|
|
|
Cennet |
|
|
 |
 |
Okunma |
|
88 |
Zaman: Efsanevi
Mekân: Bir olasılıkla Güney Irak
Cennet, yeryüzünde eşi bulunmayan bir yerdir, ancak kesin yerini hiçbir
insanın bilmesine izin verilemez. Gelecekte bir zaman... Tanrı
Cennet'in yolunu açıklayacaktır. BİR HAHAM MESELİ
Ortasından büyük, hayat veren ırmağın aktığı Cennet'in nerede olduğunu
kimse öğrenememiştir. Kitabı Mukaddes'in Tekvin kitabı ;söyle der: "Ve
Rab Allah şarka doğru Aden'de bir bahçe dikti" (Tekvin 2:8). Bu tarifin
Güney Irak'ta eskiden Sümer ve Akadlar Ülkesi denilen yer olduğu anlamı
çıkarılmaktadır. Yüzyıllar boyunca pek çok insan bu efsanevi İrem
bahçesini aramışsa da, asla bulunmuş değildir.
İbrani hikâyesinde yer alan günah ve cezalandırılma anlamından yoksun
olmalarına rağmen benzer efsaneler Sümerler zamanında da bilinmekteydi.
Aziz Paulus'tan sonraki ilahiyatçılar Cennet'i bir yeryüzü cennetinden
çok tanrısal bir ödül yeri olarak düşünmüşlerdir. (Korintoslulara II.
Mektup 12:3)

Baba ve Kral olan Tanrı, Âdem ile Havva'yı gökyüzünden kutsarken,
cennetin bir yeryüzü cenneti ya da Zevk Bahçesi olarak resmedilişi.
Küreleri içinde gezegenler göğü yeryüzünden ayırıyor.
 
(Solda) Bir 16. yüzyıl İran elyazmasında, bir bahçede yapılan piknik.
İranlılar, "park" anlamına gelen bir kelimeden dünyaya Cennet
(Paradise) fikrini vermişlerdir. (Sağda) Masolino ve Masaccio
tarafından 15. yüzyılda yapılmış Âdem ile Havva tablosu. Yılanın
kafası, kadın başı biçiminde resmedilmiş.

Asur kralı Asurbanipal saray bahçesinde yemek yiyor. Ninive sarayındaki röliyef, İÖ 7. yüzyıl.
Mısır ve Yakındoğu'daki Cennet Bahçeleri
Bir Cennet bahçesi fikrinin Sami ruhunda kök salmış olmasının nedeni,
herhalde insanların yaşadıkları ekili alanları çevreleyen çöllere bir
antitez oluşturmasındandır. Yakındoğu'nun pek çok yerinde, direnen
toprakta yiyecek bir şey yetiştirmek çok güç bir iştir. Bu çok geniş
bölge her zaman büyük çelişkiler alanı olmuştur: İyi sulanmış, kupkuru
çöllerin ortasında sakinlerinin özenle geliştirdikleri yüksek derecede
verimli vahalar vardır.
Fırat ve Dicle gibi Türkiye, Suriye ve Irak'tan geçen nehirlerin zengin
vadileri ve Mısır'daki Nil vadisi çevredeki kuru ovalar ve çöllerle tam
bir zıtlık oluşturur. Su olmadığı takdirde ne bitki ne de hayvan ve
insan yaşayamaz. Ve deniz kıyılarında tatlı su ırmakları ya da
kaynaklar olmadığı takdirde toprak işlenemez. Yağmur yağacağı zamanlar
önceden kestirilemez, sulamalı tarım ise tümüyle suya bağlıdır. Nil
vadisinde Firavun'un yedi yıllık bolluk ve ardından yedi yıllık
kuraklık rüyası (Tekvin 41:1-4) Mısır'da Assuan Barajı'nın yapıldığı
20. yüzyıl ortalarına kadar gayet gerçekçi bir durumu yansıtmaktaydı.
Böylece bir Cennet bahçesi fikri, Yakındoğu'da binlerce yıldır çok
değerli bir olgudur. İngilizce'deki "Eden" [Cennet] adı ya Akadça "ova"
anlamına gelen "edinu"dan ya da "zevk" anlamına gelen İbrânice kökten
gelmektedir ve ta ilk çağlardan beri Cennet fikriyle
ilişkilendirilmiştir. İngilizce'deki "Paradise" (cennet) sözcüğü önce
eski Farsça'daki "apiri-da-eza"dan (park) gelmiştir. Bu kelime
İbranice'de "pardes" ve sonra Yunanca'da "paradeisos" olmuştur.
Kitabı Mukaddes'in Yunanca çevirilerinde kelime ilk olarak Cennet için
kullanılmış ama sonra Kral Hirodes'in İÖ 1. yüzyılda Eriha'da yarattığı
yüzme havuzlu ve fıskiyeli, iyi sulanan, bahçeler arasındaki saray
kompleksi gibi büyük bahçeler için kullanılmıştır.
Firavunlar'ın Mısır'ında kralların ve soyluların evlerini, sulanan ve
meyve ve sebze yetişen bahçeler çevrelerdi. Sofralarına balık,
insanların günün sıcağında kenarında serinledikleri havuzlardan
gelirdi. Böyle bir bahçenin Kudüs'ü saran çifte surun arasında
bulunduğu Tevrat'ta yazmaktadır (Ve şehrin duvarında gedik açıldı ve
bütün cenk adamları, kral bahçesinin yanında olan iki duvar arasındaki
kapı yolundan geceleyin kaçtılar,- Krallar 2, 25:4) Bu bahçe, Krallar
2, 21:18'de sözü edilen Kral Uziyah'ın bahçesi olabilir. Eski
Yakındoğu'da kral aileleri her tarafta tıpkı Asur ve Babil saraylarında
olduğu gibi Cennet bahçeleri yaratmışlardır.
Bazı krallar avlanmak için başka ülkelerden getirtilmiş ve özellikle
yetiştirilmiş vahşi hayvanlar için çok büyük parklar da kurmuşlardır.
Bunlardan en ünlüsü Ninive'deki sarayının röliyeflerinde de
belirtildiği gibi Asurbanipal'in (İÖ 668-627) avladığı aslanlardır. Bir
başka röliyefte aynı kral ile karısının saray bahçelerinin büyük
ağaçları arasında bir asma bahçede yemek yedikleri görülmektedir. Bir
olasılıkla Sinahheriba'nın (İÖ 704-681) inşa ettiği bir bahçe, başka
bir Ninive röliyefinde yer almaktadır. Bu Cennet'te kralın doğuda 80
kilometre ileride Zagros Dağları'ndan su kemerleriyle getirttiği suyla
parklar ve meyve ve sebze bahçeleri sulanmaktadır.
 
(Solda) Nabukadnezar'ın Babil'deki taht odasının yeniden inşa edilmiş
cephesi, palmiye ağaçları ve diğer bitkilerle, İÖ 6. yüzyıl. (Sağda)
18. hanedan Mısır lahdinden Nebamun'un bahçesinde bir havuz. Havuz
gölge veren ağaçlarla çevrilidir.
Babil'in Asma Bahçeleri
Babil'in Asma Bahçeleri eski çağlarda bile çok ünlüydü. Bu "keyif
bahçeleri" eski dünyanın yedi harikasından biriydi. Efsaneye göre
bunlar Babil Kralı Nabukadnezar (İÖ 604-562) tarafından yurdunun
ormanlık dağlarını özleyen Med prensesi karısı Amitis için
yaptırılmıştır.
Alman arkeologu Robert Koldewey, 20. yüzyılın başlarında çeşit çeşit
bitkiyle örtülü bir tür teraslı ziggurat olarak düşündüğü bu yapının
temellerini bulduğunu düşünmüştür. Daha yakın zamanlardaki arkeolojik
araştırmalar, kral sarayının kuzeyinde bir bölgedeki çok geniş sulama
kanallı terasların kral ve maiyetinin kullanımı için ağaçlar ve
çiçeklerle donatılmış olabileceğini belirlemiştir.
İlginç olan, bu sulak alanın Babil'in kuzeybatı köşesindeki saray
duvarlarıyla kuzeydeki kent surları arasında bulunmasıdır. O zaman bir
kral bahçesi için klasik yerin, tıpkı Kudüs'te olduğu gibi, kentin
surları arasında, saraya yakın olmuş olması akla yatkındır.
Cennet Fikri
Eski Yakındoğu'daki kral bahçeleri efsanevi bir düşün uygulanması
olduğunu akla getirmektedir. Kitabı Mukaddes'teki Aden Bahçesi,
insanların dinlenme yeri olarak hayal ettikleri bir yeryüzü ya da
gökyüzü cennetidir. Batı uygarlığında bu "Altın Çağ", "Mutlu Adalar",
"Kutsanmışların Adaları", "Elysian Bahçeleri" ve bunlar gibi
diğerleriyle ilişkilendirilir.
Kitabı Mukaddes'te Cennet, bir masumiyet mekânıdır ve insanların Tanrı
ile bir dostmuş gibi konuşabildikleri bir masumiyet çağına aittir.
Ondan sonra bizler büyüdük. Bilgi Ağacı meyvesi durumumuzun gerçeğini
görmemizi sağladığında tam birer insan olduk. Yaşamak için çalışmak
zorunda olduğumuzu, hastalığın ve kötülüğün, yoksulluk ile ölümün
dünyaya hâkim olduğunu öğrendik. Bu meselin doğruluğu çok derinlere
işler ve doğrudan insan yüreğini etkiler. İslamiyet'e göreyse Cennet,
inananların Allah'ın iradesiyle girebileceği zevk ve mutluluk yeridir.
Günümüzde cennetin yerinin, simgesel bir mitin anlamının herhangi bir
somut gerçekten güçlü olduğu ruhlarımızda bulunduğunu kabule hazırız.

Bir Mezopotamya mühür silindiri. Kutsal ağacın iki yanında oturmuş
figürler: Sağda boynuzlu başlığıyla bir tanrıça. Her ikisinin ardındaki
yılan Cennet Bahçesi hikâyesinin öncüsü.
|
Rastgele
Son Eklenenler
|
|
Sarı Kız Efsanesi

Gümüşhane

Menteşe Oğulları

Mısır Heykel Sanatı

Nevşehir

|
Tümülüs Mezarları

Maya Uygarlığı'nın Çöküşü

Uzaydan Gelen Felaketler

Anasazilere Ne Oldu?

Moche Uygarlığı'nın Çöküşü

|
|