|
|
|
İlk Avustralyalılar Kimlerdi? |
|
|
 |
 |
Okunma |
|
53 |
Zaman: 40.000, 60.000 yıl önce?
Mekân: Avustralya
Uzun zaman önce...
Kaptan Cook'tan önce,
Macassanlar'ı görüyoruz
Gelmişler Bana ile (kuzeybatı rüzgârı)
Gelmişler Bulunu ile (güneydoğu rüzgârı)
JAMES BARRIPANG, 1994.
Avustralya'nın yerli halkının ataları, bazı geleneksel inanışlarına
göre hem doğanın hem de insanların oluşturulduğu Düş-Zamanı'nda
yaratılmışlardır. Bu nedenle onlar için kökenleri bir muamma değildir.
Oldum olası hep oradadırlar. Kökenlerinin zamanı da önemli değildir.
Çünkü Düş-Zamanı geçmişi, günü ve geleceği, kronolojiyi önemsiz bir
kavram yapacak biçimde birleştirir.
Ancak bilimadamları için ilk Avustralyalıların gelişlerinin yeri ve
zamanlaması 200 yıldır çözülmeyi bekleyen bir esrardır. İlk
Avustralyalılar kimlerdi? Nereden gelmişlerdi? Buraya nasıl
varmışlardı? Ne zaman gelmişlerdi? insan evriminin küresel tarihindeki
yerleri neydi?
Bu sorular her yeni model yeni kuramlarla, kanıtlarla ve tarihlendirme teknikleriyle karşılaştıkça çözümlenmeden kalmaktadır.
 
(Solda) Güneydoğu Asya'nın Homo erectus'u, ilk Avustralyalılarda
benzerlikler gösteriyor. (Ortada) Wadjak iskeleti, iki büyük kara
kütlesi sınırında ve bölgedeki tarımın kökenlerinin yakınında
bulunmuştur. Bu insan, kuzeydeki Asyalılar'la güneydeki Aborijinler
arasında bir halkadır. (Sağda) Nacutrie'den bir kafatası: Yüksek ve
geniş alınları ve iri yapılarıyla Murray Nehri'nin Kow Bataklığı-Coobol
bölgesinin insanları, en iriyarı ve güçlü Avustralyalılar'dı.
İLK AVUSTRALYALILAR NEREDEN GELDİLER?
Avustralya, Güneydoğu Asya kütlesinden, bugün Endonezya ve Malezya
olarak bilinen yerlerden iskân edilmiştir. 19. yüzyılda Eugene Dubois
tarafından Cava'da bulunan Homo erectus fosillerinin ilk
Avustralyalıların ataları olabilecekleri iddia edilir.
Araştırmalar Homo erectus'un Cava'da 1,74 milyon yıl önce bulunduğunu
saptamıştır. Güneydoğu Asya'daki 100.000 yıldan eski iskeletler pek
azdır. Cava'dan Wadjak, Sarawak'tan Niah ve Palawan'dan Tabon hep
10.000 yaşındadırlar.
Küresel buzullaşma ve erimeyle bin yıl içinde deniz düzeyleri
değiştikçe, Avustralya, kimi zaman Tasmanya ve Yeni Gine'yle birleşerek
Sahul olarak bilinen kara parçasını oluşturmuştur. Ancak denizin en çok
çekildiği düzeylerde bile Sahul, Güneydoğu Asya'dan ayrıydı. Şu halde
Avustralya'ya ancak kayıkla ve kanoyla gidilebilirdi ve anatomik olarak
modern olan, düşünce ve yetenek olarak bizlere benzer insanların,
yapraklardan örme yelkenli bambu sallar inşa etmiş olmalarım hayal
etmek pek güç değildir.
Bölgenin rüzgârları ve akıntıları yolculuğun sonunda karaya
ulaşılmasını âdeta garanti eder ve ufkun hemen ötesinde karanın olduğu
göçmen kuşların uçuş yollarından ve kurak mevsim yangınlarının
dumanlarından da anlaşılır.
Avustralya'ya ilk gidenler herhalde deniz kıyısındaki balıkçı köyleri
gruplarıydı ve bunlar sonunda Timor Denizi'nin güney kıyılarına
yerleşmiş olmalılardır. Kıyı şeridinin çok uzun olması düzinelerce
grubun birbirlerinin alanlarına tecavüz etmeden aynı anda yerleşmiş
olmalarım mümkün kılmış olacaktır. Eğer bu doğruysa, o zaman ilk
Avustralyalılar'ın sayıları binleri bulmuş olmalıdır.
Ayrıca Avrupalılar geldiklerinde yerliler denizci değilse de, 10.000
yıl önceki deniz düzeyindeki son yükselmeyle tamamen yalıtılmış
olduklarım düşünmek yanlıştır. Son birkaç yüzyıldır Macassanlar'ın
balıkçılık seferleri gayet iyi belgelenmiştir ve evcil bir köpek türü
olan dingonun 4000 yıl önce gelmiş olması da sürekli bir trafik
olduğunun diğer bir kanıtıdır.
 
(Solda) Aborijin tarihi, bir yalıtım tarihi değildir. James Barripang,
bir Endonezya prau'su (tekne) resmi gösteriyor. (Sağda) Güneydoğu
Avustralya'da belki de 60.000 yıl önce Mungo Gölü kıyısında gömülmüş
olan Mungo 3'ün Avustralya ailesi içinden olan ve Afrika soyundan ayrı
olan bir mitokondriyal DNA taşıdığı (kadın soyundan devralınmaktadır)
saptanmıştır.
İNSAN, AVUSTRALYA'YA İLK KEZ NE ZAMAN GELDİ?
Arkeologlar 20. yüzyılın ortasına kadar Avustralya'ya ilk göçün son
buzullaşma sırasında (25.000 ile 13.000 yıl önce), deniz düzeyinin en
son alçak olduğu sırada gerçekleştiğine inanıyorlardı. Ancak 1970'lerin
başlarında ilk Avustralyalıların bundan çok önce geldikleri artık
anlaşılmıştır. Yeni keşfedilen tarih belirleme yöntemleriyle,
Avustralya'nın iskânının araştırılması da birlikte gelişmiştir.
1961'de radyo-karbon testleriyle 9000 yıl öncesi ölçülürken, 198l'de bu
tarih 38.000 yıl geriye götürülebilmiştir. Malakunanja, Jinmium ve Mugo
gibi yerlerde belirlenen tarihler şimdi bir kısım arkeologların ilk
iskânı 60.000 yıl, hatta daha da geriye götürmelerine yol açmıştır.
Ancak tarihleme yöntemleri ve sonuçların yorumu konularında hâlâ önemli
tartışmalar vardır. Bazıları 40.000-45.000 yıl önce inandırıcı bir
iskân belirtisi olmadığını iddia ederken, diğerleri 60.000 yılın
muhafazakâr bir tahmin olduğunu söylemektedirler.
Kazı stratejileri, örnekleme yöntemleri ve tarih saptama teknikleri
soruşturuldukça tartışmalar da şiddetlenmektedir. Bir başka sorun da
son 10.000 yılda deniz düzeyinin yükselmesiyle eski çağ kalıntılarının
büyük bir kısmının kıyı boyunca 100 metre su altında kalmış olmasıdır.
Ancak insanların 40.000 yıl önce bütün kıtaya yayıldıklarını
bilmekteyiz. Şimdi Tasmanya'da Warreen'de, Nullarbor ovasında Allen's
Mağarası'nda, güneybatı Batı Avustralya'da Upper Swan'da, Murray ve
Darling nehirleri yakınında Willandra Gölleri'nde, Yeni Gine'de Huon
yarımadasında ve New Ireland'da Matenkupkum'da 35.000 yıldan eski
tarihler vardır. Aborijinler çölün ortasını en az 22.000 yıl önce
yurtları yapmışlardır.
Bu ilk Avustralyalılar değişen iklimlerle ve farklı ortamlarla
karşılaşmış olmalıdırlar. Deniz düzeyinin alçak ve Tasmanya ile Yeni
Gine'nin Avustralya'ya bağlı olduğu dönemlerde, güneydeki sıradağların
ve Tasmanya'nın yüksek doruklarının üzerinde küçük buzullar vardı.
Baharlarda eriyen buzların taşırdığı nehirler şimdikilerin dokuz katı
fazla suya sahiptiler.
Willandra Creek'in de aralarında olduğu bu eski nehirler çok daha kuru,
soğuk ve rüzgârlı bir arazide akmaktaydılar. Mungo 3 adıyla bilinen
insan böyle bir zamanda gömülmüştü. O günden sonra pek çoğunda
görüldüğü gibi yüzü Mungo Gölü'ne, ayakları doğuya bakıyordu. Yakın
zamanda bunun 60.000 yıl öncesine ait olduğu belirlenmiştir ve gömülme
tarihî üzerinde hâlâ tartışmalar sürüyorsa da, kendisi bilinen en eski
Avustralyalı'dır.

İLK AVUSTRALYALILAR KİMLERDİ?
Çağdaş yerli Avustralyalılar, tıpkı Avrupalılar ya da herhangi bir kıta
grubu gibi bölgeden bölgeye fiziki değişiklikler gösterir. Bu farklılık
için iki temel açıklama vardır. Göç modelleri çoklu köken ve farklı ata
gruplarının varlığını gözönüne alırken, evrimsel modeller ise biyolojik
çeşitliliği farklı ortamlardaki ayıklama süreçlerinde ve sosyal ve
coğrafi sınırları aşan evlilik kalıplarında araştırırlar. Bu durumda,
görülen biyolojik çeşitlilik insanların yeni ülkenin çevre
farklılıklarına uymalarından mı, yoksa farklı iskân gruplarının
gelişleri ve aralarındaki evlenmelerden mi kaynaklanmıştır?
20. yüzyılın büyük bir bölümünde fiziki farklılığı açıklamak için göç
modelleri kullanılmıştı. 1941'de, radyokarbonla tarih saptama icat
edilmeden önce, Joseph Birdsell gözlemlenen farklılıkların farklı
grupların üç göç dalgasından doğduğunu ileri sürmüştü. Alan Thorne
1970lerin başında ikili bir göç modeli ileri sürmüştür. Onun Kow
Bataklığı'ndaki keşifleri, güneydoğu Avustralya'da Murray Nehri
kıyılarında iri yarı, güçlü kuvvetli insanların yaşadığının kanıtlarını
ortaya koymuştu.
Kow Bataklığı'ndan daha eski olan Mungo Gölü'ndeki kalıntılar daha
narin yapılıydı. Thorne, kalıntılar arasındaki bu farklılığı onları
kuzeydeki eski fosillerle ilişkilendirerek açıkladı. Daha iri ve daha
güçlü grubun ataları Cava'daki Homo erectus'tan, daha narin olanlar ise
daha yukarıdaki Çin7 den gelmişlerdi.
ilk iskânın tarihleri geriledikçe yerli halk arasındaki fiziki
çeşitlilikler için evrimsel açıklamalar da önem kazanmıştır. On
binlerce yıl çöl ortamında yaşayan insanlar, daha uzun kol ve
bacaklarla daha ince bir görünüm kazanırlar. Willandra Gölleri'nin
halkı buzul çağında çöllerde yaşıyorlardı. Yine bunun gibi Murray Nehri
gibi kaynak bakımından zengin bölgelerde yaşamış olanların iri yapıları
da yöreye uyum sağlamalarıyla açıklanabilir.
Avustralya'da, 10.000 yıldan eski 90 kadar iskelet bulunmuştur.
Bunların çoğu parça parçadır. Genellikle Willandra Gölleri'nden, Coobol
Creek'ten ve Kow Bataklığından gelmektedirler. Son ikisi Murray
Nehri'nin kıyısında aralarında 50 kilometre olan iki farklı yerde
bulunmuştur ve ikisi de, tarihte Baraparapa kabilesi bölgesi olarak
bilinen alan içindedir.
Araştırmalar günümüzden 10.000 yıl öncesinde yaşamış olan bu insanların
daha iri ve kalın yapılı olduklarını ortaya koymuştur. Bunlardan en iyi
bilinenleri -Cohuna, Nacurrie, Kow Bataklığı ve Coobol Creek- Murray
Nehri'nin herkese açık olmayan bir bölgesinden gelmiştir. Bunlar
herhangi bir insan grubunun rastlanmış en iri dişlerine, geriye yatık
bir alna ve gelişmiş kaş çıkıntılarına sahiptirler. Keilor ve Willandra
Gölleri iskeletlerinin çoğu ise daha az kaba yapılı olup, çağdaş
Aborijin insanına fiziki olarak daha da yakındır.
İLK AVUSTRALYALILARDIN ATALARI KİMLERDİ?
Anatomik bakımdan çağdaş insanların ve bunların dünyaya yayılmalarının
kökenlerini arama araştırmaları iki model halinde kutuplaşmıştır:
Bölgesel Devamlılık Modeli ve Afrika'dan Çıkış Modeli. Bölgesel
Devamlılık modelinde, Homo erectus Afrika'dan Avrasya'ya yayılmış ve
1,74 milyon yıl önce Cava'ya varmıştır. Eski Dünya'da Homo erectus'tan
evrim toplulukların evlilik yoluyla birleşmesiyle olmuştur.
Çağdaş Homo sapiens 130.000 yıl önce ortaya çıkmıştır. Bu modele göre
Solo'da ve Ngandong'da bulunan Homo erectus fosilleri Avustralya
Aborijinlerinin atalarıdır. Pek çok araştırmacı 10.000 yıl öncesinin
Avustralyalılarımla Cava fosilleri arasında kesintisiz devam eden bir
soyun benzerliklerini bulmuşlardır.
Afrika'dan Çıkış modelinde ise, çağdaş insanlar 130.000 yıl önce
Afrika'da gelişmiş, jeolojik bir dönemde Asya'ya geçmişler ve belki de
Hindistan ve Güneydoğu Asya kıyılarını denizden geçerek 60.000 yıl önce
Avustralya'ya yerleşmişlerdir. Bu çağdaş homo sapiens'ler, yol boyunca
bütün yerleşik Homo erectus nüfusu öldürmüşler ve bir buçuk milyon yıl
sürece yakınında yaşadıkları halde, onların atmadığı adımı atarak
Avustralya'ya geçmişlerdi. Bu, "yıldırım saldırısı" modelidir.
Böylece, Afrika'dan Çıkış modeline göre Cava'daki Homo erectus
fosilleri -Solo ve Ngandong- Avustralya aile ağacındandır ve ilk
Avustralyalılar 130.000 yıl önce Afrika'da ortaya çıkan atalardan
türemişlerdir. Bölgesel Devamlılık Modeli, Homo erectus'u ilk
Avustralyalıların atası olarak kabul etmeye devam etmektedir.
O zaman belki de en şaşırtıcı soru, Homo erectus'un neden Avustralya'ya
o gayet kısa son geçişi yapmadığıdır. Yoksa bunu yapmışlar mıdır?
Bölgesel Devamlılık modeli bizim Avustralya'da 100.000 yıldan eski
insanların kalıntılarını göreceğimiz olasılığını açık bırakmıştır. Bu
pek mümkün değilse de, imkânsız da değildir.
|
Rastgele
Son Eklenenler
|
|
1 nci Dünya Savaşı ve Osmanlı

Eski Mısırlılar Siyah mıydı?

Fenikeliler

Aperlai (Sıçak İskelesi)

Mumya Sembolleri

|
Tümülüs Mezarları

Maya Uygarlığı'nın Çöküşü

Uzaydan Gelen Felaketler

Anasazilere Ne Oldu?

Moche Uygarlığı'nın Çöküşü

|
|