Ana Sayfa  Define İşaretleri  Anadolu Efsaneleri  Videolar  Harita  Arama İletişim

Menü

   Ana Sayfa
   İçerik Gönder
 Alfabeler
 Anadolu Efsaneleri
 Anadolumuzun İlleri
 Antik Kentler
 Cinler
 Define İşaretleri
 Definecinin El Kitabı
 Dünyanın 7 Harikası
 Eşkiya Belgeleri
 Heykel
 Mağaralar
 Medeniyet Tarihi
 Mezar Tipleri & Steller
 Osmanlı Patişahları
 Tarih
 Tarihi Gizemler
 Tümülüsler
 Videolar
 Ölü Gömme Gelenekleri
  İletişim

 Çorum

Okunma

76

ÇORUM

Çorum ili Karadeniz bölgesinin İç Anadolu'ya açılan kapısıdır. Beşbin yıllık tarihi geçmişe sahiptir. Hititlerin başkenti Hattuşa Boğazkale ilçesindedir. Alaca ilçesi Alacahöyük ve Ortaköy ilçesindeki Şapinuva'da Hitit medeniyetinin çok değerli kalıntıları vardır.Çorum tarihi varlığı yanında eşsiz doğa güzelliklerine sahiptir. Kargı, Abdullah, İskilip, Bayat ve Osmancık yaylaları önemli piknik ve dinlenme alanları olup,Çatak Milli Tabiat Parkında kayak tesisi mevcuttur.

 

ÖREN YERLERİ

 

Hattuşa-Boğazkale : Mısır, Babil ve Mitanni gibi Eski Doğu’nun büyük güçlerinden biri olan Hititler, yaklaşık M.Ö. 1200 yıllarına kadar Anadolu’nun büyük bir kısmına ve zaman zaman da Kuzey Suriye’ye hükmetmişlerdir. Bu İmparatorluğun başkenti Hattuşa, Çorum’un 80 kilometre güneybatısında, Boğazkale ilçesindedir. Bölge 1988 yılında Tarihi Milli Parklar statüsüne alınmıştır

Hattuşa 1834 yılında Fransız mimar Charles Texier tarafından keşfedilmiştir. Bu sadece Hattuşa’nın keşfi değil, tamamen unutulmuş olan Hititlerin keşfi olarak da algılanabilir.Hitit yazılı kaynaklarından anlaşıldığına göre, I. Hattuşili’nin iktidara gelmesiyle (M.Ö. 1665-1640) Hattuşa, Hititlerin başkenti olmuştur.Hitit İmparatorluk döneminde, yani M. Ö 14 ve 13. yüzyıllarda, şehir yaklaşık olarak altı kilometre uzunluğunda bir surla çevrilmiştir. Daha geç bir imar evresinde bu surların önüne ikinci bir duvar daha örülerek, kent daha sıkı bir savunmaya alınmıştır. Bu yeni sur üzerinde bulunan, anıtsal şehir kapılarının çoğu günümüze kadar oldukça sağlam durumda gelmiştir.

Şehirde ayakta kalmış, izlenebilen yapıların büyük bölümü, surlar gibi, M.Ö 13. yy.’ dan kalmadır. Kraliyet yapılarının yer aldığı Büyükkale’de, direkli galerilerle çevrili avlular, konutlar, depo binaları ve büyük bir kabul salonuyla, büyük bir saraya ait kalıntılar ortaya çıkartılmıştır. Hattuşa’da bugüne kadar 31 yapı, tapınak olarak tanımlanmıştır. Hattuşa’nın en büyük dini yapısı olan Büyük Tapınak, aşağı şehirdeki konutların ortasında tek tapınak olarak yükselir.
 

Yazılıkaya Tapınağı : Hattuşa’nın en büyük ve en etkileyici kutsal mekanı, şehrin dışında yer alan, yüksek kayalar arasına saklanmış Yazılıkaya Açık Hava Tapınağı’dır. Tapınak’ta 90’dan fazla tanrı, tanrıça, hayvan ve hayal ürünü yaratıklar kaya yüzeyine işlenmiştir.

Alacahöyük : Çorum’un 45 km. güneybatısında, Ankara’nın 160 km. doğusundadır. Eski Tunç Çağı ve Hitit çağında çok önemli bir kült (dini tören) ve sanat merkezi olan Alacahöyük’te 4 uygarlık çağı açığa çıkartılmıştır.Alacahöyük’te 1. uygarlık çağı, Hellenistik, Roma, Bizans, Selçuklu-Osmanlı dönemleri ile temsil edilmektedir. 1. kültür katta, Geç Frig çağında höyüğün her yanı iskan edilmiştir. Küçük evlerden oluşan bu kat, seramiğine göre, M.Ö. 650’den daha eski değildir.

Mabedi, büyük yapıları, özel-blok evleri, sokakları, büyük küçük su kanalları, şehir suru, biri kabartmalı ortastadlarla süslü sfenksli, diğeri poternli anıtsal kapılarıyla Hitit İmparatorluk Çağı’nın müstahkem olmayan, düz ovaya kurulan tipik temsilcisi höyüğün 2. kültür katını oluşturur.

Alacahöyük 3. uygarlık katını Eski Tunç Çağı (M. Ö 2500-2000) oluşturur. Hitit kültürüne kaynaklık eden kültürlerin önde geleni olan yerli Hatti uygarlığı’nın aydınlanmasında çok katkıları olan Alacahöyük Eski Tunç Çağı hanedan mezarları, bu çağın en önemli buluntularıdır. İntramural mezarlar özel olarak ayrılmış bir alanda toplanmıştır..4. kültür katını oluşturan Geç Kalkolitik Çağ ana toprak üzerine kurulmuş ilk uygarlıktır.

Ortaköy-Şapinuva : Hitit Devletinin önemli kentlerinden biri olan Şapinuva, (Ortaköy), Çorum’ un 53 km. güneydoğusundadır. Çekerek nehri etrafında yer alan Göynücek Ovası ile Alaca Ovası arasındaki geçit üzerindedir. Hitit Çağında, hem siyasi hem de coğrafi konumu nedeniyle stratejik bir noktada yer alan şehir, önemli bir askeri ve dini merkezdir. Devam eden kazı çalışmalarında bugüne kadar A binası ismi verilen anıtsal idari yapı ve B Binası olarak adlandırılan ticari yapı açığa çıkartılmıştır.
 

Kapılıkaya Anıtsal Kaya Mezarı : ÇÇorum'un yaklaşık 27 km. kuzeyinde , Kırkdilim mevkiinde oldukça sarp , kayalık ve akarsu tarafından yarılmış derin vadilerin oluşturduğu engebeli arazi üzerinde , kuzeye doğru uzanan bir kaya blokunun burun kısmının kuzey-batı köşesinde yer almaktadır.Komutan İKEZİOS'a ait hellenistik dönem kaya mezarı olup , M.Ö. II.yüzyıla tarihlenmektedir. Çay seviyesinden 65 m. Yükseklikteki kaya mezarının yamuk biçimli bir podyum zemini vardır.Bu podyumdan 8 basamaklı merdivenle ikinci platformda , oradan da 12 basamaklı merdivenle mezar önündeki podyuma geçilmektedir.

İskilip Kaya Mezarı : İskilip merkezinde bulunan Osmanlı dönemine ait 100 m yükseklikteki tabi bir kaya üzerine inşa edilmiş , kalenin güney ve güneydoğu eteğinde Roma dönemine ait kaya mezarları bulunmaktadır.Güneydoğusunda bulunan kaya mezarının iki sütunlu dikdörtgen bir girişi vardır.

TARİHİ ESERLER
 

Çorum Kalesi : Şehrin güneyinde, alçak bir tepe üzerinde, ovaya hakim bir konumda kurulmuş olan kalenin kesin yapım tarihi bilinmemektedir. 17. yy. da Çorum’a gelen Evliya Çelebi kalenin Sultan Kılıç Arslan tarafından inşa edilmiş bir Selçuklu yapısı olduğunu anlatır. Yapı malzemesi olarak düzgün kesme taş, moloz taş ve Roma-Bizans dönemlerine ait devşirme taşlar kullanılmıştır. Kale içinde küçük bir cami ile konutlar yer almaktadır.

İskilip Kalesi : İlçe merkezinde bulunan ve Osmanlı Dönemine tarihlenen kalenin üç yanı sarp kayalık olup, sadece kuzey-batıdan çıkış mümkündür. Kalenin inşa edildiği sarp kayalığın eteklerinde Roma Devrine ait kaya mezarları bulunmaktadır.

Osmancık Kandiber Kalesi : İlçe Merkezinde Kızılırmak’ın kuzey kenarındaki tabii kayalığın üzerine inşa edilmiştir. Selçuklu Dönemine tarihlenen kale içinde ikinci bir kapı daha bulunmaktadır. Kale, İstanbul’dan Amasya’ya uzanan ticaret yolu üzerindedir. Kalenin güneyinde Roma Dönemi kaya mezarları yer almaktadır.

Hacıhamza Kalesi : Hacıhamza Beldesindeki İncesu Deresi’nin kuzeyinde yer alan kale yamuk planlıdır. Şeriye Sicil kayıtlarında III. Ahmet tarafından 1723 yılında yapıldığı anlaşılan kale, 1940’lı yıllara kadar kasaba halkını içinde barındırmıştır.

Çorum Saat Kulesi : Şehrin merkezinde ve minare stilinde yapılmıştır. Beşiktaş Muhafızı Çorumlu Yedi-Sekiz Hasan Paşa tarafından 1894 yılında yaptırılmıştır.

Sungurlu Saat Kulesi : Kule, 1891 yılında Kaymakam Edip Bey tarafından yaptırılmıştır. Kare prizma gövdelidir. İkinci kat hariç her katta yuvarlak kemerli küçük pencereler yer alır.

Koyunbaba Köprüsü : Osmancık İlçe merkezinde Kızılırmak üzerinde bulunan Koyunbaba Köprüsü II. Beyazıt zamanında yapılmıştır. Yapımına 1484 yılında başlanmış, 1489 yılında tamamlanmıştır. Uzunluğu 250 m., genişliği 7,5 m. olan köprü dikdörtgen kesitli sarı kesme taşlardan yapılmıştır. Sivri kemerli 19 gözlüdür. Ancak bugün zamanla ırmak birikintileriyle dolması nedeniyle 15 gözü görülebilmektedir.

DOĞAL GÜZELLİKLER

 

Çatak Tabiat Parkı : İl merkezine 22 km. uzaklıkta, en rahat gidilip gelinebilen bu mesire yeri, günübirlik piknik yapmaya uygun olarak düzenlenmiştir. Orman alanı ağırlıklı olarak karaçam ağaçları ile kaplıdır.

Kargı ( Eğinönü ) Yaylası : Kargı ilçesinin kuzeyindeki yüksek dağlık bölgede yer almaktadır. Çorum’a 140 km, Kargı’ya 26 Km uzaklıktadır. Kargı Yaylası bölgede birbirine bağlantılı şekilde bulunan ; Aksu, Karandu, Göl, Örencik, Karaboya ve Gökçedoğan yaylaları ile bir grup oluşturmaktadır. Bu yaylalarda, yöresel yayla mimarisine uygun yayla evleri geleneği halen devam etmekte olup Aksu ve Gökçedoğan göletleri bulunmaktadır.

Abdullah Yaylası : Kargı ilçesinde, İlin en yüksek noktası olan Kös Dağı (2.050m) üzerinde yer almaktadır. Çorum’a uzaklığı 114 km’ dir. İstanbul-Osmancık-Samsun karayoluna 12 km. mesafededir. 1.450 m. rakıma sahiptir. Bozulmamış doğası, sarıçam, karaçam ve diğer kendine özgü bitki örtüsü ile gezmek, kamp kurmak ve piknik yapmak için uygun yaylalardandır. Yaylada 22 yataklı konaklama ünitesi ve lokanta bulunmaktadır.

Bayat Kunduzlu ve Kuşçaçimeni Yaylaları : Çorum İli Bayat İlçesi sınırları içerisinde , ilçenin kuzeyindeki dağlık Karatepe mevkiinde yer almaktadır. İl Merkezine 100 km. İlçe Merkezine 25 km. uzaklıktadır. Yaklaşık 1800 metre rakımlıdır. Yöre halkı yayla geleneğini bu yaylalarda sürdürmektedir. Zengin bitki örtüsü ile kaplı olan yaylalarda sarıçam, karaçam ve köknar ormanları dikkati çekmektedir. Bol su kaynakları ve bozulmamış tabiat yapısı ile yayla turizmine elverişli alanların başında gelir.

Karaca Yaylası : Osmancık ilçesine bağlı Başpınar beldesinde bulunmaktadır. Çorum-Osmancık yoluna 20 km , Çorum’a 50 km mesafededir. Bölgeye İstanbul-Samsun Karayolu ve Ankara-Çorum-Osmancık Karayolundan ulaşmak mümkündür.

İncesu Kanyonu : Ortaköy İlçesi İncesu Köyündedir. Tek giriş ve çıkışı bulunan İncesu Kanyonu, 12,5 km uzunluğundadır. Genişliği 40-60 m. arasında değişmektedir. Kanyonun her iki yamacı sarp kayalık olup, yer yer ormanlık alanlara rastlamak mümkündür. Kanyon, mevsimine göre rafting ve trekking sporları için uygun özellikler taşımaktadır.

İNANÇ TURİZMİ
 

Hüseyin Gazi Türbesi : Alaca’nın güneyinde, Mahmudiye Köyünün yakınında yer alan yapı kompleksi, 13 yy.’a tarihlendirilmektedir. Hüseyin Gazi Külliyesi; medrese, medresenin girişindeki aşevi, doğusunda türbe, kuzeyinde havuz, avlunun kuzeyinde çeşme ve kompleksin kuzeydoğusunda bugün depo olarak kullanılan misafirhane yapısından oluşmaktadır.

Koyunbaba Türbesi : Osmancık İlçe merkezinde bulunan ve Osmanlı padişahlarından Sultan II. Beyazıt zamanında 1469 tarihinde yaptırılan türbe, yüksekçe bir tepe üzerinde kurulmuştur. Evliya Çelebi’ye göre türbe alanında cami, yemekhane, ziyafet odası, konuk evleri ve kurşun kaplı bir türbe yaptırılmıştır. Ancak, türbe dışındaki yapıların bugün temelleri kalmıştır. Türbenin çift kanatlı, derin oyma tekniği ile işlenmiş ahşap kapısı bugün Çorum Müzesi’nde korunmaktadır. Türbe 1989 yılında Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından restore edilmiştir.

Murad-ı Rabi Camii ( Ulucamii ) : Çorum Ulu Camii'nin ilk banisi III. Alaaddin Keykubat'ın azatlı kölelerinden Hayreddin'dir.Daha sonra camiyi yeniden yaptıran Sultan IV. Murad ikinci bani,1786 ve 1793 depremlerinde büyük hasar gören eserin tamirini tamamlayan Abdülfettah Bey ise üçüncü bani olmuştur.Ulu Cami'nin ilk mimarı belli değildir

Çorum Ulu Camii 1509 yılında meydana gelen ve küçük kıyamet olarak adlandırılan depremde büyük hasara uğramış,1514 yılındaki depremde ise kubbesi çökmüştür. Mimar Sinan Çorum Ulu Camii'ni III. Murad zamanında (1574-1588) yılları arasında onarmıştır.

Han Cami ( Gülabibey Cami, Ömer Neftçi Cami) : Çorum Gülabibey Mahallesinde yer alan cami, Gülabibey Cami, Han Cami, Ömer Neftçi Cami olarak üç şekilde isimlendirilmektedir. Erken Osmanlı Dönemine tarihlenen cami, Çorum Beylerinden Gülabibey tarafından yaptırılmış, 1579 yılında onarım görmüştür.

Hıdırlık Cami, Türbe ve Haziresi : Çorum Hıdırlık Mevkiinde yer almaktadır. Rivayete göre Hz.Peygamberin dostlarından ve ona hizmet edenlerden Suheybi Rumi' ye saygı nişanesi olarak Hıdıroğlu Hayrettin tarafından yaptırılan caminin, yapım tarihi bilinmemektedir. Eski caminin yerine Yedi-Sekiz Hasan Paşa'nın isteği ile II. Abdülhamit döneminde yenisi inşa edilmiştir.Caminin içinde yer alan türbede Suheybi Rumi ve Ubid Gazi Makamları; Caminin batısında bahçe içinde yer alan türbede Elhac Yusuf-u Bahri mezarı, bu türbenin batı bitişiğinde yer alan türbede ise Kerebi Gazi Makamı bulunmaktadır.

İskilip Şeyh Muhiddin Yavsi Cami : İskilip'in en eski camisidir. Kanuni Sultan Süleyman devrinde şeyhülislamlığa kadar yükselen EBUSS'UD Efendi tarafından, babası Şeyh Yavsi adına 16. yy. 'ın ortalarında yaptırılmıştır.

Mecitözü Elvançelebi Zaviye Ve Türbesi : Mecitözü İlçesi Elvançelebi Beldesinde bulunan Elvançelebi Cami ve Türbesi geniş bir bahçe içinde, birbirine bitişik ve kaynaşmış üç unsurdan meydana gelmektedir. Yapı, orta kubbe ve şadırvanı, yan eyvanları ile tipik Türk yapısı özelliklerini göstermektedir.

Osmancık İmaret Cami : Osmancık' da bulunan bu camii 1431 tarihinde II. Murat'ın başvezirlerinden Koca Mehmet Paşa tarafından imaret olarak yaptırılmıştır. Erken Osmanlı Dönemi karakteristik yapılarından zaviyeli camilerin planını yansıtmaktadır.

MÜZELER
 

Çorum Müzesi : H. 1326 (M.1908) yılında inşaatına başlanan, H.1332 (M.1914) yılında tamamlanan bina Sıhhat Mektebi olarak yapılmıştır. Yapı daha sonra Ziraat Mektebi, Sanat Okulu, Ticaret Lisesi, Makine Meslek Yüksek Okulu ve Atatürk Lisesi olarak kullanılmış, 1986 yılında ise Milli Eğitim Bakanlığı'ndan Kültür Bakanlığı'na devredilmiştir. 1988 yılında geçirdiği bir yangın sonucu hasar görmüş, bunun üzerine restore edilerek bölge müzesi düzeyinde hizmet vermesi için 1989 yılı yatırım programına alınarak restorasyon çalışmalarına başlanmıştır.

Arkeoloji Bölümündeki teşhir çalışmaları tamamlanan müze 11.03.2003 tarihinde ziyarete açılmıştır. 2900 m2 kapalı alana sahip binada teşhir salonu olarak 2 ana 2 tali kattan oluşmaktadır. Çağdaş müzecilik anlayışıyla düzenlenen salonlarında teşhir düzeni de günümüze uygun şekilde düzenlenmiştir.

Alacahöyük Müzesi : Çorum Müzesine bağlı olarak hizmet üreten Alacahöyük Müzesi, Alaca İlçesi, Alacahöyük beldesinde yer almakta olup, Çorum'a 45 km uzaklıktadır. Alacahöyük'te ilk yerel Müze, 1940 yılında teşhire açılmış, 1982 yılında ise Örenyeri içerisindeki yeni binasına taşınmıştır. 1935 yılında başlayan Alacahöyük kazılarında açığa çıkartılan Kalkolitik, Eski Tunç Çağı, Hitit ve Frig eserlerinin sergilendiği müzede ayrıca Alaca Pazarlı örenyeri kazısında bulunan Frig dönemine ait eserler de sergilenmektedir.

Boğazköy Müzesi : Çorum Müzesi Müdürlüğü'ne bağlı olarak hizmet üreten Boğazköy Müzesi Çorum'un 82 km. güneybatısındaki Boğazkale İlçe merkezinde yer almaktadır. Hitit dönemine ait eserlerin ağırlıklı olduğu müzede; Kalkolitik, Eski Tunç, Hitit, Frig, Roma ve Bizans dönemlerine ait eserler de sergilenmektedir.

DOĞA SPORLARI
 

Trekking : Çatak Tabiat Parkı yürüyüşleri için de çok uygun. Trekking yapanların gözden kaçırmaması gereken bir bölge .Ayrıca İncesu Kanyonu'da trekking açısından oldukça uygun bir bölge.

Kayak : Çatak Tabiat Parkı'nda yapabileceğiniz bir diğer aktivite de kayak. Park içinde bir kayak tesisi bulunuyor.

Rafting : İncesu Kanyon'u rafting için uygun.




Rastgele                                                                                              Son Eklenenler
Kapadokya


Cinlerle temas kurulabilinir mi?


Mezopotamya


Pop Martin


Karışık İşaretler-3


Tümülüs Mezarları


Maya Uygarlığı'nın Çöküşü


Uzaydan Gelen Felaketler


Anasazilere Ne Oldu?


Moche Uygarlığı'nın Çöküşü


                                  Powered by Tutkum.Net | Copyright © 2008 Tüm Hakları Saklıdır
define define Medikal definecilik define Forum imsakiye sağlık bilgileri

define define işaretleri definecilik