|
|
 |
 |
Okunma |
|
145 |
DENİZLİ - PAMUKKALE
Horozları ile ünlü Denizli zengin bir tarih ve kültüre sahiptir. Denizli,
Hierapolis ve Laodikeia, Tripolis, gibi antik kentleri, kaplıcaları ve dünyada
eşi olmayan travertenlere sahip Pamukkale ile görülmesi gereken bir turizm
merkezidir.
Denizli ili, ilk defa bugünkü
şehrin 6 km. kuzeyinde, Eskihisar Köyü civarında kurulmuştur. Şehir M.Ö
(261-246) yılları arasında, II. Antiokos tarafından karısı adına kurulmuş ve
Laodikeia adı verilmiştir. Müslüman akınlarına kadar bu isimle anılmıştır.
Günümüzde kullanılan Denizli adı, Tonguzlu kelimelerinin zamanla ağızdan ağıza,
Denizli kelimesi haline gelmiştir.
DOĞAL GÜZELLİKLER
Pamukkale Travertenler :
Travertenler çok yönlü,çeşitli nedenlere ve ortamlara bağlı,kimyasal reaksiyon
sonucu çökelme ile oluşan bir kayadır. Pamukkale termal kaynağını meydana
getiren jeolojik olaylar geniş bir bölgeyi etkilemiştir. Bu bölgede sıcaklıkları
35-100OC arasında değişen 17 sıcak su alanı bulunmaktadır. Pamukkale termal
kaynağı bölgesel potansiyel içindeki bir ünitedir. Kaynak,antik dönemlerden beri
kullanılmaktadır. Su termal kaynaktan çıktıktan sonra 320m. uzunluğunda bir
kanal ile traverten başına gelmekte ve buradan 60-70m.'lik kısmı çökelmenin
olduğu traverten katkatlarına dökülmekte ve ortalama 240-300m. yol katetmektedir.
Katkat havuzcuklarında ve katkat seddelerinde,çökelmekte olan kalsiyum
karbonat,başlangıçta yumuşak bir jel halindedir. Zaman içinde sertleşmekte ve
traverten olmaktadır. Ancak ziyaretçiler tarafından katkatlar üzerinde gezilmesi
ve oynanması,henüz yumuşacık haldeki kalsiyum karbonatların
ezilmesine,dağılmasına neden olmaktadır.
Beyazlığın oluşumunda,hava
şartları,ısı kaybı,akışın yayılımı ve süresi etkilidir. şu anda traverten alanı
22.000 m2'ye ulaşmış olup,bu mevcut travertenlere insanların ayakkabı ile
girişleri 15 Mayıs 1997 tarihinde yasaklanmıştır. Ancak Örenyeri Güney Kapısı
tarafındaki "Domuz Çukuru" diye tabir edilen3.000 m2'lik teraslarda ve yine eski
araç yolu olan Pamukkale Kasabası'na bağlantı sağlayan yol,yürüyüş yolu olarak
yerli ve yabancı turistlerin kullanımına serbest olup,dolayısıyla bu bölgelerde
insanların travertenlerle teması sağlanmaktadır
Kırmızı Travertenler :
Kırmızısu ; merkez ilçe Karahayıt kasabası içindedir. Pamukkale'nin yaklaşık 5
km kuzeyindedir. Kırmızısu travertenleri 600C sıcaklıkta çıkan termal su
çevresinde oluşmuştur. Termal suyun içindeki maden oksitleri nedeniyle
kırmızı,yeşil ve beyaz renkli traverten tabakaları oluşmuştur. Yakın zamana
kadar daha çok iç turizme hizmet veren Karahayıt Kaplıcaları artan konaklama
tesisleri ile önem kazanmış ve Pamukkale'den sonra turizmdeki yerini almıştır
Güney Şelalesi : Güney
şelalesi, Denizli ili, Güney ilçesi, Cindere Köyü sınırları içinde yer
almaktadır. Güney ilçesinin yaklaşık 4 km. güneyinden geçen Menderes Nehri'nin
kenarındadır. Şelale doğal güzelliği bakımından görülmeye değer yerlerdendir.
Asmaaltı Şelalesi : Çal
ilçesine bağlı Sakızcılar Köyü'nde yer alan şelale eşsiz bir tabii güzellik
sergilemektedir. Ağlayan Kaya olarak bilinen şelale, 30 metre yükseklikten
dökülmektedir. Yeşille suyun birleştiği şelalenin dibinde alabalık
yetiştirilmektedir. "Hocanın Yeri" olarak bilinen yer ilçe halkı tarafindan çok
sevilen bir piknik yeridir.
Homa Gümüşsu Şelalesi :
Çivril'in Doğu kesiminde, Çivril-Dinar yolu üzerinde ilçeye 30 Km. mesafedeki
kasabaya buradaki suyun iyi niteliği nedeni ile Gümüşsu adı verilmiştir. Gümüşsu
Kasabasına 10 Km. uzağında bulunan Düzbey Köyünde II. Haçlı seferinin savaş
alanı Miryakefalon adındaki tarihi alanı vardir. Yaklaşık 30 metre yükseklikten
sut yapan bir şelale bulunmaktadır. Suyu çok soğuk ve tatlıdır.
Denizli - Honaz Dağı Milli Parkı
: Honaz ilçesi sınırları içerisinde yer almaktadır. Milli Parkın ana
özelliğini, Ege Bölgesinin en yüksek dağı olan ve2528 m. yüksekliğe sahip olan
Honaz Dağı bünyesindeki kaynaklar oluşturmaktadır. Yoğun bitki örtüsüne sahip
Honaz Dağı üzerinde alt floraya ait endemik türler bulunmakta, Alpin floraya ait
türler ise dağın üst zonlarında yer almaktadır. Orman formasyonu içerisinde
kızılçam (Pinus Brutia),karaçam(Pinus Nigra)ve ardıç hakim türlerdir. Yaban
Hayatı açısından da zenginlik içeren sahada özellikle dağ keçisi yoğun olarak
bulunmaktadır. Ayrıca yaban domuzu , tavşan, tilki, porsuk,sansar vb. türlerde
görülmektedir. Yöre; arkeolojik özelliği açısından da zenginliğe sahiptir.
Özellikle Collossea antik kentinde bir çok kaya mezarları bulunmaktadır.
Denizli - Kartal Gölü Tabiatı
Koruma Alanı : Beyağaç ilçesi sınırları içerisinde yer almaktadır. Sahaya
Beyağaç (Eskere) ilçesinden 40 km.lik orman yolu ile ulaşılmaktadır. Sahada
karaçamın saf meşcereler oluşturması, aralarında anıt ağaç niteliği gösteren
yaşlı ve boylu fertlerin bulunmasıyla (yaş ortalaması 250-700 civarında) nadir
orman ekosistemi özelliği göstermektedir. Kartal Gölü çevresinde alpin bitki
örtüsü hakim olup, karahindibağ, sarı çiçekli gazal boynuzu, üç gül, yonca gibi
çayır ve mera bitkileri açısından da zengindir. Gölde küçük balıklar
yaşamaktadır.
ANTİK KENTLER
Tripolis -
Buldan/Yenice : Denizli il merkezinin 40 km. kuzeyindedir. Buldan ilçesi
Yenicekent kasabasının doğusunda, Büyük Menderes akarsuyu ile kasaba arasındaki
yamaçlar üzerinde kurulmuştur. Tripolis, Lidya bölgesi kentleri içinde, Karya ve
Frigya bölgelerine ulaşımı sağlayan ticaret ve tarım merkezlerinden birisidir.
Bergama Krallığı tarafından kurulduğu tahmin edilmektedir. Anıtsal yapıların en
iyi örnekleri MS. 1, 2 ve 3. yüzyıllarda yapılmışlardır. MS. 325 yılında Nikea
meclisinde hazır bulunan Lidya piskoposları listesinde Tripolis'in adının
geçmesi piskoposluk düzeyinde bir kent olduğunu göstermektedir.
Tiyatro Kent merkezindedir. Araziye
uygun olarak, Roma inşa tarzında yapılmıştır. Hamam Tiyatronun yaklaşık 200
metre batısında yer almaktadır. Sur duvarları dışında bulunmaktadır. Dış
duvarları kısmen ayaktadır. Kale ve Surlar Tripolis Geç Roma ve Bizans
Dönemi'nde sur ile çevrilmiştir. Eğimli arazide kurulan kentin surları yer yer
burçlarla, gözetleme kuleleri ve kalın duvarlarla desteklenmiştir. Nekropol
Surun, doğu ve güney yamaçlarındadır. Burada kaya mezarları, podyumlu mezarlar
ve lahitler görülmektedir.
Herakleia Salbace - Tavas/Vakıf :
Kent Denizli ili, Tavas ilçesinin 10 km. kuzeybatısında bulunan Vakıf Köyü
sınırları içindedir. Önemli yapıları, kenti çevreleyen Roma Dönemi suru ve
stadyumdur.
Artemis ve Leto : Herakleia
Salbace antik kentinin yaklaşık 4 km. doğusunda, bugünkü Tavas-Kızılcabölük
kasabasının 1 km. kuzeydoğusunda, Ören Sırtı ve Kocapınar mevkii diye
adlandırılan yerdedir. Babadağ Dağı'nın sırtında yer alan Hieron dikdörtgen
şeklindedir. Kabartmalarda Artemis, Apollon, Pan, Dionysos ve Herakles ile
ilgili mitolojik sahneler işlenmiştir .
Colossae - Honaz : Denizli
ilinin 25 km. doğusunda, Honaz ilçesinin 2 km kuzeyinde yer almaktadır. Antik
çağdan beri kullanılan güney şark yolu üzerindedir. Büyük Frigya içinde bulunan
en önemli merkezlerdendir. Ksenephon'a göre Frigya'nın 6 büyük kentinden
biridir.Osmanlı Dönemi'ne ait bir kale kalıntısı mevcuttur. Colossae antik
kentinin kalıntılarına, Akropol olan, höyük tepesi ile çevresindeki arazilerde
rastlanmaktadır. Höyüğün kuzeyindeki bölgede kayaya oyulmuş oda ve ev tipi
mezarlar bulunmaktadır.
Hierapolis (Pamukkale) :
enizli ilinin 18 km. kuzeyinde yer alan Hierapolis antik kentinin arkeoloji
literatüründe Kutsal Kent olarak adlandırılması, kentte bilinen bir çok tapınak
ve diğer dinsel yapının varlığından kaynaklanmaktadır.Kentin kuruluşu hakkında
bilgilerin kısıtlı olmasına karşın; Bergama Krallarından II. Eumenes tarafından
M.Ö. II. yy' başlarında kurulduğu ve Bergama'nın efsanevi kurucusu Telephos'un
karısı Amazonlar kraliçesi Hiera'dan dolayı, Hierapolis adını aldığı
bilinmektedir.
Hierapolis Roma Dönemi'nden sonra
Bizans Dönemi'nde de çok önemli bir merkez olmuştur. Bu önem, MS. 4. yüzyıldan
itibaren Hıristiyanlık merkezi olması (metropolis), MS. 80 yıllarında, Hz.
İsa'nın havarilerinden olan, Aziz Philip'in burada öldürülmesinden
kaynaklanmaktadır. Hierapolis, 12. yüzyıl sonlarına doğru Türklerin eline
geçmiştir.
Başlıca Kalıntılar: Ana Cadde ve
Kapılar , Surlar , Büyük Hamam Kompleksi , Apollon Tapınağı , Tiyatro ,
Kiliseler , Nekropol.
Laodikeia : Çürüksu (Lykos)
ırmağının güneyinde kurulmuştur. Kentin adı antik kaynaklarda daha çok "Lykos'un
kıyısındaki Laodikeia" şeklinde geçmektedir. Diğer antik kaynaklara göre ise,
kent MÖ. 261-263 yılları arasında II. Antiokhos tarafından kurulmuş ve kente
Antiokhos'un karısı Laodikeia'nın adı verilmiştir.
Laodikeia, MÖ. I. yüzyılda
Anadolu'nun en önemli ve ünlü kentlerinden biridir. Kentteki büyük sanat
eserleri bu döneme aittir. Romalılar da Laodikeia'ya özel bir önem vermişler ve
Kıbyra (Gölhisar-Horzum) Conventus'unun merkezi yapmışlardır.İmparator Caracalla
zamanında Laodikeia'da bir seri kaliteli sikke basılmıştır. Laodikeia halkının
da katkılarıyla kentte çok sayıda anıtsal yapı yapılmıştır. Küçük Asya'nın 7
ünlü kilisesinden birinin bu kentte bulunması, Hıristiyanlığın burada ne kadar
önemli olduğunu göstermektedir. MS. 60 yılında meydana gelen çok büyük bir
deprem kenti yerle bir etmiştir.
Laodikeia'nın Yapıları ;Büyük
Tiyatro , Yaklaşık 20.000 kişiliktir.Küçük Tiyatro, Büyük tiyatronun 300 metre
kadar kuzeybatısında yer almaktadır. Yaklaşık 15.000 kişi alabilecek
büyüklüktedir.Stadyum ve Cimnazyum Kentin güneybatısında, doğu-batı
doğrultusunda uzanmaktadır. Stadyumun ek yapıları ile cimnazyum bir bütünlük
teşkil edecek şekilde yapılmıştır. MS. 79 yıllarında yapılan stadyumun uzunluğu
350 metre, genişliği 60 metredir. Anıtsal Çeşme , Meclis. Binası , Zeus Tapınağı
, Büyük Kilise
SAĞLIK TURİZMİ
Pamukkale Kaplıcaları :
İl merkezine 18km uzaklıkta bulunan eski Hierapolis kentinin bulunduğu
alandır. Travertenler yaratan karstik alanlardan çıkan sular; bünyesindeki kireç
çözeltisi, genellikle beyaz renkte ve pamuk balyalarını andıran kalker
tüflerini, Pamukkale travertenlerini oluşturmaktadır.Pamukkale termal suyunun
tedavi edici özelliği, çok eski çağlardan beri anlaşılmış, yüzyıllar sonra şifa
niteliği bilimsel olarak kanıtlanmıştır. Kaynaklar etrafında dini ayinler
yapılmış, şenlikler düzenlenmiş, büyük devlet adamları ve zengin kişiler antik
dönemde tedavileri için Hierapolis'e gelmişlerdir.
Çizmeli (Yenice) Kaplıca ve
İçmeleri : Buldan ilçesine 16 km uzaklıktaki Yenicekent sınırları içindedir
Romatizma, kalp, damar sertliği, deri, basur memeleri hastalıklarının
tedavisinde kullanılır.
Gölemezli Çamur Kaplıcası :
Akköy ilçesine bağlı Gölemezli Köyü yakınlarındadır. Dört kaynak halindedir.
Kaynaklar nitelik bakımından her birinden farklıdır. Birisi çamur hamamı olarak
kullanılır. Deri hastalıklarının tedavisinde kullanılır.
Tekkeköy Kaplıcası :
Sarayköy ilçesi Tekke Köyü yakınındadır. Sarayköy'e uzaklığı 20 km olup, çeşitli
yerlerden sıcak sular kaynamaktadır Roma Devri'nden kalma hamamı, havuzu,
soyunma yeri vardır. Kaplıca; romatizma, deri, kadın hastalıkları, idrar yolu
rahatsızlıkları tedavisinde kullanılır.
Kızıldere Ilıcası :
Sarayköy'e 11 km uzakta kızıl renkli kayalardan çıkar. İki kubbeli bir hamamı,
iki banyo yeri, havuzu ve soyunma yeri vardır. Romatizma ve yorgunluğa iyi
gelir.
Babacık (Kabaağaç) Kaplıcası :
Sarayköy ilçesi Tekke köyü ılıcasının 3 km uzaklığındaki Kaabaağaç
Köyü'ndedir.
Karahayıt Kaplıcası :
Pamukkale termal kaplıcası sisteminin bir kolu sayılan bu kaplıca, Pamukkale'nin
5km kuzeyinde, Karahayıt Kasabası'ndadır. Kalp, damar sertliği, yüksek tansiyon,
romatizma-siyatik, deri sinir, lumbago, gibi hastalıklarla uyuz, sivilce,
kaşıntı gibi deri hastalıklarına iyi gelir.
TARİHİ ESERLER
Akhan : Denizli'ye
7 km. uzaklıkta, Denizli-Afyon karayolu üzerindedir.1253-1254 yıllarında, inşa
edilmiş olan kervansarayın 2 yazıtından birinde II. İzzettin Keykavus'un adı ve
unvanları belirtilmektedir.
Çardakhan Kervansarayı :
Çardak ilçe merkezinin hemen dışındadır. Yazıtından anlaşıldığını göre, I.
Alaaddin Keykubad zamanında, 1230 yılında yaptırılmıştır. Sultan hanları tipinde
bir kervansaraydır.
Acıpayam Yazır Cami : Cami
giriş kapısı üzerinde bulunan kitabesine göre,1801 yılında yaptırılmıştır.
Süslemesi bakımından oldukça zengin ve değişik bir durum gösteren caminin
duvarları içerisinde üç sıra panolar halinde resimlerle süslenmiştir.
Boğaziçi Cami : Selçuklular
Döneminde yapılan bu cami, Baklan ilçesi Boğaziçi Kasabası'ndadır. Ağaç direkli
camilerdendir. Süslemesi bakımından oldukça zengin ve değişik ağaç motifleri
görülmektedir.
Türbeler : Servergazi Türbesi
( Yeşilköy ), Mehmet Gazi Türbesi (Büyük Mezarlık), Fatma Hanım (Yıldız) Türbesi
(B. Mezarlık), Ahi Sinan Türbesi, Mahmut Gazi Türbesi, Yatağan Baba Türbesi ve
Hüsamettin Bey Türbesi
YAMAÇ PARAŞÜTÜ
Pamukkale Denizliye 21 km
uzaklıkta Çökelen Dağı eteklerinde yer almaktadır. Turistik bölge olduğu için
bölgeye her türlü ulaşım şekli mümkündür. Uçuş yapılabilen iki tepe
bulunmaktadır
Dinamit Deposu : Batı
rüzgarının hakim olduğu tepe özellikle sabah saatlerinde uçuşa elverişlidir.
Öğleye doğru başlayan güçlü termik oluşumlar deneyimli pilotlar için uzun
uçuşlar sağlamaktadır. Adını tepede bulunan eski bir dinamit deposundan alan
uçuş pisti 300 metre yüksekliğindedir. İki paraşütün rahatça kalkış yapabileceği
geniş bir alanı olan yamaç, Pamukkale'nin tüm güzelliğini görecek noktadadır.
Eğitim Tepesi : Gün doğduktan
sonra gün-batı yönünde kendini hissettiren rüzgar öğle saatlerine kadar hafif
şiddette eser. Öğle saatlerinde artan rüzgar batıya kayarak günbatımında
neredeyse tamamen kesilmektedir. 70 m yüksekliğindeki tepe alçak oluşundan
dolayı amatör uçuşlar için tercih edilmektedir. Yeraltı sularının tüm bölgede
yaşanan ılıman etkileri nedeniyle bölgede yaşanan rüzgar değişiklikleri burada
hissedilmemektedir. Düzenli rüzgarlar sayesinde yıl boyunca güvenli uçuşlar
yapılabilmektedir.
MÜZELER
Hierapolis Arkeoloji
Müzesi : Hierapolis kentinin en büyük yapılarından biri olan Roma Hamamı,
1984 yılından beri Hierapolis Arkeoloji Müzesi olarak hizmet vermektedir.Müzede,
Hierapolis kazılarından çıkan eserlerin yanında Laodikeia, Colossai, Tripolis,
Attuda gibi Lycos (Çürüksu) Vadisi kentlerinden gelen eserler de bulunmaktadır.
Ayrıca Tunç Çağı'nın en güzel örneklerini veren Beycesultan Höyüğü'nden elde
edilen arkeolojik buluntular müzenin önemli bir bölümünü oluşturmaktadır. Caria,
Pisidya ve Lidya bölgelerindeki bazı yerleşimlerden ortaya çıkarılan eserler de
Hierapolis Müzesi'nde toplanmış ve sergilenmektedir.
Atatürk Etnografya Müzesi :
İl merkezinde Uçancıbaşı Mahallesi'nde bulunan ve bugün müze olarak kullanılan
binanın yapım tarihi ile ilgili kesin bir belge yoktur. Müzenin üst katında çoğu
Osmanlı Dönemi'ne ait giysi, takı, ev eşyası, silah, halı, kilim gibi etnografik
nitelikteki kültür varlıkları sergilenmektedir. Ayrıca Atatürk'ün Denizli'ye
geldiğinde kaldığı odada, gardırop, pirinç başlıklı karyola, divan ve barok
stili bir çalışma masası da bulunmaktadır.
MAĞARALAR
Kaklık Mağarası :
Denizli-Afyon-Ankara ve Denizli Çivril Karayolu üzerinde, Denizli İl Merkezi'ne
30 km. mesafede, Honaz İlçesi Kaklık Kasabası'ndadır. Şekil olarak obruk gelişim
özelliği gösteren mağaranın içinde, büyük bir traverten kitlesi vardır.
Pamukkale'nin benzeri olan travertenler mağaranın hemen yakınında bulunan
Kokarhamam Pınarı ( Haydarbaba Pınarı) sularının mağaraya şelaleler yaparak
akması sonucu oluşmuştur. Ayrıca mağaranın kuzey duvarından küçük şelaleler
şeklinde sızan sular da yer yer duvar travertenleri oluşturmaktadır. Daire
şekilli geniş bir ağzı olan Kaklık Mağarası'nın büyük bir bölümü güneş ışınları
almaktadır. Bu nedenle mağara duvarlarında yosun ve küçük sarmaşıklar
gelişmiştir. Gün içinde yeşilin değişik tonlarında renkler alan bu bitkiler,
mağaraya son derece ilginç bir güzellik katmaktadır. Mağara, damlataş, sarkıtlar
ve dikitlerle süslü olup , eşine rastlanmaz güzelliktedir. Mağara içerisinde bol
miktarda termal su bulunmaktadır. Berrak, renksiz ve kükürt kokulu olan bu su
varlığının bazı cilt hastalıklarına iyi geldiği bilinmektedir.
|