|
|
|
Çiftçilik Nasıl Başladı? |
|
|
 |
 |
Okunma |
|
47 |
Zaman: 12.000-4.500 yıl önce
Mekân: Yakın Doğu, Meksika, Çin, Andiar,
Doğu Birleşik Amerika, Sahra-altı Afrikası
Bu bir Neolitik Devrimdi. V. GORDON CHILDE, 1936
Geçmişinin büyük bir kısmında insanlar yiyeceklerini avlanarak ve
toplayarak sağlamışlardır. Atalarımız evcilleştirilmiş hayvan ve
bitkileriyle yerleşik toplumlar halinde yaşamadan çok önce bir tür
olarak evrim geçirmiştik. Çiftçilik çok yeni bir olaydır ve arkeologlar
insanın yaşam biçiminde neden böyle radikal bir değişikliğin
gerçekleştiğini anlamaktan hâlâ çok uzaktalar.
Çiftçilik ilk kez 12.000 yıl önce verimli Ortadoğu topraklarında
başlamış ve bu tarihten hemen sonra dünyanın altı başka bölgesinde de
birbirlerinden bağımsız olarak keşfedilmiştir: 9000 yıl önce Orta
Meksika'da, ondan biraz sonra Güney ve Kuzey Çin'de, sonra 7000 yıl
önce Orta Andlarda ve son olarak da, 4500 yıl kadar önce Birleşik
Devletler'in doğusunda ve Sahra-altı Afrika'da.
Bu ayrı gelişmelerin hepsindeki ortak nokta, çiftçiliğin son Buzul
Çağı'ndan sonra başlaması ve herhalde küresel ısınma ve insan
nüfusundaki önemli artışla ilişkili çevresel değişikliklere yakından
bağlı olmasıdır.
Ancak her bölgede keşfedilen çiftçilik türü farklıydı ve büyük ölçüde
yerel bitkiler ve hayvanlar tarafından belirlenmişti: Ortadoğu'da arpa,
buğday, koyun ve keçi, Meksika'da mısır, Çin'de pirinç, Sahra-altı
Afrika'sında darı ve büyükbaş hayvan. Ayrıca her bölgede insanları,
atalarının avcılık-toplayıcılık hayat biçimlerinden vazgeçirtecek kendi
belirli olayları yeralmış görünmektedir.

Eriha'da bir yerleşim höyüğünün tabanında insanların küçük yuvarlak
barınaklarda yaşadıkları ilk çiftçi köylerinin kalıntıları, insanlar bu
büyük kuleyi de yapmışlardı.
ORTADOĞU: BİR OLGU ARAŞTIRMASI
Ortadoğu'da çiftçiliğin kökenlerinin araştırılmasının çok uzun bir
tarihçesi vardır. Bu konuda ilk öncü araştırmalar 1940'larda Robert
Braidwood tarafından Kuzeydoğu Irak'ta Chemchemal Vadisi'nde yapılmış,
sonra 1950'lerde Kathleen Kenyon'un Ürdün Vadisi'nde Eriha'daki
kazıları bunu izlemiştir.
Bu ilk çalışmalar Ortadoğu'da henüz çömlekçiliğin olmadığı ilk Neolitik
çiftçi toplulukları üzerinde yoğunlaşmıştır. Daha yakın zamanlarda Ofer
Bar-Yosef gibi arkeologlar çiftçiliğin neden başladığını anlamak için
daha gerilere gitmemiz gerektiğini göstermiş, arkeolog-botanist Gordon
Hillman da Ortadoğu'da hâlâ varolan vahşi bitkileri inceleyerek ve
kazılardan çıkan bitki kalıntıları üzerinde mikroskopik çalışmalar
yaparak daha geniş alanlar açmıştır.

Suriye'de Ebu Hureyra'da avcı-toplayıcı yerleşim birimi, çizimi yapılan
kerpiç tuğla evli çiftçi kasabasının altında bulunmuştur. Burası tahıl
ve hayvanlarıyla karma bir çiftçi ekonomisine sahipti.
Artık yalnızca 11.600 yıl önceki küresel ısınmayla yetinmeyip Buzul
Çağı'nın son binyılındaki iklim değişikliklerine de dikkat etmemiz
gerektiği anlaşılmıştır. 14.500 yıl kadar önce Ortadoğu'nun kıyıları ve
nehir vadileri, sık meşe ormanlarıyla kaplıydı ve geri kalan bölgeler
yenilebilir çeşitli bitkileriyle zengin bir bozkırdı.
Bu bitkiler arasında ehlileştirilmiş buğday ve arpanın vahşi ataları
vardı ve İsrail'de Ayn Mallaha ve Suriye'de Ebu Hureyra gibi kalıcı
yerleşim yerleri kuran Natufian kültürüne ait avcı-toplayıcıları
tarafından büyük miktarlarda toplanıyorlardı. Bu, atalarımız için daha
önce örneği olmayan bir adımdı ve avlanmak için çok büyük ceylan
sürülerinin varlığı bu yerleşmeyi kısmen mümkün kılmıştı.
Bu topluluklar 2000 yıl kadar geliştiler, çiftçilerle ilişkilendirilen
taş mimarisi, sanat ve bitki öğütme teknolojisi gibi kültürel unsurları
geliştirdiler. Sonra yaklaşık 12.600 yıl önce iklim kötüleşmeye başladı.
Avcı-toplayıcılar, sıcak hava ve bol yağmur yerine, bin yıl süreyle
buzul çağı koşulları ve onun getirdiği kuraklık ve toplanacak
bitkilerde ve avlanacak hayvanlarda bir kıtlık dönemi yaşadılar. Bu
kısa iklim dönemi avcı-toplayıcı nüfusun daha önce görülmemiş derecede
arttığı bir zamana rastladığı için büyük felaketlere neden oldu.
Sürekli yerleşik bir hayat biçimi daha fazla sürdürülemeyeceği için,
yeniden göçebe hayat biçimleri benimsendi ve insanlar herhangi bir
yerde birkaç aydan fazla kalmadılar. Ama daha önceki hayatlarıyla bazı
bağları korumuşlardı. Terk edilmiş köyler, mezarlıklar olarak
kullanılmaya başlandı. Grupların, belirli zamanlarda buralarda
ölülerini hep birden gömmek için toplandıkları anlaşılmaktadır.
Buralara, yiyecek ararken ölenlerin gömüldükleri geçici mezarlardan
çıkarılan kemikler ya da yalnızca kafatasları getirilmekteydi. Bu
nedenle 14.500 ile 12.500 yıl önceki yerleşik hayat biçimlerinin
yerleştirdiği kültürel tavırların, insanlarda Genç Dryas döneminde de
devam ettiği ve bunların daha sonra çiftçilik köyleri kurulması için
önemli bir adım olması mümkündür.
Genç Drays döneminin kuraklık koşullarında, yeterli besin maddesi elde
etmek için insanlar bitkileri ekerek ve sulayarak yetiştirmeye başlamış
olmalıdırlar. Aslında bu tür uygulamalara yıllar önce, yerleşik olarak
yaşadıkları zaman başlamışlardı. Yabani bitkilerin yetiştirilmesi daha
fazla ürün vermiş ve insanlara hareketlerini planlama olanağı
sağlamıştır. Kendileri her ne kadar biliniyorlarsa da bu,
ehlileştirilmiş bitkilerin evrimine götüren önemli bir adımdı.
Ehlileştirilmiş tahılın başlıca unsuru, tanenin kendi kendini
tohumlamak için otomatik olarak dağılmak yerine olgunlaşırken sapta
kalmasıdır. Bu da çiftçinin tahılı kullanmak için toplaması ve yeterli
bir miktarını da yeniden ekmek için saklaması demektir. Aynı biçimde
ehlileştirilmiş fasulyeler kabuklan içinde kalmış ve bitki
ehlileştirilmesi uzmanı Daniel Zohary'nin deyimiyle burada "ekin
toplayıcı"yı beklemiştir.
Yabani buğday ve arpa saplan arasında tohumlarını bu şekilde saklayan
birkaç biçim değiştirmiş bitki de olacaktı. Genç Dryas döneminin bitki
ekicileri başakları kesip tohumları başka bir yerde ekmek için
toplarken, bu biçim değiştirmiş bitkiler de işlenen arazide varlıklarım
arttırmışlardır.
 
(Solda) Eriha'dan Neolitik çağa ait kil baş. (Sağda) Ebu Hureyra'da bir
değirmen taşı. Çiftçiliğin başlaması, yanında, çok çalışmayı da
getirmiştir.
Çiftçilik-öncesi bitki yetiştiricileri, çok geçmeden yabani bitkilerin
Şeria Vadisinin alüvyonlu topraklarında, özellikle doğal pınarların
çevresinde çok daha iyi yetiştiklerini keşfetmiş olmalıdırlar. 11.600
yıl önce ani küresel ısınma ile gelen yağmurlar artınca, insanlar
yerleşik hayat biçimine yine bu vadide dönmüşlerdir. Başta Eriha'da
olmak üzere, kerpiç evler yapmışlardır.
Burada herhalde savaştan çok su taşkınlarından korunmak için bir duvar
ve büyük bir taş kule inşa etmişlerdi. Birkaç kilometre kuzeyde Netiv
Hagdud köyü kurulmuştu. Burada darı ekimi yapıldığını gösteren izler
vardır. Hem burada hem de Eriha'da Genç Dryas döneminin göçebe
avcı-toplayıcılarının gömme ritüellerine, özellikle insan
kafataslarının topraktan çıkarılıp yeniden gömülmesine, devam
edilmiştir.
Bunların kullandıkları aletlerin çoğunun aynı olması, avlanmanın ve
bitki toplamanın devam etmekte olduğunu göstermektedir. Verimli hilalin
her yerinde benzer gelişmeler olmuştur, ilk Neolitik köylerin en
gelişmişleri Türkiye' nin güneyinde ve Irak'ın kuzeydoğusunda inşa
edilmişti. Fransız arkeolog Jacques Cauvin bunun, çiftçiliğin gelişmesi
için gerekli toprağa karşı yeni tavırlara ilişkin olduğuna inanmaktadır.
Bu köyler bir kere kurulduktan sonra çiftçiliğe giden yolda dönüş
olamazdı. Köylerin birbirlerine obsidyen (volkanik cam) ve deniz kabuğu
gibi maddelerin ticaret ağlarıyla bağlandıklarını biliyoruz. Bu
yollardan artık, ehlileştirilmiş bitkilerin tohumlarının da taşındığı
düşünülebilir. Böylece bu köylerde çok geçmeden tahıl dışında, hızla
genişlemekte olan nüfusu beslemek için fasulye ve mercimek de ekilmeye
başlanmıştı. 1000 yıl içinde ilk keçiler ve ardından büyükbaş hayvanlar
da evcilleştirilmişti.
Köyler, iki katlı taş evleri, sokakları ve depolarıyla kasabalara
dönüştü. Bu da, ilk olarak 14.500 yıl önce ilk yerleşik
avcı-toplayıcılarda kökleri olan, sonra Genç Dryas döneminin iklim
şoklarıyla gelen ve böylece ilk uygarlıkların başlaması için sahneyi
hazırlayan çiftçiliğin başlangıcının son aşaması olmuştu.

Verimli hilal. Büyük nehirlerin oluşturduğu bu yay, ilk çiftçi yerleşim
birimlerinin ve ilk uygarlıkların ortaya çıktığı sahnedir. Önemli
unsurlarından biri, avcı-toplayıcıların binlerce yıldır kullandıkları
ehlileştirilmiş türlerin yabani atalarının varolmasıydı.
TARIM HAKKINDA BAŞKA ARAŞTIRMALAR
Tarımın nasıl başladığı, filozofları Eski Çağlar'dan bu yana epeyce
ilgilendiren bir konu olmuştur. Eski Yunanlılar, tarımın icadını,
Tanrıça Demeter'in Triptolemeus'a ihsanı sayarlardı. Kuşkusuz kutsal
kitaplara göre Âdem de çiftçilerin piri idi. Ama İÖ I. yüzyıla
gelindiğinde Varro, tarımın tamamen insanın bir icadı olduğunu çoktan
anlamıştı.
19. yüzyılın ortalarında, İngiliz antropolog Morgan, Friedrich Engelsin
ardından tarımı, toplumsal aşama olarak, vahşilikten barbarlığa geçişin
kesin ölçütü saymıştı. Daha sonra Gordon Childe, Pleyistosen sonrası
çıkan iklim değişikliklerinin, canlı organizmaları vahalara sığınmaya
zorladığını savunmuştur. Childe'a göre bitkilerin, hayvanların ve
insanların böylece bir araya toplanması, insanın, diğer ikisini
evcilleştirmesine neden olmuştur.
|
Rastgele
Son Eklenenler
|
|
Kıyamet 2012'de mi?

Tavuk

Yazının Doğuşu

Babilin Asma Bahçeleri

Siirt

|
Tümülüs Mezarları

Maya Uygarlığı'nın Çöküşü

Uzaydan Gelen Felaketler

Anasazilere Ne Oldu?

Moche Uygarlığı'nın Çöküşü

|
|