|
|
 |
 |
Okunma |
|
13 |
AĞRI
Bir çok uygarlığın izlerini
bünyesinde barındıran Ağrı, tarihi ve kültürel değerlerin yanısıra bozulmamış
doğal kokusu, yüksek dağları, yayları ile ülkemiz turizmi içerisinde kendine iyi
bir yer edinmiştir. Dünyanın ikinci büyük dağı Ağrı Dağı, Nuh'un Gemisi,
Selçuklu ve Osmanlı mimarisinin doğudaki abidesi, İshakpaşa Sarayı, Dünyanın
alaska'dan sonra en büyük meteor çukuru, bu ilimizdedir
KIŞ SPORLARI VE DAĞCILIK
Ağrı ilinde dağlar, ilin adıyla
özdeşleşecek kadar önemli bir yer tutar. Bunların başında Büyük ve Küçük Ağrı
Dağı gelir. Bunlardan başka yükseklikleri 3000m'yi aşan birçok doruğa rastlanır
Türkiye'nin en büyük dağı olan Ağrı
Dağı, Doğubeyazıt ilçesine 15km uzaklıkta olup, il topraklarının %11'ini
kaplayan bir alana oturur. Denizden yüksekliği 5165m'yi bulmaktadır. Doruk
tepesi kükürtlü bir tabaka ile kaplı olduğundan kar tutmamaktadır. Ancak doruğun
biraz aşağısından başlayarak 1000m'lik bir bölüm sürekli karla kaplıdır ve
burada Türkiye'nin en büyük buzulu bulunmaktadır. Zirvesinde bulutsuz zamanın az
olduğu dağ, merkezi bir lav püskürmesi sonucu oluşmuştur. Tepesi dışa doğru
kabarık bir koniyi andıran dağın en önemli özelliği küçük tepeler meydana
getirmeden, dikine olarak, birdenbire yükselmesidir. Büyük ve Küçük Ağrı Dağı
dorukları arasında tabanı 2700m'ye inen Serdarbulak beli bulunur. Ağrı Dağı daha
batıdaki Hama Dağı'ndan Çengelli gediği ile ayrılır. Ağrı Dağı'nın zirvesine ilk
defa 1829 yılında, Prof. Frederic Parat başkanlığındaki heyet çıkmıştır. Nuh
Tufanı ile ilgili olarak, Nuh'un Gemisi'nin burada bulunduğu yolundaki varsayım
nedeniylede Ağrı Dağı önemli bir yer teşkil etmektedir
İlde; Ağrı-Van arasında yükselen,
3343m yüksekliğe sahip Tendürek Dağı, Van Gölü'nün kuzeybatısında sönmüş bir
volkanik dağ olan ve 4058m yükseklikteki Süphan Dağı ile Hama Dağı, Aşağı Dağ (
3270 ), Karadağ ( 3243 ), Aladağ ( 3250 ), Mirgemir Dağı, Çemçi Dağları,
Mergezer Dağları, Tahir Dağları, Çift Öküz ( Solhan ) Dağları ile Mızrak Dağları
bulunur.
Her yılın altı ayı karlar altında
bulunan Ağrı iline 30km uzaklıktaki Eleşkirt'e bağlı bulunan Güneykaya Kayak
tesisleri, Ağrı Valiliği tarafından yaptırılarak hizmete açılmıştır. Kayak
turizmi için ideal bir yer olarak seçilen yer Doğuda Palandöken ile Sarıkamış
kayak pistlerine alternatif olarak yapılmıştır
Nuh'un gemisinin bulunduğu iddia
edilen Ağrı Dağı 5165 metre zirvesi ile Türkiye ve Dünyada en büyük dağ
konumundadır. Üstündeki eksik olmayan karı ile yabancı turistlerin ilgi odağı
olmaya devam etmektedir. Ağrı Dağında Dağcılık ve yürüyüş sporları için ideal
bir yerdir. 2000 yılında kısmen de olsa turizme açılan Ağrı Dağına yüzlerce
yerli ve yabancı turist tırmanış gerçekleştirmiştir.
DOĞU BEYAZIT KALESİ
Doğubeyazıt'ın 5km doğusunda, Eski
Beyazıt'ın kuzeydoğusundaki Belleburç denilen yerde bulunmaktadır. Bugün için
harap bir vaziyet arz etmektedir. Yapanı ve yaptıranı bilinmeyen kalede, Urartu
mezarları ve antik çağlara ait kalıntılar bulunmaktadır. Kale plan olarak üç
bölümden meydana gelmiştir. Orta bölümde tapınak ve mağaralar mevcuttur. Kalenin
etrafını çeviren surlar tamamen kaybolmuştur. Kalenin Urartular tarafından
yapıldığı sanılmaktadır.
BEYAZIT ESKİ CAMİ
Doğubeyazıt'ın doğusunda, Kalenin
güney eteğinde bulunmaktadır. Cami, muhtemelen Yavuz Sultan Selim tarafından
yaptırılmıştır. Caminin taç kapısı üzerindeki onarım kitabesinden H.1096
(M.1687) 'da onarım gördüğü anlaşılmaktadır. Kare planlı, tek kubbeli cami plan
tipindedir. Harim mekanı 11.50m çapında bir kubbe ile örtülüdür. Beş gözlü son
cemaat yeri yıkılmıştır. Üzerinde herhangi bir süslemesi bulunmayan cami,
değişik renklerdeki taşların karışık bir biçimde kullanılmasıyla yapılmıştır.
DİYADİN KALESİ
Diyadin ilçe merkezinin güneyinde,
Murat Irmağı'nın kıyısındaki kayalıklar üzerinde kurulmuştur. Yapanı ve
yaptıranı belli değildir. Evliya Çelebi, Uzun Hasan oğlu Ziyaüddin tarafından
yaptırıldığını belirtmektedir. Kale, yapılış tarzı ve kullanılan malzeme
bakımından Urartu kalelerine benzemektedir. Birçok dönemde tamir ettirilen kale,
bugün harap bir vaziyettedir.
AVNİK KALESİ
Koçbaşı Kalesi olarakta bilinen
yapı Diyadin ilçe merkezine 29 km mesafede, Yankaya (Ali Hido) mezrasında,
Aladağ'ın yüksek bir yerindedir. Taşlarının sökülüp, ev yapımında
kullanılmasından dolayı, bıgün ancak temelleri günümüze gelebilmiştir.
KUJE KALESİ
Avnik Kalesi'ne yakın bir yerde
bulunan küçük çapta bir kaledir. Günümüze ancak kalıntıları ulaşabilmiştir.
MEYA (GÜNBULDU) MAĞARALARI
Diyadin ilçe merkezine 12 km
uzaklıktaki Günbuldu köyündedir. Antik bir kent görünümündeki yerleşim yerinde
mağaralar ve tarihi kalıntılar köyün 400 m uzağında bulunmaktadır. Kayalara
oyularak yapılmış, barınma yerleri, tapınak, ibadethane, oda ve mağaralar
oldukça ilgi çekicidir. Barınarak ve ibadethanelerde değişik inançların izleri
görülmektedir.Oldukça tahrip edilmiş kentten, günümüze mihrap, haçlı taşlar ve
mezarlar kalmıştır.Buradan çıkarılan iki koç heykeli, şu anda il merkezinde
bulunmaktadır.
İSHAKPAŞA SARAYI
Dogubeyazıt'ın 8 km güneydoğusunda,
Eski Doğubeyazıt'ın kayalıkları üzerindedir. Sarayın harem girişi üzerinde
bulunan kitabesinde; "Bin yüz ile doksan dokuz oldu buna tarih, İshaka meram
üzere kem kıl dü cihanı" yazılıdır. Buradan yapının H.1199 (M.1784) tarihinde
yaptırıldığı anlaşılmaktadır. Kitabede adı geçen İshak ise, II.İshak Paşa'dır.
Yapı yaklaşık yüz yıllık bir dönem içerisinde tamamlanmıştır. Dolayısıyla
1634-1680 yılları arasında Beyazıt Sancakbeyliği'ni yapan Çolak Abdi Paşa
döneminde yapının imarına başlanılmış ve 1784 yılında II.İshak Paşa döneminde
yapı tamamlanmıştır.
ki avlu ve bu avlularda yapılmış
bölümlerden oluşan sarayda, binalar "U" şeklinde düzenlenmiştir. Birinci avluya
girişi sağlayan taç kapı, dışa doğru çıkıntılıdır. Her iki yönden yuvarlak
altışar sütunla takviye edilmiştir. Yüzey yuvarlak kemerli, mukarnas kavsaralı
bir niş içine alınmıştır. Asıl giriş kapısı basık kemerli olarak düzenlenmiştir.
Taç kapı; kabartma bitki motifleri, stilize ağaçlar, mukarnası andıran bezemeler
ve kemerlerle süslenmiştir. Birinci avluda; nöbetçi odası, çeşme, muhafız
koğuşları, zindan ile at koşum ve araba yerleri bulunur. Orta avlu, dört tarafı
çeşitli binalar ile çevrilmiş olup, dikdörtgen planlıdır. Bu kısımda, hizmetli
odaları, selamlık, cami ve türbe yer alır. Dikdörgen planlı caminin, harim kısmı
kare planlı olup üzeri yüksek kasnaklı tromplu bir kubbe ile örtülüdür. Önünde
üzeri teras şeklinde düzenlenmiş kapalı bir son cemaat yeri bulunur. Cami iç
mekanında, ampir üslubu hatırlatan süslemelere sahiptir. Caminin güneyinde yer
alan Çolak Abdi Paşa Türbesi, Selçuklu tarzına uygun olarak, iki kat halinde
yapılmıştır. Orta avludan bir kapıyla, dikdörtgen planlı harem dairelerine
geçilir. Bu bölümde ayrıca hamam, kiler, aşhane ve tuvalet gibi kısımlar
bulunmaktadır. Sonuç olarak, İshak Paşa Sarayı farklı üslup ve bezeme
şekilleriyle inşa edilmiş olup, ortaçağ şatolarını anımsatan gösterişli bir eser
olarak karşımıza çıkmaktadır.
ANZAVUR TEPE
Patnos ilçe merkezinin 2km
kuzeybatısında yer almaktadır. Patnos Kalesi olarak da bilinir. Urartular'dan
kalma antik bir kenttir. Saray, tapınak ve bina kalıntılarının olduğu tespit
edilmiştir. Kale Kral Menua ve I.Argişti, tapınak ise İspuını zamanında
yapılmıştır. Oldukça harap olan kentten günümüze. Ancak tapınak,kale ve bazı
binaların kalıntıları ulaşmıştır.
GİRİK TEPE
Patnos'un 1km
güneydoğusundadır. Değirmentepe olarak da bilinir. Urartular'a ait bu antik
kent, Kral Menua ve oğlu I.Argişti dönemlerinde kurulmuştur. 1960-1963 yılları
arasında yapılan kazılar neticesinde, yanmış bir iç avlu, taht odası, salonlar,
kiler ve mutfak ortaya çıkarılmıştır. Ayrıca buradan çok sayıda yüzük, küpe,
bilezik, kemer, mühür, altın ve tunçtan yapılmış süs eşyaları elde edilmiştir.
TOKLUCA KALESİ
Diyadin ilçe merkezine 19
km uzaklıktaki Tokluca köyünde bulunmaktadır. Yapıda yer altına inen merdivenler
mevcuttur. Ancak bu merdivenli yolun nereye ulaştığı bilinmemektedir
ÜÇKİLİSE
Taşlıçay'ın 18 km doğusunda yer
alan bugünkü Taşteker köyüdür. Birçok kaynakta adına rastladığımız Üçkilisenin
kutsallığı M.Ö.'ye dayanır. Arsaklı Türkleri burada Bagavan adında bir Güneş
Tapınağı yapmışlardır. Sonradan Ermeniler tarafından bir manastır inşa
edilmiştir. Ancak bahsedilen ve diğer tarihi değerler yok edilmiştir.
Ermenilerin yaptırdığı manastır, 1950 yılında sökülmüş, taşları Ağrı Merkez
Camii'nin yapımında kullanılmıştır. Nuh Peygamber'in mezarının burada olduğuna
ilişkin bir inanışta vardır.
KIZILZİYARET KALESİ
Balıklı Göl yakınlarındaki aynı adı
taşıyan köyde bulunmaktadır. Hangi dönemde yaptırıldığı bilinmeyen yapının
yapanı ve yaptıranı bilinmemektedir. 1918 yılında yöre terk edilip barınak ve
kale surları tahrip edildiğinden dolayı, kale harap bir görünüm arz etmektedir.
KÜPKIRAN (HAREBEGÖL) KALESİ
Merkez ilçenin 20 km uzağında yer
alan Yukarı Küpkıran ile Güneysu köyü arasında bulunmaktadır. Kale Harabegöl
Kalesi olarak ta bilinir. Kalenin kimin tarafından, hangi tarihte yaptırıldığı
bilinmemektedir.
PAZI KALESİ
Küpkıran köyü ile Kalender
köyü arasındaki kaledir. Pazı Kalesi, Eyüp Paşa Kalesi adı ile de anılmaktadır.
Ağrı Ovası'na hakim bir tepe üzerinde kurulan kale, küçük boyutlu olup basit bir
yapıya sahiptir. Kale oldukça tahrip olmuş, tanınmayacak bir hale gelmiştir.
TOPRAKKALE
Eleşkirt'e 14 km
mesafedeki antik kenttir. Toprakkale'nin yapım tarihi bilinmemekle birlikte,
Urartular döneminde yapıldığı sanılmaktadır. Urartuların burada bir kale
yaptırdıkları ve küçük Arsaklılar'ın burayı yeniden imar ettikleri
bilinmektedir. Tapınak ve yerleşim yerleri tamamen harap bir hale getirilmiş,
kale burçları ve bazı duvar kalıntıları günümüze gelebilmiştir.
TOPRAKKALE CAMİİ
Cami ile aynı adı taşıyan
köyde, bulunmaktadır. Cami üzerinde yer alan kitabeden, 1684 yılında Mirza bin
Abdi Paşa tarafından yaptırıldığı anlaşılmaktadır. Cami, kare planlı, tek
kubbeli bir plan arz etmektedir. 12,50x12,50m ölçülerindeki cami, 8.20m
çapındaki tromp geçişli bir kubbe ile örtülmüştür. 14 ahşap direk üzerine
oturtulan son cemaat yerinin bir kısmı sonradan yapılmıştır.Beden duvarlarında
6, kubbe kasnağında ise birer atlamalı olarak4 adet pencereye yer verilmiştir.
Beden duvarlarının köşeleri, taç kapı ve pencere etrafları kesme taştan, diğer
kısımlar ise moloz taşlarla yapılmıştır.
HAMUR KÜMBETİ
Hamur ilçe merkezinde yer
almaktadır. Giriş kapısı üzerindeki kitabeden, sadece 1802 yılında yaptırıldığı
anlaşılmaktadır. Plan bakımından Kırşehir'deki Aşık Paşa Türbesi'ne benzemekte
olup, Selçuklu ve Osmanlı Kümbetlerinden farklı bir planlama gösterir.Yapı
dikdörtgen planlı olup,içten aynalı tonoz,dıştan balık sırtı şeklindedir. Güney
taraftaki orijinal olmayan tahta kapıdan giriş sağlanır. Doğu cephesinde 3,
batıda ise 2 penceresi bulunmaktadır. Yapı, kesme taş malzeme ile yapılmış olup,
cepheleri kuşatan dört sıra bazalt ile renkli bir görünüm kazanmıştır. Kümbet
içerisinde İshak Paşa'nın torunlarından İbrahim Paşa'nın ve ailesinin mezarları
bulunmaktadır. Mezar taşları , bitkisel motifler, sekiz kollu yıldız ve arapça
yazılar ile süslenmesine karşın, bunlar tahrip edilmişlerdir.
KARAGÖZ KİLİSESİ
Tutak'ın 26km batısındaki
Dayapınarı (Noktulu) köyü yakınlarında bulunmaktadır. Kilise kayalara oyularak
yer altına yapılmıştır. Kiliseye, merdivenlerle inilmektedir. Bezer bir kiliseye
Hamur'un Beklemez köyünde de rastlanılmaktadır.
HAVARAN KALESİ
Hamur ilçe merkezinden
geçen derenin 100m yukarısında sarp bir kayalık üzerinde kurulmuştur. Kale
Selçuklu Devleti'nin son zamanlarından kalmadır. Osmanlı-Rus savaşlarında ve
daha sonraları kale tahrip edilmiştir.
ŞOŞİK KALESİ
Hamur'un Karlıca (Şoşik)
köyünde yapılmış kaledir. İlçe merkezine 34 km uzaklıktadır. Kalenin yapım
tarihi bilinmemesine karşın, Akkoyunlular'dan kaldığı sanılmaktadır. Bugünkü
haliyle kalede; iki oda ve hamam ayakta kalabilmiş diğer kısımlar tahrip
edilmiştir. Kaleye ulaşan blok taşlardan yapılmış merdivenler bulunmaktadır.
Kalenin alt tarafında, ayrı olarak yapılmış bir ibadethane vardır.
KARLICA KIZ
KALESİ
Karlıca köyünde, Şoşik
Kalesi'nin 2 km doğusunda bulunmaktadır. Şoşik Kalesi beyinin, burayı kızı için
yaptırdığı söylenmektedir.
KAN KALESİ
Tutak'ın 15 km batısında
yer alan Dönertaş (Kalekul) köyü yakınlarındadır. Kalenin yapım tarihi
bilinmemektedir. Kale harap bir vaziyette olup, temel seviyesinde günümüze
ulaşabilmiştir. Kalenin başka bir adı da Kale-i Hum'dur.
ZENCİR KALE
Tutak yakınlarındaki
Katavin Dağında bulunmaktadır. Yapım tarihi bilinmemektedir. Bugün yıkık durumda
olan kale hakkında bir çok efsane ve söylenti vardır.
DOĞAL
GÜZELLİKLER:
Nuh'un Gemisi'nin izi:
Türkiye-İran transit yoluna 3,5km uzaklıkta bulunan ve Ağrı Dağı'nın güneyinde
Telçeker ile Meşar Köyleri arasında doğal bir anıttır. Bu anıt gemiye benzer
siluet şeklindedir. Kültür ve Turizm Bakanlığı, gemi kütlesinin korunması
gerekli taşınmaz kültür varlığı özeliğiyle 3657 sayılı kararı ile 1987'de burayı
doğal sit alanı ve açık hava müzesi olarak koruma altına almıştır. Geminin
kalıntısını Kuşbakışı olarak görülecek bir yere turistik niteliklere sahip bir
kafeterya yapılmıştır.
Balık Gölü: Doğubeyazıt'ın
Sinek Yaylasında bulunur. 2241m lik rakımı ile yurdumuzun en yüksekte oluşmuş
gölüdür. Yüzölçümü 34km karedir. Alabalık ve sazan balığı boldur. Taşlıçay'a
40km'dir. Sandalla gezilir. Taşlıçay'ın 18km kuzeydoğusunda, alabalığı ünlü bir
lav seti gölüdür. Gölün ağaçlıklı çevresi, yörenin dinlenme yeridir. Suyu
tatlıdır. Gölün ortasında, üzerinde tarihsel kalıntılar bulunan 4 dekar
genişliğinde küçük bir ada vardır.
Meteor Çukuru: Doğubeyazıt'ın
35km doğusunda, İran sınırına 2km uzaklıkta, Gürbulak sınır kapısı ile Sarı
Çavuş (Gürveren) Köyü arasındadır. Alaska'dakin den sonra dünyanın en geniş
göktaşı çukurudur. Meteor çukuru, 1913'te düşen bir göktaşı sonucunda
oluşmuştur. Genişliği 35m, derinliği 60m'dir. Toprağa gömülü göktaşının üzeri
bir toprak tabakasıyla örtülüdür.
Buz Mağarası: Küçük Ağrı
Dağının güney eteğinde, Hallaç Köyü'ne 3km uzaklıkta bulunmaktadır.
Doğal bir anıt durumundaki mağara;
8m derinliğinde 100m uzunluğunda ve 50m genişliğinde elips biçimli bir
yapıdadır. Mağara içinde bazalt lavlar, kayalar ve bir kaktüs büyüklüğünden
insan büyüklüğüne varan bir çok buzdan dikitler yer almaktadır. Bu buz dikitler
ışıkta renk renk yanar döner bir görünüm almaktadır.
Mağara kış aylarında sıcak, yaz
aylarında ise; bir buzdolabı kadar soğuktur. Mağara ağzından sürekli sıcak ve
soğuk hava akımları eser.
SAĞLIK TURİZMİ
Diyadin Kaplıcaları: Diyadin
ilçe merkezinin 5 km. güneyinde bulunmaktadır. Diyadin Kaplıcaları, Yılanlı.
Davud, Köprü kaplıcaları olmak üzere üç bölüme ayrılır. Akkoyunlu Beyi Uzun
Hasan'ın oğlu Ziyaeddin Bey, binlerce seneden beri kullanılagelen bu
kaplıcaların civarında ilk tesisleri kurmuştur. Davut ve Köprü çermikleri,
sularının özellikleri bakımından birbirlerine benzemektedir. Köprü çermiğinin
tortuları Murat Nehri üzerinde tabii bir köprü meydana getirdiği için bu isim
verilmiştir. Demir, kükürt, sülfat, kalsiyum ve bikarbonat bakımından zengin
olan bu kaplıcalar romatizma, cilt hastalıkları ile nefrite iyi gelir. Suyun
sıcaklığı 60-70 derecedir. Kaplıca kuruluşları, havuz, özel banyoları olan bir
hamam ve bir de hidroloji bölümünden oluşmaktadır. Toplam 150 yataklı turistik
otellerin yanı sıra, kamp çadırları da kullanılır. Çevresindeki Murat Nehri ve
Kudret Köprüsü ile güzel bir manzara oluşturan Diyadin Kaplıcaları, yaz
aylarının en çok rağbet gören yerleridir.
Dambat Kaplıcası: Ağrı'ya 5km
uzaklıktaki Yolluyazı (Dambat) Köyü'nde, Murat Irmağı kıyısında bulunmaktadır.
Deri ve romatizma hastalıklarına iyi gelmektedir.
|