|
|
 |
 |
Okunma |
|
70 |
IĞDIR
Doğu
Anadolu Bölgesinin doğusunda yer alan ilimizde, asırlar boyu birçok medeniyetin
ve uygarlıkların hüküm sürdüğü, bıraktıkları tarihi kalıntılardan
anlaşılmaktadır. Günümüze kadar; Urartular, Sakalar, Moğollar, Sasaniler,
Selçuklular, Karakoyunlular ve Osmanlı İmparatorluğu'nun kültürleri ilde hayat
bulmuş ve izleri hala yansımaktadır.
Iğdır ili kendisine yakıştırılan
“YEŞİL” sözcüğü ile neredeyse özdeşleşmiştir. “YEŞİL IĞDIR” eskilerin tabiriyle
adıyla müsemma ifadesi, tanrının bahşettiği bitki örtüsündendir. Hz. Adem ile Hz.
Havva’ nın yaşadığı İrem bağlarının da Büyük Ağrı Dağının kuzey etekleri
Iğdır-Erivan ovası üzerinde yer aldığının savunulmaktadır.
KARAKALE HARABELERİ ÖREN YERİ
Iğdır Ovası''nın batısında,
Ermenistan sınırında, savunmaya elverişli bir konumda kurulmuş olan Karakale,
Sürmeli Çukuru''nun en eski yerleşim merke/lerinden biri olup, Urartular''a
belki.daha da eskilere dayanır. Ancak, 1664 ve 1840 yıllarında meydana gelen
depremlerde, kale duvarları tahrip olmuştur. Günümüzde tamamen harabe halindedir
AHURA ÖREN YERİ HARABELERİ
Ağrı Dağı eteklerinde bulunan Ahura
(Yenidoğan), günümüzden 2200 yıl önce Artaksiyaslılaf tarafından bir dini ibadet
merkezi olarak kurulmuştur. Ancak; 1840''ta meydana gelen deprem nedeniyle,
dağdan yuvarlanan büyük kayalar ve çamur, köyü örterek yok etmiştir. Burada,
halen eski köy yerleşim mezarlığı bulunmaktadır.
KERVANSARAY
Iğdır il merkezini Asma köyüne
bağlayan yolun 25 inci km''sinde bulunan kervansaray, XII. yüzyıl Selçuklu taş
işlemeciliğinin en güzel örneklerinden biridir. Sürmari Emiri Şerafeddin Ejder
tarafından yaptırılmıştır. Kervansaray, Ba-tum-Tebriz karayolu üzerindeki menzil
noktalarından birisi olup, kervanlar Çilli geçidini aşmadan önce burada
konaklıyorlarmış. 1988 yılında koruma altına alınan eser, halen harabe
halindedir.
IĞDIR KORGANI (KALESİ)
Kale, Büyük Ağrı Dağı''nın
eteklerinde bulunmaktadır. Savunmaya elverişli sarp kayalıklar üzerinde ve
kervan ticaret yolunun en iyi şekilde kontrol altında tutulabileceği bir konumda
yer alan Iğdır Korganı, XI. yüzyılda Oğuz Türkleri tarafından kurulmuştur.
Dağ yamaçlarında "Kız Kalesi" ve
onun 200 m. kadar aşağısında "Oğlan Kalesi" adı verilen iki kale kalıntısı
bulunmaktadır. Sürmeliden Büyük Ağrı Dağı''na doğru giden ilk çağın kervan yolu,
bu iki kale arasından geçer ve Ahura yönünde uzanarak Küçük ve Büyük Ağrı
Dağları arasındaki Serdarbulak Geçidi''nden Beyazıt''a (Doğubeyazıt) doğru
giderdi. Iğdır Korga-nı''nda, o devirlerden kalma bir değirmen harabesi de
bulunmaktadır.
KOÇ BAŞLI
MEZARLAR
Hemen hemen Iğdır Ovası''ndaki
bütün eski mezarlıklarda bulunan koç başlı mezarlar, Karakoyunlu-lar döneminden
kalmadır. Bu mezar taşları yiğit ve kahraman kişiler ile genç yaşta ölen
delikanlıların mezarlarına dikilirdi.
KÜMBET
Iğdır''ın Çakırtaş köyünde
bulunmaktadır. Bu eser de Selçuklular''dan kalmadır. Ancak, kümbet bakımsızlık
dolayısıyla büyük ölçüde tahrip olmuştur.
KÜLTEPE
Melekli beldesi
yakınlarındadır. Burada, 1913 yılında yapılan kazılarda, ölülerin yakılarak
küllerinin kaplar içinde gömüldüğü bir Urar-tu mezarlığı ortaya çıkarılmıştır.
Mezarlıkta ayrıca süs eşyaları, silahlar ve mühürler bulunmuştur.
DAĞ TURİZMİ
Iğdır Ovası''nın
güneyindeki Büyük Ağrı Dağı ülkemizin dağ turizmi yönüyle yüksek bir potansiyele
sahip dağlarından birisidir. Bu volkanik dağ, dağcılık sporu ile uğraşanların
belki de aradığı bütün özelliklere sahiptir. Gerçekten, tırmanış mesafesinin
yüksek olması ve çıkışın başladığı yere kadar motorlu araçlarla gidilebilmesi
önemli bir avantajdır. Bir çok ülkede, dağın kaidesine varabilmek için bazen
günlerce yürümek gerektiği halde, Ağrı Dağı; Doğubeyazıt, Iğdır ve Aralık gibi
merkezlere gelen asfalt yollarla kolayca ulaşılabilecek bir konumda
bulunmaktadır.
Büyük Ağrı Dağı''na tırmanışlar,
sadece dağcılık sporuna yönelik olmayıp, bunların çoğu bilimsel amaçlıdır.
|