|
|
|
Büyük Hayvanların Yokolması |
|
|
 |
 |
Okunma |
|
72 |
Zaman: Buzul Çağı'nın sonu
Mekân: Amerika, Avrasya, Avustralya
... avcılar ülkenin zenginliğinin çoğunu silip süpüren kanlı bir dalga gibi Amerikalar boyunca aktılar. PAUL MARTIN, 1999
Günümüz insanları olarak bizler, son Buzul Çağı'nın sonundaki, daha
yalnızca 13.000 yıl önceki atalarımızın dünyasına kıyasla korkunç
derecede yoksullaşmış bir dünyada yaşamaktayız. Afrika, Avrupa, Asya ya
da Amerika'da yaşayan o avcı-toplayıcı insanlar çok büyük boyutlu vahşi
hayvanları -megafauna- görebiliyorlardı. Bugün bu tür hayvanlar
yalnızca Afrika'da kalmıştır: Fil, zürafa, suaygırı ve gergedan.
Buzul Çağı avcıları Avrupa'da, Kuzey Asya'da ve Kuzey Amerika'da
mamutları görmüşler ve belki de onları başarıyla avlamışlardı. Avrupa
hayvanları arasında dev geyikler, tüylü gergedanlar ve mağara ayıları
vardı. Amerika kıtasında ise doğal ayıklamanın ancak milyonlarca yılda
ürettiği ve evrim zamanı açısından bir gün denilebilecek bir süre
içinde tümüyle ortadan silinen pek çok hayvan türü yaşamaktaydı.
Örneğin Kuzey Amerika'da yalnızca iki tip mamut değil, bir dizi dev
tembel hayvan vardı: Boyları altı metreye ve ağırlıkları üç tona ulaşan
bu hayvanlar ağır hareket ederlerdi ve otoburdular. Bunlar, hayat
alanlarını kastoridlerle (ayı boyundaki dev kunduzlar), gliptodonlarla
(dev zırhlı armadillolar), kameloplarla ("Dünün develeri" olarak anılan
hayvanlar) ve yirmi santim dişleri olan smilodon gibi hayvanlarla
paylaşırlardı. O çağlarda, Avustralya'da da gergedana benzeyen keseli
hayvanlar ve dev kedilerle birlikte çok sayıda kanguru çeşidi ve
vombatlar yaşardı.
Bu büyük hayvanların son Buzul Çağı'nın sonunda bütün kıtalardan ani
yokolmaları, geçmişi araştıranların karşılaştıkları en büyük
muammalardan biridir. Bu türden soy tükenmelerinden büyük ölçüde bir
tek Afrika kıtası kurtulmuştur ve bunun neden böyle olduğu, sorunu daha
da karmaşık bir hale getirmektedir.
Belli başlı iki kuram vardır: Ya hayvanlar Buzul Çağı'nın sonundaki
büyük iklim değişiklikleri nedeniyle yeryüzünden silinmişlerdir ya da
her kıtada bulunan bir öldürücü ve yırtıcı yaratık, yani Homo sapiens,
bütün bunların sonlarını getirmiştir.
 
(Solda) 15.000 yıl önce Güneybatı Birleşik Devletler'deki Colorado
Platosu'nda yaşayan Columbia mamutları. (Sağda) Dima adı verilen bu
40.000 yıllık yavru mamut kalıntısı 1977'de Sibirya'da bulunmuştur.
MAMUTLARIN YERYÜZÜNDEN SİLİNİŞİ
Tartışma daha çok bu soyu tükenen hayvanlardan biri olan mamutlar
üzerinde yoğunlaşmıştır. Aslında iki mamut soyu tükenmiştir: Kuzey
Avrasya ile Kuzey Amerika'da yaşayan tüylü mamut (Mammuthus prmigenius)
ve yalnızca Kuzey Amerika'dan Meksika'ya kadar olan bölgede yaşayan
Columbia mamutu (Mammuthus Columbi).
Diğer megafauna türleri gibi mamutlar da 13.000 ile 11.500 yıl önce
tükenmişler, yalnızca tüylü mamutlar Kuzey Buz Denizi Okyanusu'nda
Wrangel Adası'nda 6000 yıl daha yaşamıştır. Buradaki mamutların neden
hayatta kaldıkları, mamutların tükenmesinin esrarını daha da
arttırmaktadır. Bu hayvanlar, iri bir mamutun 3 ile 3,6 metre
yüksekliğine karşılık yalnızca 1,8 metre boylarıyla varlıklarını cüce
olarak sürdürmüşlerdir.
 
(Solda) Güney-Orta Fransa'da Pech-Merle mağarasındaki hayvan resimleri
arasında en çok, Paleolitik Dönem'in tüylü mamutlarına rastlanır.
(Sağda) 1932'de Colorado'da Dent'te yapılan kazıda, Kuzey Amerika'da
mamut kalıntılarıyla sivri mızrak uçları ilişkilendirilmiştir.
İKLİM VARSAYIMI
Wrangel Adası'ndaki mamutlar, adanın bitki örtüsü, -çok çeşitli otlar
ve bitkiler- Buzul Çağı'nda olduğu gibi kaldığından yaşamlarını
sürdürmüş olabilirler. "Mamut bozkırı" olarak bilinen bu bitki örtüsü,
bir zamanlar Kuzey Avrasya'yı ve Kuzey Amerika'yı kaplamışsa da, 20.000
yıl önce iklimin giderek ısınması ve daha nemli olması nedeniyle yerini
yeni bir bitki örtüsüne bırakmıştır.
Kuzey bölgelerinin çoğunda, bozkırın yerine çok ağır yetişen ve besin
değeri çok az olan tundra geçmiştir. Bu da yalnızca, yosun yiyen ren
geyikleri gibi çok özel besinleri olan hayvanlar için uygundu. Daha
güneyde mamutların besin kaynağı olan zengin ot, çalılık ve bitki
karışımı yerini sık ormanlara, çayırlıklara ve yarı-çöllere bırakmıştı.
Artan sıcaklık ve nem nedeniyle bitki örtüsündeki bu değişiklikler,
mamutların hayat ortamlarında kayıplara neden olmuş, sonuçta besin
kaynaklarının azalması nedeniyle sayıları azalmış ve daha sonra da
tümüyle tükenmişlerdir.
Bu iklim/bitki örtüsü değişimi varsayımı, mamutların tükenmesi
konusunda pek inandırıcı gibi gelse de bazı güçlüklerle karşılaşmıştır.
Bunlardan en önemlisi mamutların daha önce de, 20.000 ile 11.600 yıl
önce oluşmuş olan benzer iklim değişikliklerinden çoğuna dayanmış
olmalarıdır.
Son Buzul Çağı, son bir milyon yıl içinde meydana gelenlerden yalnızca
biriydi. Bu çağlar arasında günümüz iklimine çok benzeyen sıcak ve
nemli iklimler olmuştu. Ancak mamutlar bunların hepsine dayanmışlar,
büyük bir olasılıkla mamut bozkırına benzer yerlere sığınmışlar, sonra
iklim ve bitki örtüsü kendi koşullarına uyum sağladığında tekrar ortaya
çıkmışlardır. Son Buzul Çağı'nın sonunda da aynı şeyi yapmamış olmaları
için bir neden yoktur.
İklimsel soy tükenmesi kuramının bir sorunu da, mamutların, soyu
tükenen tek tür olmamasıdır. Başka farklı ortamlarda yaşayan ve
beslendikleri yiyeceklerde bir artış bile görülen pek çok tür de
onlarla birlikte tükenmiştir.
Mamutlar, zooloji sınıflamasına göre, Elephantidae familyasından, soyu
tükenmiş olan Mammuthus cinsini oluşturan, file benzer iri memeli
hayvanlara verilen ortak addır. Fosillerine, Avustralya ve Güney
Amerika dışındaki bütün kıtaların, Pleyistosen Bölüm (yaklaşık 2,5
milyon-10 bin yıl önce) çökellerinde rahatlıkla rastlanır.

Hayatta kalan büyük hayvan türlerinin yüzdesi.

Bugün Amerikan Doğa Tarihi müzesinde bulunan iyi korunmuş Jefferson mamutu iskeleti.
İNSANLARIN AŞIRI AVLANMASI
Bu sorunlar bazı bilimadamlarının mamutların ve diğer büyük
hayvanların, insanlar tarafından avlanarak soylarının tükendiği fikrini
benimsemelerine yol açmıştır. Bu kuramı 30 yıl önce Arizona
Üniversitesi'nden Paul Martin ileri atmıştır ve bazı bilimadamları için
hâlâ inandırıcı olmaya devam etmektedir.
Martin, daha çok Kuzey Amerika'yla ilgileniyordu ve insanların bu
kıtaya gelmeleri ile büyük hayvanların tükenmeleri arasındaki
rastlantıyı vurguluyordu. Ona göre yeni gelenler, şimdi Bering Boğazı
çevresinde sular altında kalmış olan kara parçası Beringia'dan
Alaska'ya girdikten sonra, giderek kıtanın güneyine yayılırken, yoğun
avlanmalarla büyük hayvanların da soylarım tüketmişlerdir.
Bu insanlar, ilk tanımlandıkları yerin adıyla Clovis kültürü olarak
anılırlar ve öldürücü av teknolojisinin bir parçası olan sivri taş
mızrak uçlarına sahiptiler. Bu kültür, Kuzey Amerika kıtasının tümünde
bulunur ve 13.500 ile 13.350 yıl önce gelişmiştir. "Dünün devesi", yer
ayıları ve mamutlar, daha önce böyle bir yırtıcı yaratıkla
karşılaşmamışlardı: Bunlar hem öldürücü silahlara sahiptiler hem başa
çıkamayacakları kadar büyük gruplar halinde avlanıyorlar hem de tuzak
ve pusu kuruyorlardı.
Afrika'da büyük memeliler yırtıcı hayvanlar olarak insanlarla birlikte
evrim geçirmişlerdi ve insanların avlanmalarına korunma olarak belirli
toplumsal modeller geliştirmiş olabilirlerdi ama Kuzey Amerika'da böyle
bir şey söz konusu değildi. Bu durum Afrika'da pek az hayvanın soyunun
tükenmiş olmasını açıklayabilirdi.
Mamutların Clovis insanları tarafından avlandığını gösteren arkeolojik
kanıtlar da vardır. Pek çok arkeolojik kazı yerinde mamut kemikleri
yanında mızrak uçlarına da rastlanılmıştır. Mamutlarla avcı insanlar
arasındaki ilişki ilk olarak 1932'de Colorado'daki Dent kazılarında
keşfedilmişti.
Örneğin, Arizona'da, San Pedro Vadisi'nde Lehner Ranch'de 13 mamutun
kalıntıları yanında ateş izlerine ve mızrak uçlarına rastlanılmıştı.
Bunun bir aile sürüsü olduğu ve bir su başında tümüyle öldürüldüğü
anlaşılmaktadır.
Ancak aşırı öldürme kuramı da bazı ciddi sorunlarla karşılaşmaktadır.
Mamutların öldürülme alanlarını bulmamıza rağmen, diğer büyük
hayvanların, birkaç istisna dışında avlandıklarını gösteren izlere
rastlanılmamıştır.
Örneğin mağaralarda bulunan dışkılarından bir zamanlar sayılarının çok
olduğu anlaşılan ve yavaş hareket etmeleriyle kolay av olabilecek olan
yer ayıları. Clovis insanları hakkındaki bilgimiz arttıkça, bunların
daha küçük hayvanları avladıklarını ve bitki topladıklarını
anlamaktayız.
Clovis insanlarının Kuzey ve Güney Amerika'da yaşayan ilk insanlar
olmadıkları da artık ortaya çıkmaktadır. Güney Şili'de Monte Verde'de
bulunan, 14.000 yıl öncesinden kalan bir yerleşim yeri hayvanların
türlerinin yokolmasından birkaç bin yıl önce Kuzey ve Güney Amerika'da
insanlar olduğunu gösterir. Yeni avcı olarak insanın gelişi hakkında
benzer bir iddianın ileri sürülebileceği Avustralya'da da, soyu
tükenmiş hayvan kemikleri ile insan faaliyetleri arasında bir ilişki
bulunamamıştır.
iklim değişikliği mi, insanların avlaması mı? Büyük av hayvanlarının
yok olmalarının nedeninin bunlardan hangisi olduğu konusunda
bilimadamları bölünmüş durumdadırlar. Bazıları çok farklı bir açıklama
ortaya atmışlardır: Dünyaya insanlar tarafından yayılan ama yalnızca
büyük hayvanları etkileyen öldürücü bir hastalık.
Ancak bir tek açıklama olmayabilir: Bazı türler yoğun avlanarak,
diğerleri ise yaşama ortamlarını kaybedip yeni iklimle başa çıkamayarak
tükenmiş olabilirler. Herhangi bir bölgede türlerin tümünün dinamik
ekolojik topluluklar olduklarını unutmamalıyız. Bir tür ortadan
kalkınca, avlananlarla avlar arasındaki denge değişecekti ve bu da
nüfus patlamalarına ve çatışmalara yol açacaktı.
Gerçekten de mamutlar kilit türler olarak tanımlanmışlardır. Ancak ne
iklim değişikliği ne de aşırı avlanma kendi başlarına yeterli neden
olmayacağından hayvan toplulukları üzerinde böylesine büyük etkiyi
bunların toplamının yapmış olması gerekir.
Buzul çağı sona erdiğinde mamutlar Amerika'nın güneybatısında,
özellikle Clovis dönemindeki kuraklık sırasında ve ondan hemen sonraki,
küresel ısınmadan önceki Genç Dryas (12600-11500 yıl önce) dönemindeki
çok soğuk ve çok kuru dönemde ağır bir etki altında kalmış olmalılardır.
Bu dönemlerde nisbeten zayıf hayvanlar (günümüz Afrika fillerinin
kuraklık zamanlarında yaptıkları gibi) su kaynakları başında
toplanmışlar ve Clovis avcıları için kolay yem olmuşlardır. Birkaç
hayvanın öldürülmesi bile, daha uygun iklim koşulları döndüğünde eski
sayılarına kavuşacak olan türlerle soyları tükenmeye mahkûm olanlar
arasındaki ayrımı belirleyecekti.

Büyük av hayvanlarının neden yok olduğunu açıklamaya kalkan kuramlar,
bunun Afrika dışında diğer bütün kıtalarda yer almış olmasını
açıklamalıdır.
|
Rastgele
Son Eklenenler
|
|
Thera Patlaması ve Minos

Totemizmde Ölüm Gelenekleri

Keltler

Mardin

Babilin Asma Bahçeleri

|
Tümülüs Mezarları

Maya Uygarlığı'nın Çöküşü

Uzaydan Gelen Felaketler

Anasazilere Ne Oldu?

Moche Uygarlığı'nın Çöküşü

|
|