|
|
 |
 |
Okunma |
|
172 |
ARDAHAN
Türkiye'nin Doğu Anadolu Bölgesindeki sınır illerinden olan Ardahan, sınırları
içerisindeki Damal Dağları'nda beliren Atatürk silüeti ile ünlüdür. Her yıl
Haziran ayının 15 ile Temmuz ayının 15’ine kadar saat 18’den itibaren Karadağ
sırtlarında Atatürk’ün bu silueti net olarak yaklaşık 20 dakika izlenmektedir.
Ardahan'da bu tarihlerde Atatürk'ün İzinde-Gölgesinde Damal Şenlikleri
düzenleniyor
ARDAHAN KALESİ
Şehir merkezinin
kuzeyindeki Halil Efendi mahallesi ile, şehir merkezini birbirinden ayıran Kura
Nehri'nin hemen sol kıyısında bulunmaktadır. Tarihi oldukça eskilere dayanan ilk
inşa evresi kesin olarak bilinmeyen Ardahan Kalesi'nin, Selçuklular tarafından
yapıldığı ve Osmanlılar döneminde de sürekli olarak kullanıldığı bilinmektedir.
Giriş kapısının üzerinde 963 H. tarihli bir inşa kitabesi vardır.
Kale içerisinde bir mescit ve hamam
kalıntısı bulunmaktadır. Kale dendanları, duvar örgü tekniği, çokgen kuleleri ve
konumlandırılış biçimi ile Rumeli Hisarının küçük ölçüde ele alınmış bir
varyasyonu gibidir.
KAZAN KALE
Ardahan'ın yaklaşık 12-13 km
kuzeydoğusunda Kura vadisinin nehrin akış yönüne göre sağında yer almaktadır.
Kesin tarihi bilinmeyen kale çevresinde eski yerleşim izleri mevcuttur. Büyük
oranda yıkılmış olan kaleden, sadece doğu yöndeki kule kısmı ayakta kalarak
günümüze ulaşabilmiştir. Bu kulenin MS 8-9. yüzyıllarda Türkistan'daki Kazan
bölgesinden gelip, bu yörede yaşadıkları bilinen Türkler tarafından inşa
edildiği anlaşılmıştır. Yüksekliği 15 metre olan bu kulenin, burada daha önce
mevcut olan bir yerleşim üzerine sonradan inşa edildiği anlaşılmıştır.
ALTAŞ (UR) KALESİ
Ardahan-Hanak karayolunun 18.
km'sindeki Altaş (Ur) köyünün doğusunda yer alan sivri bir tepe üzerine
kurulmuştur. Tarihi kaynaklarda sadece adı ve yeri belirtilen kalenin, ilk yapım
tarihi kesin olarak bilinmemektedir. Ancak VH.-VTII. yüzyıldan beri bu kalenin
mevcut olduğu anlaşılmaktadır. Çevresinde eski yerleşim izlerinin mevcut olduğu
tespit edilen kalenin, Türk dönemi öncesine ait kalıntılar üzerine, Türk
döneminde inşa edilmiş olması kuvvetle muhtemeldir.
KİNZİ KALESİ
Ardahan'ın 30 km. batısında
Bağdeşen köyünün kuzeyinde yer almaktadır. Kalenin inşa tarihi bilinmemekle
birlikte, önemli bir geçit noktasında bulunması, buranın milattan önceki
asırlardan beri mevcut olduğunu göstermektedir. Konum ve altyapı özellikleri
bakımından Urartu kalelerinin genel karakteristik özelliklerini akla getirmekte
olup, çevreden yaklaşık 130 metrelik yüksekliği ile ortaçağ şatolarını
andırmaktadır. Üç yönden derin vadilerle çevrilmiş yüksek bir dağın dil
biçimindeki uzantısı üzerine kurulmuş olan kalenin, iç ve dış bölümlerden
oluştuğu anlaşılmaktadır.
KALECİK KALESİ
Göle ilçesine bağlı Kalecik köyünün
yaklaşık 450-500 metre güneyinde, köyden gelen derenin oluşturduğu vadi ile Kura
vadisinin kesiştiği noktada sarp bir alana kurulmuştur. Kalenin yapım tarihi
kesin olarak bilinmemekle beraber, MÖ VIII. yüzyılda yöreye egemen olan
Urartular tarafından yaptırılmış olduğu tahmin edilen yöre kaleleri ile
benzerlik göstermektedir. Üç yönden çok dik ve sarp kayalıkların sınırladığı ve
akarsuları ile birlikte iki derin vadinin kesiştiği bir konumda inşa edilmiştir.
ŞEYTAN KALESİ
Çıldır ilçe merkezinden l km.
uzaklıktaki Yıldırımtepe köyünün yaklaşık 1,5 km. kuzeydoğusunda Karaçay
vadisinde oldukça sarp ve müstahkem bir alana kurulmuştur. Yapım tarihi kesin
olarak bilinmemektedir. Yörenin diğer kalelerinde olduğu gibi bu kalenin de
mimari özellikleri Urartu kalelerini andırmaktadır.
Kale surlarının içinde bir şapel ve
su sarnıcı bulunmaktadır. Ayrıca suya inen gizli bir su yolunun mevcudiyeti
günümüze yıkıntı halinde gelen izlerden anlaşılmaktadır.
KURT KALE
Çıldır ilçe merkezinin
yaklaşık 36 km. kuzeydoğusundaki Kurtkale nahiyesinin l km. güneyinde ve
Gürcistan sınırında bulunmaktadır.
SEVİMLİ KALESİ
Hanak ilçe merkezinin
yaklaşık 18-20 km. güneydoğusundaki Sevimli (Vel) köyünün, takriben 500 m.
güneyinde, Kura nehri vadisinde, yarımada biçimli sarp bir tepe üzerinde yer
almaktadır.
CAK KALESİ
Posof a bağlı Türkgözü (Yurtbekir)
sınır karakolu yakınlarında, Türkiye-Gürcistan sınırını çizen Caksuyu kenarında,
yüksek ve sarp bir tepe üzerinde inşa edilmiştir
SAVAŞIR KALESİ
Posof ilçesine bağlı
Savaşır (Cancah) köyünün güneydoğusunda üç yanı vadi ile çevrili, dil biçiminde
sivri bir tepe üzerine kurulmuştur.Kesin inşa tarihi bilinmeyen kalenin
ortaçağda inşa edilmiş bir kuleden ibaret olduğu anlaşılmaktadır
MERE KALESİ
Ardahan-Posof yolu
üzerinde, Posof'a yaklaşık 5 km, güneydoğuda yer almaktadır.
KOL KALE
Posof ilçe merkezinin
yaklaşık 6 km. batısında bulunan Kol köyünün doğusunda yüksekçe bir tepe
üzerinde yer almaktadır. Yapılış tarihi bilinmeyen kalenin milattan sonraki
asırlarda yapılmış olabileceği tahmin edilmektedir.
KIRNAV KALE
Hanak ilçemizin 5 km.
batısında Ardahan-Hanak karayolu üzerinde yer almaktadır. Bu kalenin de kesin
yapım tarihi bilinmemektedir
ÖLÇEK KÖYÜ KALESİ
Ardahan'ın 15 km. kadar
doğusunda, Ölçek köyünün güneybatısındaki sarp tepe üzerinde bulunmaktadır
DEDEŞEN KÖYÜ KALE
KALINTILARI
Kale kalıntıları, Göle
ilçesine bağlı Dedeşen köyünün kuzey sırtlarında bulunan alçak tepe üzerinde yer
almaktadır. İlk yapım tarihi bilenmeyen kalenin, tarihi kaynaklarda adına da
değinilmediği görülmektedir. Ancak tarihi kaynaklarda, Dedeşen köyünde yer alan
cami, türbe, medrese, hamam ve çeşmenin varlığından söz edildiği tespit
edilmektedir.
ÇILDIR KARAKALE
Çıldır ilçe merkezinin
yaklaşık 8 km. doğusunda bulunan Karakale köyünün 300 m. doğusunda ve Karaçıngıl
deresinin akış yönüne göre sağında, sarp kayalıklar üzerine konumlandırılmış bir
kaledir.
KIŞLAHANAK
(AVCILAR) KALESİ
Eskiden Meşe Ardahan da
denilen Hanak ilçesinin ilk merkezi olan ve bugün Hanak'a 3 km. uzaklıktaki
Kışlahanak (Avcılar) köyünün 2 km. kadar kuzeybatısında, Kalecik mevkii denilen
yerde bulunmaktadır.
HANAK
YAKINLARINDA KARAKALE
Hanak ilçe merkezinin
yaklaşık 19-20 km. kuzeybatısındaki Cin dağının l km. doğusundaki Karakale
köyünün doğu ucunda yer alır. Tarihi kaynaklarda sadece adı geçen bu kalenin
kesin yapım tarihi bilinmemektedir.
Bunların haricinde Ziyaret dere
kulesi , Konk kulesi , Yiğit konağı kulesi , Çakıldere kulesi , Dört kilise
kulesi , Uğuz dağı kulesi kalıntıları mevcuttur.
CAMİLER
Tarihi kaynaklardan geçmişte
Ardahan ve çevresinde çok sayıda caminin varlığı bilinmektedir. Bu kaynaklarda
sadece Çıldır ve çevresinde XIX. yüzyıldan itibaren 240 cami (sancak sınırları
içinde 240 cami) bulunduğu ifade edilmektedir. Ancak bugün Çıldır'da çok az cami
örneği kalmış, bir çoğunun bugün taşına bile rastlanmamaktadır. Ardahan ve
çevresinden ise sadece birkaç örnek günümüze gelebilmiştir.
ARDAHAN MERKEZ MEVLİD EFENDİ
CAMİİ : Ardahan şehir merkezinde Halil Efendi Mahallesi'nde, kalenin
yaklaşık 150-200 m. doğusunda yer almaktadır. Giriş kapısında bulunan kitabeye
göre, ilk yapının 1701 tarihinde inşa edildiği anlaşılmaktadır
ARAP (YANIK) CAMİÎ : Ardahan
şehir merkezinde, Halil Efendi Mahallesinde, kalenin yaklaşık 150-200 m.
kuzeybatısında bulunan camidir.
MÜDERRİS İBRAHİM EFENDİ CAMİİ :
Ardahan il merkezinde Halil Efendi mahallesinde, kalenin yaklaşık 100 m.
kadar kuzeybatısında bulunmaktadır. Giriş kapısı kemer köşeliğinde yer alan ve
"Amele Osman sene 1185" ibarelerinin geçtiği usta kitabesinden, caminin 1711
yılında yaptırılmış olduğu anlaşılmaktadır.
DERVİŞ BEY CAMİÎ : Ardahan
şehir merkezinde, kalenin güneybatısında ve Alabalık Deresi yakınında
bulunmaktadır. Giriş kapısı kemerinin sağındaki kitabede, "Lâ şerefe a'la mine'l-İslâm"
(İslâm'dan şereflisi yoktur) ibaresi, solundaki kitabede ise "Hüvel hallakü'l-bâki"
(baki olan Allah'tır) ibaresi ve "sene 1285" tarihi yer almaktadır. Bu kitabeden
caminin, 1285 H./l868 M. tarihinde yaptırıldığı anlaşılmaktadır.
ÖLÇEK KÖYÜ CAMİİ : Ardahan'ın
15 km. doğusundaki Ölçek Köyü'nde bulunmaktadır. 1895 yılında yaptırılmış olan
bu cami, 1966 yılında büyük bir onarım geçirmiştir
DEDEŞEN KÖYÜ CAMİİ : Göle
ilçesine bağlı Dedeşen Köyünde bulunmaktadır. Caminin kesin yapım tarihi
bilinmemektedir. Ancak plan ve mimari özelliklerinden hareketle XV. yüzyıldan
kaldığı tahmin edilmektedir. Bugün giriş kapısı üzerinde yeni harflerle 1500
yılında inşa ettirildiğini belirten bir kayıt bulunmaktadır.
POSOF MERKEZ CAMİİ : Posof
ilçe merkezinde, tesviye edilmiş eğimli bir arazide bulunmaktadır. Giriş
kapısındaki yeni harflerle yazılmış kitabesine göre, 1883 tarihinde
yaptırılmıştır.
GÖLBELEN (URTA) KİLİSE - CAMİİ :
Çıldır ilçesinin yaklaşık 7 km. güneybatısındaki Gölbelen (Urta) Köyünde yer
almaktadır. XI. yüzyıldan kaldığı tahmin edilen kilise onarılarak cami haline
getirilmiştir.
KAYABEYİ (YERLİ ÇAYIS) KİLİSE -
CAMİİ : Çıldır ilçesinin yaklaşık 10 km. kuzeydoğusundaki Kayabeyi (Yerli
Çayıs) Köyünde bulunmaktadır. Kilise olarak X.-XI. yüzyıllarda inşa edildiği
tahmin edilen bina gerekli bakım ve tadilatlardan sonra cami olarak kullanılmaya
başlanmıştır. Caminin batı duvarında, Osmanlıca olarak "Sene 1336' ibaresi yer
almaktadır
KİLİSELER
Ardahan ve çevresinde,
kaynaklarda adlar dahi geçmeyen Hıristiyan dönemi dini mimarisine ait, çok
sayıda küçük şapel niteliğinde kilise bulunmaktadır. Büyük oranda tahrip edilmiş
olan bu yapıların, yörede Bizans hakimiyeti sırasında yaptırılmış oldukları
tahmin edilmektedir.
ÖLÇEK KÖYÜ KİLİSESİ :
Ardahan'ın 15 km. doğusundaki Ölçek Köyü'nde yer alan bir kilise kalıntısıdır.
Yapım tarihi tam kestirilemeyen bu kilisenin X.-XI. Yüzyıllardan kalmış
olabileceği tahmin edilmektedir. Kalıntılar oldukça harap durumdadır. Kilise
yakınlarında, kare biçimli oyuğa sahip eski bir sunak taşı çevreye gelişi güzel
atılmış bir şekilde durmaktadır
ÖVÜNDÜ (VAŞLOP) MANASTIR KİLİSESİ
: Çıldır ilçesine bağlı Kurtkale beldesinin yaklaşık l km. kadar doğusundaki
Övündü (Vaşlop) Kö-yü'nün 450-500 m. güneyinde bulunan vadide, Kura Nehri'nin
akış yönüne göre solunda yer almaktadır. Bu kilisenin yaklaşık 150-200 m.
kuzeyindeki kayalıkta ise eski mağara yerleşimleri bulunmaktadır
Kesin yapım tarihi hakkında fikir
yürütülmesinin güç olduğu ifade edilen bu kilisenin XI.-XII. yüzyıllardan
kalmış olabileceği düşünülmektedir. Kilise, yörede bulunan Hıristiyan mimarisine
ait kalıntılardan farklı bir plan özelliğine sahiptir.
ŞAPELLER : Ardahan Bölgesinde
X.-XI. yüzyıllardan kalma çok sayıda kilise ve şapel yer almaktadır. Söz konusu
kilise ve şapellerin Kıpçak-Gürcü hakimiyeti sırasında inşa edildiği
sanılmaktadır. Bu yapıların, Osmanlı hakimiyeti döneminde onarılarak bölgedeki
Hıristiyan halk tarafından kullanıldığı bilinmektedir. Kiliselerin dışında,
küçük kilise diyebileceğimiz şapellerin ise şunlar olduğu söylenebilir
Ardahan şehir merkezinin
kuzeydoğusunda ve merkezde kilise mevkiinde iki ayrı şapel, Ölçek-Tulumba
Mezrası Şapeli, Kazankale'nin güneyindeki şapel, Akyaka (Koduzhara) Şapeli,
Yalnızçam yaylasında iki ayrı şapel, Sarme köprüsü yakınındaki şapel, Çakıldere
köyü yakınındaki şapel, Uğurlutaş'ta (Dört Kilise) üç ayrı şapel, Budaklı (Cicor)
Şapeli, Kotanlı (Sikheref) Şapeli, Gülyüzü (Pekreşen) Şapeli, Şeytan Kalesi
Şapeli, Kurtkale beldesinin güneyindeki şapel, Kurtkale Şapeli, Börk Köyü
Şapeli, Çak Kalesi yakınında iki ayrı şapel, Çambeli Şapeli, Al Köyü Şapeli.
KÖPRÜLER
POSOF ÇAYI KÖPRÜSÜ : Bu
köprü, Posof ilçe merkezinin yaklaşık 1,5-2 km. güneydoğusunda Yurtbekler sınır
karakolu yakınlarında ve Posof çayı üzerinde bulunmaktadır. Bu köprünün XIX.
yüzyıl sonlarında Ruslar tarafından inşa ettirildiği bilinmektedir. Yaklaşık 10
m. uzunluğunda ve 6 m. genişliğinde olan köprünün yan kısımlarında, düzgün blok
taşlarla 40-50 cm. yüksekliğinde korkuluklar oluşturulmuştur
TAŞKÖPRÜ : Çıldır ilçesinin
yaklaşık 30 km. güneyinde, adını köprüden alan ve günümüze kadar adı hiç
değişmemiş olan Taşköprü köyünde bulunmaktadır. Bugün büyük oranda harap olan
köprünün, Anadolu'daki en eski köprülerden biri olduğu ve Urartu Kralı II.
Sarduri tarafından yaptırıldığı ifade edilmektedir. Bugün sadece yuvarlak kemer
kısmı görülebilmektedir. Kalan izlerden yanlarda iri blok taşların korkuluk
olarak kullanıldığı anlaşılmaktadır.
GÜLYÜZÜ (PEKREŞEN) KÖYÜ KÖPRÜSÜ
: Çıldır ilçesinin yaklaşık 20-25 km. güneyindeki Gülyüzü (Pekreşen)
köyünde, köyün güneyindeki dere üzerinde yer almaktadır. Kuzey-güney
doğrultusunda inşa edilmiş bu köprünün orijinal topuk kısımları ve topuk
hizasına denk gelen korkulukları Posof çayı üzerindeki köprü ile büyük bir
benzerlik göstermektedir. Dolayısıyla bu köprünün de XIX. yüzyıl sonlarından
kaldığı tahmin edilmektedir.
TARİHİ KALINTILAR
AKÇAKALE ADA ŞEHRİ KALINTILARI :
Akçakale adası, Çıldır gölü içerisinde 2200 metre karelik bir alana
sahiptir. Ada üzerinde bulunan kalıntılar, burada daha önce bir yerleşim
biriminin bulunduğunu göstermektedir. Akçakale adası doğal güzellikleri yanı
sıra birinci derecede arkeolojik sit alanıdır.
Tarih öncesi dönemlere ait
kalıntıların mevcut olduğu ada şehrinin, ilk yerleşim evresinin hangi döneme ait
olduğu tam olarak tespit edilememiştir. Ancak yapılan ilk yüzey araştırmalarında
elde edilen veriler, adadaki ilk yerleşimin Cilalı Taş çağına (MÖ 4000) kadar
uzanabileceğini göstermektedir. Adada, üzeri düz bir dolma tepenin (tümülüs)
eteklerine açılan çukurlara kurulmuş olan Dolmenler (Taşlıdam) bulunmaktadır.
1943 yılında yapılan yüzey araştırmalarında burada çok kaba, mat ve siyah renkli
çanak-çömlek parçaları bulunmuştur. Dolmenlerin ve bu kapların yapılış şekilleri
ve işçilikleri, Neolitik devre ait oldukları fikrini güçlendirmektedir. Ada
yerleşiminde bugün net olarak anlaşılabilen bir kale, bir şapel ve bir kule
kalıntısı bulunmaktadır. Ayrıca ada üzerinde kayalar üzerine işlenmiş çeşitli
motifler bulunmaktadır. Değişik dönemlerde yapıldığı anlaşılan bu motiflerin
çoğunluğunu haç motifleri oluşturmaktadır.
SÖĞÜTLÜKAYA (HUNEMİS) KÖYÜ
DOĞUSUNDAKİ KULE KALINTISI : Posof ilçe merkezinin yaklaşık 5 km.
güneybatısındaki Söğütlükaya (Hunemis) Köyü'nün 300-400 m. kuzeydoğusunda, Posof
çayı vadisinde, suyun akış yönüne göre sağda, sarp bir tepe üzerinde yer
almaktadır
SÖĞÜTLÜKAYA (HUNEMİS) KÖYÜ
BATISINDAKİ KULE KALINTISI : Posof ilçe merkezinin yaklaşık 5 km.
güneybatısındaki Söğütlükaya (Hunemis) köyünün 300-400 m. kuzeyinde, Posof çayı
vadisinde suyun akış yönüne göre solda bulunan bir kule kalmasıdır. Bugün büyük
ölçüde harap halde olan kuleden sadece güney duvarı kalabilmiştir.
RAMAZAN TABYASI : Ardahan il
merkezinin 5 km kuzeyinde yer alan Osmanlı yapısı tabyanın 19. yüzyılın
başlarında inşa edildiği bilinmektedir. 93 harbi olarak bilinen 1877-1878
Osmanlı-Rus savaşından önce yapılan tabya bu savaşta önemli bir rol oynamıştır.
2500 m. yükseklikte bir tepe üzerine yapılan tabya yeraltında kışlalar ve bunun
etrafında toprak yığınlarından meydana gelmektedir. Yörenin en yüksek tabyası
olup, U şeklinde inşa edilmiş ve şehri üç yandan gözetleme imkanına sahiptir
DOĞAL GÜZELLİKLER
Atatürk Silueti : İlin en
önemli doğal güzelliği Damal dağlarına yansıyan Atatürk siluetidir. Her yıl 15
Haziran-15 Temmuz tarihleri arasında Damal ilçemizin Yukarı Gündeş köyü, Karadağ
yamaçlarında oluşan bu olay bir doğa harikasıdır. Bu tarihler arasında güneş
batarken dağın yamacında bulunan dere yatağının bir tarafının gölgesi diğer
tarafına yansımakta ve tamamen doğal olarak Ulu Önder Atatürk'ün siluetini
oluşturmaktadır.
Yalnızçam Yaylası : İl
Merkezine 15 km mesafede bulunan ve Yalnızçam Köyünün kuzeybatısında yer alan
Yalnızçam Yaylası eşsiz bir tabiat zenginliğine sahiptir.
|