|
|
|
Kutsal Ahit Sandığı |
|
|
 |
 |
Okunma |
|
43 |
Zaman: İÖ 13. yüzyıl?
Mekân: İsrail
Ve vaki olurdu ki, sandık göç ettiği zaman Musa derdi: Kalk, ya Rab ve
düşmanların dağılsınlar ve senden nefret edenler senin önünden
kaçsınlar. Ve konduğu zaman derdi; Ya Rab, İsrail'in on binlerce
binlerine dön. SAYILAR 10: 35-36
Eski İsrail tarihçelerinde Kutsal Ahit Sandığı, pek çok rolü üstlenmiş
muamma bir olgudur. İsrailoğulları Mısır'dan çıktıktan hemen sonra
çölde yapılan Kutsal Ahit Sandığı, Tanrı'nın Sina Dağı'nda Musa'ya
verdiği Ahit Levhaları'nın taşındığı kutuydu. Levhalar ve onların
içinde bulunduğu sandık böylece Tanrı ile İsrailoğulları arasındaki
ahdin tanıklığıydı. Tanrı'nın kesin buyruğu üzerine (Çıkış 25: 10)
sandık akasya ağacından yapılmıştı, uzunluğu iki buçuk, eni bir buçuk
ve yüksekliği de bir buçuk arşındı, içi ve dışı saf altınla kaplıydı ve
üzerinde altın pervaz vardı.
Altın kapağının üstünde kanatlarıyla sandığı koruyan iki çocuk melek
vardı. Sandığın kenarındaki halkalara, akasya ağacından, altın kaplama
sırıklar takılır ve sandık bu sırıklarla taşınırdı. Kollar sandığın
halkalarında takılı kalır, ondan ayrılmaz ve Tanrı'nın verdiği şehadet
sandığın içinde saklanırdı. Sandık gidilen her yere taşınacak ve kamp
kurulduğu zaman tam orta yerde bulunan, halis altın iplikle dokunmuş ve
"Kefaret Örtüsü" de denilen bir örtünün altında korunacaktı.
Çıkış 25: 22'de Tanrı Musa'ya şöyle der: "Ve seninle orada buluşacağım
ve seninle Kefaret Örtüsü Üzerinden, Kutsal Ahit Sandığı üstündeki
melekler arasından söyleşeceğim." Bu nedenle sandık kimi zaman
Tanrı'nın ayak taburesi ve kimi zaman da Merhamet İskemlesi olarak
görülür.
İsrailoğulları'nı Kenan ülkesine götüren ve oraya vardıktan sonra
Eriha'nın düşüşünde aracı olan sandıktı. Sandık kendi başına da
savaşabilirdi ve bir keresinde Ebenezer Savaşı'nda Filistinliler
tarafından ele geçirildiğinde sahte bir putu parçalamıştı. Hatta
kendisine izin verilmeden dokunan bir İsrailoğlu'nu bile öldürmüştü.
Kutsal Ahit Sandığı daha sonra Kral Davud tarafından Kudüs'e getirildi
ve daha sonra Süleyman tarafından yeni tapınağının en kutsal yerine
yerleştirildi. Sandık milletin en değerli ve önemli malı ve atalarının
Tanrı ile girdiği özel ahit ilişkisinin güçlü bir hatırlatıcısıydı.
 
(Solda) Kutsal Ahit Sandığı, geleneksel olarak savaşlarda taşınırdı.
Jean Fouquet'nin (1425-80) bu tablosunda sandık, Eriha çevresinde
dolaştırılarak İsrailliler'in kenti ele geçirmelerine yardımcı oluyor.
(Sağda) Suriye'de Dura-Europos'ta 3. yüzyıldan kalma sinagogdan bir
freskte Filistinliler sandığı gönderiyorlar.

Sandığın tekerlekli bir araba üzerindeki klasik görünümü: Celile'de
Kafernaum'daki sinagogda 4. yüzyıldan kalma bir röliyef. Sandık burada
kaplama kapılı, kenarları sütunlu bir Bizans tapınağı olarak
betimlenmiş.
SANDIĞIN AKIBETİ
Ancak bu, Kutsal Ahit Sandığı'nı saran mistikliğin yalnızca
başlangıcıdır. Zaman boyunca farklı kültürel geçmişten insanların
hayallerine hâkim olan Sandık efsanesi âdeta canlı bir durum almıştır.
Çok kimse sandığın Babilliler'in Kudüs'ü İÖ 587/6'da ele geçirip
yıktıkları zaman yok edildiğine inanır. Ancak daha sonraki yıllarda
Hahamlar, sandığın kaderi hakkında farklı görüşleri benimsemişlerdir.
Peygamber Yeremya'nın sandığı Nebo Dağı'na sakladığına, Kral Yeşua'nın
(İÖ 639-609) Tapınak Dağı'nın bir mağarasına gizlediğine, Kral
Yehoaş'ın Babil'e sürgüne giderken yanında götürdüğüne inanılır. En
garip inanç da sandığın sunak ateşi için odunların depolandığı odun
sundurmasının altına saklanmış olduğudur.
 
(Solda) Roma'da Titus Kemeri'nden röliyef. Muzaffer Roma askerleri 70
yılında Kudüs'ü yağmaladıktan sonra tapınak eşyalarını götürüyorlar.
Son zamanlardaki bir kurama göre sandık, Romalılar tapınağı yakmadan
önce Lût Gölü kıyısındaki Kumran'a kaçırılmıştır. (Sağda) İÖ 9.-8.
yüzyıldan kalma küçük bir fildişi panoda bir sfenks. Belki de sandığı
koruyan melekler buna benziyorlardı.
Diğer başka garip inanışlar da vardır. Diğer pek çok şeyin yanı sıra
sandığın Tapınak Dağı'na döneceği ve Mesih Çağı'nı kabul için yapılacak
yeni bir tapınağın en kutsal yerine yerleştirileceğine inanılmaktadır.
Eski Arap vakanüvisleri sandığın Arabistan'da güvenli bir yere
götürüldüğünü yazarlar. Tapınak Şövalyeleri, Haçlı Seferi sırasında
Kudüs'ü ele geçirdiklerinde sandığı aramışlar ama bulamamışlardır. Yine
sandığın Vatikan mahzenlerinde saklandığı iddia edilmiştir.
Bazıları onun Mısır Firavunu Şişak (Şoşenk olarak da bilinir, İÖ
945-924) Kenan ülkesine girdiğinde götürüldüğünü düşünürler. Yakın
zamanlarda ileri sürülen bir kurama göre Romalılar 70 yılında ikinci
tapınağı yaktıklarında sandık yeraltı tünellerinden otuz kilometre
ötedeki Kumran civarına taşınmıştır ve hâlâ orada gömülüdür.
Bir başka efsaneye göre sandık, tapınağa yerleştirildikten hemen sonra
çalınmış ve Kral Süleyman ile Seba Kraliçesi'nin oğlu Menelek
tarafından Habeşistan'a götürülmüştür. Habeşistan'daki Falaşalar,
sandığa Habeşistan'a götürülürken eşlik eden Yahudiler'in soyundan
geldiklerini iddia etmektedirler.
Habeş hükümdarının geleneksel unvanlarından biri de "Yahuda Aslanı"ydı
ve eski Habeş kraliyet ailesi Davud ile Süleyman'ın soyundan
geldiklerini iddia ederlerdi. Habeş Kilisesi yüzyıllardır sandığın
kendi aralarında saklı olduğunu söylemiştir.
Kutsal Ahit Sandığı efsanelerinin esrarı ne olursa olsun, özgün
sandığın Musa'nın zamanından günümüze kadar 3000 yıldır kalmış olması
mümkün değildir. Büyük bir olasılıkla sandık, Babilliler İÖ 587 yılında
Kudüs'ü ele geçirip Süleyman tapınağını yerle bir ettikleri zaman imha
edilmiştir.
|
Rastgele
Son Eklenenler
|
|
Ölü Gömme Gelenekleri ve Mezar Çeşitleri

Kız Kulesi Efsanesi

Hamaxia

Aperlai (Sıçak İskelesi)

Bursa

|
Tümülüs Mezarları

Maya Uygarlığı'nın Çöküşü

Uzaydan Gelen Felaketler

Anasazilere Ne Oldu?

Moche Uygarlığı'nın Çöküşü

|
|