|
|
 |
 |
Okunma |
|
35 |
DİYARBAKIR ( SUR KENT )
Eskiçağ'daki adı Amida olan Diyarbakır'ın önemli ticaret ve ulaşımın kavşak
yerinde İ.Ö 2300'e doğru kurulmuş olduğu bilinmektedir. Sırasıyla Asurların,
Medlerin, Perslerin İskender ve mirasçılarının Romalıların eline geçen kent Roma
imparatorluğunun ikiye bölünmesiyle İ.S 395'te Doğu Roma'nın payına düşmüş
(Bizans) Bizans imparatoru Konstantino II Sasani saldırılarına karşı kenti
koruyabilmesi için Sasaniler tarafından işgal edilen kent, Hz. Ömer'in
Halifeliği döneminde Müslüman Araplar tarafından fethedilmiş ve adı Amid'e
dönüşmüş.Bekir Bin Vail ve kabilesinin yerleştirilmesinden sonra yöreye Diyarı
Bekr denmeye başlamıştır.Cumhuriyet döneminde adı Diyarbakır olarak tekrar
değiştirildi...
DİYARBAKIR
SURLARI
Diyarbakır surları burçların
büyüklüğü ve yüksekliği itibariyle birinci, uzunluğu bakımından Çin Seddinden
sonra dünyada ikinci olarak bilinmektedir. Surlarda dört ana kapı ( Dağkapı,
Urfakapı, Mardinkapı ve Yenikapı) ve surların üzerinde 82 burç vardır.
Duvarların yüksekliği 12 m. , genişliği 12 m. , uzunluğu ise 5 km. dir. Bugün
dahi özelliğini kaybetmeyen önemli burçlar şunlardır: Keçi burcu, Yedi kardeş
burcu, Evli beden (Ben-u sen) burcudur.
İlk yapılış tarihi bilinmemekte,
ancak M.S. 349 yılında Roma imparatoru Konstantinos tarafından genişletilerek
bazı kısımları onarılmıştır. Bugünkü şeklini Büyük imparator Justinianus
tarafından yaptırılan onarımla almıştır. Yontma bazalt taştan yapılmıs olan
Diyarbakır kalesi iç ve dış olmak üzere ikiye ayrılır. İlk surların M.Ö 3000
yıllarında şehrin hakimi olan Huriler tarafından yapıldığı sanılmaktadır
CAMİİLER
Ulu Camii :
Çok sağlam, kara taştan yapılmış, Anadolu'nun en eski camiierindendir. M.S.639
yılında islam orduları DiYARBAKıR'ı fethedince Mar-Toma Kilisesi'nin camiiye
çevrilmesiyle kurulmuştur. islam aleminde 5. Haremşerif olarak tanınmaktadır.
Duvarlarında birçok uygarlığın kitabesi bulunmaktadır.
Safa Camii :
Parlı Camii ismi de verilen yapı 1532 yılında yapılmış bir Akkoyunlu eseridir.
Çini ve motiflerle süslenmiş çok zarif olan minaresinin son zamanlara kadar
kılıfla muhafaza edildiği söylenmektedir. Batısında büyük Hekim Muslihiddin-i
Lari'nin mezarı vardır.
Behrampaşa Camii
: 1572 yılında DiYARBAKıR Valisi Behram Paşa tarafından yaptırılmış Osmanlı
eseridir.
Hz. Süleyman
Camii : Diğer adı Nasıriye Kale Camii'dir. 1155-1169 yılları arasında
Nisanoğlu EbulKasım tarafından yaptırılmıştır. Camiinin bitişiğindeki Halid Bin
Velid'in oğlu Süleyman ile DiYARBAKıR'ın Arap'lar tarafından alınması sırasında
şehit düşen diğer sahabeler yatmaktadır.
Nebii Camii :
Akkoyunlu eseri olup, 15. Yüzyıldan kalma taşla örtülü tek kubbeli bir camiidir.
Minaresinde Peygamber Efendimizden (Kaalen Nebiye) diye bahseden kitabelerin
çokluğundan dolayı Nebi veya Peygamber Camii denildiği sanılmaktadır.
Fatih Paşa Camii
: Kurşunlu Camii'de denilmektedir. 1516-1520 yılları arasında şehrin ilk
Osmanlı valisi DiYARBAKıR'lı Bıyıklı Mehmet Paşa tarafından yaptırılmıştır. ilk
Osmanlı eseridir. Duvarlı çok güzelOsmanlı çinileri ile kaplıdır. Mihrabı ve
minberi görkemli bir sanat yapıtı olan camii'nin ayrıntıları Selçuklu
tarzındadır.
Hüsrevpaşa Camii
: Osmanlı devri DiYARBAKıR Valilerinin ikincisi olan Hüsrevpaşa tarafından
1512-1528 tarihleri arasında yaptırılmıştır.
Melik Ahmet Camii
: Melik Ahmet Paşa tarafından 16. Yüzyılda yaptırılmıştır. Tümü çiniden
yapılmış mihrabı çok ilgi çekicidir. Minaresine yarıya kadar birbirini görmeyen
iki merdivenle çıkılır, yarıda bu iki merdiven birleşir.
İskender Paşa
Camii : Vali iskender Paşa tarafından 1551 yılında yaptırılmıştır.
Dört Ayaklı
Minare : Akkoyunlu Kasım Han tarafından yaptırılan Şeyh mutahhar
Camii'sinin dört ayaklı minaresi yekpare dört sütun üzerinde inşaa ettirilmiş
ilginç anıtlardandır. Minarenin sütunları altından yedi defa geçenin her
dileğinin yerine geldiğine inanılır.
SİNCARİYE
MEDRESESİ : Zinciriye Medresesi'de denilir. Bina 1198 yılında yapılmış olup,
mimarının adı isa Ebu Dirhem'dir.
KİLİSELER
Meryem Ana
Kilisesi : 3. Yüzyıldan kalmadır. Zamanla birçok onarım görmüş olup, Bizans
devrinden kalma mihrabı, Roma biçimi kapısı ilginçtir. Kilisede bazı azizlerin
türbesi bulunmaktadır.
Mar Thoma
Kilisesi: Yapının yapılış tarihi bilinmemek birlikte Hıristiyanlıktan önce
puta tapanların kullandığı bir mabetti. Hıristiyanlığın resmi bir din olmasından
sonra mabet kiliseye dönüştürülmüştür.İslam orduları tarafından ele geçirilen
Diyarbakır'da kilise camiye dönüştürüldü. Bu cami günümüzdeki adı Ulu cami
olarak bilinmektedir.
Saint Teodoros
Kilisesi: Fatih Paşa camii'nin bitişiğinde olduğu bilinen ki lise bu gün yok
olup gitmiştir....
Saint George
Kilisesi: İçkale semtinde Cezaevinin bitişiğinde yer almakta ve ne zaman
yapıldığı kesin olarak bilinmemektedir.
Kırklar Kilisesi:
Kırklar dağı üzerinde bulunan kilise V. yy sonlarında inşa edilmiştir. Bu
gün yalnızca bir duvar kalıntısı ve mahzen kısmı kalmıştır.
KÖPRÜLER
On Gözlü Köprü : Mardin
Kapının güneyinde olan köprü 1065 tarihinde mervaniler tarafından kurulduğu ve
mimarının Ubeydoğlu Yusuf olduğu üzerindeki yazılan kitabeden anlaşılmaktadır.
Köprü kesik bloklarla karaya birleştirilmiştir. Silvan Köprüsü olarak
anılmaktadır.
Haburman Köprü :Sinek çayı
üzerinde kurulmuş olan köprü Çermik ilçesi ve Haburman köyü civarında 1179
yılında kurulduğu üzerinde yazılan kitabede anlaşılmaktadır. Ortada büyük ve
sivri, yandakiler daha küçük ve yuvarlak olmak üzere 3 göz bulunmaktadır..
Malabadi Köprüsü:Diyarbakır-Batman
il sınırında Silvan ilçesine 22 km uzaklıkta Batman çayı üzerinde 1147 yılında
Artukoğulları'ndan Timur taş Bin İlgazi tarafından yapıldığı üzerindeki
yapıldığı bilinmektedir.Taş köprüler arasında dünyada kemeri en geniş olanıdır.
Köprünün üzeride her iki yandan kemerin içerisindeki odalara inilmektedir
Devegeçidi Köprüsü:Diyarbakır-Elazığ
yolu 20 km mesafede Artuklu Köprüde iki kitabe ve Kur'an dan ayet bulunmaktadır.
|