|
|
 |
 |
Okunma |
|
111 |
BİTLİS
Bitlis
ve yöresinin yazılı tarih öncesi oldukça karanlıktır. En önemli nedenleri
yüzeydeki buluntuların az olması ve bugüne kadar gerçekçi bir arkeolojik çalışma
yapılmamasıdır.
Bitlis ili sınırları içerisinde
bulunan Süphan ve Nemrut dağlarındaki obsidyen (doğal cam yatakları), doğrudan
olmasa bile dolaylı olarak bu yöre tarihinin Neolitik dönemine kadar çıktığını
göstermektedir. Obsidyen yataklarından elde edilen doğal camın yontucu, kesici,
kazıyıcı olarak çevredeki yerleşim yerlerinde kullanıldığı anlaşılmaktadır.
Havası, suyu, dağları, kışın beyaz,
yazın yemyeşil görüntüsü ile adeta bir yeryüzü cennetini andıran Bitlis İli;
tarihin her dönemine tanıklık eden anıtsal yapıları, Türkiye’nin en büyük
yanardağı olan eşsiz doğa harikası Nemrut Dağı ve Krater Gölü, Tatvan - Ahlat -
Adilcevaz ilçelerimizin bir hilal şeklinde kucakladığı uçsuz bucaksız görüntüsü
ile Van Gölü, Süphan Dağı, Beş Minare’si, şifalı suları ve misafirperver insanı
ile tarih ve doğanın kucaklaşmasını en güzel şekilde sergileyen şirin bir
ilimizdir. Bu potansiyeli ile Bitlis, ülkenin batı ve Akdeniz sahillerine
sıkışmış turizmine hem doğuda açılmış bir pencere , hem de sahip olduğu
zenginliklerle üzerine düşeni yapmaya hazır ve keşfedilmeyi bekleyen turizm
cennetidir.
TARİHİ ESERLER
Bitlis Kalesi :
Bitlis Kalesi Şehir merkezinde sert bir kaya bloğu üzerindedir.Yazılı
kaynaklarda; M.Ö. 330 tarihinde Büyük İskender’in komutanlarından Leys Bedlis
tarafından yaptırıldığı, çevresinin 2800 metre, yüksekliğinin 56 metre ve sur
kalınlığının 7 metre olduğu,belirtilmektedir.
Günümüzde sadece kale mevcut olup,
zaman zaman yapılan onarımlarla muhteşem görünümünü korumuştur.
Adilcevaz Sahil Kalesi : Van
Gölü kıyısında sarp kayalar üzerine kurulmuştur. Yapımında kesme taşlar
kullanılmıştır. İç ve Dış kale olmak üzere iki kısımdan meydana gelmiştir. 38
kulesi bulunan kalenin içinde Süleyman Han Cami, cephane mahzeni, buğday
ambarları, su sarnıçları, mehterhane kulesi ve 70 ev bulunduğu kaynaklardan
anlaşılmaktadır. Günümüzde sadece kalıntıları mevcuttur.
Tatvan Kalesi : Kanuni
Sultan Süleyman’ın vezirlerinden Zal Paşa tarafından Tatvan’ın bu günkü Tuğ
mahallesinde yaptırılmıştır.(1550-1560) İran Şahı Tahmasp, Adilcevaz ve Ahlat
Kalelerini istila ettikten sonra bu kaleden Van’a yardım gitmesini önlemek için
kaleyi yıktırmıştır.
Ahlat Sahil Kalesi :
Urartular dönemine ait olan kale 1224 yılında meydana gelen şiddetli bir yer
sarsıntısı neticesinde yıkılmıştır. İran seferinden dönen Kanuni Sultan
Süleyman, Ahlat’a gelip bütün atalarını ziyaret ederek, Zal Paşa ile Mimar
Sinan’a sağlam bir kale yapmaları için emir verir. 1557 yılında, Ahlat
harabelerinin güneyinde bu günkü kale yapılmış olur. Çevresi 3000 adım olan
kalenin duvarları fazla yüksek değildir. 13 kuleden ibaret olan kalenin hendeği,
geniş ve sağlam duvarlardan yapılmıştır.
Bu kalelerin dışında yörede, tarihi
değeri bulunan bazı kalelerin kalıntıları bulunmaktadır, kalıntıları kalmış olan
kalelerimizin isimleri şunlardır. Adilcevaz Kef Kalesi, Ahlat Kalesi, Zeydan
Kalesi, Kelhok Kalesi, Deri Ezdinan Kalesi, Dölek Kalesi, Tağ Kalesi .
Hatuniye (Hazo) Hanı : İl
Merkezinde aynı adla anılan köprünün yanı başında bulunan bir handır. Kitabesine
göre bu yapı 1626 yılında yenilenmiştir.
Papşin (Hüsrev Paşa) Hanı :
Bitlis-Tatvan karayolu üzerinde bulunmaktadır. Beylerbeyi Hüsrev Paşa tarafından
XVI. yüzyılda yaptırıldığı rivayet edilmektedir. Dikdörtgen planlıdır. Muntazam
yontulmuş Bitlis taşlarından inşa edilmiştir. Üstü düz damla örtülüdür.
Başhan Hanı : Bitlis-Tatvan
karayolu üzerindedir. XVI. yüzyılda Van Beylerbeyi Hüsrev Paşa tarafından
yaptırıldığı rivayet edilmektedir.
El Aman Kervansarayı:
Bitlis-Tatvan yolu üzerinde olan kervansaray, 1502 yılında Van Beylerbeyi olan
Hüsrev Paşa tarafından yaptırılmıştır. 90 m. uzunluğunda 70 m. genişliğindeki bu
nadide eser, Anadolu’nun en büyük kervansaraylarından olup yer yer yıkılmış
olmasına rağmen bütün görkemiyle çekiciliğini korumaktadır.
Narlıdere (Kasrik) Köprüsü:
Bitlis-Baykan yolu Narlıdere Köyünde bulunan bu muhteşem yapının kitabesi
olmadığından hangi tarihte ve kimin tarafından yapıldığı bilinmemektedir.
Ahlat Emir Bayındır Köprüsü:
Muhtemelen 13. yy.’da inşa edildiği, ancak daha sonraki dönemlerde, özellikle
15.yy’da Akkoyunlu döneminde onarımının yapıldığı ya da yenilendiği tahmin
edilmektedir.
Ahlat Harabe Şehir : Ahlat
İlçemizdeki Harabe Şehirde Roma devrinden kalma kale ve mağara evleri ile
Selçuklu dönemi evler, hamam, köprü ve bedesten bulunmaktadır.
Ahlat Selçuklu Mezarlığı :
200 dönüm alana kurulan Selçuklu Mezarlığı, yalnızca Anadolu’nun değil, tüm
İslam dünyasının en büyük mezarlığıdır. Mezar Taşları ait oldukları dönemdeki
inançlar ve tarih açısından büyük ipuçları verir.Üç ana tip mezar taşı vardır;
İhlasiye Medresesi: İl
Merkezinde bulunan Medrese, Selçuklular tarafından 1216 tarihinde
yaptırılmıştır. Döneminin en önde gelen bilim merkezlerinden biri konumundadır.
Kitabesine göre 1589 tarihinde Bitlis hanlarından 5. Şerefhan tarafından
onarılmıştır. Mimari görünüş açısından klasik Selçuklu estetiğinin tüm
özelliklerini taşıyan şaheser, Arkeoloji Müzesi olarak kullanılmak üzere restore
edilmiştir.
Yusufiye Medresesi : Merkez
Girik düzü mevkiinde bulunan bu medresenin XVIII – XIX. yüzyılda yapıldığı
sanılmaktadır. Cennet çukuru denilen kümbet ve mezarlığın bulunduğu semttedir.
DOĞAL GÜZELLİKLER
Nemrut Dağı ve Krater Gölü :
İl sınırları içindeki eşsiz doğa harikası Nemrut Yanardağı son olarak 1440
yılında faaliyetini göstermiştir. Patlamalar sonucu oluşan ve krater ağzı
genişliği 48 kilometrekare olan Nemrut Kalderasında, deniz seviyesinden 2247 m.
yükseklikte, irili ufaklı 5 tane göl bulunmaktadır.Türkiye’nin en büyük Krater
Gölü olan Soğuk Göl, l3 km.2’lik yüzölçümüyle Nemrut Dağı Kraterinin yaklaşık
üçte birine yayılıyor. Dik ve yüksek kayaların çevrelediği göl, her türlü su
sporları ve aktivitelerinin yapılabileceği potansiyele sahiptir. Ayrıca Nemrut
Kalderası, zengin bitki örtüsüne de sahiptir. Nemrut Krater Gölü, Bitlis Merkeze
35, Tatvan’a 15 kilometre, Ahlat’a 30 kilometre mesafededir.
Van Gölü : Türkiye’nin en
büyük gölü olan Van Gölü’nün üçte ikisi Bitlis sınırları içindedir. Gölün
dışarıya akan bir ayağı olmadığından suyu acı, tuzlu ve sodalıdır. Vangölü;
yolcu ve yük taşıyan gemileri, iskele, ada, yarımada, koy ve körfezleri ile
adeta bir denizi andırır. 600 km. ye varan sahillerinin büyük bir bölümü doğal
plaj niteliğindedir.Ayrıca; Nemrut Krater Gölü, Nazik Gölü, Arin ve Aygır
Gölleri su sporları ve olta balıkçılığı için uygundur.
KIŞ TURİZİMİ
Bitlis ili, kış mevsiminin
uzun sürmesi nedeniyle kış turizmi açısından önemli bir potansiyele sahiptir.
Özellikle kayak sporu bütün canlılığıyla yediden yetmişe her kesimin kış
eğlencesi olmuştur. Türkiye’ nin en eski kayak tesislerinden birine sahip olan
ilde, kayak sporunu doyasıya yaşamak isteyen misafirlerini ağırlayacak
kapasitedeki kayak evi, konuklarını beklemektedir.
İNANÇ TURİZMİ
Ulu Camii : Bitlis
Şehir merkezinde yer alan camii, kitabesine göre; Milâdi 1150 yılında Ebu’l
Muzaffer Muhammed tarafından yapılmıştır. Dış görünüşündeki tek özellik kıble
tarafında bulunan konik külahlı dış örtüsü ile camiden ayrı bir kule şeklinde
yükselen minaresidir. Kitabesinden anlaşıldığına göre minaresi 1492 yılında
yapılmıştır.
Gökmeydan Camii : Merkez
Gökmeydan semtinde bulunan camii kitabesinde 1801, minare kitabesinde ise 1924
tarihleri kayıtlıdır. Sivri kemerli anıtsal birkaç kapısı vardır. Caminin
kıbleye bakan dış yüzünde özenle işlenmiş mimari süslemelere rastlanır. Minaresi
çok kaliteli bir işçilik ile süslenmiştir. Minare üzerinde süsleme unsuru olarak
geometrik motifler, minik rozetler ve kaval silmeler kullanılmıştır. İbadet
saatleri dışında sürekli ziyarete açıktır.
Şerefiye Külliyesi ve Camii :
Bitlis Şehir Merkezinde yer alır. Medrese, camii, imaret ve türbe kısımlarından
meydana gelmiş bir külliyedir. Kitabesine göre 1529 yılında IV. Şerefhan
tarafından yaptırılmıştır.
Adilcevaz Tuğrul Bey (Zal Paşa)
Camii: Adilcevaz-Ahlat yolu üzerinde, göl kenarındadır. 16. Yüzyılda Zal
Paşa tarafından yenilendiği tahmin edilen caminin üzerinde on iki küçük kubbe
bulunmaktadır. İbadet saatleri dışında sürekli ziyarete açıktır.
Ahlat İskender Paşa Camii:
Eski Ahlat kalesi bulunmaktadır. Kitabesine göre H.992 (M.1584) tarihinde
İskender Paşa tarafından, muhtemelen Mimar Sinan’a yaptırılmıştır.
bunların dışında görülmesi gereken
camiiler , Merkez Kızıl Cami, Dörtsandık, Ayne’l –Barid, Şeyh Hasan, Alemdar,
Kureyşi, Taş, Hatuniye; Ahlat İskender Paşa, Emir Bayındır Camileri.
Küfrevi Türbesi (Bitlis):
1898 tarihinde, Bitlis mimari yapısından tamamen farklı bir tarzda yapılan
türbe, Küfrevi Konağı’nın bahçesinde kurulmuş bir ziyaretgahtır.
Emir Bayındır Kümbeti (Ahlat) :
Taht-ı Süleyman mahallesindedir. Kümbeti üst taraftan çepeçevre saran
kitabesinde, hicri 886 yılında ölen Melik Bayındır İbn-i Rüstem Bey’in adı
yazılıdır.
Çifte Kümbet (Ahlat) : İki
kümbet yanyanadır, büyük kümbet Akkoyunlulardan Bugatay Aka ile Şirin Hatun’a
küçük kümbet ise Esen Tekin Hatun’a aittir. Güney ve Batı cephesindeki
kitabelerde, 1280 tarihinde yapıldığı yazılıdır.
Emir Ali Kümbeti (Ahlat) :
Bu kümbet harabe şehir yolu üzerinde bulunmaktadır. Kitabesi Rus harbinde
kırıldığı için yapılış tarihi kesin olar bilinmemektedir. Mimari özelliklerinden
yola çıkılarak 14. Yüzyıla ait olduğu düşünülmektedir.
Usta Şagirt Kümbeti (Ahlat) :
Meydanlık mezarlığının güneyinde, Van gölüne oldukça yakın bir yerdedir. Ahlat
kümbetlerinin en büyüğü olduğu için “Ulu Kümbet”de denilmektedir. Kitabesi
olmadığı için yapılış tarihi kesin olarak bilinmemektedir. Diğer Selçuklu
kümbetleri gibi iki katlıdır. Alt kat mezar, üst kat ise mescit olarak
yapılmıştır.
Şeyh Babo (Üryan Baba) Türbesi
(Bitlis) :İnönü mahallesinde bir yamaçta bulunan türbenin kitabesi yoktur.
Ancak içindeki mezar taşında 1834 tarihi yazılıdır. Halkın önemli ziyaret
mekanlarından biridir.
Abdurrahman Gazi Türbesi (Ahlat):
Sahabe-i Kiramdan olan bu zat, Hz. Ömer zamanında 641 yılında bölgeyi
fethetmekle görevlendirilen El-Cezire Komutanı İyaz Bin Ganem komutasında olup
Ahlat’ın fethi sırasında burada şehit düşmüştür.
İl sınırları içerisinde bulunan
diğer bazı türbeler ise şunlardır : İhlasiye külliyesi içinde yer alan ; Hoca
Hasan, Ziyaed-din Han, 11. Şerafhan, Üçbacılar,Veli Şemsettin Türbeleri, Nuhiye,
Saidiye, Hacı Yusuf, Şeyh İsa Türbleri, Erzen Hatun Kümbeti, Şeyh Hasan Türbesi
ve Güroymak Kalenderağa Kümbeti.
SAĞLIK TURİZİMİ
Fay hattı üzerinde bulunan
Bitlis’in merkezinde ve çevresinde sayısız kaplıcaya rastlanır. Bunlardan
bazıları; Güroymak Budaklı Kaplıcası, Ilıcak (Germav) Kaplıcası, Yam Kaplıcası (Acısu),
Tatvan Develer Suyu, Nemrut Kaplıcaları olarak sıralanabilir.
|