|
|
 |
 |
Okunma |
|
39 |
ELAZIĞ
Tarihi
Harput şehrinin bir devamı olan Elazığ 1834 yılında kurulmaya ve esas
gelişmesini ise 1920'li yıllardan sonra göstermeye başlamıştır.
Harput – Elazığ,
Arkeolojik kazı sonuçlarına ve yazılı kaynaklara göre Paleolitik çağdan itibaren
iskan edilmiştir. Harput, 1085 yılında Çubukoğulları tarafından fethedilerek
Türk Hakimiyetine girmiştir.
Tarihin her döneminde
önemli bir yerleşme merkezi olan Harput, son derece önemli tarihi kalıntılara ve
eserlere sahiptir. Artuklu dönemi eserleri yoğun olduğundan Harput tipik bir
Artuklu Kenti özelliğini taşımaktadır.
HARPUT
Harput’un en eski
sakinleri M.Ö. 2000 yıllarından itibaren Doğu Anadolu’ya yerleşen Hurrilerdir.
Hurrilerden sonra bölgenin, Hitit hakimiyeti altına girdiğini görmekteyiz. Çok
uzun sürmeyen Hitit hakimiyetinden sonra M.Ö. 9. Asırdan itibaren Doğu
Anadolu’da devlet kuran Urartular Harput’ta uzun süre hüküm sürmüştür. Bugün
bile tarihi heybetiyle ayakta duran Harput Kalesi Urartu devrinin izlerini
taşımaktadır. Kale’de kaya içine oyulmuş merdivenler, tünel ve hücrelerle su
yolu bulunduğu tespit edilmiştir. M.Ö. 9. Asırdan beri bu kalesiyle müstahkem
mevkii olarak bilinen Harput, en az 4000 yıllık bir maziye sahip bulunmaktadır.
Harput’un; M.S. 1. asırdan 3. asra kadar, zaman zaman Romalıların siyasi ve
askeri nüfuzunda kaldığını görmekteyiz. Ancak Romalıları Anadolu’dan çıkarmak
için uzun ve çetin mücadeleler yapan Pontus Kralı Mithradates devrinde ve ondan
sonraki zamanlarda el değiştirdiği de bilinmektedir. Bununla beraber, Miladi 3.
asırda, İmparator Dioclatianus zamanından itibaren Harput bölgesi tamamen Roma
İmparatorluğuna bağlanmıştır.
HAZAR GÖLÜ
Elazığ'a 22 km. Uzaklıkta,
Elazığ - Diyarbakır karayolu güzergahında olup, Hazarbaba ve Mastar dağları
arasına sıkışmış tektonik bir göldür. Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgesinin
kendine has plajları olan su sporları ve balık avcılığı yapılan en önemli
gölüdür.
Uzunluğu 22 km., genişliği 5-6 km. olan göl, günün her saatinde değişik görünüm
kazanarak mavinin ve yeşilin her tonunu gösterir. Suyu berrak, sodasız ve
tuzsuzdur
Çevresinde 25'e yakın kamu kurum ve kuruluşlarına ait eğitim ve dinlenme
tesislerinin yanı sıra turizm Bakanlığından belgeli otel, motel lokanta ve
günübirlik piknik alanı, ayrıca özel kuruluşlar tarafından işletilen balık
evleri bulunmaktadır.
1990 yılında yapılan araştırma neticesinde; içerisinde batık bir kentin olduğu
keşfedilmitir. Hazar Gölünün, Kilise Adası civarından başlayan batık kentin
Sivrice ilçesine kadar uzandığı tespit edilmiş olup, bilimsel araştırmalarla
tarihinin ve orada oluş nedeninin ortaya çıkarılmasını bekleyen, aşım sorunu
olmayan göl, yerli ve yabancı turizme her yönüyle hizmet vermektedir.
BUZLUK MAĞARALARI
Buzluk mağarası,
jeomorfolojik yapısı nedeniyle burada gerçekleşen klimatolojik şartlar ve hava
sirkülasyonu özelliğinden dolayı yaz ayları içinde doğal olarak tabakalar,
sarkıt ve dikitler halinde hatta bazı kısımlarında bal peteğini andıran buz
tabakaları oluşturmaktadır. Kış aylarında ise tam tersine içerisinde sıcak hava
oluşmaktadır.
1990 yılında merdiven basamakları ve aydınlatılması yapılan mağara, Türkiye’de
gezilebilen on mağara arasında yer almaktadır. Buzluk Mağaraları, çevresinin
doğal güzelliği yanında tarihi Harput beldesinde bulunması, tarih ve doğanın iç
içe bulunduğu nadir turistik yörelerimizden biridir. Yılda yaklaşık 15-20 bin
kişi mağarayı gezmektedir.
Mağaranın tarihinin, Harput’un tarihi kadar eski olduğu, Harput’un ilk sahipleri
olan Urartular dönemine kadar uzandığı salnamelerden bilinmektedir
HAZARBABA KAYAK
MERKEZİ
Sivrice ilçesinin
güneyinde bulunan 2.347 metre yüksekliğindeki Hazar baba dağında yapılan
“Hazarbaba Kayak Merkezi” 1999 yılında faaliyete geçmiş olup, kayak sporuna
elverişli pisti, telesiyeji ve yeme içme imkanları ile günübirlikçilere hizmet
vermektedir.
Hazar baba kayak merkezine Elazığ- Diyarbakır karayolu ve aynı zamanda demir
yolu üzerinde bulunan ilçemizden sonra 7 km lik Hazar Baba dağına yapılan kara
yolu ile tırmanıştan sonra ulaşılabilmektedir. 7 km lik yol stabilize olup
ulaşımın daha rahat olabilmesi için yer yer parke taşı döşenmiştir.
Hazar Baba kayak merkezi şu anda günü birlik bir tesis olup gelenlerin gününü en
iyi bir şekilde geçirecekleri kayak yapıp, dinlenip, eğlenecekleri bir
yerdir.Mevcut haliyle konaklama tesisi mevcut değildir.
CAMİLER
Ulu Camii :Harput’ta
Artuklu Hükümdarı Fahrettin Karaaslan tarafından H.551 (M.1156-1157) yılında
yaptırılan camii, Anadolu'daki en eski ve en önemli yapılardan birisidir.
Sarahatun (Sarayhatun) Camii :Akkoyunlu devrine ait cami, Akkoyunlu
Hükümdarı Bahadır Han’ın (Uzun Hasan) Annesi Sara Hatun tarafından 1465 yılında
mescid olarak yaptırılmıştır. 1585 yılında tamir edilmiş, 1843 yılında da
yapılan onarımla da bugünkü halini almıştır.
Kurşunlu Camii :Harput’ta Osmanlı devri camilerinin en güzel
örneklerinden biridir. 1738 - 1739 yıllarında yapılmıştır.
Alacalı Camii :Harput’ta Kitapçıgil parkının girişinde bulunan camide
çeşitli yapı devirlerinin izleri görülmektedir. Küçük ebatta ve dikdörtgen
planlıdır. Artukoğulları döneminde yapılmasına karşılık, XIX. Yüzyılda büyük bir
onarım görmüştür.
Ağa Camii :Harput’a girişte ana yolun solunda yer alan cami’nin kubbesi
çökmüş olup, yalnızca zarif minaresi ayaktadır. Minare kare kaideli ve sekizgen
gövdelidir. Harput Müzesindeki kitabesine göre 967 H. (1559 M.) yılında Pervane
Ağa tarafından inşa edilmiştir.
Merkez Camii :Palu ilçesindedir. Dikdörtgen planlı ve düz damlıdır. İçten
sütunlarla ve payelerle üç nefe ayrılmıştır. Mihrap taş işçiliği yönünden ilgi
çekicidir.Yeşil sırlı tuğla ile örülmüştür.
TÜRBELER
Arap Baba Mescidi ve
Türbesi : Selçuklu hükümdarlarından IV. Kılıçarslan’ın oğlu, III.Gıyaseddin
Keyhüsrev zamanında H. 678 yılında inşa edilmiştir. Minaresi dıştan türbe ile
mescidin tam orta kısmına gelen bölümde yapılmıştır. Kapısı mescidin içindedir.
Kaidesi alttan beş sıra taş üstünde alçı ve sıva izi görülen ve hemen hiçbir
Selçuklu Mescidinde bulunmayan, emsalsiz sırça bordürlüdür.
Türbenin alt kısmında ise Mumyalı bir ceset mevcuttur. Halk arasında Arap Baba
diye anılır. Arap Baba ile ilgili çeşitli rivayetler anlatılmaktadır.
Fetih Ahmet Baba Türbesi : Harput’a 2 Km. uzaklıkta olup, kaya üzerine
inşa edilmiş türbenin yanında mescidi bulunmaktadır. Türbe altıgen planlı, üst
kısmı sonradan yapılmış, yalnız cenazelik kısmı mevcuttur. İçinde büyük bir
sanduka bulunmaktadır.
Mansur Baba Türbesi : Harput’ta kaleye giden yolun solunda bulunan türbe,
sekizgen planlı olup, kesme taşlardan yapılmış kaide kısmı vardır. İki katlı
anıtsal bir yapı olduğu bilinen türbenin üst örtü sistemi sonradan yapılmıştır.
İçerisinde Mansur Baba, zevcesi, oğlu ve kızına ait olduğu bilinen dört sanduka
bulunan türbenin Artukoğulları devrine ait olduğu ihtimali kuvvetlidir.
KEBAN BARAJ GÖLÜ
Keban Baraj Gölü
Türkiye’nin en büyük yapay gölüdür. Doğal Göller arasında 675 km2’lik alanıyla
3.sırada yer almaktadır.
Keban barajının yapımından sonra 64.100 hektar büyüklüğünde bir baraj gölü
meydana gelmiştir. Oluşan gölün etrafında Elazığ ve çevre illerin halkının da
faydalandığı eğlence ve mesire yerleri mevcuttur.
Özellikle üzerinden üç ilçeye feribotla geçiş veren gölün iskelelerinde ve
Elazığ-Bingöl karayolu üzerindeki sahilde çok sayıda balık lokantası hizmet
vermektedir.
KAPLICA VE ŞİFALI
SULAR
Golan Kaplıcaları
Mürüdü Suyu (Sarılık Çeşmesi)
Yurtbaşı (Hoğu) Maden Suyu
Akçakiraz (Perçenç) Suları
Harput Dabakhane Suyu
Hoca Hasan Hamamı
Cemşit Bey Hamamı
|