|
|
 |
 |
Okunma |
|
77 |
AKSARAY
İç
Anadolu yaylasında 980m. yükseklikte uzanan verimli Aksaray ovası Uluırmak/Melendiz(Aksu)nun
suladığı volkanik yapılı bir arazide uzanır. Ova Melendiz, Büyük ve Küçük
volkanik Hasandağı dizileri tarafından çevrilmiştir.Hasandağı’nın zaman, zaman
püskürtmeleri sonucu bazalt, andezit ve özellikle tüf gibi kayalar yörenin doğal
görünümüne büyüleyici bir nitelik kazandırdığı gibi, eski kültürlerin
yaşamlarında da önemli bir yapı taşı rolünü oynamışlardır.
Bütün bölgeyi kaplayan arazide
oluşan peri bacaları, kayalar içindeki mağaralar, iskan kovukları Melendiz’in
Kozdağı kanyonlarında kayalara oyulmuş kiliseler bunun birer kanıtını
oluşturmaktadır.
DOĞAL GÜZELLİKLER
Ihlara Vadisi : Aksaray,
Hristiyanlığın daha ilk yıllarında önemli bir din merkezi olmuştur. Kayseri’li
Basilus ve Nazianzos’lu Gregorius gibi mezhep kurucuları 4.yy. da burada
yetişmişlerdir. Mısır ve Suriye sisteminden ayrı bir manastır hayatının
kurallarını bunlar tespit etmişlerdir. Böylece Yunan ve Slav sistemi doğmuştur.
Mısır ve Suriyeli rahiplerin dünya ile olan ilişkilerini kesmelerine rağmen
Basilus ve Gregorius’un rahipleri dünya ile olan ilişkilerini kesmiyorlardı. Bu
yeni anlayışın yeri Belisırma idi.
Gregorius, teslis inancına yeni bir
izah getirerek Hz. İsa’nın Tanrılığı tartışmasında İznik toplantısı görüşlerine
kuvvet kazandıran fikirler ileri sürdü.Böylece Hristiyanlık tarihinde öncü
Gregorius’un yetiştiği kayalık bölge (Belisırma,Ihlara,Gelveri) Manastır ruhuna
uygun,kayalara oyulan kiliseler topluluğu halinde geldi. Arap akınlarına karşı,
Hasandağı’ ndaki müdafaa kaleleri karşı koyunca bu kiliseler faal ibadet merkezi
durumlarını devam ettirdiler.Ihlara vadisindeki kayalara oyulmuş bu freskli
kiliseler, korunarak yeryüzünde eşine rastlanmayan bir tarih hazinesi olarak
zamanımıza kadar gelmiştir.Hristiyanlığın ilk yıllarından itibaren kayaların
rahatlıkla kazılmasıyla meydana getirilen bu freskli kiliseler ve iskan yerleri
14 km. boyunca Ihlara’dan Selime’ye kadar devam eden “IHLARA VADİSİ” içerisinde
yer alırlar.
Vadi İçerisindeki Kiliseler :
Vadi içerisinde 105 kilise vardır.Bunlardan ziyarete açık olanlardan
bazıları ise; Eğritaş Kilisesi, Ağaçaltı (Daniel)Kilisesi, Sümbüllü Kilise,
Yılanlı Kilise, Kokar Kilise, Pürenliseki Kilisesi, Eskibaca Kilisesi, Saint
Georges (Kırkdamaltı) Kilisesi, Direkli Kilise ve Ala Kilisedir.
Selime - Yaprakhisar :
Aksaray’a 28 km. mesafededir. Ihlara Vadisi’nin bitiminde kurulmuş bir
kasabadır. Ihlara, Yaprakhisar, Belisırma ve Güzelyurtta olduğ gibi burada da
kayadan oyma kiliseler vardır. En önemli kilise Selime Katedrali olarak
bilinmektedir. Katedral kayalara oyulmuş, yüksekçe bir yerdedir. İçinde iki sıra
halinde sütunlar sırası vardır. Bu sütunlar Katedrali üç sahana ayırmıştır.
Vadinin diğer kısımlarında görülmeyen “Peri Bacalarını” Selime kasabasında
görmek mümkündür
Manastır Vadisi : Aksaray'ın
doğusunda 50 km. mesafede, tabii güzellikler beldesi Güzelyurt İlçesi sınırları
içinde yer alan 4-5 km. uzunluğunda bir vadidir; döneminin özelliklerini en iyi
yansıtan 28 adet kaya oyma kilisesi ve yeraltı şehirleri ile "Küçük Bir Ihlara "
görünümündedir. Vadi boyunca yer alan Sivişli Kilise, Büyük Kilise Camii, Papaz
Evi, Kalburlu Kilise, Kömürlü Kilise gibi çok sayıda kilise ve yeraltı şehri
önemli kültür ve tabiat varlıklarımızdandır.
YERALTI ŞEHİRLERİ
Yer Altı Şehri : Aksaray
İli, Güzelyurt İlçesi Manastır Vadisi girişinde yer alan Yeraltı şehri Bizans
dönemi yapılarındandır. Giriş kısmında hayvan barınağı bulunur, yaklaşık 5x10=
50 m2 alanındadır. Yan duvarlarında kaya oyma yemlikler ve bağlama yerleri
görülmektedir. Buradan başlayan tünel küçük bir mekana ulaşıyor. Üst kattaki
diğer mekan ahırla merdiven irtibatladır. Ayrıca dışardan da girişi bulunur. Bu
mekandan taş merdivenlerle çıkıldığında (merdiven sonunda kapak mevcut) üst
kattaki gözetleme mekanına ulaşılır. Gözetleme mekanından yukarı doğru devam
eden tünelde sürekli su akıntısı olması nedeniyle ilerlemek mümkün olmamıştır.
Kuluk Alinin Evi-Yer Altı Şehri :
Aksaray İli, Güzelyurt İlçesi Manastır Vadisi girişinde yer alan Yeraltı
şehri Bizans dönemi yapılarındandır. Gezilebilir haliyle üç katlıdır. Bir kısmı
kapalıdır. Girişte genişçe bir mekandan sonra 2. bir mekana geçilir. Burada
tandır duvar nişleri ve mutfak yer alır. Mutfak (niş şeklinde) duvarlarında
çeşitli kullanımlar için küçük nişçikler oluşturulmuştur. 2. mekandan aşağı kata
asansör bir merdivenle iniliyor. Duvarlarında kücük nişler bulunuyor. Duvar
dibinde derin bir su kuyusu görülmektedir. Ayrıca wc olabilecek yapıda bir nişte
dikkat çekmektedir. Bu kattan yine bir alt kata daire planlı bir asansör
merdivenle iniliyor. 60/100 kesitli bir tünelden devam edildiğinde dışarıya
açılan bir kapıya ulaşılıyor. Yeraltı şehri giriş mekanının hemen solundaki üst
kata çıkan merdivenler kapatılmış durumda(örülü). Giriş mekanında şıra havuzu ve
toplama haznesi dikkati çekmektedir.
Gözyaşı Yer Altı Şehri :
Aksaray İli, Güzelyurt İlçesi Gözkayası mevkiinde yer alan Yeraltı şehri Bizans
dönemi yapılarındandır. Yer altı şehri girişi iki türlü oluşmaktadır. 1- büyük
kaya bloğu üzerinden kaya merdiven basamaklarıyla (açık merdiven şeklinde) 2-
zeminden düz bir giriş girişin son kısım basamakları yıkılmış durumdadır. Zemin
girişi ise çeşitli kaya kopmaları sebebiyle tam olarak çözülememiştir. Yeraltı
şehri 20 metre derinliktedir. sol koldan devam eden tünel koridor girişi
görülmüştür. 20 metre uzunlukta 2,5 metre genişlikte ve 3 metre yükseklikteki
eğimli koridorda zeminin kaygan ve çok dik olması nedeniyle ilerlemek mümkün
olmamıştır.
Saratlı Yer Altı Şehr i:
Aksaray İli, Gülağaç ilçesi Saratlı Kasabası Aksaray İline 25 km uzaklıkta olup
Aksaray-Nevşehir Karayolundan 2-3 km içeridedir. Yer altı şehri Kasabanın güney
tarafında yer almaktadır. Giriş güney taraftan yapılmaktadır. Bu girişlerin
bazılarında yaklaşık birbirine yakın ölçülerde 1,5 mt. çapında yuvarlak tırhaz
taşları kullanılmıştır. Bunlardan bir kısmı orijinal yuvasında olup, bir kısmı
ise yerinden çıkarılmıştır. Giriş kısımların dar olması mekanlara girişi
güçleştirmektedir
Ozancık Yer Altı Şehri :
Aksaray İli, Ortakmöy İlçesi Ozancık Kasabası sınırları içerisinde yer alan
Yeraltı şehri Bizans dönemi yapılarındandır. Ersele höyüğünün güneyinde, kırk
gözler mevkii yaklaşık 2,5 kilometre karelik bir alana yayılmış, mülkiyeti köy
tüzel kişiliğine ait olup, halen mera işlevi görmektedir. Üst kısımda mezarlık
alanı vardır. En az 7 tane girişi tespit edilmiştir. Çevresinde ve iç kısımlarda
bulunan havalandırma bacalarından buranın en az 5 katlı bir yeraltı şehri
olabileceği sanılmaktadır
İNANÇ TURİZMİ
Karamanoğlu Camii ( Ulu Camii ):
Anadolu Selçuklu Beyliklerinin tipik süslemeleri ile bezenmiş batı portali
ile iç mekana ve doğu kale duvarlarına girilen,diğer yanda sağlam payandalarla
desteklenen cami,yatık dikdörtgen bir plana sahiptir. Mehmet Bey’ in oğlu
İbrahim Bey zamanında 1482-1483’de büyük tamiratlar görmüştür. Bugünkü minaresi
1925’te yapılmıştır
Taptuk Emre Türbesi : Aksaray
İli’nin kuzeyinde 20 km. mesafede, Tapduk köyü sınırları içerisindedir. Köy
Ekecik dağının eteğinde kurulmuştur. Tapduk Emre’ye ait olduğu söylenen, dağ
eteğinin üst kısmında yer alan ve son yıllarda yeniden çevre düzenlemesi yapılan
türbe ve camii bulunmaktadır. Üç boğdamlı olarak yapılmış üstü hasır ve kavak
ağacı ile örtülü camii içinde sağ kısmında ahşap parmaklıkla çevrili mezar yer
almaktadır
1988 yılında yıkılan camii
kaldırılarak doğu tarafına taştan yapılmış, minaresi bulunan yeni camii inşaa
edilmiştir. Eski camii içinde yer alan Tapduk Emre’ye ait olduğu söylenen mezar
bozulmadan üst kısmına taş sanduka yapılmıştır. Taş sandukanın etrafı dikdörtgen
şeklinde bir duvarla çevrelenmiştir. Tapduk Emre mezarının görülmesi amacıyla
duvarın üst tarafına demir parmaklıklı pencere yapılmıştır.
Yeni yapılan camii ile taş sanduka
türbe arasındaki eski camiinin yıkımı sırasında insan kemiklerine rastlanmış ve
bunların Derviş Tapduk Emre’ nin müridlerine ait olduğu sanılarak toplu mezar
bulunan odanın sol tarafında taşla yapılmış ve baş kısmına sarık şeklinde baş
taşı olan mezar bulunmaktadır. Mezarın Yunus Emre’ye ait olduğu köylülerden
derlenen bilgilerle öğrenilmiştir. Mimari açıdan eski olan Yunus Emre’ ye
atfedilen mezarın baş taşı dışında hepsi yeni malzemeden yapılmıştır.
Aksaray’dan Akin köyü üzerinden Borucu asfaltı ile köye ulaşmak mümkündür.
Şeyh Hamid-i Veli Türbesi ve
Mescidinin Yeri: Aksaray il merkezi içinde kuzeydoğu tarafından Kılıçarslan
tepesi eteğinde bulunan ve Evliyalar mezarlığı olarak adlandırılan Evrah
Kabristanı içinde bulunmaktadır
Bugün türbe ve mescid Evrah
kabristanına girişte devam eden yolun 300 metre ilerisindedir. Yolun sağında yer
almaktadır. Çevresi eski ve yeni mezarlarla çevrilmiş durumdadır. Türbe ve
mescid yaklaşık olarak 80 - 100 m2’lik bir alan içerisinde yapılmıştır. Mescid
kısmının bulunduğu bina aslen kesme taş yapı olup iki kubbelidir
Yusuf Hakiki Baba Türbesi :
Aksaray il merkezinde, kuzeydoğuda Şeyh Hamid mahallesindedir. Türbe ve mescide
ulaşım Eğri Minarenin bulunduğu yol üzerinden sağlanmaktadır. Mescid ve türbe
büyük taşla çevrilmiş bir avlu içerisinde yer almaktadır. Büyük avluya giriş
kapısı taştan yapılmış olup sağında ve solunda ve iç kısımlarında 4 adet
mihrapcık bulunmaktadır. Avlu içindeki su kanalı bir küçük kemer köprü kurularak
geçirilmiştir
Kızıl Minare : Selçuklu
dönemine ait olup,1221-1236 yılları arasında yapıldığı sanılmaktadır. Kırmızı
tuğladan yapıldığı için Kızıl Minare olarak anılmaktadır. Dört köşe bir kaidenin
üzerine oturtulan silindirik gövde,ince bir silme ile iki kısma bölünmüş,alt
kısmı mavi ve yeşil çini mozaiklerle kaplanmıştır.
Kılıçarslan Türbesi : Sultan
ikinci Kılıçarslan tarafından Arkhelais Şehri’nin harabeleri üzerine kurulan
Türk-İslam şehri Aksaray, Selçukluların ikinci payitahtı olmuştur. II.
Kılıçarslan, büyük bir askeri komutan, güzel sanatlara düşkün özellikle imar
faaliyetlerine önem veren bir sultandı.
II. Kılıçarslan’nın vakfiyelerinden
çoğu günümüze kadar ulaşmıştır. Sultan II. Kılıçarslan yaptırdığı Aksaray Kalesi
önünde savaşırken ölmüş, iç organlarıyla mumyalanmış, yaptırdığı kümbete
konulmuştur. Bu türbede, Aksaray’da boğdurularak öldürülen IV. Kılıçarslan’ın iç
organları da gömülüdür. Türbe mahruti kubbeli olup, altında cenazelik veya
mumyalık olması muhtemeldir. Meydana gelen bir depremde bu yapı ile birlikte pek
çok tarih yadigarı yıkılmış ya da hasar görmüştür. Bu zelzelede yıkılan
Kılıçarslan Türbesi, sonradan aslına uygun olmadan tamir edilerek onarılmıştır
Şeyh Cemaleddin-i Aksaray-i
Türbei : Osmanlı Devleti’nin kuruluşu devrinde 1. Murat zamanında Anadolu’da
yetişen alimlerden biridir. Babasının adı Vaiz Muhammed bin Muhammeddir.
Aksaray’da doğmuştur. Hicri 791, miladi 1389 yılında Aksaray’da vefat etmiştir.
Kabr-i şerifleri, Evrah kabristanlığının giriş kısmının 80 m. ilerisinde ismini
taşıyan mescidinin yanındadır. Kabr-i şeriflerinin üzeri açıktır. Türbe
içerisinde değildir.
Ala kilise : Köyün kuzeyinde
ve vadinin doğu yamacında kayaya oyulmuş bir kilisedir. Hristiyanlığın serbest
bir hale gelmesinden sonra yapılmıştır. Cephesinin üst kısmında Havarilerin ve
azizlerin resimleri yer almaktadır
Aziz Anargiros Kilisesi :
Güzelyurt İlçe merkezindedir. Kapalı Yunan haçı planında olan kilise,kubbeleri
ve kolonları dahil olmak üzere tümü kayaya oyularak yapılmıştır. Narteks ve ön
cephe daha sonra kapatılmıştır. Kilise,son olarak 1884 yılında tamir görmüştür.
Kubbesindeki fresklerin 1887 tarihindeki onarımdan 3 yıl sonra yapıldığı
anlaşılır. Günümüzde Vatikan’dan buraya gelip hacı olanlar vardır. Aziz
Anargiros’un yortu günü olan 1 Kasım günleri kilisede hastalar büyük bir tören
düzenleyerek sabahlara kadar dua etmektedirler.
Kale Manastırı Kilisesi (Selime
Kasabası):Kapadokya’daki dini kuruluşların en büyüklerindendir. Manastır
VIII.yy. ile XI. yy, kilisedeki figürlü freskolar ise X. yy. sonu ile XI. yy.
başları arasına tarihlenmektedir. İsa’nın göğe çıkışı, Müjde, Meryem gibi
tasvirler vardır.
Sümbüllü Kilise ( Ihlara
Kasabası ) Manastır mekanları iki kat halinde kaya kütlesine oyulmuştur.
Altta kilise vardır. Freskler X. yy. başı ile XI. yy. veya XII. yy. ın başına
tarihlenmektedir. Mikail ile Cebrail arasında Meryem, İsa ve fırında üç ibrani
genci ile azizlerin tasvirleri vardır.
Diğer Kiliseler : Aziz
Gregorius Kilisesi , Bahattin Samanlığı Kilisesi , Çanlı Kilise , Daniel
Pantonassa , Direkli Kilise , Eğritaş Kilisesi , Karagedik Kilisesi , Kızıl
Kilise , Kokar Kilise , Pürenliseki Kilisesi , Saint Georges Kilisesi , Saint
Michel Kilisesi , Selime Kadetrali , Sivişli Kilise , Yılanlı Kilise , Yüksek
Kilise .
TARİHİ ESERLER
Antik Nora Viranşehir (Helvadere
Kasabası) : Aksaray'ın 30 km. güneyinde Hasandağı'nın eteğinde kurulan Nora
Kasabası, Helenistik devirden itibaren iskan görmüş, stratejik mevkide önemli
bir askeri merkezdir. Roma, Bizans devirlerinde de önemini koruyan kasabada
bugün bir çok kilise bulunmaktadır. Ayakta kalan yapılar Bizans devrine aittir.
Bu kiliseler kısmen tahrip olmuşsa da çeşitli freskler halen göze çarpmaktadır.
Viran şehir kalıntıları Aksaray’ın güneyinde bulunan Hasandağının eteklerinde
bir platonun üzerindedir. Yerleşme vadi tabanında büyük ölçüde dolgu toprağı
altında kalmış, yamaçlarda ise daha iyi korunmuştur. Temsili yapı olarak yalnız
kiliseler vardır. Sütunlu caddeler ve su iletim sistemi ise bulunmamaktadır.
Kuzeybatı’daki akrapol ile küçük bir kalenin dışında herhangi bir tahkimat
mevcut değildir. Viranşehir bir Roma dönemi nekropolü içinde gelişmiştir ve bu
mezar tümülüslerinin inşaatı, önceleri yeni kurulan kentin sınır bölgelerinde de
sürmüştür. Kiliselerin çoğu haç planlıdır. Bazilika bulunmamaktadır. Tümü erken
Bizans dönemindendir. Tarihlenebilen en geç yapı yaklaşık olarak M.S 7.yy
aittir. Buna karşılık çevredeki bazı manastırlar orta Bizans döneminden
kalmadır.
Darphane : Şeyh Hamid
Mahallesi, Güzel Baba Sokakta, Somuncuoğulları ve Abdurrahman GÜZEL evinin
yakınında, Baba Yusuf Hakiki Türbesi bitişiğindedir. Kaynaklarda Melik Mahmud
Gazi Hangahı ve Darphane , halk arasında ise Darphane ismiyle tanınır. Yapının
kitabesi yoktur. Tarihi kaynaklarla, çinilerine dayanarak tarihleme yapan sanat
tarihçilere göre XIII. Yüzyılda yapılmıştır. Bazı eserlerde ise, yine çini
süslemelerine bakılarak XV. Yüzyıla tarihlenmektedir.
Yeşilova ( Acemhöyük ) :
Aksaray İli’nin 13 km. Kuzeybatısındadır. Yeşilova Kasabası sınırları içerisinde
yer alan Acemhöyük 700 x 600 m. ölçülerinde oval biçimli höyüğü ve bunu
çevreleyen Aşağı şehri ile Anadolu’nun en büyük Höyüklerinden biridir. Yapılan
Arkeolojik Kazılardan elde edilen veriler höyüğün M.Ö 3000 yıllarından itibaren
iskan edildiğini, en parlak döneminin ise Assur Ticaret Kolonileri Çağında yani
M.Ö 1800 yıllarında yaşadığını göstermektedir. Assur Ticaret kolonileri Çağında
Höyük dışında Aşağı Şehirde yoğun bir yerleşime sahne olmuştur. Bu dönemde
Anadolu’nun önemli krallıklarından birinin merkezidir. Bu dönem sonunda hem
höyük hem Aşağı Şehir terkedilmiştir. Ancak höyüğün bir bölümüne Erken
Hellenistik ve Roma dönemlerinde tekrar yerleşildiği, M.S 3.yüzyılın başında ise
tamamen terk edildiği anlaşılmıştır.
Zinciriye Medresesi :
Karamanoğullarından Yahşi Bey tarafından yaptırılmıştır(1336). Dört eyvanlı ve
avlulu Medrese tipindedir. Portali Selçuklu geleneğini devam ettiren plastik
Selçuklu motifleriyle işlenmiştir. Eyvanlar bitkisel ve geometrik biçimlerle
tezyin edilmiştir. Medresenin diğer bir özelliği de dış duvarlarının üzerinde
dendanelerin bulunmasıyla bir kale görünümü arzetmektedir. Bakımsızlıktan harap
olan medrese, Eski Eserler ve Müzeler Genel Müdürlüğünce restore edilerek
bugünkü haline getirilmiştir Halen aynı binada müzecilik hizmetleri
yürütülmektedir. Müzede henüz teşhir ve tanzim çalışmalarına başlanılmadığından
ziyarete kapalıdır
Kalanlar Köprüsü : - Dört
gözlü köprünün Selçuklu eseri olduğu tahmin ediliyor. 36 m. uzunluğundadır.
Sultan II. Abdülhamid’in Seraskeri Hacı Ali Paşa köprüyü onartmış ve ayaklarını
takviye etmiştir. Bu köprü ile beraber Başköprü ve Debbağlar köprüsünü de
takviye ettirmiştir
İldeki diğer köprüler , Başköprü , Nakkaş Köprüsü , Debbağlar Köprüsü.
SPOR TURİZMİ
Kayak ve Dağcılık :
Halen dağcıların rağbet ettiği Hasandağı, her yıl yüzlerce dağcının tırmanış
yaptığı,doğa yürüyüşü (Trekking),dağ bisikleti ve atlı tur yapmayı sevenlerin
ilgi gösterdiği,klimatizm ile rekreasyon (Orman içi dinlenme) alanları bulunan
pek çok çeşitliliğe sahip bir dağımızdır
Avcılık : Avcılık yönünden
Aksaray, tabiatın insanoğluna bahşettiği ender yerlerden birisidir. Ağustos
ayının 15’inde açılan ilk sezon avları; Yeşilova, Yeşiltepe, Peçenek ve Gülağaç
bölgelerinde çil keklik, bıldırcın ve bağırtlak avı olarak Eylül ayı sonlarına
kadar devam eder. Ekim, Kasım ve Aralık aylarında Hasandağı bölgesinde keklik ve
tavşan avı yapılır. Kış aylarında çulluk, kaz ve ördek ile tavşan avı büyük önem
taşır. Ayrıca, her mevsim tilki avı yapılmaktadır.
Balıkçılık : Mamasun,
Hirfanlı ve Kültepe baraj göllerinde tatlısu levreğiyle aynalı sazan balıkları
yetiştirilmektedir. Yine çok sayıda bulunan göletlerde levrek, sazan, alabalık
ve yayın balığı yetiştirilmektedir. Melendiz dağlarından doğan ve tuzgölüne
boşalan Uluırmakta çok sayıda mercan balığı bulunmaktadır.Mamasun baraj gölünde
yetiştirilen tatlısu istakozu (kerevit) yurt dışına ihraç edilmektedir.
Kampçılık : Mamasun Barajı
civarında gençlik kampları yapılmak üzere gerekli düzenleme başlatılmıştır.
Önümüzdeki yıllarda hazırlanacak olan bu kamp gençlik turizmi açısından ve
Ihlara Vadisine yakınlığı sebebiyle büyük öneme haizdir.Belgeli kamping olarak
sadece Ağaçlı Turistik Tesisleri bünyesinde bir kamping mevcut bulunmakla
birlikte, Ihlara Vadisi ve Manastır Vadisi içerisinde ve Mamasun Barajı
civarında her zaman için kamp yapmak imkanı vardır. Bunun yanında küçük kamp
alanları pek çoktur.
SAĞLIK TURİZMİ
Ziga Kaplıcaları : Aksaray
İli, Güzelyurt İlçesi Yaprak Hisar Köyünde Ihlara Vadisi yanı başında bulunan
Ziga Kaplıcalarının bulunduğu alan, Bakanlar Kurulu Kararı ile Özel Çevre koruma
Bölgesi ilan edilmiş olup, mevcut tesislerin bulunduğu alan, kaynak
kirlenmesinin önlenmesi bakımın dan yapılaşmaya kapatılmıştır
Yeni Tesis alanı; 200 yataklı 4
yıldızlı otel, kür merkezi ve diğer sosyal tesislerden oluşmakta, Ihlara
Vadisi’nin bitim noktasında panoramik bir görünüme sahiptir. Ve 12 ay
faydalanmaya müsait olacak şekilde planlanmıştır
Ziga Kaplıcaları 47 derece
sıcaklığında 150lt/sn debisi olan mineral bakınım dan oldukça zengin başta
romatizmal hastalıklar olmak üzere metabolizma bozuklukları, göz rahatsızlıkları
ve kadın hastalıklarına iyi gelmektedir.
Krater Gölü (Acıgöl) : Krater
gölü (Acıgöl )Aksaray İli ve Niğde ili sınırları içerisindedir. Suyu kükürtlü
olduğundan "Acıgöl" olarak anılan, günümüzde Krater Gölü olarak bilinen göl,
Sofular Kasabasına yaklaşık 3 km. uzaklıktadır, etrafı dağlarla çevrilidir
Acıgöl tipik krater gölü olup, çeşitli kaynaklardan beslenmektedir. Kaynaklarda
toplanan sular gölün tabanından sızarak yaklaşık 3 km. batıdaki Bekârlar (Nazianzos)
kasabasında yeniden ortaya çıkmaktadır. Etrafı yüksek dağlarla çevrili olup,
oldukça çukurda kaldığı için kışın ılık bir havanın hakim olduğu ve kar
tutmadığı yapılan incelemeerde ortaya çıkarılmıştır. Gölün takriben 2500
metrekarelik bir alanı kapladığı tahmin edilmektedir. Derinliği 65-70 m yi
bulmaktadır.
|