|
|
|
Sfenks Muamması |
|
|
 |
 |
Okunma |
|
55 |
Zaman: İÖ yaklaşık 2500
Mekân: Gize, Mısır
Tek sesli ama önce dört, sonra iki, sonra üç ayaklı, yeryüzünde ya da
gökyüzünde ya da denizde bundan daha değişken bir şey yoktur. Bu şey
ayakları üzerine kalktığında gücü en zayıf, yürüyüşü en yavaştır.
SFENKS'İN OİDİPUS'A SORDUĞU BİLMECE.
Sfenksle en çok ilişkilendirilen bilmece, Yunan efsanesinde Oidipus'un
çözdüğüdür. Ancak el-Gize'deki piramitlerin yanında duran ve kötü ruhlu
Yunan sfenksinin uzaktan akrabası olan Büyük Sfenks'i saran muammaların
sayısı Oidipus'a sorulan bilmeceyi çocuk oyuncağı bırakacak kadar çok
daha fazladır. Sfenks ne zaman yapılmıştır? Kim, kimin için yapmıştır?
İçinde ya da altında gizli odalar var mıdır? Bu soruların muhtemel
cevapları, arkeoloji, eski tarih ve jeoloji karışımı içindedir.
 
(Solda) Gize'deki Vadi Tapınağı'nda yeralan Kefren heykeli. Bu firavun,
büyük olasılıkla Sfenks'i yaratan kişidir. Sfenks'in başı yapılırken
firavunun başı örnek alınmıştır. (Sağda) Sfenks'in Kefren piramidinin
Vadi Tapınağı yanındaki yerini gösteren el-Gize krokisi.
SFENKS NEDİR?
Eski Yunanlılar sfenks kelimesinin "boğmak" (Sphingein) anlamına gelen
kelimeden türetildiğini sanmışlarsa da, gerçek kökeninin Mısır
dilindeki shesep ankh ("yaşayan görüntü") olması daha muhtemeldir. Bu
deyim heykeller için ve zaman zaman da Büyük Sfenks için kullanılmıştır.
Mısır'da sfenksler genellikle aslan (güneş tanrıyla özdeşleşmiş bir
simgedir) gövdeli ve çoğunlukla kraliyet başlığı giymiş insan başlı
olarak yapılmıştır. Aslanın ve insanın birleşmesinin, kralın güneş
tanrısı Ra ile birleşmesini simgelediği kabul edilmektedir. Mısır
sfenksleri ile Yunan karşıtları arasındaki önemli bir fark, en eski
Mısır sfenkslerinin hep erkek olmalarıdır. Orta Krallık döneminde ise
ilk kanatlı sfenksler yapılmaya başlanmıştır.
 
(Solda) Sfenks'in pençeleri arasındaki Rüya Kitabesi. (Sağda) Sfenks'in
çeşitli bölümlerindeki erozyon farklılıklarının, yontulduğu taş blokun
çeşitli jeolojik katmanlarından kaynaklandığı anlaşılmıştır.
BÜYÜK SFENKS'İN TARİHÇESİ
Kefren piramitinin (İÖ yaklaşık 2500) geçidi yanında bulunan Büyük
Sfenks 73 metre uzunluğunda ve 20 metre yüksekliğindedir. Taşocağından
kalan bir kaya tepesinden yontulmuştur ve sık sık üzeri temizlenip
açığa çıkarılmışsa da, genelde hemen hemen tümüyle kumlar altında
kalmıştır.
Sfenksle aynı taştan yapılma, tamamlanmamış bir tapınak, 4. Hanedan
zamanında (İÖ yaklaşık 2575-2465) anıtın önünde inşa edilmiştir. Bunun
güneşin üç biçimi olan sabahları Khepri'ye, öğlenleri Re'ye, ve
akşamları Atum'a tapınmak için yapıldığı anlaşılmaktadır. (Bu senaryo,
yukarıda verilen Yunan mitolojisinin sfenks bilmecesinde anlatılan
insanın üç çağına şaşırtıcı bir paralellik göstermektedir.)
Yeni Krallıkla Sfenks, belki de gömülü Sfenks'in ufuktan doğan dev bir
hükümdarın başına benzediği için Horemakhet ("Ufuktaki Horus") ile
özdeşleştirilmişti. Sfenksin üstünü örtmüş kumdan en ünlü temizlenişi,
IV. Thutmosis (İÖ yaklaşık 1400) tarafından Sfenks'in tam önüne dikilen
"Rüya Kitabesinde kayıtlıdır. Burada genç prense rüyasında, eğer
Sfenks'i örten kumlardan kurtarırsa, bir sonraki kral olacağına söz
verildiği yazılıdır.
Daha 18. Hanedan'dan başlayarak (İÖ yaklaşık 1550-1307), Sfenks
kireçtaşı ile giydirilerek onarılmaya başlanmış ve ayakları arasına
ayakta duran bir hükümdar heykeli eklenmişti. Son yıllarda, burnunu
yüzyıllar önce kaybeden heykelin giderek yıkılması konusundaki kaygılar
artmıştır.
Sfenks'in kayıp sakalının parçalan Giovanni Bat-tısta Caviglia ve daha
sonraki kazıcılar tarafından toprak altından çıkarılmıştır. Sakalın
parçalarından parçalar, British Museum ile Kahire'deki Mısır Müzesi'nde
sergilenmektedir. Yakın zamanlarda erozyon ve yükselen yer suları bir
sorun olmuştur ve bölge, bilimadamları tarafından heykelin çürümesinin
nedenlerini tespit etmek üzere yakın bir ekolojik incelemeye alınmıştır.
 
(Solda) Halen büyük bir kısmı kumlara gömülü olan Sfenks, 18. yüzyıl
sonlarında Napolyon'un Mısır seferine katılan ressamların taşbaskı
çizimlerinde böyle resmedilmişti. (Sağda) Sfenks'in bilgisayarla
tamamlanmış durumu. Yeni Krallık heykeli, Sfenks'in pençeleri arasında.
SFENKS KAÇ YAŞINDADIR?
Sfenksin çevresi 4. Hanedan hükümdar piramitleri ve kraliyet
memurlarının mastaba-mezarlarıyla sarılı olduğundan, onun da aynı
tarihte yapılmış olacağı varsayılmıştır. Auguste Mariette'in 1853'te,
yakınlardaki 4. Hanedan hükümdarı Kefren'in Vadi Tapınağı'nı ortaya
çıkarması, heykelin yaratıcısının o firavun ve Sfenks başının onun yüzü
olduğu iddialarının ortaya atılmasına neden oldu.
18. Hanedan Rüya Kitabesi'ndeki yazıda Kefren'e bir atıfta bulunulmuş
olabilir. Sfenks başının çeşitli unsurları, başlığı ve genel
fizyonomisi 4. Hanedanın kraliyet heykelleriyle kıyaslanabilir
şeylerdir.
Ancak arkeoloji ve sanat tarihine dayanan bu inandırıcı tarih belirleme
kanıtları, 1992'de Amerikalı jeolog Robert Schoch'un, Sfenks kayası ile
çevresinin 4. Hanedan'dan en az 2500 yıl önce yağmur suları nedeniyle
erozyona uğramış olduğunu gösteren kanıtlar bulduğunu söylemesiyle
geçici bir süre sarsılmıştı.
Schoch bu erozyonun Sfenks'in gövdesi yontulduktan sonra
gerçekleştiğini söylemiş, sonra böyle bir şeyi yaratacak yağmurların
ancak Neolitik Dönem'de, ÎÖ 7000 ile 5000 yılları arasında
gerçekleşebileceğini ve üçüncü olarak da heykel ile tapınağının iki
aşamada yapıldığını iddia etmişti. Sanat tarihi açısından başın daha
genç olmasına da bir 4. Hanedan hükümdarı tarafından yaptırıldığı ya da
yeniden yontulduğu açıklamasını getirmiştir.
Sfenks'in geleneksel Mısırbilim tarihlemesine destek, başka bir
Amerikan jeologu olan James Harrell'den gelmiştir. Harrell, erozyonun
Nil'in taşan sularının getirdiği ıslak kumlarla oluşabileceğini ve
ayrıca arazinin topograf isinin, yağmur sularının Sfenks'e doğru
akmasına neden olacağını, böylece Eski Krallık zamanındaki yağışların
Schoch'un gözlemlediği erozyon etkilerini yaratabileceğini iddia
etmiştir.
1980'li yıllarda Sfenks'in gayet zahmetli bir iş olan fotogrametrik bir
taramasını yapmış olan Mark Lehner, Schoch'un iddialarının bazılarını
ve bu arada Sfenks'in ve tapınakların iki aşamada inşa edildiği
iddiasını reddetmiş, bunun eski Mısırlıların bilinen inşaat
yöntemlerine tümüyle aykırı olacağını belirtmiştir.
Sfenks'in batı ucundaki bir bölmede tipik bir 4. Hanedan çömleği ile
üzerinde bakır izleri olan taş çekiçler bulunmuştur. Bundan da, İÖ 4.
binyıldan önce Mısır' da bulunmayan bu tür aletlerin anıtı yontmak için
kullanıldığı sonucu çıkarılmıştır. Bunun dışında 4. Hanedan
çömleklerinin bulunduğu katmanın hemen üstünde, tamamlanmamış Sfenks
tapınağı için hazırlanmış büyük bir taş blok bulunmuştur.
Lehner, son olarak Kefren piramitinden çıkarılan büyük boyutlu çok
sayıda heykelin de, Sfenks'in yaratıcısının o olduğunu gösterdiğini
iddia etmektedir.
 
(Solda) Mısır'ı hiç ziyaret etmemiş 17. yüzyıl cizviti Athanasius
Kircher'in hayalindeki, Klasik biçimli sfenks. (Sağda) Sfenks'in modern
fotogrametrik taraması heykelin bütün ayrıntılarının krokisini
çıkartmıştır.
SFENKS'İN İÇİNDE GİZLİ ODALAR VAR MI?
Orta Çağdan başlayarak Sfenks'in altındaki gizli odalar hakkında
hikâyeler anlatılmaya başlanmıştır. İki Arap yazarı (el-Makrizi ve
el-Hüdai) Sfenks'in altında her biri üç piramitten birine giden üç
geçidin bulunduğu bir odayı tarif etmişlerdir.
Bu hikâyeleri duyan ilk Avrupalı gezginlerden Johannes Helferich
(1579), başa kadar giden bir tünel olduğunu anlatınca, eski rahiplerin,
tapınanları bu yolla Sfenks'in sözlü kehanetlerde bulunduğuna
inandırdıkları söylenmiştir. Ancak Helferich'in anlatımına eşlik eden
tahta basmadaki çizimde Sfenks'in sanki Yunan Sfenks'inin dişisiymiş
gibi memeli olarak gösterilmesi bu gezginin güvenilirliğini
zedelemiştir.
Caviglia (1816), Gaston Maspero (1881-1914), Emile Baraize (1926-34) ve
Selim Hasan'ın (1936-8) arkeolojik araştırmaları, Sfenks'in ne altında
ne de tapınaklarında gizli odalar olmadığını ortaya çıkarmıştı. Heykel
ile gizli bilgilerin bulunduğu toprak altında gömülü bir oda arasında
ilişki 1930'larda Amerikalı medyum Edgar Cayce tarafından bir kere daha
ortaya atıldı.
Cayce, Atlantis'in bilgeliğinin Sfenksle ilişkili bir yeraltı belgeler
salonuna yerleştirildiğini ve bunun 20. yüzyılda yeniden keşfinin büyük
bir felaket getireceğini iddia etmişti. 1977-8 ve 1992-3'te yapılan
dirençlilik araştırmalarında Sfenks civarında anormallikler (belki de
boşluklar nedeniyle elektrik direncinde oynamalar) ortaya çıkmışsa da,
daha sonraki elektromanyetik taramalarda bu anormalliklerin doğal
çatlaklar ve boşluklar olduğu ortaya çıkmıştır.
Mark Lehner'in Sfenks araştırmaları, çeşitli inşaat aşamalarının ve
heykelin eski ve çağdaş restorasyonlarının daha kapsamlı olarak
anlaşılmasını sağlamıştır. Lehner, Sfenks'le ilişkili üç geçit olduğunu
saptamıştır. Bunlardan biri, başın hemen arkasına, boynun üst kısmına
Albay Richard Vyse tarafından 19. yüzyılda delinmiş küçük bir baca
deliğidir. Diğer ikisinin tarihleri bilinmemektedir ve bunlarda
herhangi bir insan yapısı eşyaya ya da yazıta, rastlanılmamıştır.
Böylece kanıtlar Sfenks'in ne Neolitik bir anıt ne de Atlantis'le
ilgili bir dosya dolabı olmadığını göstermiştir. Ancak onun neden ve
kimin kim için yaptırdığı ile Eski Krallık kayıtlarında neden bir kayda
rastlamadığımız muammalarını çözene kadar Mısır heykellerinin bu en
büyüğünü saran esrar havası devam edecektir.
Eski Yunan'da sfenks İÖ 1600 dolayında ortaya çıktı. Yunanistan'a
sfenks Asya'dan gelmişti ama görünümü daha değişikti. İÖ 1200'den sonra
400 yıl boyunca Yunanistan'da hiçbir yerde rastlanmayan sfenksler,
Asya'da, Tunç Çağı'ndakilere benzer biçim ve pozlarda varlıklarını
sürdürdü.
8. yüzyıl sonunda sfenks kavramı, Eski Yunan sanatında yeniden ortaya
çıktı ve 6. yüzyılın sonuna değin yaygınlığını korudu. Çoğu zaman doğu
özellikleri taşıyan bu sfenkslerin doğu kaynaklı olduğu açıktı, Tunç
Çağı'ndakilerin devamı olamazdı.
|
Rastgele
Son Eklenenler
|
|
Eskiden Anadoluda Yaşan Halkların Dilleri

Çayda Çıra Efsanesi

Myra - Noel Baba Kilisesi

Limyra (Zenzerler, Turunçova)

Ziguratlar

|
Tümülüs Mezarları

Maya Uygarlığı'nın Çöküşü

Uzaydan Gelen Felaketler

Anasazilere Ne Oldu?

Moche Uygarlığı'nın Çöküşü

|
|