|
|
 |
 |
Okunma |
|
132 |
BOLU
Bolu,
tarihi ve kültürel zenginlikleri yanında, sonsuz doğal güzellikleri ile de kış
ve yaz turizminde ülkemizin önemli bir turistik merkezi niteliğindedir. Bolu,
Cumhuriyetin kurulduğu yıllardan itibaren başkent Ankara’ya olan yakınlığı ile
turizmde avantajlı bir konumda bulunmaktaydı. Özellikle Abant ve Esentepe
Bolu’nun adeta simgesi durumuna gelmişti. Sonraki yıllarda Ege ve kdeniz’in
çekiciliğinin artması ve ulaşımının kolaylaşması Bolu için bir dezavantaj
durumuna gelmişse de özellikle son yıllarda Kartalkaya, Kaplıcalar, Gölcük,
Abant, Yedigöller, Gerede gibi merkezler turistik cazibelerini yeniden kazanarak
yerli ve yabancı turistlerin akınına uğramışlardır.
Ayrıca geçmişte Bolu, Abant ve
birkaç küçük tesis mevcutken, özellikle 1990’lı yıllardan sonra Bolu’nun her
yerinde yeni ve kaliteli tesislerin sayısı hızla artarak bugünlerde 3051 adet
turistik belgeli yatağa ulaşılmıştır. Yatırım belgeli tesislerin tamamlanmasıyla
bu sayı daha da artacaktır. Coğrafi konumu itibariyle Bolu, Ankara ve İstanbul
gibi iki büyük metropole olan yakınlığı ve bu yakınlığı Ankara’yı 1.5,
İstanbul’u 2.5 saate indiren otoyol geçişi ile büyük bir avantaja sahip
bulunmaktadır. Kış ve dağ turizmi , yayla turizmi, sağlık turizmi, deniz, kamp
ve av turizmi imkanlarının bulunması ve Turizm Bakanlığımızdan belgeli
tesislerin var oluşu, ilimizin turizm alanındaki çekiciliğini her geçen gün
artırmaktadır. Köroğlu Dağlarının turizme açılması bunu daha da pekiştirecektir.
Bolu turizminin ülkemiz turizmi içerisindeki önemi, çevre bilinci içerisinde
turistik , doğal ve tarihi güzelliklerimize sahip çıkılması ile artarak devam
edecektir.
DOĞAL GÜZELLİKLER
Yedi Göller Milli Parkı :
Bolu'nun 42 km. kuzeyinde 1636 Ha. büyüklüğündeki Yedigöller havzası kayan
kütlelerin , vadilerin önlerini kapatması sonucu oluşan,yüzeysel ve yer altı
akışlarıyla birbirine bağlı , kuzeyden güneye 1500 m. mesafede sıralanmış 7
gölden oluşmuştur. Bu göllerden dördü büyük, üçü ise nispeten küçüktür ve yazın
sıcak aylarda kururlar. Bu yedi gölü içine alan 550 hektarlık alan 1965 yılında
"MİLLİ PARK" olarak korunmaya alınmıştır.
Milli Park içindeki göllerin
isimleri; Büyükgöl, Seringöl, Deringöl, Nazlıgöl, Küçükgöl, İncegöl ve
Sazlıgöl'dür. Bu göller aralarında 100 m. yükselti farkı bulunan iki plato
üzerindedir. Ortalama 780 m. yükseklikte olan platodaki göllerin en büyüğü
Büyükgöl'dür. Alanı 24895 m², en derin yeri ise 15m.'dir. Büyükgöl'ün
güneydoğusundaki Deringöl (15063 m²), 20 m. uzunluğundaki akan bölümü ile
Büyükgöl'e bağlıdır.
Yaban av hayvanlarından ayı, domuz,
kurt, tilki, sansar, sincap, geyik, karaca ve tavşan ile avlanmaya müsait
kuşlardan yabani ördek, yabani güvercin ve keklik vardır. Yılın belli
zamanlarında göllerde ücret karşılığı sportif olta balıkçılığı
yapılabilmektedir. Deringöl yanında bulunan balık üretme istasyonundan ücret
karşılığı canlı alabalık alınabilir. Doğa güzelliği ve bitki örtüsü bakımından
kamping için çok uygun olan park içinde Orman Bakanlığına ait 40 yatak
kapasiteli bungalov evler mevcuttur.
Sessiz ve sakin bünyesi, güzel
manzaraları, değişik arazi şekilleri, yürüyüş yolları, şelaleleri, çeşitli
cinste bitki ve ağaçlarla süslü yamaçlarıyla fevkalade bir piknik, dinlenme,
fotoğraf çekme, spor yapma ve kamp kurma yeri olan Yedigöller'e ulaşım Bolu veya
Mengen üzerinden ancak özel araçlarla mümkündür. Parkın ziyarete en uygun zamanı
Nisan – Kasım ayları arasıdır. Kış aylarında Bolu-Yedigöller yolu kar nedeniyle
kapalı olduğundan ulaşım Yeniçağa-Mengen-Yazıcık Köyü üzerinden
sağlanabilmektedir
Abant Gölü : Abant Gölü
Bolu'nun 34 km. güneybatısında Abant Dağları üzerinde tabii bir göldür.Abant
Gölü ve çevresinin 1150 Hektarlık kısmı “Tabiat Parkı” olarak koruma altındadır.
Göl çevresi zengin bir bitki örtüsüne sahiptir. Çam, köknar, meşe, gürgen, akça
ağaç, kayın ağaçları ve birçok ağaççık,çok yıllık odunsu bitkiler, tıbbi
bitkiler ve çiçeklerle kaplı olan Abant Tabiat Parkı, yılın her ayında,
insanların akınına uğradığı bir yerdir. Göl kenarı ve su içi de çeşitli su
bitkileriyle doludur. Nadir su bitkilerinden olan sarı ve beyaz nilüferler adeta
gölün üzerini kaplamıştır.
Gölde bulunan meşhur Abant Alabalığı
"SALMO TRUTTA FARİO VARYETTE ABANTİCUS" olarak literatüre geçmiştir. Balık
meraklıları yılın belirli zamanlarında, ücret ödeyerek bu balığı
avlayabilmektedirler. Göl çevresindeki ormanlarda av hayvanlarından ; tavşan,
tilki, çakal, kurt, ayı, domuz, geyik, karaca, sincap, gelincik; su kuşlarından
; yaban kazları, yaban ördekleri, balıkçıl, sakarmeke, karabatak, turna;
yırtıcılardan ; şahin, doğan, atmaca, baykuş; diğer kuşlardan ; toygar, alakabak,
karatavuk, bülbül, ispinoz ve saka görülmektedir.
Yöre ormanları geyikler için en
uygun yaşam ortamına sahiptir. Bu bölgedeki geyik varlığının normal bir seviyeye
ulaşmasını sağlamak amacı ile Abant’ın doğusunda etrafı çevrili bir sahada geyik
üretme istasyonu tesis edilmiş ve tabii üretim çalışmaları özenle
sürdürülmektedir. Her yıl bir miktar geyik doğal yaşama bırakılmaktadır. D-100
karayoluna 22 km. mesafede ve çevresi 7 km. olan gölde; piknik, kamping, sportif
olta balıkçılığı, yürüyüş, bisikletle, faytonla, atla gezinti bu tabiat parkının
vazgeçilmez aktiviteleridir.
Göl çevresinde bulunan Abant Palace
Otel ve Büyük Abant Otel her türlü konfora ve aktiviteye sahip otellerdir.
Ayrıca Özel İdareye ait Göl Gazinosu ve kendin pişir kendin ye şeklinde hizmet
sunan tesisler mevcuttur. Göle ulaşım, şehir merkezindeki terminalden her iki
saatte bir kalkan Abant Birlik dolmuşları ile mümkün olmaktadır
Gölcük : Bolu'nun 13 km.
güneyinde suni olarak yapılmış bir set gölüdür.Etrafı çam ve köknar ağaçları ile
kaplı gölün her mevsim görüntüsü muhteşemdir. Göl ve etrafı “Orman İçi Dinlenme
Yeri” olarak Milli Parklarca koruma altındadır. Çok şirin ve küçük olan bu göl
çevresine araçla girilmemektedir. Gölde alabalık üretme istasyonu bulunmaktadır.
Kış ve yaz aylarında bölge halkı ve yurdun her yerinden günübirlik gezmek,
görmek, dinlenmek ve piknik yapmak amacıyla bir çok ziyaretçi gelmektedir. Göl
çevresinde konaklama imkanı yoktur. Bu şirin göle ulaşım, Şehir merkezindeki
terminalden kalkan Seben ve Kıbrıscık ilçe minibüsleri ile sağlanabilir..
Gölköy Baraj Gölü : Bolu'nun
10 km. batısında, Bolu ovasını sulama amacıyla Büyüksu ve Mudurnu çayları
üzerinde yapılmıştır.Çevresi ormanlarla kaplı olan gölde çeşitli balık türleri
vardır. Şehir merkezine yakınlığı ve ulaşım kolaylığı nedeni ile piknik yapmak
ve olta ile balık avlamak isteyenler tarafından yaz aylarında çok rağbet
görmektedir. Son yıllarda yapılan çevre düzenlemeleriyle Gölköy’de; spor
alanları, yürüyüş yolları , tuvaletler, kafeterya ve piknik alanları
oluşturulmuştur.
Aladağ Göleti : Bolu’nun 30
km. güneyinde Aladağ yaylaları ve İzcilik Kampı yanındadır. Göl çevresinde ve
yaylalar arasında trekking, piknik ile su sporları ve sportif olta balıkçılığı
için ideal olan gölün alanı 8 Hektardır. Doğa güzelliği ve temiz havasıyla
özellikle yaz aylarında insanların akın ettiği bir yerdir.
Yeniçağa Gölü : Bolu - Ankara
Karayolu üzerinde, Yeniçağa İlçe merkezinde bulunan göl, bir çanak gölüdür. 990
m. yükseltideki göl, 2780 dekarlık bir alanı kaplamaktadır. En derin yeri 12
m.dir. Çeşitli göl kuşlarının olduğu göl, avcılar için uygun bir avlanma
yeridir. Tatlı su balıklarından sazan, karabalık ve kerevit çıkan gölde olta ile
balık avlanabilmektedir.
Kara Murat Gölü :
Mudurnu'nun 30 km. kuzeybatısında Akyazı yolu üzerinde olan göl, Karamurat Köyü
yakınındadır. Gölün üç tarafı dağlarla çevrilidir. Dipten kaynayan ve vadilerden
akan sular ile beslenir.
Çubuk Gölü : Göynük'ün 11 km.
kuzeyindedir. Kıyısında Çubuk Köyü bulunan, etrafı güzel çam ormanları ile kaplı
Çubuk Gölü 15 hektar genişliğinde ve ortalama 13 m. derinliğindedir. Gölde çok
lezzetli sazan ve alabalıkları olta ile avlamak serbesttir
Sülük Gölü : Mudurnu
İlçesine 50 km. uzaklıkta bulunan göl , Mudurnu - Akyazı yoluna 9 km.'dir.
Akyokuşkavağı Köyü sınırları içerisindedir. Milli Parklarca koruma altındadır ve
el değmemiş bir güzelliğe sahiptir. 6 Hektar alanı olan göl, özellikle yaz
aylarında doğa severlerin akınına uğramaktadır.
Sünnet Gölü : Göynük'ün 27
km. doğusunda, Erenler ve Korudağ Tepeleri arasındaki derin vadinin heyelanla
tıkanması sonucu oluşan ve 820 m. yükseltide olan Sünnet Gölünün alanı 18
hektardır. Civarındaki derelerden ve kaynaklardan beslenir. Derinliği 22 m.yi
bulur. Gölde bulunan mercan ve alabalıkların olta ile avlanması serbesttir. Özel
sektörce işletilen 45 oda 115 yatak kapasiteli şirin bir konaklama tesisi
bulunmaktadır. Çevresinde piknik, yürüyüş ve bisikletle gezinti
yapılabilmektedir
Karagöl : Kıbrısçık -
Beypazarı yolu üzerinde bulunan Karagöl, 1 hektar genişliğinde oldukça derin bir
göldür. Çevresi tamamen ormanlık olan gölde kamp yapmak için çok güzel yerler
vardır.
KIŞ TURİZMİ
Kartalkaya : Bolu’nun 38 km.
güneyinde yer alan Kartalkaya Kayak Merkezinde, toplam 1500 yatak kapasiteli,
her türlü aktivite ve konfora sahip tesisler mevcuttur. Kartalkaya'da toplam
pist uzunluğu 30 km.'dir. Otellerin toplam 14 adet lift ve değişik eğimlerde 28
adet pisti bulunmaktadır. 15 Aralık – 15 Nisan arasında toplam 120 gün boyunca
kış sporlarının yapılabildiği bölge kayak sporundan hoşlananların akınına uğrar.
Kar kalınlığı zaman zaman 2,5 – 3 metreyi bulmaktadır. Kartalkaya’da bulunan
otellerden kayak malzemesi kiralanabilir ve kayak öğretmenlerinden ders
alınabilir.
Esentepe : Gerede ilçemizin kuzeyinde 1.300 m. yükseklikte kışın kış
sporları ve kayak imkanına sahip üç yıldızlı Esentepe Oteli’nin bulunduğu bir
yerdir. Tüm ilçeye hakim mükemmel bir manzarası olan Esentepe’nin 4 km.
yakınındaki pistlerde kışın kış sporları, yazın da çim kayağı yapmak mümkündür.
Asırlık çam ağaçlarının bulunduğu Esentepe’ye bu isim, bölgenin sürekli esmesi
nedeniyle Atatürk tarafından verilmiştir.
Arkut Dağı : Gerek doğal
gerekse pist yapısı itibariyle Ülkemizin en iyi pistlerine sahip olduğu Türkiye
Kayak ve Kızak Federasyonunca ifade edilen Gerede Arkut Dağı'nın kış turizmine
daha iyi hizmet verebilmesi amacıyla çalışmalara devam edilmektedir. 13 - 14
Mart 2005 tarihlerinde 7 ülke sporcularının katılımıyla Uluslararası FIS kupası
yarışmaları Arkut Dağı Kayak Merkezi'nde organize edilmiştir. Ayrıca Arkut
Dağı'nda "tekerlekli kayak" şampiyonalarının yapılabileceği aynı federasyon
tarafından belirtilmiştir
YAYLA TURİZMİ
Aladağ Yaylaları : Bolu'nun
25 km. güneyindeki dağ yamaçları üzerinde, yer alırlar. Orman alanları arasında,
yemyeşil düzlükleri ile piknik için de ideal olan bu yaylalar çevresinde bulunan
Orman İşletme Tesisleri, Aladağ İzcilik Kampı ve Göleti ile göz kamaştırıcı
güzellikler sergilerler. Aladağ bölgesindeki yaylalar arasında trekking için çok
uygun parkurlar vardır.
Sarıalan Yaylaları : Bolu’nun
20 km. güneydoğusunda Kartalkaya yolu üzerinde, çevresinde 14 yaylanın olduğu
bir yayla grubudur. Burada da kamp, piknik ve trekking için uygun yerler vardır.
Saraycık yaylası kenarında bulunan gölet yöreye ayrı bir güzellik katmaktadır.
Köroğlu Turizm Alanı 2. Gelişim bölgesi içinde yer alan Sarıalan’da Turizm
Bakanlığınca gölet yapımı planlanmakta ve çalışmaları devam etmektedir
Kızık Yaylası : Bolu’nun 25
km güneyinde Seben yolu üzerinde bulunan Kızık Yaylasının evleri, değişik
mimarisiyle dikkati çeker. Bu evler hiç çivi kullanmadan, çam ağaçlarından
çatkılı, kenetleme ve birbirine geçme şeklinde yapılmıştır. Yerden yüksekçe
yapılmış bu evlere merdiven yerine kullanılan kertilmiş tahtalarla çıkılır.
Geniş ocakları ve kendine özgü eşyaları ile bu evler oldukça değişik özellikler
taşırlar.
Gerede Yaylaları : Gerede'nin
güneyinde 1200 - 1500 m. yüksekliklerde bulunan bu yaylalar, Haşat, Zorpan,
Yünlü ve Doğu Köroğlu Dağları üzerinde bulunan Dörtdivan yaylalarıdır.
Bolu'da ayrıca , At Yaylası ,
Kıbrısçık Yaylaları , Mengen Yaylaları , Mudurnu Yaylaları , Göynük Yaylaları ,
Seben Yaylaları görülmesi gereken yaykla guruplarındandır.
TOPLANTI ve SEMİNER TURİZMİ
Bolu ,Toplantı ve Seminer Turizmi
konusunda ideal bir konuma sahiptir. Özellikle Abant Bölgesinde bulunan tesisler
Toplantı ve Seminer Turizmi konusunda büyük taleple karşılaşmaktadır. İliin bu
turizm dalında yoğun ilgi görmesinde en büyük etken, Ankara ve İstanbul’a olan
yakınlığıdır. Yıl boyunca, seminer, sempozyum, panel gibi toplantıların
düzenlenebileceği çok kaliteli ve sayıca zengin turistik otellerin varlığıdır.
GENÇLİK ve KAMP TURİZMİ
Her yıl Haziran - Temmuz - Ağustos
aylarında Aladağ Gençlik ve İzcilik kampında dönemler halinde "Gençlik Kampları"
düzenlenmekte ve binlerce gencimiz İliin doğal güzelliklerini yerinde görme ve
yaşama imkanına kavuşmaktadır.
• Gençlik ve Spor İl
Müdürlüğü - BOLU Tel: 215 20 37
• Aladağ İzcilik Kampı -
BOLU Tel: 238 11 25
SPOR TURİZMİ
Yamaç Paraşütü : Abant
Bölgesi, Çele Tepesi
Su Sporları: Gölköy Barajı,
Aladağ Göleti, Yeniçağa Gölü.
Dağcılık : Kartalkaya,
Esentepe, Seben Dağları, Çele Doruğu.
Ornitoloji (Kuş Gözetleme) :
Abant, Yedigöller, Yeniçağa Gölleri.
Botanik Turizmi : Abant,
Yedigöller, Sülük Gölü, Bolu Ormanları.
Kış Sporları : Kartalkaya,
Esentepe.
Çim Kayağı : Esentepe.
Tekerlekli Kayak : Esentepe.
AV TURİZMİ ve
BALIKÇILIK
Bolu’nun dört yanını
kuşatan orman tabakası ve zengin bitki örtüsü,beraberinde çok çeşitli av
hayvanlarının bulunmasını sağlar. Ormanlık alanlarda ayı, vaşak, yaban domuzu,
geyik, karaca, kurt, sansar, tilki, porsuk,tavşan, kokarca, gelincik,kunduz ve
sincap gibi kara hayvanları ile
keklik,üveyik,bıldırcın,çil,toy,turna,çulluk,güvercin gibi av kuşları ve
atmaca,şahin,kartal gibi yırtıcı kuşlar sıklıkla görülmektedir. İlimizin,
Gerede, Dörtdivan ve Mengen İlçelerinde av turizmi yapılabilecek potansiyel
sahalar mevcuttur. Bu sahalarda avlanma mevsimlerinde Ülkemizde faaliyet
gösteren av turizmi acentelerince yabancı avcılara yaban domuzu avı
yaptırılmaktadır.
Ayrıca bir çok gölü bünyesinde
barındıran Bolu,sportif olta balıkçılığı için ideal bir bölgedir. Abant Gölü,
Gölcük, Gölköy Barajı, Yeniçağa Gölü, Yedigöller, Aladağ Göleti, Karamurat Gölü,
Çubuk Gölü, Sünnet Gölü, Sülük Gölü, Çayköy Göleti, Şirinyazı Göleti ve
Karagöl’de bulunan çok lezzetli alabalık,sazan,mercan ve gümüş balıkları av
mevsimlerinde olta ile avlanabilmektedir.
MÜZELER
Bolu Müzesi : Bolu ve
çevresine ait eserlerin korunması ve sergilenmesini sağlamak üzere, 1975 yılında
Müze Memurluğu kurulmuştur. Bir süre eski Güzel Sanatlar Galerisi Binası içinde
faaliyet gösteren Müze Memurluğu; 1976 yılında Bolu Kültür Sitesine taşınmıştır.
Bolu Müzesi, 1977 yılında Müze Müdürlüğüne dönüştürülmüş olup; teşhir - tanzim
çalışmaları tamamlanarak 14.11.1981 tarihinde ziyarete açılmıştır
Kültür Merkezi binasının giriş
katında yer alan Müze; Arkeoloji ve Etnografya Salonları olmak üzere 2 bölümden
oluşmaktadır. Müzede 2.8051 adet arkeolojik , 1.673 adet etnografik ve 11.146
adette sikke olmak üzere toplam 15.624 adet eser bulunmaktadır.
2- ANTİK ŞEHİRLER
BITHYNIUM – CLAUDIPOLIS
( BOLU) : Arkeolojik verilere göre Bolu ovasındaki ilk yerleşim M.Ö. 3. bine
kadar uzanmaktadır. Bugünkü Turizm ve Otelcilik Meslek Yüksek Okulu’nun
bulunduğu alanda yer alan küçük bir höyükte 1942 yılında ele geçmiş olan Pişmiş
toprak eser (BOLU KABI) bölgenin en eski buluntusudur.
Günümüz yerleşiminin, antik şehrin
üzerine kurulması nedeniyle ayakta kalmış hiçbir yapı bulunmamaktadır. Ancak,
1978 yılı Hisartepe kazısında, Roma İmparatoru Hadrian (M.S. 117 – 138)
tarafından yaptırılmış olan ANTINOUS TAPINAĞI’na ait mimari parçalar bulunmuş,
Hisartepe’nin güney yamaçlarında ise antik tiyatroya ait bazı izler tespit
edilmiştir. Antinous Tapınağı’na ait sütun, arşitrav ve friz parçaları ile antik
tiyatroya ait kitabeli bir friz parçası halen Bolu Müzesinde sergilenmektedir.
Geçmiş yıllarda, şehrin muhtelif yerlerinde yapılan inşaatlara ait temel
hafriyatlarında Roma dönemine ait heykeller, mimari parçalar ve mezar stelleri
bulunmuştur. 1995 – 1997 yılları arasında Bolu merkez Sümer mahallesi ve
Karaçayır mahallesinde bulunan 3 ayrı parselde; Bolu Müzesi Müdürlüğünce yapılan
kurtarma kazılarında toplam 30 adet Roma dönemi lahit ve tuğla mezarı açığa
çıkarılmıştır.
Claudiopolis (Bolu) Şehrinin
Önemli Buluntuları
HEYKELTRAŞLIK ESERLERİ :
Bolu merkez, Akpınar mahallesinde yapılan inşaatların temel hafriyatlarında Roma
dönemine ait önemli eserler açığa çıkmıştır. 1973 yılında HERAKLES HEYKELİ, 1976
yılında KADIN BAŞI, 1983 yılında HERMES BÜSTÜ ve 1995 yılında NYMPHE HEYKELİ
bulunmuş olup; söz konusu eserler, Claudiopolis kentinin heykel sanatındaki yeri
ve zenginliğini göstermesi bakımından önem taşımaktadır.
GLADYATÖR MEZAR STELLERİ :
Bolu merkez, Sümer mahallesinde bulunan ve halen Bolu Müzesinde sergilenen 2
adet mezar stelinden birinde; yarışmalar sırasında ölen gladyatörlerin isim ve
yaşları listelenmiş, diğerinde ise ölen bir gladyatör için karısı tarafından
yazılan kitabe yer almıştır:
FRİG KAYA ABİDESİ : Bolu
ili, Göynük ilçesi, Soğukçam köyündedir. M.Ö. 8 - 7. yüzyıllarda Anadolu'da
büyük bir devlet kuran Friglerin Bolu’da da yerleştiğinin en önemli kanıtı olan
kaya abidesi, aynı zamanda bilinen en uzun Frig kitabesi olma özelliğini de
taşımaktadır. Abide üzerinde üstte, kutsal günlerde Kybele heykelciğinin
konulduğu üçgen bir niş ve altında da 9 satır kitabe bulunmaktadır.
SEBEN KAYA EVLERİ : Bolu ili,
Seben ilçesinde birbirine yakın aralıklara, kayalara oyularak yapılmış çok
sayıda evden oluşan yerleşim yerleri mevcuttur. Bunlardan en önemlileri Alpagut
köyü - Muslar mahallesi, Çeltikdere, Karca, Solaklar, Hoçaş ve Kaşbıyıklar
köylerinde bulunmaktadır. Kaya evlerinden oluşan yerleşim yerinde, kırmızı
boyalı haç işaretlerine rastlanması; bazı evlerde şapel, rölik çukuru gibi
uygulamalara yer verilmesi; Seben Kaya Evlerinin Erken Hıristiyanlık Döneminden,
Orta Bizans Dönemine kadar kullanılmış olabileceğini akla getirmektedir.
ÇELTİKDERE BİZANS KİLİSESİ :
Seben ilçesi, Çeltikdere köyü yakınında bulunan kilise Orta Bizans Döneminin (M.S.
842 - 1204) klasik dini mimari şemasına uygun olarak haç biçiminde inşa
edilmiştir. 9x13 m. ölçülerinde bir oturma alanına sahip olan kilise kesme taş
ve tuğladan inşa edilmiş olup, batısındaki girişte narteski, doğusunda ise dışa
taşkın 3 apsisi mevcuttur. Oldukça iyi korunmuş durumdadır.
SAĞLIK TURİZMİ
Bolu Kaplıcaları : Şehir
Merkezine 5 km. mesafede, Karacasu beldesinde bulunan kaplıcalar, Seben Dağları
eteklerinde, çevresi ormanlarla kaplı sakin bir dinlenme yeridir. "Termal Turizm
Merkezi" olan bölgede Termal Otel ve Büyük Kaplıca, Küçük Kaplıca Özel İdare
Tesisleri ve Sağlık Bakanlığı’na ait Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Hastanesi
ile aile pansiyonları hizmet vermektedir.
Banyo ve içme kürlerine elverişli
olan sular, romatizmal hastalıklara, deri, kan dolaşımı ve kalp hastalıklarına,
solunum yolu hastalıklarına, kadın hastalıklarına, sindirim sistemi, safra
kesesi, böbrek ve idrar yolları hastalıklarına, kemik ve kireçlenme
rahatsızlıklarına, metabolizma ve beslenme bozukluklarına, iyi gelmektedir.
Büyük Kaplıca suları 1767 mg/lt eriyik mineral değerine sahiptir.
Babas Kaplıcası : Mudurnu'ya
5 km. mesafede, Gürçam Köyü yakınında olan kaplıca suyunun sıcaklığı 40 ºC'dir.
Şu anda 20 yataklı bir tesisin bulunduğu kaplıcada 138 yataklı 3 yıldızlı bir
otel inşaatı devam etmektedir. Toprak kalevili ve bikarbonatlı olan su
metabolizma hastalıkları ile diyabetliler üzerinde olumlu etkiler yapmaktadır.
Sarot Kaplıcası : Mudurnu'nun
30 km. kuzeybatısında Taşkesti Beldesi Ilıca Köyü sınırları içerisindedir.
Fiziksel olarak hipertermal hipotonik ve sülfatlı olan suyun sıcaklığı 66ºC’dir.
Kaplıca suyu cilt ve romatizma hastalıklarına iyi gelmektedir.
Pavlu Kaplıcası : Pavlu
Kaplıcaları, Seben İlçesinin 14 km. güneyinde, Kesenözü Köyünde bulunur. 78 ºC
sıcaklığa sahip olan kaplıca suyu banyo olarak kullanılmaktadır. Yüzyıllardan
beri kullanılan kaplıcalar mide, safra kesesi, solunum ve dolaşım bozukluklarına
iyi gelmektedir. Kaplıca çevresinde özel şahıslarca işletilen pansiyonlar
bulunmaktadır.
Çatak Kaplıcası : Göynük
İlçesinin 30 km. güneydoğusunda dik yamaçlar arasında çok güzel bir vadide,
Himmetoğlu Köyü yakınındadır. Kaplıcanın 32 ºC sıcaklıkta olan suyu kalsiyum bi
karbonatlıdır ve romatizma, siyatik gibi rahatsızlıklara iyi gelmektedir.
Çevrede bulunan kalıntılardan Romalılardan beri kullanıldığı sanılmaktadır.
Yeterli tesis yoktur.
Fizik Tedavi Rehabiltasyon
Hastanesi : Ülkemizin bu alanda en önemli hastanelerinden olan,Sağlık
Bakanlığı’na ait hastane,özellikle romatizmal hastalıklarda,kemik ve kireçlenme
hastalıklarında tedavi imkanı sunar.150 yatak kapasitesine sahip hastane tüm
uzman kadrosuyla hizmet vermekte ve yoğun bir talep görmektedir.
|