|
|
 |
 |
Okunma |
|
209 |
BURSA
Türkiye'nin kış turizmi merkezi olan Uludağ Kayak Merkezi Bursa'ya 40 dakika
uzaklıktadır ve kış turizminin bütün olanaklarına sahiptir. Marmara Denizi
kıyıları uzun yıllardan beri bütün Türkiye'nin tercih ettiği tatil yöreleridir.
Uludağ Milli Parkı günübirlik turizm, kampçılık ve trekking için ideal bir
ortamdır. Uludağ etekleri özel araçları ve cip safari ile geziye çıkanlara
sihirli güzelliklerini sunar. Pek çok keşfedilecek yer arasında Bursa
ilçelerinin tabii güzellikleri, çağlayanları, mağaraları ve otantik Osmanlı
köyleri yer alır.
Bursa kaplıcaları Roma Dönemi'nden
beri kullanılan sağlık merkezleridir. Bursa içinde Çekirge semti bir kaplıcalar
merkezidir. Bursa ilçelerinin çoğunda da kaplıcalar yılın her döneminde büyük
rağbet görür.
İznik ve Uluabat (Apolyont) gölleri
yüzme, kano ve sörf gibi su sporları için ideal alanlardır.
ULUDAĞ MİLLİ
PARKI
Bursa'nın 32 kilometre
güneyinde, karayolu ile Bursa'ya 40, havaalanına 60 dakikadır. Antik dönemde
Olympos Misios adıyla tanınan Uludağ, Troya Savaşı'nı tanrıların izlediği yer
olarak ta mitolojideki yerini almıştır. 2543 metreye ulaşan doruğu ile Batı
Anadolu'nun en yüksek dağıdır. Olağanüstü tabii yapısı, flora ve faunasının
zenginliği ile 1961 yılında Milli Park ilan edilmiştir. Türkiye'nin en önemli
Kış Sporları ve kış turizmi merkezidir.
Kayak Tesisleri : Kayak
tesislerinin yeterliliği ile konaklama imkanları Uludağın vazgeçilmez bir tatil
yöresi olmasını sağlamaktadır. Yaz aylarında kampçılık, trekking ve günübirlik
piknik alanı olarak yararlanılması Uludağ'ı her mevsim çekici kılmaktadır.
Uludağ 20 Aralık - 20 Mart tarihleri arasında 120 gün/yıl süreli kayak mevsimine
sahiptir. Merkezde 5 telesiyej, 7 teleski ve 1 adet teleferik vardır.
1.Gelişim Bölgesi : 1.
Gelişim Bölgesi kış sporları tesislerin merkezidir. Türkiye’de Kış sporları ile
ilgili ilk tesisler Uludağ’da kurulmuştur. 1. Gelişim Bölgesinde 14 adet resmi
kurumlara ait, 14 adet de özel sektöre ait olmak üzere toplam 28 adet tesis
bulunmaktadır. Bu tesislerde yaklaşık 3000 kişilik yatak kapasitesi ile kış
sporlarına ve turizme hizmet vermektedir. 1.Gelişim Bölgesinde 10 adet telesiyej
ve 8 adet de teleski hizmet vermektedir. Ayrıca Kayak Federasyonuna ait tesisler
bulunmaktadır.
Ulaşım : Bursa’dan Uludağ
Milli Parkı giriş kapısına (Karabelen) 22 km.lik asfalt yol ile
ulaşılabilmektedir. Buradan oteller yöresi ve kayak merkezine 10 Km.lik asfalt +
parke yolla ulaşılmaktadır. Ayrıca Bursa’dan 20 dakikalık bir teleferik
yolculuğu ile Uludağ Milli Parkı Sarılan kamp ve kullanım alanına
ulaşılabilmektedir.
Uludağ'ın Kamp ve Kullanım Alanları
Sarıalan : Bursa’dan
karayolu veya teleferik ile Sarıalan’a ulaşmak mümkündür. Ayrıca Sarıalan’dan
Çobankaya’ya Telesiyej ile seyahat edilebilir.250 çadır, 2000 kişi kapasiteli
bölgede 2 adet kır gazinosu - 10 adet Bungalow - 26 adet baraka - 5 adet
hediyelik eşya satış dükkanı - 1 adet sıhhi tesis - Sağlıklı yaşam parkuru -
Cami - Günü birlik kullanım alanı - Çocuk oyun alanları mevcuttur
Çobankaya : Bursa’dan
karayolu veya Sarıalan'dan telesiyej ile ulaşmak mümkündür. Çobankaya’dan 1 km.
uzaklıktaki Bakacak mevkiinden Bursa’nın panaromik görüntüsü seyredilebilir. 150
çadır, 1000 kişi kapasiteli çobankayada ,1 adet büfe - 1 adet sıhhi tesis - 2
adet WC - Çocuk oyun sahası - Barakalar (Kızılaya ait) - Mescit
bulunmaktadır.Bölgede Uludağ Üniversitesi ve bir resmi kuruma ait 2 adet tesis
de bulunmaktadır.
Karabelen : ünübirlik
aktiviteler için tahsis edilmiştir.1500 kişi kapasiteli olup 2 adet WC - Çeşme
bulunmaktadır.
DENİZ TURİZMİ
Gemlik : Gemlik'e bağlı
Kurşunlu, Küçük Kumla, Büyük Kumla ve Karacaali yaz turizminin yoğun olarak
yaşandığı kıyılardır.
Mudanya : Temiz havası ile
yaz turizminin yoğun olarak yaşandığı Mudanya civarında en tanınmış günübirlik
gezi yeri Çanaklıçeşmedir.
Trilye : Mudanyaya bağlı bir
belde olan Trilye, Helenistik döneme kadar uzanan geçmişi, muhteşem yapıları ve
doğası ile ünlü belde Melekler Adası adlı Tv. dizisi sayesinde tanındı.
Trilye hakkında daha
fazla bilgi
İNANÇ TURİZMİ
Ulu Cami : Bursa'nın en
heybetli ve en çok cemaat alan camiidir. Sultan Yıldırım Bayezıd Niğbolu
savaşını kazandıktan sonra 1398-1400 yıllarında inşa ettirmiştir. Cami kalın
duvarlara ve 12 büyük yığma ayaklara bağlanan kemerlere ve pandantiflere oturan
20 kubbe ile örtülüdür. Orta kısmındaki kubbenin üstü camlıdır. Altında 16
köşeli mermer şadırvan vardır. Caminin inşa edileceği yerdeki yapıların
istimlakı sırasında bir kadın evini satmak istemeyince zorla alınır. Gönül
rızası olmadan alınan yerde namaz kılınmaz gerekçesiyle evin yerine gelen
kısımda şadırvan yaptırıldığı rivayet edilmektedir.
Minberi ağaç işçiliğinin bir
şaheseridir. Oyma kabartma, geometrik, yıldız, çivi başları ve gülçelerle
süslüdür. Taç kapısı başlı başına sanat abidesidir. 1399-1400 yıllarında
tamamlanmıştır. Sanatkarı Mehmed bin Abdülaziz Dakıva'dır. -Zarif sekiz ceviz
sütun üzerine oturan müezzin mahfili 1549 yılında yapılmıştır. Mihrabı sekiz
sıra stalaktitlidir. Kum saatinin etrafındaki Ayet'el-kürsi sülüsle yazılmıştır.
Ayrıca küfi ihlas suresi yazılıdır. Mihrap 1571 yılında tamamlanmıştır. Camideki
diğer yazılar ve yaldız boyalar 1904 yılında Mehmed Usta tarafından yapılmıştır.
Caminin ilk yapıldığı zaman üç tane
olan kapısına 1740 yılında Hünkâr Mahfili kapısı eklenmiştir. Kapıların ikisi
yenidir. Altıngenlerin oluşturduğu, yıldızların dekore ettiği tablalardan
meydana gelen doğudaki ceviz kapı, cami ile aynı yaştadır. Tek sütun üzerine
oturan yuvarlak mermerden kürsü 1815 yılında yapılmıştır. Cepheler sağır
kemerler içinde, altta ve üstte ikişer pencereden oluşmaktadır. Cephelerin tümü
kesme taştan yapılmıştır.
Caminin kuzey cephesinin
köşelerinde, kaidesi mermerden gövdeleri tuğladan örülmüş birer minaresi vardır.
Batıdaki minarelerin içinde çift merdiven mevcuttur. Bunun yardımı ile çatıya
çıkılmaktadır. Cami, Moğol Şeyhi Emir Bedrüddin tarafından 1403 yılında ve
Karamanoğlu Mehmed Bey'in 1413 yılındaki Bursa muharasası sırasında
yaktırılmıştır. 1 Mart 1855 tarihlerindeki büyük depremde ve 1889 yangınında
hasar görmüştür
Yeşil Türbe : Yıldırım
Bayezıd'ın oğlu Çelebi Sultan Mehmed tarafından 1421 yılında yaptırılmıştır.
Türbe kentin doğusunda Yeşil semtinde, Yeşil Camii'nin karşısındaki tepe
üzerindedir. Mimarı Hacı İvaz Paşa'dır. Türbe'ye Yeşile bakan çinilerle kaplı
olmasından dolayı Yeşil Türbe ismi halk tarafından verilmiştir. 1855 depreminde
büyük hasar görmüş 1864'de horasanla sıvanarak bugünkü görünümüne sokulmuştur.
Türbe günümüze ulaşan en muhteşem çinili mihraba sahiptir. Renkli süsleme
sanatının bir şaheseridir
Yıldırım Camii : Şehrin
doğusunda, Yıldırım semtindeki tepe üzerine inşa edilmiştir. Yıldırım Bayezıd
tarafından XIV yüzyılın sonlarında yaptırılmıştır. Taş işçiliği, devrinin en
güzel örneğini bu camide göstermektedir. Caminin iki minaresi de lodos ve deprem
yüzünden yıkılmış, yakın tarihte betondan yeni bir minare yapılmıştır.
Yıldırım Türbesi : IV
Osmanlı Padişahı Yıldırım Bayezıd’ın Türbesi, Yıldırım Medresesi'nin
doğusundadır. 1406 yılında oğlu Süleyman Han tarafından yaptırılmıştır. Türbe
10.5 x10.5 m. ölçülerinde kare planlıdır. Uç ufak kubbenin örttüğü revaklı
bir.girişi vardır. Türbenin kubbesi sekizgen bir kasnağa oturur. Yuvarlak bir
mihrabı vardır. Türbede ortada Yıldırım Bayezıd'ın sağında oğlu İsa Çelebi'nin,
solunda eşi ve ayak ucunda kim oldukları bilinmeyen iki hanımın sandukası
vardır.
Emir Sultan Camii ve Türbesi :
Bursa'nın doğusunda Emir Sultan mezarlığının yanında selvi ve çınar ağaçlarının
arasında yer almaktadır. Cami ilk yapıldığı zaman tek kubbeli iken 1507'de avlu
ve üç kubbeli revak eklenmiştir. . Kuzey cephesinin köşelerinde kesme taştan
birer minaresi vardır. Mihrabı XVII. yüzyılda İznik çinileriyle yaptırılmıştır.
Emir Sultan Buhara'da doğmuştur. Kendisi Es-Seyyid Şemsüddin Mehmed bin Aliyyül
Buhari olarak bilinir.Bursa'ya 1391'de göç etmiş ve Yıldırım Bayezıd'in kızı
Hundi Hatun'la evlenmiştir. 1429'da vebadan vefat etmiştir. Türbenin ilk
yapıldığı zamandan günümüze bir şey kalmamıştır. Şimdiki Türbe Sultan Abdülaziz
tarafından 1868 yılında yaptırılmıştır. Sekizgen planlıdır. Doğudaki kapıdan
girilmektedir. Türbe zemini avlu seviyesinden aşağıdadır.
Osmangazi Türbesi : Bursa
kuşatmasının devam ettiği sırada Osman Gazi oğlu Orhan Bey'e şehir içindeki
kubbeli yapıyı göstererek "Oğul; ben öldüğüm vakit beni Bursa'da şol gümüşlü
kubbenin altına koyasın" demiştir. Günümüz Tophane Parkı'nın girişinde solda
kalan bu kubbeli yapı Mesihilerin şapeline aitti. Bursa fethedildikten sonra,
şapel mescide çevrildi ve Osman Gazi buraya defnedildi.
Orhangazi Türbesi : Tophane
parkının girişinde sağdadır. Bursa'nın fethinden önce şehrin metropolit
manastırı olan Saint Elias manastırı XI. yüzyılda yaptırılmıştır. Kilise bir
orta nef ile iki yan neften oluşmaktadır. Ortada gri mermerden dört sütunun
taşıdığı kubbe vardır. İçi gri mermer levhalarla kaplanmıştır. Orhan Gazi'nin
defnedildiği bu bina 1801 kasım ayında büyük bir yangında hasar görür ve
onarılır. 1855 yılındaki depremde ise önemli kısmı yıkılır. 1863 yılında Sultan
Abdülaziz tarafından eskisine sadık kalınarak yaptırılır.
Murat Hüdavendigar Camii ve
Medresesi : Çekirge'de Bursa ovasına bakan tepenin üzerinde I. Murat
Hüdavendigâr tarafından (1365 - 1366) yıllarında yaptırılmıştır. Yapı iki
katlıdır..
Murat Hüdavendigar Türbesi :
Hüdavendigâr Camiinin karşısındadır. 1389 yılında I. Kosova savaşında şehit olan
3. Osmanlı Padişahı I.Murat Hüdavendigâr'a aittir.Türbeyi Yıldırım Bayezıd
yaptırmıştır. Sonraki yıllarda geniş tamirler görmüş eski temelleri üzerine
ikinci kez inşa edilmiştir..
Muradiye Camii : Semte
ismini veren külliyenin en mükemmel eseridir. 1425 - 1426 II.Sultan Murad
tarafından yapılmıştır. Kapı ahşap işçiliğinin en güzel örneklerindendir. Kapı
tabanları rumi ve hatai süslemeli çinilerle kaplıdır. Pencere alınlıklarında da
aynı bezemelerden görülmektedir.Doğu ve batıdaki kapılar XX. yüzyılda yapılan
onarımlarda açılmıştır. XIX. yüzyılda yıkılan minaresi yeniden örülmüştür. Revak
cephesinde tuğla ile yapılan ve arabesk motifler görülmeğe değer güzelliktedir.
MEDRESELER
Yıldırım Darüşşifası : İlk
Osmanlı hastanesi kabul edilen Darüşşifa, Yıldırım Camii'nin 250 metre
doğusundadır. 1390-1394 yılları arasında Yıldırım tarafından inşa ettirilen
külliyenin bir parçasıdır. Akıl ve sinir hastalıklarının da tedavisi yapılan bu
sağlık kuruluşunda, sadrazam Çandarlı İbrahim Paşa da tedavi görüp şifa
bulmuştur. İlk yapıldığı zaman 1 başhekim, 2 hekim, 2 eczacı, 2 şerbetçi, 1 aşçı
ve bir ekmekçiden oluşan bir kadro ile hizmet veriyordu. Yapı 1560 m2 lik
meyilli bir alana oturmaktadır. 1855 depreminden hasar gören yapı bir müddet
baruthane olarak kullanılmıştır
Yıldırım Medresesi : Yıldırım
Camii'nin kuzey batısında 1399 yılında Bayezıd tarafından yaptırılmıştır.
Girişin iki yanında tonozla örtülü hocalara ait odalar vardır. Yan revaklar açık
eyvanlı dershaneye bağlanmaktadır. Dershane sekizgen kasnak üzerine oturtulmuş
ve kurşun kaplı kubbe ile örtülmüştür. Revak ve odalar kurşunla örtülü çatıya
sahiptir. Dersanede yıldız ve düz tuğlalarla yapılan tezyinatı çok güzeldir.
Restorasyon sonunda medrese dispanser olarak hizmete sokulmuştur.
Yeşil Medrese : Yeşil
hamamını geçtikten sonra sağda Çanlı deresinin yanındadır. Bugün Türk İslam
Eserleri Müzesi olarak kullanılmaktadır. Sultaniye Medresesi olarak da bilinen
Yeşil Medrese'nin yapımını Çelebi Sultan Mehmed diğer külliye yapıları ile
birlikte 1419 yılında başlatmıştır. Medrese Sultan'ın ani ölümü nedeniyle yarım
kalmıştır.
Muradiye Medresesi : Bugün
Verem Savaş Derneğince Dispanser olarak kullanılmaktadır. XV. yüzyıl başlarında
II. Murad tarafından yaptırılmıştır. Dershane olarak kullanılan büyük eyvanın
duvarları 2,6 metreye kadar firuze ve lacivert çinilerle süslenmiştir. Duvarlar
moloztaş ve tuğla ile örülmüştür ve kirpi saçaklıdır. Burada çalışan tuğla
ustaları bütün hünerlerini göstermişlerdir. Bu işçilik, yapıta Bursa'nın en
güzel medresesi ünvanını kazandırmıştır.
HANLAR
Koza Hanı : Ulucami
ile Orhan Cami arasındaki geniş sahadadır. 1492 yılında II. Bayezıd
İstanbul'daki cami ve medresesine gelir temin etmek için yaptırmıştır. Günümüzde
ünlü Bursa ipekçiliğinin merkezi durumundadır.
Fidan Hanı : Bursa'nın
önemli hanlarından biridir. Sadrazam Mehmed Ağa'nın oğlu İbrahim Paşa tarafından
XV.yüzyılda yaptırılmıştır. Eskiden Mahmut Paşa Hanı olarak bilinmekteydi. Koza
Han'ın kuzey doğusundaki han iki avluludur. Ahırların ve diğer yardımcı
tesislerin bulunduğu kısım şimdi yeni yapılan dükkanlarla dolmuştur.
Pirinç Hanı : II.Bayezıd
tarafından İstanbul'daki cami ve İmaretine gelir temin etmek maksadı ile 1508
yılında yaptırılmıştır.Hanın üst katı önemli şekilde tahribata uğramıştır.
Doğuya açılan kabartma motiflerle dekore edilmiş muhteşem kapısı vardır.
Yıkılmadan önce alt katta 38, üst katta 40 olmak üzere toplam 78 odalıydı.
Avlunun ortasında bir mescid bulunmaktaydı. Han sadece ticaret gayesi ile inşa
edilmiştir. Odalar tonozludur. Damdaki kurşun kaplamalar XVII. asırda sökülüp
yerine kiremit konulmuştur. Hanın restorasyonu devam etmektedir.
İpek Hanı : Bursa'daki en
büyük handır. Son yıllarda restorasyonu yapılmış olan hanın sadece batı kısmı
ayaktaydı. Zemin kat ta 39, üstte 42 olmak üzere toplam odası 81'dir. Yontma taş
ve tek sıra tuğla ile işlenmiş duvarları ve yuvarlak kemerleri vardır. Girişi
yeniden yapılmış olup orjinal değildir. Çelebi Sültan Mehmed tarafından Mimar
Hacı İvaz Paşa'ya Yeşil Külliyesi'ne gelir temin etmek maksadı ile
yaptırılmıştır
Emir Hanı : Orhan Bey
tarafından yaptırılmıştır. 1522 yılına kadar Eski Bezazistan olarak bilinen han
daha sonra Emir (Bey)Han'ı ismini almıştır
Geyve Hanı : XV. yüzyılda
Hacı İvaz Paşa tarafından Yeşil Cami'ye gelir temini için yaptırılıp Çelebi
Sultan Mehmed'e hediye edilmiştir. Demirkapı çarşısındadır. Eskiden Lonca Hanı
da denilmekteydi.
TARİHİ ESERLER
Bursa Kalesi : Bithynialılar
zamanında yapılmaya başlanan kale daha sonra ihtiyaç duyuldukça Roma, Bizans ve
Osmanlı İmparatorluğunca çeşitli onarımlara tabi tutulmuştur. Surlarda görülen
kiklopien taşların önemli kısmı Roma devrine ait sütunlar, lahit parçaları, adak
mezar steli, heykel kaideleri, şeref kitabeleridir. Bunlar hisar kapının
doğusunda yoğunluk kazanmaktadır. Surların sadece güney kısmındakiler çift
duvarlı ve beş köşeli burçlarla sağlamlaştırılmıştır. Günümüzde büyük bir kısmı
harap vaziyettedir
İLÇELER ve ANTİK KALINTILAR
Gemlik : Bursa'nın 30
kilometre kuzey-batısında aynı adlı körfezin kıyısında kurulmuştur. M.Ö. 1350
yılında Cius adlı bir Hellen komutan tarafından kurulduğu ve kentin kurucusunun
adını aldığını tarihler kaydeder. Roma, Pers, İon, Bizans egemenligini yaşayan
kent Osman Gazi tarafından Osmanlı topraklarına katılmıştır. Türkiye'nin en
lezzetli sofralık zeytinin yetiştiği yerdir.
İnegöl : Bursa'nın 45
kilometre güneydoğusunda yer alan İnegöl, Antik dönemde Ankedoma adıyla
tanınmaktaydı. İlçedeki önemli tarihi eserler Osmanlı döneminden kalmadır. 1481
de Sadrazam İshak Paşa tarafından yaptırılan İshak Paşa Camii ve Külliyesi,
Hamza Bey Camii, Yıldırım Camii (Cuma Camii), Kurşunlu Camii, Kurşunlu Han ve
Ortaköy Kervansarayı İnegöl'deki tarihi eserlerdir. İnegöl'ün 13 kilometre
batısında Sultan köyünde XIV. yüzyılda yaşamış Germiyanoğlu Geyik Baba ile Balım
Sultan adına, Orhan Bey tarafından yaptırılmış Geyikli Baba Türbesi önemli bir
ziyaret yeridir. Boğazova Yaylası, Arabaoturağı Yaylası, Alaçam Yaylası, tarihi
çınarlar İnegöl'ün tabii güzellikleridir.
İznik : Bursa'nın 86
kilometre kuzeydoğusunda yer alan İznik İlçesi, aynı adla anılan gölün doğu
kıyısında kurulmuştur. Çevresi zeytinlik, bağ ve bahçelerle çevrili olan
İznik'in etrafı yaklaşık 5 kilometre uzunluğundaki surlarla çevrilmiştir. İlk
çağda kurulan kentin ızgara planı aynen korunmaktadır. Roma, Bizans ve Erken
Osmanlı dönemlerine ait çok sayıda eser, tarihsel kent dokusu içinde bugün de
yaşamaktadır. İznik Hristiyanlık dünyasının önemli olaylarına sahne olmuştur.
Senato Sarayında 325 yılında I. Konsil, 787 yılında İznik Ayasofya Kilisesi'nde
7. Konsil toplantıları yapılmıştır. 1331 yılında Osmanlı egemenliğine giren
İznik, gerçek ününü XIV ve XVI. yüzyıl arası en parlak çağını yaşadığı
çiniciliği ile yapmıştır. Bugün bütün dünya müzeleri İznik Çinilerini en
kıymetli eser olarak ziyaretçilerine sunmaktadırlar.
İznik'te Roma döneminden kalma kent
surları ve anıtsal Lefke ve İstanbul Kapıları, Tiyatro'su, Beştaş anıtı, Bizans
döneminden kalma Ayasofya ve diğer kilise kalıntıları, Hipoje mezar odası,
Osmanlı döneminden kalan Yeşil Cami ile çekici bir turistik merkez olmuştur.
İznik Çinilerinin ünü bugün yerli atölyelerindeki sanatkarlarca
sürdürülmektedir.
Karacabey : Bursa'nın 65
Kilometre batısında yeralan Karacabey İlçesi, Antik Dönemde Mihalıç adı ile
bilinmekteydi. Kentin MÖ. 2000'lerde Bitynliler veya Misiler tarafından
kurulduğu sanılmaktadır. Kentin belli başlı tarihi eserleri Sultan I. Murad'ın
yaptırdığı Ulu Cami, 1457 yılında Karaca Bey tarafından yaptırılan Karacabey
Cami (İmaret Cami) ile Karacabey - Bursa yolu üzerinde ve Uluabat kıyısındaki
Osmanlı dönemi yapısı Issız Han'dır.
Bayramdere : Karacabey'in
Marmara Denizi sahilinde bulunan Yeniköy ve Bayramdere, geniş doğal kumsalları
ile yaz turizmi için ideal tatil yöreleridir. Bayramdere yöresi dünyanın biricik
ayı rehabilitasyon alanını bünyesinde barındırmaktadır.
Gölyazı Köyü (Apollonia) :
Bursa-Karacabey yolu üzerindeki Karacaoba köyünü geçtikten sonra, güney yönünde
devam eden yolun 6. kilometresindedir. Gölyazı köyü Uluabat gölü kıyısında,
Antik dönemde Apollonia adı ile tanınan bir yerdi. Yerleşim Bizans döneminde de
devam etmiştir. Bugün bir balıkçı köyü görünümündeki köyde Antik dönemden kalan
yapı parçaları ve Bizans döneminden kalan bir kilise kalıntısı bulunmaktadır.
Keles : Uludağ'ın güney
eteklerine kurulu olan Keles ilçesi, Bithynya, Roma, Bizans kalıntılarına
sahiptir. XIV yüzyılda Osmanlı egemenliğine giımiştir. İlçenin en önemli tarihi
yapısı Sultan Yıldırım Bayezıd'in oğlu Yakup Çelebi tarafından yaptırılan, cami,
hamam ve Medrese'den oluşan Yakup Çelebi Külliyesi'dir.
Kestel : Bursa'nın 12
kilfımetre doğusunda yer alan Kestel, Bursa ile hemen hemen birleşmiş gibidir.
Kestel adı Roma Döneminde yapılan ve Kastel adı verilen kalesinden gelmektedir.
Kale Bizans döneminde güçlendirilerek doğudan gelen akınlara karşı Bursa'yı
koruyan bir öncü kuvvet yapısı olarak kullanılmıştır
Mudanya : Bursa'nın 25
kilometre Kuzeybatısında ve Marmara Denizi Kıyısında yer alan Mudanya, Bursa'nın
iskelesi durumundadır. Mudanya, İonya'nın 12 büyük kentinden biri olan Kolofonlu
Göçmenler tarafından MÖ.VII. yüzyılda kurulmuştur. Apameia Myrleia adlı bu antik
kent bugünkü Hisarlık Tepe'de yer almaktaydı. Osmanlı evlerinin en güzelleri
Mudanya'dadır. Bu evlerin en önemlisi Tahir Paşa Konağıdır.
Zeytinbağı (Tirilye) :
Mudanya'ya bağlı Zeytinbağı kasabası tarihi dokusunu günümüze kadar korumuş bir
yerleşimdir. Bizans döneminden kalma kilisesi camiye çevrilmiştir. Haftasonu
gezileri için tercih edilen şirin bir köşedir:
Mustafakemalpaşa : İlkçağ'dan
beri çeşitli yerleşimlere sahne olan ilçenin eski adı Kirmastı'dır. Yakınında
Miletopolis ören yeri bulunmaktadır. Tarım İlçe Merkezinde Lalaşahin Türbesi,
Hamzabey Cami ve Türbesi, Şeyhmüftü Cami ve Türbesi yanısıra Dorak Hazineleri
bölgesi, Kestelek Harabeleri ilgiye değer tarihi yerlerdir. Muradiyesarnıç köyü
yakınlarındaki Suuçtu Şelalesi, Söğütalan bucağındaki Suçıktı mesiresi,
Mustafakemalpaşa civarındaki eşsiz tabiat harikalarıdır.
Miletopolis :
Mustafakemalpaşa'nın Melde Bayırı adı verilen yöresinde kurulu olan kent, Roma
ve Bizans döneminde yerleşim alanı olduğu buluntular yolu ile anlaşılmıştır.
İmparator Hadrianus tarafından yaptırılan tapınak, Theodore Laskaris Sarayı ve
Roma dönemi hamamı kentte tesbit edilen eserlerdir.
Orhaneli : Bursa'nın 55 km
güneyinde ve Uludağ eteklerindedir. Roma İmparatoru Hadrianus'un ava çıktığı bu
yöre, onun tarafından yaptırılan bir tapınak, okul ve diğer yapılarla birlikte
gelişmiş Hadrianopolis adını alan bir yerleşime dönüşmüştü. Bizans döneminde
tekfurluk olan Adranos, Orhan Gazi tarafından 1321 tarihinde fethedilerek,
Osmanlı topraklarına katılmıştır. Osmanlı döneminde Beyce adlı bir kasabaydı..
Orhaneli yakınlarındaki Çınarcık günübirlik bir turistik alandır ve tabii
güzellikleri ile ünlüdür.
Yenişehir : Bursa'nın 45
kilometre doğusunda yer alan Yenişehir antik çağda Neopolis olarak tanınıyordu.
Osman Gazi döneminde Osmanlı topraklaıma katılan ilçe, Osman Gazi tarafından
gazilerine kılıç hakkı adıyla yurtluk olarak verilmiştir. İskana açılan yerde
kurulan kent Yenişehir adını almıştır. Osmanlı döneminden kalan zengin tarihi
eserlere sahip Yenişehiı'de Osman Gazi'nin yaptırdığı saraydan arda kalan Saray
Hamamı, I. Murat döneminden kalma Postinpuş Baba Zaviyesi; XIV.yüzyılda inşa
edilen Voyvoda Camü (Çınarlı Camü), XVI.yüzyılda yapılmış olan Koca Sinan Paşa
Külliyesi, Bali Bey Camü, Orhan Bey tarafından yaptırılan Ulu Camü, Süleyman
Paşa Külliyesi, 1645'de Yenişehirli Deli Hüseyin Paşa'nın yaptırdığı Çifte
Hamam, Yarhisar Köyü Orhan Camü ve Saat Kulesi görülmeye değer tarihi
yapılardır.
DOĞAL GÜZELLİKLER ve MESİRE YERLERİ
Saitabat Şelalesi : Kestel
İlçesinin Derekızık köyüne 3 kilometre uzaklıktadır. 30 metre yükseklikteki bir
kanyonun içindedir. Yöre Güvercinlik Şelalesi olarak da tanınmaktadır.
Şelale'nin civarında alabalık lokantaları bulunmaktadır.
Uludağ'ın Gölleri : Uludağ’ın
zirvelerinde bir kısmı yazın kuruyan 9 adet buzul gölü (Sirk) mevcuttur. En
önemliler Buzlu göl, Kilimli göl, Kara göl ve Aynalı göldür.
İnkaya Köyü tarihi Çınarı :
Osmangazi İlçesinde Uludağ çıkışında yer alan tarihi çınarın 570 yaşında olduğu
sanılmaktadır. Manzara, seyir olanağı vardır.
Kireç Ocakları : Bursa-Uludağ
yolu üzerinde Bursa kentini kuş bakışı seyretme olanağına sahip olan yörede park
yerleri, TCK'ca düzenlenmiş dinlenme yerleri bulunmaktadır
Gölyazı : Bursa-Karacabey
yolu üzerinde Karacaoba köyü'nü geçince 6 km.lik bir yolla ulaşılan Gölyazı'nda
tarihi çınar, kale ve kilise kalıntısı bulunmaktadır
Cumalıkızık Köyü : Yıldırım
İlçesine bağlı köy Tarihsel dokunun tümüyle korunmuş olduğu yerleşimde Osmanlı
mimarisinin özelliklerini görmek ve incelemek olanağı bulunmaktadır.
Cerrah Köyü : : İnegöl'ün 5
km. Batısında yer alan Cerrah Köyü doğal güzellikleryle ilgi çekmektedir.
Yeniköy : Marmara kıyısında
Karacabey'e 33 km. Uzaklıkta plaj ve orman içi dinlenme yeridir. Haziran - Eylül
aylarında yoğun olarak kullanılmakta olup günlük kapasitesi 2500 kişi/gün'dür.
|