taştan yapılmış, girişi ile, dokuz kemerli sol
kanadı ayaktadır. Kuzeyinde büyük bir sarnıç bulunmaktadır. Kent susuz bir arazi
üzerine kurulduğundan, tüm mabetler, keşişhaneler, rahip ve şakirt odaları ve
konutların hepsinde sarnıç vardır. Kentin kuzeyinde bulunan CANLI KİLİSE yıkıntı
halindedir. Kentin tam ortasında bir mezarlık bulunmaktadır. Birinci kilisenin
kuzeybatısında ikinci bir kilise daha vardır.

DEĞLE : Karaman Üçkuyu Köyü
Değle mahallesinde yer almakta ve Binbir Kilisenin önemli bir grubunu
oluşturmaktadır. Bu bölgede çok sayıda kilise, konut, mezar ve sarnıç yapıları
bulunmaktadır. Yapılar Bizans devri M .S .4-9. y.y. arasında
tarihlendirilmektedir
DERBE (KERTİ) HÖYÜĞÜ :
Karaman ili, merkez ilçeye bağlı Ekinözü (Aşıran) köyünün 3 km. kadar
kuzeyindedir. Piskopusluk merkezi olan Derbe, İncil'de kutsal şehirlerden biri
sayılmıştır. İncil'de yazıldığına göre; Hz.İsa'nın Havarileri'nden Paulus ve
Barnabas M .S .47-50-53 yıllarında hristiyanlığı yaymak için Anadolu'ya
geçerler. İlk uğradıkları Konya'da tutunamadıklarından, Lystra (Hatunsaray) ve
Derbe'de vaazlar vermek üzere yola çıkarlar. Lystra'da, kötürüm bir adam
Paulus'tan aman diler. Paulus adama "ayağa kalk" deyince, adam iyileşir. Fakat
Yahudilerin aleyhte propagandaları sonucu Paulus ve Barnabas taşlanırlar.
Lystra'yı terk ederek Derbe'ye gelirler. Derbe'de uzun süren vaazlar verirler ve
bir çok taraftar kazanırlar.
PHILEDELPHİA : Karaman'ın 60
km. batısındaki Akçaalan köyündedir. Tarihi Roma yollarından birisi üzerinde
bulunan kentte, kubbeli yeraltı mezarları, kabartma heykeller ve kitbeleı
bulunmaktadır. Arkeolojik sit alanıdır
KIZIL KİLİSE : Yollarbaşı
kasabasının, topraklık mevkiinde kalıntıları bulunan kilise, günümüzde tamamen
yok olmuştur. Bizanslılar zamanında, Binbir Kilise ile birlikte, Hristiyanların
önemli ibadet merkezlerinden birisi olmuştur.
TAHIL AMBARLARI (TAŞKALE) :
Kasabanın kuzeyinde yaklaşık 40 m. yüksekliğinde 251 adet ambar mevcuttur.
Genellikle iki bölmeli ambarlar, arpa, buğday ve bakliyat saklamak üzere
kullanılır. Ambarlar 50-60 ton dolayında hububat depolanabilir. Her mevsimde
hava sirkülasyonu sağlayan, killi kireç taşından oluşmuş ambarlara "tutamak"
yerlerinden çıkılır, makara sistemi ile de ambarlara ürün çıkarılır ve
indirilir. Erken Hristiyanlık döneminden bu yana kullanıldığı kabul edilen taş
ambarlardan birini kilise olduğu ve camiye dönüştürüldüğü çeşitli kaynaklarda
belirtilmektedir. Bölge Kültür Bakanlığı tarafından birinci derece arkeolojik
sit alanı ilan edilmiştir
MANAZAN MAĞARALARI : Manazan
Mağaraları Karaman'ın doğusunda (Karaman'a 40 km.) Yeşildere ile Taşkale
Kasabaları arasındaki vadinin kuzey yamaçlarında; Bizans döneminde yapılmış;
killi kireç taşı içine oyulmuş, beş katlı toplu meskenler halindedir. Katlar
giriş, kum kale. at meydanı ve ölüler meydanı olarak adlandırılmışlardır.
Her katın ortasında büyük galeriler
ve bu galerilere açılan odalar bulunmaktadır. Katlar arasında çıkış, karşılıklı
el ve ayak tutunma yerleri oyulmuş olan, dik oyma bacalarla sağlanmıştır. Yine
killi kireç taşına oyulmuş, bir de şapel bulunmaktadır.Alttaki bölümde, bir çok
mezar odası ve son katta, birçok ceset parçası bulunmaktadır. Buradan çıkan ve
çürümeden korunarak günümüze ulaşan bir ceset, Karaman Müzesi'nde
sergilenmektedir. Arazi yapısı olan killi kireç taşının, sabit ısı tutmasından
ve hava içerisinde nem olmadığından, organik maddeler uzun süre bozulmadan
kalabilmektedir.
GÖVES KÖYÜ MAĞARALARI :
Göves Köyü Paşabağı mevkiinde bulunan mağaralar, Manazan Mağaraları gibi mesken
olarak kullanılmıştır İniş, çıkış için bacalara sahiptir.
YABANGÜLÜ SAKLI KİLİSELER :
Karaman'a 40 Km. mesafede Gökçe köyü civarındadır. Kayalık bir tepenin sarp
yamaçları üzerinde bulunan mağaralara, oyularak yapılan kilesede, büyüklü
küçüklü birbirine geçilen odalar bulunmaktadır.
TARİHİ ESERLER
KARAMAN KALESİ :
Karaman il merkezinde. Hisar mahallesinde bir höyük üzerinde dış, orta ve iç
kale olarak kurulmuştur.Dış kale surları tamamen yok olmuş, orta kale surlarının
bazı bölümleriyle, iç kale surları günümüze sağlam olarak ulaşabilmiştir. Kesin
yapım tarihi bilinmemekle birlikte XI. yy. sonu XII. yy. başlarında yapıldığı
tahmin edilmektedir. Kale Selçuklular ve Karamanoğllları dönemlerinde önemli bir
konuma sahip olmuş, XIII.yy.'da İlhanlılar ve 1468 yılında, Osmanlılar
tarafından tamamen tahrip edildikten sonra yeniden inşa edilmiştir
İç kale batıya açılan tek kapılı,
dördü yuvarlak, beşi düz, dokuz burçludur. Burçların çoğu ahşap direklerle
bölünerek, iki kat haline getirilmiştir. Daha önceki onarımlarda duvarda Roma,
Bizans ve İslami dönemlere ait bir çok yapı ve mezar taşı kullanılmıştır.
ERMENEK KALESİ : Ermenek
Kalesi, ilçenin kuzeyinde bulunan, çok dik ve yüksek kaya sığınağının, güneyinin
kesme taş ve harçla yapılan mazgallı duvarlarla, korunaklı hale getirilmesi ile
inşa edilmiştir. Kaleye, birisi doğudan kayalar kazılarak yapılmış çok dar,
diğeri de, dik kayalığın alt bölümünden, yine kayaya oyularak yapılmış, 72
basamaklı merdivenle çıkılan iki giriş bulunmaktadır.
MENNAN KALESİ : Kale.
Ermenek ilçesi, Görmeli köyü sınırları içerisinde, Açıkkır Dağı'nın doğusunda
kuzey, güney ve doğusu çok dik, ulaşımı çok zor olan tepe üzerinde kurulmuş,
Karamanoğulları döneminde kullanılmıştır.Tepenin batısında, kesme taştan,
dikdörtgen planlı, beşik tonoz örtülü, güneybatı ve kuzeybatı köşelerinde iki
kulesi olan bir yapı, halen ayaktadır. Ayrıca birçok sarnıç ve yıkılmış yapı
kalıntıları bulunmaktadır.
GÖRMEL ALA KÖPRÜ
:Ermenek-Anamur-Gülnar üzerinde, Göksu Nehri üzerinde Ermenek'e 18 km.
uzaklıktadır. Köprü tamamen kesme taştan biri büyük, biri küçük iki gözlü olarak
inşa edilmiş, başlama ve bitiş noktalan kayalar üzerine oturtulmuştur. Eni 7.16
m., uzunluğu 67 m. su seviyesinden yüksekliği 27 m.dir.Köprüde iki kitbe
bulunmaktadır. Bu kitbelere göre Köprü H.706, M.1306 yılında Karama-noğulları'ndan
Mahmut Bey'in oğulları Mirza Halil Bey ve Bedreddin İbrahim Bey'in saltanat
yıllarında yapılmıştır. Mimarının Yusuf oğlu Süleyman olduğu yazılıdır.
GAZALPA KÖPRÜSÜ : Karaman
Gazalpa Mahallesinde, Karamanoğullan dönemine ait birisi tek gözlü, ikincisi
dört küçük gözlü iki köprü bulunmaktadır. Köprüler kesme taştan yapılmıştır.
AKKÖPRÜ : Karaman-Yeşildere
yolunda, Karaman'a 29 km. uzaklıkta, Yeşildere Çayı üzerinde yer alan köprü
tamamen kesme taştan, tek gözlü olarak inşa edilmiştir. Kitbesi bulunmamaktadır.
ORTA KÖPRÜ : Taşkale
kasabası, Orta Cami Mahallesinde, Yeşildere Çayı üzerindedir. 7 m.
yüksekliğinde, 25 m. uzunluğunda kesme taştan, tek kemerlidir. Kitbesi
bulunmamakla birlikte ilk dönem Cumhuriyet yapısı olmalıdır.
GELİNDİ HANI : Karaman'a
bağlı İhsaniye Köyü'nün yaklaşık 1 km. güneydoğusundadır. Hanın yapılış tarihi
bilinmemekle birlikte, Karamanoğulları döneminde yapıldığı tahmin edilmektedir
ATLASHAN : Karaman Ayrancı
arasında, Hüyükburun Köyü yakınlarında, tarihi İpek Yolu üzerindedir.
KOZAK HANI : Karaman Mut yolu
üzerinde, Karaman'a 30 Km. uzaklıktadır. Karamanoğulları dönemine aittir.
SERTAVUL HANI : Karaman Mut
yolu üzerinde, Sertavul Geçidi'nde, Şeyh Yunus Tepesi yanındadır.
Karamanoğulları dönemine aittir.
HATUNİYE MEDRESESİ : Karaman
merkez Hastane Caddesi üzerinde yer alır. Hatuniye Medresesi, Osmanlı Sultanı
Murat Hüdavendigar'ın kızı, Karamanoğlu Alaaddin Bey'in karısı Nefise Sultan
tarafından, 1382 yılında yaptırılmıştır, portalindeki kitbesine göre mimarı,
Numan Bin Hoca Ahmet'tir
TOL MEDRESE : Ermenek ilçesi
Çınarlı Mahallesindedir. Karamanoğulları dönemi'nde yaptırılan ilk büyük
medresedir. Karamanoğlu Hükümdarlarından Bedreddin Mahmut Bey'in oğlu Emir Musa
Bey tarafından 1339 tarihinde yaptırılmıştır.
II.İBRAHİM BEY ÇEŞMESİ :
İmaret Mahallesinde, Il.İbrahim Bey İmareti'nin karşısında, kesme taştan, sivri
kemerli, derin niş halinde üzeri bitkisel ağ süsleme ile dekore edilmiş abidevi
bir çeşmedir. M.1433'de imret ile birlikte inşa edilmiştir.
Karaman'da tescil edilerek koruma
altına alınmış 24, Ermenek ilçesinde de 14 çeşme bulunmaktadır.
İNANÇ TURİZMİ
DERBE : Hıristiyan alemi
tarafından kutsal sayılan ve antik şehir olarak bilinen DERBE kenti Avrupalı
hıristiyan turistlerin dikkat ve ilgisini çekiyor. (Derbe Karaman'a bağlı Aşıran
köyü yakınlarında yer alır) Hıristiyanların Hz. İsa Peygamber'den sonra
kendilerine dini lider olarak bildikleri MICHAEL Derbe'de yatmaktadır. Burayı ve
MICHAEL'in kabrini ziyaret edenler Hıristiyan inancına göre hacı olurlar.
AKTEKKE (MADER-İ MEVLANA) CAMİ :
Karaman il merkezinde, Karamanoğulları Dönemi'ne ait olan cami, merkezi tek
kubbeli, yüksek minareli bir yapıdır. Yapılış tarihi 1371'dir. Giriş kapısının
sağında ve solunda iki mihrpçık vardır. Giriş kapısında, mermer kemerin üzerine
bir Mevlevi sikkesi işlenmiştir. Cami içerisinde, sol tarafta ayrılmış mekanda,
Mevlana'nın annesi ve yakınlarına ait, 21 adet taştan yapılmış sandukalı mezar
bulunmaktadır.

YUNUS EMRE CAMİİ :
Karamanoğulları dönemine ait cami, Kirişçi Mahallesinde, kesme taştan, merkezi
kubbeli bir yapıdır. Stelaktitli alçı mihrabı, geometrik süs, kıvrık dal motifi
ve nesih yazı ile dekore edilmiştir. Merkezi kubbenin sağında, iki kemer
açıklıklı dikdörtgen planındaki zikir yerine, buradan da Yunus Emre'ye ait
türbeye geçilir. Daha önce bir çok onarımla orjinalliği bozulan cami, 1994
yılında aslına uygun olarak yeniden restore edilmiştir.
II. İBRAHİM BEY İMARETİ :
Karaman İmaret Mahallesinde yer alan, kesme tastan, merkezi kubbeli, kapalı
avlulu, iki katlı bir yapıdır. Kitbesinde, Karamanoğlu II. İbrahim Bey
taraflıdan, 1433 yılında bir külliye şeklinde yaptırıidığı yazar. Çinili
mihrabı, İstanbul Çinili Köşkte, geometrik bitkisel motiflerle süslü, ortasında
arslan ve insan figürü bulunan iki kanatlı ahşap kapısı, istanbul Türk İslam
Eserleri Müzesi'ndedir.
KARABAŞ VELİ KÜLLİYESİ-SİYASER
VELİ CAMİ : Siyaser Mahallesinde yer alan kesme taştan cami, tekke, imret ve
türbeden meydana gelen iki bölümlü bir yapıdır. Karamoğulları dönemine aittir.
NEVRUZOĞLU CAMİ : Karaman'a
25 Km. uzaklıktaki Kazımkarabekir ilçesinde yer alır. Karamanoğulları döneminin
en güzel eserlerinden birisidir
DAVGANDOS CAMİ : Karaman'a
15 Km. uzaklıktaki Davgandos (Çiğdemli) köyündedir. Mihrp ve minberi taştan olan
cami, XVI.yy.'ın ilk yarısına tarihlenen bir Osmanlı yapısıdır.
YOLLARBAŞI ULU CAMİ (CAMİ- KEBİR)
: Karaman'a 15 Km. uzaklıkta Yollarbaşı kasabasında bulunan cami,
Karamanoğulları döneminden kalma, kesme taştan, enine planlı, küfe tipte bir
yapıdır.Caminin bitişiğinde, küçük bir mescit yer alır. Giriş kapısı
cevizdendir. Ayrıca sedef kakmalıdır. Stelaktitli alçı mihrabın üzerinde, iki
mavi göbek çinisi ile, 7-8 parça halinde Karamanoğulları çinileri yer alır.
YENİ MİNARE CAMİ : Karaman
merkez, Ahiosman mahallesindedir.Kitabesi bulunmamakla birlikte, 1522 yılında
Cambazzade Kadı Abdurrahman Efendi tarafından yaptırılmıştır.
NUH PAŞA CAMİ : Koçakdede
Mahallesinde bulunan, Osmanlı dönemine ait cami, 1596 yılında Nuh Paşa
tarafından yaptırılmıştır.
ERMENEK ULU CAMİİ : Ermenek
ilçesi, Gülpazar Mahallesindedir. Kesme taştan cami, 1302 tarihinde Karamanoğlu
Mehmet Bey tarafından yaptırılmıştır. 1543 yılında İshak Bey Zade Hacı Şeydi Ali
tarafından, bazı eklemeler yapılmıştır. Çınar ağacından yapılmış olan kapının
üzerinde, güzel hat sanatı örneği vardır.
HACI BEYLER CAMİ : Karaman
merkez Külhan Mahallesinde, Aktekke Cami'sinin yanındadır. Seyfeddin Hacıbeyler
tarafından, M.S.1356 yılında yaptırılmıştır

YUNUS EMRE CAMİİ :
Karamanoğulları dönemine ait cami, Kirişçi Mahallesinde, kesme taştan, merkezi
kubbeli bir yapıdır. Stelaktitli alçı mihrabı, geometrik süs, kıvrık dal motifi
ve nesih yazı ile dekore edilmiştir. Merkezi kubbenin sağında, iki kemer
açıklıklı dikdörtgen planındaki zikir yerine, buradan da Yunus Emre'ye ait
türbeye geçilir. Daha önce bir çok onarımla orjinalliği bozulan cami, 1994
yılında aslına uygun olarak yeniden restore edilmiştir.
ARABOĞLU CAMİ : Karaman
Tapucak Mahallesinde bulanan cami, 1374-1420 yılları arasında inşa edilmiştir.
Kare sütunlar üzerine düz çatı ile örtülü enine küfe planlı, kısa minarelidir.
Düz çatı sonradan kiremitle örtülmüştür.
Ayrıca Karaman İl sınırları içinde
görülmeye değer diğer camii ve mescitler şunlardır.
Karaman merkez Hastane Caddesinde
bulunan, SADETTİN ALİ BEY MESCİDİ M.1247 yılı eseridir.- Karaman Mansurdede
Mahallesinde bulunan cami DİKBASAN CAMİ Karamanoğulları döneminde, M.1493
yılında yapılmıştır. - Karamanoğulları dönemine ait olan BOYALI KADI-HİSAR CAMİ
Hisar Mahallesindedir. - Gazidükkan Mahallesinde bulunan ÇELEBİ MESCİDİ
Karamanoğulları dönemine aittir. - Karaman Akçaşehir kasabasında bulunan
AKÇAŞEHİR CAMİ Karamanoğulları dönemine aittir. - Ermenek ilçesi, Akçamescid
mahallesindeki ERMENEK AKÇA MESCİD M.1300 yılında, Hacı Ferruh tarafından
yaptırılmıştır. Çınar ağacından iki kanatlı kapısı, Karamanoğulları döneminin
tahta işçilik sanatının güzel bir örneğidir.
YUNUS EMRE TÜRBESİ :Karaman
Kirişçi Mahallesinde Yunus Emre Cami'sinin bitişiğinde yer alan türbe, kesme
taştan, üstü tonoz kubbelidir. Batıya bakan yekpara taş kemerle kapısı basıktır.
İçinde 4 sanduka bulunmaktadır. Sandukalarda Yunus Emre, Taptuk Emre, Yunus
Emre'nin oğlu İsmail ve kızına ait olduğu bilinmektedir.
KARAMAN BEY TÜRBESİ : Ermenek
ilçesine 18 Km. uzaklıktaki Balgusan Köyünde bulunan türbe cami, imret ve
medreseden oluşan bir mamurenin geri kalan tek yapısıdır.Türbenin çevresi
mezarlıktır. Türbe içinde yer alan mezarlardan birisi Karaman Bey'e diğer dördü
de yakınlarına aittir.
ALAEDDİN BEY TÜRBESİ :
Karaman Hisar mahallesinde bulunan türbe 1388 yılında Yıldırım Beyazıt
tarafından idam ettirilmiş olan, Karaman Hükümdarı, Alaeddin Bey'için
yaptırılmıştır.
DEMİR GÖMLEK TÜRBESİ :
Karaman Abbas Mahallesinde bulunan türbe, Karamanoğulları'nın son emirlerinden
Emnüdiddin Bey adına yapıldığı tahmin edilmektedir.
CAMBAZ KADI TÜRBESİ :
Karaman Fenari Mahallesinde bulunan türbe Karaman Bey'lerinden II.İbrahim Bey'in
bir yakınına aittir.
İBRAHİM BEY TÜRBESİ : Karaman
imaret Mahallesinde, İbrahim Bey İmareti'nin sağ duvarına bitişik olarak, beyaz
mermerden basık kemerli olarak yapılmıştır. Türbenin içinde, ortada Karamanoğlu
II. İbrahim Bey ile sağda Kasım Bey'in, solda Alaattin Bey'in alçıdan lahidleri
bulunmaktadır. Asıl mezar bölümüne, portalin altından girilir
KARABAŞ VELİ TÜRBESİ :
Karaman Siyaser Mahallesindedir. Karabaş Veli Külliyesi arkasında yer alan
türbe, Külliyeye adını veren Alaaddin Ali'ye ait, 1465 tarihli baklava biçimli
mezar taşı ile, oğlu Şeyh Nusrettin'e ait mezar taşı, Karaman Müzesi'ndedir.
KAYA HALİL TÜRBESİ : Karaman
Abbas Mahallesinde bulunan türbe, Karamanoğlu II.İbrahim Bey'in baş kadısı olan
Kaya Halil adına, 1409'da yapılan manzumesi içinde yer alır. Türbede Kaya Halil
ve karısı yatmaktadır.
KIZLAR TÜRBESİ : Karaman
şehir mezarlığında yer alan türbenin Karamanoğlu II. İbrahim Bey'in oğlu olan
İshak Bey'in kızı için yapıldığı sanılmaktadır.
AV TURİZMİ
Karaman torosların eteğinde
kurulmuş bir ilimizdir. Bu sebeple avcılık yapmaya çok elverişlidir. Özellikle
Ayrancı toros eteklerinde, Ermenek'te ve Karaman'ın batısındaki toros dağları
uzantılarında Çatak, Göçer, Dağkonak, Buçakkışla, Akçaalan köyleri civarında
avcılık yapılmaktadır. Bu alanlar koruma altına alınarak av turizmine açılması
düşünülmektedir. Avlanılan hayvanlar arasında geyik, dağkeçisi, ayı, yaban
domuzu, keklik, tavşan, tilki, bıldırcın gibi hayvanlar gelmektedir.
DOĞAL GÜZELLİKLER
ZEYVE PAZARI :
Ermenek-Gülnar karayolu üzerinde Ermenek'e 26 Km. uzaklıktadır. Otantik su
değirmenleri, su ile çalışan hizan, tarihi çınar ağaçları, şelalesi ve soğuk
suları ile çok güzel bir mesire yeridir. Çevre köylüler tarafından getirilen
sebze ve meyveler burada satılmakta, et ve diğer her türlü ihtiyaçlar
karşılanabilmektedir. Zeyve kebabı ve odunda pişmiş çayı çok meşhurdur. Pazar
günleri ayrıca pazar kurulmaktadır. Görülmeye değer bir mesire yeridir
TEKECATI : Ermenek-Bucakkışla
yolu üzerinde bulunan Tekeçatı vadisi önemli bir piknik alanıdır. Çevresinde
bulanan Aykadm, Kamış Boğazı ve Yellibel'de avlanma imkanları vardır.
Kayapınarı'nın soğuk suyu, Gökgedik'in yörük yoğurdu ve ayranı meşhurdur
NADİRE DEĞİRMENİ : Ermenek
ilçe merkezine, 25 Km. uzaklıkta, Ardıçkaya köyünde Ermenek çayı üzerinde Ambar
Boğazı'nı izleyen orman yolu ile ulaşılan Nadire Değirmeni mesire yeri çam
ağaçlarıyla kaplı, çağlayanların aktığı, soğuk ve tatlı suları ile güzel bir
yerdir.
MAĞARALAR
MERASPOLİS MAĞARASI :
Meraspolis mağarası Ermenek kentinin kuzeyindeki dağların kaya bloklarının
altında suların kireçli kayaları oyması ile meydana gelmiş çok büyük bir
mağaradır. Mağara dünyanın en büyük yeraltı suyunu bünyesinde taşımaktadır. Bir
çok bölme ve katlardan meydana gelen, içinde küçüklü büyüklü sarkıt, dikit
bulunan bumağara ilk çağlarda mesken, sığınak ve zindan olarak kullanılmıştır.
Mağaraya iki yönden giriş vardır. Bunlardan birisi ne zaman açıldığı bilinmeyen
ilkel bir giriştir. Bu giriş doğal bir mağaranın tabanmdadır. Genişliği 40x45
cm. olan delikten mağaraya inilir. Rehbersiz ve ışıksız inilmesi imkansızdır.
İri kaya parçalarından yapılmış 8-10 ayaklık basit ve dar bir merdivenle aşağıda
basık tavanlı bir mağaraya inilir. Burada çeşitli yönlere yol vardır.
Kuzeydoğuya gidilen dehlizlerden birisi ile kademe kademe inilir ve yer altı
nehri görülür.
İNCESU MAĞARASI : Taşkale
kasabasının 9 Km. güneyinde İncesu Deresi'nin dağlık yamacında bulunan mağara
tümüyle yatay gelişmiş, kuru bir fosil mağarasıdır. Ancak içinde mevsimlik
oluşan küçük göletler bulunmaktadır. Uzunluğu 1356 m.dir. Mağaranın İncesu
Deresi'ne açılan ağzı oldukça dardır. Bu dar ağızdan sonra 5-10 m. genişliğinde
ve 4-6 m. yüksekliğinde mağara uzanır. Mağara tabanı çoğunlukla küçük boyutlu
çok sayıda traverter havuzcuklar ile süslü bazı yerlerde kaya ve taş molozlar,
yer yer sarkıt ve dikitler ile damla taş sütunlar bulunmaktadır. Sağlık
turizmine yönelik çalışmalar sürmektedir. İncesu Mağarası l .derece doğal sit
alanıdır
|