|
|
 |
 |
Okunma |
|
126 |
ISPARTA
Isparta
yakın çevresi ile birlikte PİSİDİA yöresinin önemli yerleşim merkezlerinden
birisidir. Yöredeki yerleşmenin tarihi paleolitik (Eskitaş) dönemine kadar
dayanmaktadır. Pisidia bölgesi M.Ö. 2000’lerde Luvi ve Arzava topluluklarının
yerleşim alanı idi. Hititler de zamanında bölgeyi ele geçirmek istemişler, ancak
yüzyıllar boyu uğraşmalarına karşılık Arzava ülkesi üzerinde kesin bir egemenlik
kuramamışlardır.
Ege, Akdeniz ve İç Anadolu
Bölgelerinin kesiştiği Göller Bölgesi denilen noktada yer alan Isparta ili,
Eğirdir, Kovada ve Gölcük gölleri, Kovada ve Kızıldağı Milli Parkları ile zengin
bir fauna ve floraya sahiptir. İnanç Turizminin merkezi Yalvaç ilçesi Anadolunun
kültür zenginliğini tüm ihtişamı ile yansıtmaktadır. Kayak Merkezinin yeraldığı
Davraz Dağı, doğa yürüyüşü ve nehir sporlarına elverişli kanyonlar, mağaralar ve
dağları ile pek çok doğa sporlarının yapıldığı merkezdir. Isparta'nın turizm
kapısı Eğirdir, alternatif turizm cennetidir. Dağcılık, trekking, rüzgarsörfü,
yamaç paraşütü, kampçılık turizm çeşitlerinden birkaçıdır.
DOĞAL GÜZELLİKLER
Eğirdir Gölü : Isparta il
hudutları içinde olduğu kadar Göller Bölgesi'nin de en önemli göllerinden
birisidir. 517 km2 yüzölçümü ile Türkiye'nin 4. büyük gölüdür. Kuzey-güney
uzunluğu 50 km. doğu-batı genişliği 3-15 km.dir. Göl, deniz seviyesinden 916 m.
yükseklikte Sultan ve Karakuş dağlarının arasında, il alanının ortasında yer
almaktadır. Ortalama derinliği 12 metre, maksimum derinliği ise Eğirdir
yakınlarında 16,5 m.dir. Göl iki kısma ayrılmaktadır. Kuzeyde kalan ve daha
küçük olan kısmına Hoyran bölümü, güneyde kalan kısmına Eğirdir Gölü denir. Her
iki bölüm Hoyran Boğazı ile birbirine bağlanır. Göl içerisinde iki küçük ada
vardır. Biri Can Ada diğeri Yeşil Ada (Nis)'dır. Son zamanlarda suların
azalmasıyla bu adalar bir yarım ada biçiminde Eğridir'e bağlanmıştır. Gölde
sudak, sazan, sıraz balıkları bulunmaktadır.
Yeşil Ada : Ev
pansiyonculuğunun çok yaygın olduğu bu ada balık lokantaları ile dikkat çeker.
Doğal güzelliği yanında tarihi zenginlikleri de bulunan ada yerli yabancı
ziyaretçileri konuk etmektedir.
Can Ada : Eğirdir ile Yeşil
Ada arasında yer alan 7000 m² büyüklüğünde sevimli bir adacıktır. Yapılaşma
yoktur. Sadece piknik alanı olarak düzenlenmiştir. Ada Atatürk'ün Eğridir’i
ziyareti sırasında 1 Şubat 1933 tarihli Belediye Encümeni Kararı ile kendine
hediye edilmiştir.
Altınkum Plajı : Eğirdir tren
istasyonunun altında bulunan plaj ince kumlu olup gölün yüzmeye en elverişli
yeridir. Kıyıdan itibaren 200 m. ilerlenmesine rağmen insan boyunu geçmeyen
sığlığı ile güvenli bir plajdır. Alt yapı ve çevre düzenlemeleri sonucunda “Mavi
Bayrak” ile ödüllendirilmiştir. Düzenli olarak göl suyu tahlilleri
yapılmaktadır. Plajın 50 çadır kapasitesi olup, kiralık bungalowlar da vardır.
Akpınar Köyü Seyir Terası :
Akpınar Köyü, Eğirdir şehir merkezinden 7 km uzaklıkta, Eğirdir gölünün
kuşbakışı olarak seyredilebildiği şirin bir köydür. Eğirdir Kaymakamlığı’nın
yaptığı çalışmalar ile yeşilin ve mavinin yedi tonunu, Yeşil ve Can adalarını,
Barla Dağını, Anamas Dağları’nı, Boğaz Ova’yı, sıcak bir çay ve gözleme yiyerek
görmek mümkündür.
Kızıldağ Milli Parkı :
Şarkikaraağaç ilçesine 5 km. mesafede 59600 ha.lık bir alanı kapsamaktadır.
Isparta merkezine 120 km., Konya iline 150 km.dir. Parkın güneyinde Beyşehir
Gölü olup, gölden esen güney rüzgarları Bebik Vadisi ile Yertutan mevkiden
geçerek milli parka ulaşılmaktadır. Bu nedenle bol oksijenli temiz havası parkın
cazibesini artırmıştır. Dağ evleri ve kamp sahaları bulunan milli parkta 1840 m.
yükseklikteki Büyüksivri tepesine tırmanarak doğa yürüyüşü yapılabilir. Ayrıca
temmuz ayının ikinci pazarında Kızıldağ Milli Parkı'nda düzenlenen "Helva
Bayramı" görülmeye değerdir. Milli parkta kamp ve piknik imkanı bulunmaktadır.
Mavi sedir ormanlarının bol oksijen üretimi nedeniyle Milli parkın temiz havası,
solunum yolları rahatsızlığı bulunanlar için uygundur. Bu sebeple 1986 yılında
100 yataklı bir göğüs hastalıkları hastanesi temeli atılmış olup, inşaat devam
etmektedir. Çadır ve karavanla konaklama yapılabilir. Ayrıca Milli Park içinde
halka açık bungalowlar, yeme-içme tesisleri bulunmaktadır. 1988 yılında doğal
sit alanı olarak tescil edilmiştir. Milli Parkın orman ağaçlarını başta sedir,
ardıç, karaçam, köknar, meşe olmak üzere kavak, söğüt ve az miktarda ıhlamur
oluşturur.
Kovada Gölü Milli Parkı :
6534 hektar büyüklüğündeki saha, 1970 yılında milli park olarak ilan edilmiş
olup, 1992 yılında l. derece doğal sit alanı olarak ilan edilmiştir. Kovada Gölü
Milli Park sahasının en önemli özelliği regreasyonel kullanıma müsait olan doğal
kaynaklarıdır. 9 km. genişliğinde ve oldukça sığ olan gölün çevresi 20,6 km.dir.
Derinliği ise 6-7 metreye kadar iner. Suda bulunan ve göle yeşil renk veren
tortular 1,5 m. derinlikten sonrasının görülmesine engel olurlar. Gölün deniz
seviyesinden yükseltisi 900 m.dir. Yörenin oluşumunu sağlayan karst morfolojisi,
bakir doğanın araştırılması, kampçılık, yürüyüş, manzara seyretme ve tırmanma
ziyaretçilerin katılacağı başlıca uğraşlardır Zengin bir bitki örtüsüne sahip
milli park; kızılçam, karaçam, saplı-sapsız-saçlı meşeler, pırnal meşesi, kokar
ağaç ve ardıç gibi ağaç türleri ile hayıt, sandal kocayemiş, kocayemiş, funda,
çitlembik, yabani zeytin, akçakesme, mersin, menengiç, boyacı sumağı, muşmula,
alıç, dağ muşmulası, böğürtlen, yabani gül, defne, tesbih ağacı, karaçalı,
kördiken gibi maki florasının çalıları ile kaplanmıştır.
Kovada Gölü'nde sazan, kadife ve
tatlı su levreği, tatlı su ıstakozu bulunur.Kovada çevresinde en çok bulunan
yaban hayvanları, yaban domuzu, sansar, porsuk, tilki, tavşan ve ağaç
sincabıdır. Kovada Gölünde 153 tür su kuşu tespit edilmiştir. Kuşlardan yaban
ördeği, kaz, angut, keklik ve çulluk mevsimlere göre milli parkta rastlanan
belli başlı türlerdir.
Gölcük Tabiat Parkı : Merkez
ilçenin güney batısındaki 1380 m. rakımlı alan ve çevresi yeni yetiştirilmiş
ağaçlarla kaplı bir krater gölü olan Gölcük, şehir merkezine 12 km.
uzaklıktadır. Asfalt yolla ulaşım imkanı bulunur. Gölün etrafı 150-300 m.yi
bulan volkanik küllü tepelerle çevrilidir. Daireyi andıran gölün çapı 1500 m.
derinliği yer yer 32 metreyi bulur. Göl kıyısında piknik için tüm alt yapı
tesisleri mevcuttur. Bir restaurant binası ve bir de kır gazinosu bulunmaktadır.
Gölcük gölü ve çevresi 1998 yılında Turizm Bakanlığınca turizm merkezi ilan
edilmiştir. Gölcük Tabiat Parkı'nda kızılçam, karaçam, meşe, sedir, akasya,
akçakesme ve diğer maki türü bitkiler ile tavşan, tilki, sincap, kaplumbağa,
yılan ve çeşitli kuş türleri bulunmaktadır.
Yazılı Kanyon Tabiat Parkı :
Sütçüler ilçesine 10 km. uzaklıkta olup, 600 ha. bir alanı kapsamaktadır. Park
adını veren kanyonun derinliği 100 ile 400 m.dir. Zengin bitki örtüsü, yaban
hayatı ve seyrine doyum olmayan doğal güzellikleri vardır. Tarihi "Kral Yolu"nun
da geçtiği kanyon tapınak ve kaya yazıtları ile tarihi önem arz etmektedir.
Kanyonun içinde ikinci köprünün sağında tahrip edilmiş olan yazıt Antalya Tabiat
ve Kültür Varlıklarını Koruma Kurulu üyesi Prof. Dr. Sencer Şahin tarafından
çözülmüş ve Isparta Milli Parklar ve Av Yaban Hayatı Başmühendisliği'nin
girişimi ve katkısı ile bu yazıtın karşısına Türkçe ve İngilizce tercümesi
asılmıştır. Aziz Paul, Perge'den Pisidia Antiocheia'ya giderken bu kanyondan
geçmiştir.
Yazılı Kanyon Tabiat Parkı'nda
kızılçam, kızılağaç, saçlımeşe, çınar, ardıç, ceviz, pırnal meşesi, keçiboynuzu,
akça kesme, defne, zeytin, sandal, sakız, tesbih, mersin, alıç, karaçalı, laden,
katırtırnağı, zakkum, yaban gülü, sarmaşık, eğrelti gibi bitki türleri ile
domuz, yaban keçisi, tilki, porsuk, su samuru, tavşan, sincap, kartal, kızıl
akbaba, doğan, güvercin, üveyik, keklik gibi yabani hayvanlar bulunmaktadır.
Sığla Ormanı Tabiatı Koruma Alanı
: Sütçüler ilçesi hudutları içerisinde yer alan Sığla Ormanı, ülkemizde
bulunan nadir ve tehlikeye maruz endemik bir türdür. Sığla ağacının en elit ve
izole yayılışının yaptığı eşsiz ekosistem özelliğinden dolayı 1987 tarihinde
tabiatı koruma alanı olarak ilan edilmiştir. Alan 88,5 ha.lık bir alanı
kaplamaktadır. Sahada sığla, kızılçam, saçlımeşe, kızılağaç, çınar gibi ağaçlar
ile dağ keçisi, sincap ile sürüngenler, amfiba türleri ve çok sayıda yengeç
bulunur.
Barla Sedir Tabiat Anıtı :
Senirkent ilçesi sınırları içerisindedir. Isparta iline 72 km., Senirkent
ilçesine 32 km. mesafede olup, 320 yaşında, 15 m. boyunda olup; 1,9 m. çapında
ve 5,7 m. çevre genişliğine sahiptir. 1994 tarihinde tabiat anıtı olarak ilan
edilmiştir.
Söğüt Yaylası Ulu Ardıç Tabiat
Anıtı : Sütçüler ilçesi , Çandır köyü dahilinde yer alan ağaç 1000 yaşında,
27m. boyunda, 2,5 m çapında ve 7,85 m. çevre genişliğindedir. 1999 tarihinde
tabiat anıtı olarak ilan edilmiştir.
Çatalçam Tabiat Anıtı :
Sütçüler ilçesi, Belence köyü hudutları dahilinde yer alan ağaç 650-700
yaşlarında 22 m. boyunda; 1,88 m. çapında, 5,90 m. çevre genişliğindedir. 1995
tarihinde tabiat anıtı olarak ilan edilmiştir.
Yazılı Kanyon : Kanyon,
Sütçüler ilçesinin güneybatısında bulunur. Değirmendere Çayı vadisi içinden
geçerek Karacaören Baraj Gölü'ne dökülür. Yaklaşık uzunluğu 10 km.dir. Jeolojik
olarak Kretase yaşlı kalın kireçtaşlarında oluşan kırıklar boyunca gelişen
karstlaşma (erime) söz konusu kanyonun oluşmasına neden olmuştur. Sürekli olarak
akan Değirmendere Çayı, kanyon içinde irili ufaklı bir çok cepler (kazanlar)
oluşturmuştur. Kanyonun yan duvarlarında oluşan karstik boşluklarda (inlerde)
ibadet yapılan bölümler ve yazılar vardır. Bu yazıtlardan dolayı kanyona "Yazılı
Kanyon" denilmektedir. Söz konusu tarihi kalıntıların Bizans dönemine ait olduğu
bilinmektedir. Yazılı kanyon tarihi ve doğal güzellikleri nedeniyle yörenin
eşsiz bir köşesidir. Eğirdir ilçesinden buraya kadar turlar düzenlenmektedir.
İNANÇ TURİZMİ
Hıristiyanlık dininin
yayılmasında siyasi kişiliği ile çok önemli bir rol oynamış olan Hz. İsa'nın 12
havarisinden St. Paul'un Pisidia bölgesinin başkenti Antiocheia'ya gelmesi,
burada 2 sene kıl çadır dokuyarak hayatını kazanması ve farklı dinlere inanan
insanlara hitap ederek, onlara Hıristiyanlığı anlatması, vaazlar vermesi, bu
bölgenin, Hıristiyanlığın beşiği olmasına neden olmuştur. Daha sonra kilise
yapımı serbest bırakılınca Antiocheia halkı, St. Paul'un anısına dünyanın ilk ve
en büyük kilisesini 325 yılında Aziz'in ilk resmi vaazını verdiği Sinagog
üzerine yapmışlardır. Dolayısıyla Hıristiyanlığın bu kadar hızla yayıldığı
bölgede Hıristiyanlığı kabul eden rahibeler de kendilerine fiziki konumu nedeni
ile Eğridir'in Nis Adası'nı, bugünkü adıyla Yeşil Ada'yı mekan olarak
seçmişlerdir. Nis Adası'nın karşısındaki Karabağlar bölgesinin esas isminin
Karıbağları olduğu ve rahibelerin bu bölgede üzüm yetiştirip, dünyanın en
kaliteli şaraplarını ürettikleri araştırmalarla belirlenmiştir. Ayrıca çok yakın
tarihimize kadar gelenek olarak gelen, Eğridir'de 6 yaşından büyük erkek
çocukların alınmadığı, sadece kadınların gittiği mesire yerlerinin bulunması
dünyanın ilk rahibelerinin Eğirdir Nis Adası'nda yaşadığını göstermektedir.
İnanç turizmi açısından Yalvaç
ilçesi de büyük bir potansiyele sahiptir. Yalvaç ilçe merkezine 1 km. mesafede
bulunan Pisidia Antiocheia antik kentinde bulunan kilise Hıristiyanlarca önemli
sayılmaktadır. İ.S. 46 yılında St. Paul ve Barnabas bu kilisenin yerinde bulunan
Sinagog'da Hıristiyanlığı yaymak için ilk vaazlarını vermişlerdir. Sonradan
burada St. Paul adına bir kilise yapılmıştır. Bu kilise Hıristiyanların yaptığı
ilk kilisedir. Bu kilisenin günümüzde yalnız temelleri mevcuttur. Bu bölgede
inanç turizmi ağırlıklı bir turizm türü olarak potansiyel taşımaktadır. Son
çalışmalarda, Yalvaç St. Paul Kilisesi Turizm Bakanlığınca hazırlanan inanç
turizmi kapsamına dahil edilmiştir. Ayrıca Haziran 1997 tarihinde Yalvaç'ta
Uluslararası St. Paul Sempozyumu yapılmış olması da bölge turizmi açısından çok
önemli bir girişimdir.
Aya Payana Kilisesi (Merkez):
Merkez Turan mahallesindedir. 1750 yılında yapıldığı tahmin edilmektedir.
Dikdörtgen plânlı, üç nefli ve apsislidir. Kuzeybatı ve doğudan birer giriş
kapısı vardır. Çatı ahşap ve çapraz tonozludur. Ahşap üzerleri alçı ile
sıvanmıştır. Kilise Turizm Bakanlığınca restorasyon ve restütasyon kapsamına
alınmış olup, çevre tanzimi ve onarım işleri yapılmıştır. Kilisenin barok
stilindeki ahşap malzemeleri müze deposunda saklanmaktadır.
Aya Yorgi Kilisesi (Merkez):
Merkez Dağancı Mahallesindedir. Yapım tarihi 1858'dir. Bununla ilgili yazıt ana
nef girişindedir. Bugün yazıt Isparta Müzesindedir. Yapı doğu-batı yönünde
narteksli ve üç neflidir. Dış duvarlar yerel taş kövke ile yapılmıştır. Batı,
kuzey ve güneyden birer giriş kapısı vardır. Kuzey giriş üzerinde dışarı taşkın
ve iki sütun üzerine oturan yağmurluk vardır. Yapının çatısı çapraz tonozlarla
ve kövke ile örülmüştür.
Aya Stetfanos Kilisesi (Eğirdir):
Eğirdir İlçesinin Yeşilada mahallesinde yer alır. Dış duvarları moloz taştır.
Çatı ve iç mekân sütunları ahşaptır.19.yy. inşa edilmiştir.
St. Paul Kilisesi (Yalvaç):
Yalvaç ilçesinin 1 km. kuzeyinde Pisidia Antıocheia Antik kenti içerisinde yer
almaktadır. Kentin ilk büyük kilisesi olup , şehrin surlarına bitişik ve Roma
Hamamı’nın 200 m. güneyinde yer almaktadır. İlk Hıristiyan kiliselerinden olan
bazilikal planlı yapı, bir sinagog üzerine inşa edilmiştir.
Yalvaç Antıocheia antik kentinde
bulunan Aziz Paul Kilisesi adını, kenti ziyaret eden Aziz Paul’ den almaktadır
.Aziz Paul roma vatandaşı olma hakkını elde ettikten sonra Saul ve Hananya
tarafından vaftiz edilerek Paul adını almıştır. Aziz Paul , Aziz Barnabas ile
birlikte İ.S. 46 yılında kente gelerek buradaki sınegog’ ta ilk resmi vaazını
vermiştir. Bu gelişten sonra da Aziz Paul ‘un kenti iki defa daha ziyaret
etmesiyle nedeniyle gerek kilise, gerekse Antiocheia Hıristiyanlık aleme için
önem taşımaktadır.
Devlethan Cami : Kesin
yapılış tarihi bilinmemekle beraber 14.yy. eseri olduğu tahmin edilmektedir.
Yeni Cami: Devlethan Cami'nin
hemen önünde yeralan cami 19.yy. eseri olup, yaklaşık kare plana sahiptir.
SPOR TURİZMİ
Dağ Turizmi :
Yörenin dağlık bir yapıya sahip olması diğer turizm çeşitleri kadar dağ
turizminin de tercih edilmesine neden olmaktadır. Yörede dağcılık sporuna gönül
verenlerin değişik rota ve parkurlar kullanarak zirve yapabilecekleri Davras,
Barla, Dedegül, Akdağ, Sarpdağı, Bozburun ve Eğirdir Sivrisi dağları
bulunmaktadır.
Yamaç Paraşütü : Isparta,
hava sporlarının yapıldığı elverişli alanlara sahiptir. Uçuş pist alanlarına
araçla ulaşım imkanları mevcut olup, Single ve Tandem uçuşları yapılmaktadır.
Isparta'da havacılık sporunun gelişmesi için Süleyman Demirel Üniversitesi
bünyesinde bir Havacılık Kulübü kurulmuştur. Kulüp çalışmaları içerisinde eğitim
amaçlı kurslar verilmektedir. S.D.Ü. Havacılık Kulübünce uçuş yapılan bölgeler
şunlardır: Senirce , Bayat , Eğirdir , Sakal Tepesi , Kızıldağ , Davras
Kış Turizmi : Davras Kış
Sporları Turizm Merkezi dağcılık sporuna gönül verenlerin yeni gözde mekanıdır.
Doğal dokunun yumuşaklığı ve mükemmel kar kalitesi ile amatör kayakçılara
tehlikesiz rotalar, profesyonel kayakçılara ise gönüllerince kayabilecekleri 4
km.ye ulaşan benzersiz parkurlar sunmaktadır. Kayak merkezinde 300 m uzunluğunda
mekanik 1 adet bayb-lift, saatte 1000 kişi taşıyabilen 1211 m. uzunluğundaki
telesiyej ve 624 m. uzunluğunda T.bar ile Eğirdir Gölü’nün doyumsuz manzarasını
izlemek mümkündür. 8 dakikada ulaşılan dağ evi kafeteryasında dinlendikten
sonra, Kuzey Disiplini, Alp Diplisini, Tur kayağı, Snow Board, Dağcılık, Botanik
Gözlemciliği ya da Trekking aktivitelerini yapma imkanı bulunmaktadır.
Su Sporları : Eğirdir Gölü
su sporları yapmaya elverişlidir. Bunun ilk örneği 27-30 Haziran 1997
tarihlerinde Eğirdir Gölü’nde düzenlenmiş olan Akdeniz Kupası Yelken
Yarışları’dır.
Paraşüt, jettaki, su bisikleti, su
kayağı, banana v.s. faaliyetler Eğirdir Kaleönü liman mevkii, Yeşilada çevresi,
Can Ada önü, Kale arkası, Derya Restoran önü, Dolmabahçe park önü, Yazla Plaj
mevkii, Altınkum Plaj-kamping mevkii ve Bedre Özel İdare Turistik Tesisleri
plaj-kamping mevkii alanlarında plaj emniyet dubaları dışında yapılabilir.
Rafting : Eğirdir ve Aksu
çevresinde özellikle bahar aylarında rafting yapmaya uygun akarsular
bulunmaktadır
ÖREN YERLERİ
Antiocheia Antik Kenti :
Antiocheia; Isparta iline bağlı Yalvaç ilçesinin yaklaşık 1 Km. kuzeyinde ve
Sultan dağlarının güney yamaçları boyunca uzanan verimli bir arazide kurulmuş,
Pisidia bölgesinin başkentidir. Antiocheia'da Apollonia gibi bir Seleukos
kolonisidir.Seleukos soyundan Antiocheia tarafından (M.Ö. 281-261) yıllarında
kurulmuştur.Bizans döneminde özellikle M.S. 1 yüzyıl başlarında St. Paul ve St.
Bernabas'in yeni dini yaymak için Anadoluya yapmış oldukları üç önemli misyoner
seferinin ilkinde Antiocheia'yi merkez seçmeleri oldukça dikkat çekici olup, bu
dönemde de şehir önemini korumuştur.
İnanç Turizminin en önemli
değerlerinden, Antiochia'nın ilk ve en büyük kilisesi olan St. Paul Kilisesi,
Roma Hamamı'nın 200 metre güneyinde yer almaktadır. Yapı bazilikal
planlıdır.Kilisede yapılan araştırmalar, daha önce inşa edilmiş küçük
boyutlardaki bir Kilisenin varlığını ortaya çıkarmıştır. Kilisenin taban
mozaikleri ile sütunlu bir duvarın görünümü oldukça etkileyicidir.Bu küçük
Kilisenin altında da yer alan ve Kiliseden daha küçük boyutta bir Sinagog tespit
edilmiştir. Kilisenin içinde çok sayıda mezar ve iskelet kalıntılarına
rastlanmıştır. Kilisenin tabanı özel dizaynlı mozaiklerle bezelidir. Kilisede
yer alan kitabelerde Optimus Ortodoks liderlerinin adı geçmektedir. Anılan kişi
İ.S.375-381 yılları arasında Antiochiea'da piskoposluk yapmıştır.
Men Kutsal Alanı : Tanrı Men
M.Ö.3. binden itibaren ibadet edilen Eski Anadolu Ay Tanrısıdır ve zaman zaman
değerli sikkeleri süslemiştir. Men Kültürü'nün en önemli merkezleri arasında yer
alan Antiocheia Antik Kenti, Tanrı Men'e sunulmuş pek çok eserle donatılmıştır.
Ay Tanrısı Men adına inşa edilen Men Kutsal Alanı, Yalvaç ilçesine 5 km.
uzaklıkta inşa edilmiştir. Tapınak M.Ö. 4 yüzyıla tarihlenir. Tapınağın dışında
2 kilise, stadium ve evler yer almaktadır.
Limenia Adası : Yalvaç'a 25
km. uzaklıkta, Hoyran Gölü içerisinde bulunan Limenia Adası, ziyaretçiler için
mistik havanın estiği benzersiz bir tarihi mekandır. Adanın etrafı surlarla
çevrilidir. Adanın kayalık yamaçlarında bulunan Kaya Mezarları, konumları ve
mimari tarzları ile göze çarpmaktadır. Adanın içinde bulunan bir başka tarihi
değerde Meryem Ana'ya ait bir Manastırdır.
Kaya Mezarları : Hoyran
Gölü'nün hemen yanında yükselen kaya yüzeyinde boyutları farklı kaya mezarları
bulunmaktadır. Bunlar arasında alınlıklı olan mezar en ilgi çekici olanıdır.
Phrygia kaya mezarlarının farklı biçimlerini burada görmek mümkündür.
Tokmacık Fosil Yatakları :
Tokmacık kasabasında 1994 yılında yapılan kazılarda 9 milyon yıl öncesine ait
bir gergedan fosili bulunmuştur. Süleyman Demirel Üniversitesi'nden Prof. Fuzuli
Yağmurlu başkanlığında devam eden kazılarda çıkan 9-10 milyon yıl önce yaşamış
hayvanlara ait fosiller, 1995 yılında açılan Tortonion müzesinde
sergilenmektedir.
Seleukeia Sidera (Bayat) Antik
Kenti : Atabey 'in 7 km. güneyinde Bayat Köyündedir. Kentin kuruluş tarihi
kesin olarak bilinmemektedir Ancak isminden Seleukoslardan biri tarafından
kurulduğu anlaşılmaktadır. Antik şehirde yapılan kazılarda Hatıllı Güney Teras,
Akropolis doğu kapısı, Doğu Yamacı Kapısı, Merdiven- Tünel- Kuyu sistemi,
Podyumlu Yapı, Tiyatro ve Nekropol (Mezarlık alanı) ortaya çıkarılmıştır.
Timbria Antik Kolonisi: Antik
yazarlardan Strabon (M.Ö.570) da Pisidia şehri olarak geçer. Yılanlı ovası,
Akçaşar Köyü yakınlarındaki bir tepe üzerinde kurulmuştur. Eurymedon (Köprüçay)
nehri yakınındadır. Antik kentte bugün bazı bina temelleri görülebilir.
Prostanna Antik Kenti - Eğirdir
: Antik kentte sınır duvarları ve bazı bina temelleri vardır. Şehrin
Akropolis 200 metre yükseklikte kurulmuştur. Sur duvarları içerisinde dikdörtgen
şeklinde bir bina vardır. Bu bina bir tapınaktır. Diğer üç bina ise halka ait
binalardır. Bizans dönemine ait hiçbir kalıntı yoktur.
Tymandos (Yassıören ) Antik Kenti
: Yassıören Kasabasında bulunan bir antik kenttir. Kalıntıları günümüze
kadar ulaşmayan antik kente ait bazı mimari bloklara Senirkent ilçe merkezinde
ve Yassıören Kasabasında rastlanmaktadır
Adada Antik Kenti : Sütçüler
İlçesine 12 km. Sığırlık Köyüne 2 km.'dir. Antik kentte görülen kalıntılar
şunlardır. Kent alanının geometrik ekseninde yer almış, büyük taşlarla döşeli
ilk çağ Ana Caddesi, küçük tapınak kalıntıları ki bu tapınaklar rektangonal
(dikdörtgen prizma biçimi) çok düzgün kesilmiş, kimine süs çıkıntısı bırakılmış
taşlarla yapılmış Agora ve onu çevreleyen yapılar kompleksi Bouleuterion (kent
yöneticileri toplanma yeri), kentin su düzenine ait parçalar, Nekropolis,
mausoleiom (ev görünüşünde anıtsal mezar) bulunmaktadır.
Apollonia Mordion Antik Kenti (
Uluborlu ): M.Ö.3.yy.'da kurulmuştur. Apollonia Seleukoslar tarafından
kurulan bir Seleukos kolonisidir. Şehir M.S 260-268 devrine kadar sikke
basmıştır. Şehir geç roma ve Bizans döneminde önemini korumuştur. Res Gestea'nin
Gerekçe Fragmanı bu şehirde bulunmuştur. 381'deki kilise kayıtlarına göre adı
Sozopolis olarak geçer. Şehir kalıntıları eski kasaba mevkiinde Akropol ve orada
bazı bina temelleri ve mimarî bloklar karşımıza çıkar
MÜZELER
Isparta Müzesi :
Isparta Müzesi Arkeoloji ve Etnografya Müzesi olarak düzenlenmiştir. Teşhir
çoğunlukla etnografik malzeme üzerinedir. Eserler bir küçük, üç büyük olmak
üzere toplam dört salonda sergilenmektedir.
Müzenin giriş holü ve bahçesinde,
Roma, Bizans ve Osmanlı dönemlerine ait taş eserler sergilenmektedir. 1997 yılı
sonu itibariyle müzede 11669 adet sikke, 2181 adet arkeolojik, 1937 adet
etnografik eser bulunmaktadır.
Yalvaç Müzesi : Yalvaç ve
çevresindeki tarihi eserler kadar bu yöreden çıkan tarihi eserlerin yer aldığı
Yalvaç Müzesi de büyük bir değer taşımaktadır. Müze kurmaya yönelik ilk
çalışmalar 1947'de başlamıştır. Bu tarihte önce yöreden etnografik ve arkeolojik
eserler toplanarak bir depoda koruma altına alınmıştır. Sonra müze binasının
yapımına karar verilmiş ve müze 1966 yılında hizmete girmiştir.
Revak ve bahçede Yunan, Roma,
Bizans, Selçuklu ve Osmanlı çağlarına ait mimarî parçalar, mezar stelleri,
lahitler, ostotekler, sunaklar, yazıtlar, heykeller ve mil taşları teşhir
edilmektedir. Ayrıca bahçede yer alan başlıklı sütunlardan oluşturulan sütunlu
yol müzeye ilginç bir görünüm kazandırmaktadır
MAĞARALAR
Pınargözü Mağarası :
Yenişarbademli ilçesine 8 km uzaklıkta, Çaydere ormanlarının içinde bulunan ve
Jura-Kretase yaşlı kireç taşlarından oluşan bir fay üzerinde gelişmiş aktif bir
mağaradır. Mağaranın içerisinde bir çok sifon ve büyük çağlayan vardır. Bu
mağaranın 1995 yılına kadar yapılan uzun süreli araştırmalarla 16 km.lik bölümü
ölçülmüş ancak sonuna kadar henüz ulaşılamamıştır. Avrupa'nın en uzun mağarası
olarak da kabul edilmektedir
Zindan Mağarası : Aksu
ilçesinin 2 km. kuzeydoğusunda, Aksu Çayı vadisinde yer almaktadır. Toplam
uzunluğu 760 m.dir.İçerisinde yaz-kış aylarında devamlı olarak akan küçük bir
dere vardır. Zindan Mağarası'nın en büyük özelliği tarihi dönemlerde kullanılmış
olmasıdır. Mağaranın önünde Tanrı Eurymedon adına yapılan kutsal açık hava
mabedinin kalıntıları görülmektedir. Geç Roma veya erken Bizans dönemlerinde
buranın ağzı kapatılarak bir nevi sığınak ve ibadet yeri olarak kullanılmıştır.
Ayrıca mağaranın giriş kısmında tabana döşenmiş mozaik bulunmaktadır. Mağaranın
önündeki köprünün kilit taşı üzerine Tanrı Eurymedon'un kabartması işlenmiştir.
Gümüş İni Mağarası : Aksu
İlçesinin Yayla Deresi mevkiindedir. Uzunluğu 201 m.dir. Mağaranın içi damlataş
oluşumları, düdenler ve küçük havuzlarla süslüdür. Kuru bir mağaradır.
Erenler Mağarası : Aksu
ilçesi Havutlu Köyü Erenler Tepe'dedir. Uzunluğu 57 m.dir. Kuru bir mağaradır.
İçerisinde bol damlataş oluşumların bulunur.
Cıv Mağarası : Aksu
ilçesinin doğusunda, Kızıldağın kuzeybatısında, Çayır Yaylası'nda bulunur. Düden
konumunda gelişmiş dikey bir mağaradır. Basamaklar halinde -240 m.ye kadar
derinliğe inilebilmekte olup, Isparta'nın en derin mağarasıdır. İçerisi her
türden damlataşlar ile kaplı olan mağarada değişik büyüklükte gölcükler
bulunmaktadır.
Kadı Deliği Mağarası : Çandır
Köyü'nün 8 km. uzaklıkta Kartalbaşı Tepesi'nin kuzeyindedir. Uzunluğu 81 m.dir.
Dar bir ağızdan dik bir inişle girilebilir
Karataş Mağarası :
Yenişarbademli batısındaki Pınargözü Mağarası'nın yakınında Dedegöl Dağı'nda
bulunan Karataş İn'i kireçtaşlarında, bir fay hattı üzerinde dikey olarak
gelişmiştir. Düden konumunda olan ve bütünüyle fosilleşen mağaranın derinliği
-112 m.dir. Daha aşağı seviyede ve doğrultuda bulunan Pınargözü Mağarası ile
bağlantılı olduğu düşünülmektedir. Oldukça fazla hava sirkülasyonu vardır
Kuz Mağarası : Sütçüler
ilçesi, Kesme Kasabası, Asar Tepe mevkiinde Köprüçay Kanyonu'nun aynasında
bulunmaktadır. Kesme kasabasına 4 km. uzaklıktadır. Toplam uzunluğu 224 m.dir.
İçerisinde uzunlukları 15-20 m.yi bulan dev sarkıt ve dikitlerle kaplı olan Kuz
Mağarası, bölgenin en güzel mağarasıdır.
|