|
|
|
Hint-Avrupalıların Kökeni |
|
|
 |
 |
Okunma |
|
53 |
Zaman: İÖ yaklaşık 7000-3000
Mekân: Avrasya
Bir süredir boş zamanlarımda Avrupa dillerinin çarpıcı yakınlıkları
üzerinde çalışıyorum ve her gün bu işte yeni ve çok heyecan verici
yanlar buldukça onları kaynaklarına doğru izliyorum. JAMES PARSONS, 1767
Avrupa ve Batı Asya, pek çok kültür ve halklar görmüşse de,
Avrupalılar'ın çoğu ile Batı ve Güney Asyalılar'ın büyük bir kısmı
Neolitik ya da Erken Tunç Çağı'nda Avrasya'ya yayılmaya başlayan bir
tek dil ailesine ait olan akraba dilleri konuşmuşlardır. Pek çok
Hint-Avrupa dilinde aynı soydan gelen birkaç kelimeyi alıp da
İrlanda'dan Batı Çin'de, ipek Yolu'nun vaha kentlerinin halkı
Toharlar'a kadar izlersek bu dil sürekliliği hakkında bir izlenim elde
edebiliriz.
Bu kelimeler arasındaki benzerlikler bunların Proto-Hint-Avrupa olarak
bilinen ortak bir ata dilinden türemeleriyle (Fransızca, İspanyolca ve
İtalyanca'nın Geç Dönem Latince'sinden türediği gibi) açıklanabilir. Bu
Proto-Hint-Avrupa dilinin ilk ne zaman ve nerede konuşulduğu
bilimadamlarını iki yüzyıldan beri uğraştırmaktadır.
Farklı Hint-Avrupa dillerinin kelime dağarcıklarındaki benzerlikler,
dilcilerin Proto-Hint-Avrupa dilinin içeriğinin en azından bir kısmını
ve genel yapısını anlamalarında yardımcı olmuştur. Örneğin, ağaç (çam,
meşe, söğüt vb), vahşi hayvanlar (ayı, tilki, geyik vb) ve daha
önemlisi evcil hayvanlar (öküz, koyun, keçi, domuz) ve çiftçilikle
ilgili teknoloji (çömlek, orak, saban) ve arabalar (tekerlek, araba,
boyunduruk). Bütün bunlar proto-di-lin konuşanlarının bu yeniliklerin
ortaya çıktığı zamanda, en azından ortak bir Neolitik sözlüğe sahip
olmalarına kadar ortadan kalkmadığını göstermektedir.
Proto-Hint-Avrupalılar'ı neden belirli bir mekânda aramamız
gerekmektedir? Buradaki sorun hem ampirik hem de kuramsaldır. Bir kere
Avrupa'nın kenarlarındaki ülkelerin bazılarında Hint-Avrupa dilleri
konuşulmadığını biliyoruz: İspanya'da Iberik dili, İtalya'da Etrüsk
dili, Anadolu'da Hititçe konuşulmaktaydı.
Bazı Hint-Avrupalılar'ın da Hint-Avrupa dili konuşmayan eski halkların
arasında yayıldıklarını da biliyoruz. Örneğin, İranlılar Güney İran'ın
Elamlılar'ını, Hint-Âriler dillerini daha önceki Dravid ve Munda dili
konuşulanlara benimsetmişlerdir. Ayrıca, Hint-Avrupa dili olmayan bir
dil Avrupa'da yaşamaya devam etmiştir: Kuzey İspanya ve Güney Fransa'da
konuşulan Baskça.
Kuramsal sorun, dil değişikliğinin tümünü ilgilendirir.
Hint-Avrupalılar'ın Atlas Okyanusu'ndan Batı Çin'e kadar ta en eski
çağlardan beri uzanıyor olması, tarih öncesi dönemde bir tek dilin
sürekli olabileceği alanın boyutlarının çok üstündedir. Diller (sabit
bir oranda olmasa da) sürekli evrim geçirirler ve binlerce kilometrelik
bir alana yayılmış bir tek dili konuşanların aynı dil değişimini
binlerce yıl sürdürebildiklerine akıl erdirmek çok güçtür.

Kurgan modelinin en ayrıntılı versiyonu, Hint-Avrupalılar'ın Avrupa'ya üç dalga halinde yayıldıklarını öngörmektedir.

Belli başlı Hint-Avrupa dil gruplarının dağılımı.
ANAYURT MODELLERİ
Hint-Avrupa dilinin ileri sürülen anayurt (Almanlar buna Urheimat
diyeceklerdir) mekânları Kuzey Kutbu'ndan Güney Kutbu'na, Atlas
Okyanusu'ndan Büyük Okyanus'a kadar uzanmaktadır. Hint-Avrupa dili
kökenlerinin günümüzde temelde üç model tipi tartışılmaktadır:
Birincisi, Proto-Hint-Avrupalıları'nın Neolitik dönemden önce, ya
Paleolitik ya da Mezolitik dönemde Avrasya'da geniş bir kuşak içinde
olabilecekleri iddiasını ortaya atmaktadır.
Kökenlerini o kadar geriye ve o kadar geniş bir alana -Avrupa'nın büyük
bir kısmı- götüren bu iddia, arkeologların daha sonra Hint-Avrupa
dillerinin dağılması için çok uzaklara göçler yapıldığını
kanıtlamalarına bir kısıtlılık getirmektedir. Bu, yeniden inşa edilen
protodilde gördüğümüz geç dönem Neolitik kelime dağarcığını
açıklamadığı için en az kabul gören modeldir.
İkinci model Hint-Avrupa yayılmasını tarımın yayılmasıyla birlikte
başlatır. Bu model başka dil aileleri için de kullanılmıştır. Bunun
anlamı, Hint-Avrupa dillerinin yeni ve çok daha verimli bir ekonomiyle
yayıldığı ve yeni Hint-Avrupa dili konuşan çiftçilerin giderek
Avrupa'nın avcı-toplayıcı toplumlarının yerini almış olduklarıdır.
Bazıları bu yayılmanın yalnızca, nüfusla sınırlı olduğunu iddia ederken
bazıları da Avrupa'nın çevre bölgelerinin yeni bir çiftçi akınına
değil, daha çok yeni bir dil değişimine uğradığı fikrindedirler. Bütün
bu modeller en eski Hint-Avrupalılar'ı İÖ 7. binyılda Anadolu'da
yerleşik olarak kabul ederler ve bunların buradan Yunanistan'a ve
Balkanlar'a, sonra da daha yoğun olarak batıya, Atlas Okyanusu'na kadar
yayıldıklarını öngörürler.
 
(Solda) Letnitsa'dan "kutsal evliliği" gösteren gümüş yaldızlı bir Trak
plaketi -İÖ 400-350 yıl. (Sağda) Güney Urallar'da Sintashta'daki Tunç
Çağı araba gömülmesi, genelde ilk Hint-Avrupa yayılmasının kanıtları
olarak görülür.
Asya'nın belli başlı Hint-Avrupa dillerine gelince, bunlar genellikle
üçüncü varsayıma girerler. Bu üçüncü modele göre Avrupa ve Batı
Asya'daki Neolitik-Tunç Çağı topluluklarının büyük bir kısmında büyük
dil değişimleri olmuştur.
Kuram genelde en eski Hint-Avrupalılar'ı Karadeniz ile Hazar Denizi'nin
kuzeyindeki bozkırlara ve ormanlık steplere yerleştirir ve en eski
Hint-Avrupa yayılmasının yarı göçebe ya da ehlileştirilmiş ata ve
tekerlekli arabalara sahip yüksek derecede seyyar nüfus tarafından
gerçekleştirildiğini iddia eder.
Bunlar ölülerini genellikle bir höyüğe (Rusça'sı kurgan) gömdükleri
için buna Kurgan kuramı adı verilir. Buna göre seyyar nüfus, ÎÖ 5 ile
3. binyılda steplerden Güneydoğu ve Orta Avrupa'ya göçe başlamış ve
buralardaki yerli halka kendi Hint-Avrupa dillerini benimsetmişlerdir.
Bu model toplumsal değişimi tam anlamıyla nüfus hareketine bağlamaz:
Hint-Avrupa dilleri eski Hint- Avrupa toplumsal kurumlarının
Avrupa'dakilerden daha saldırgan ve çekici olmaları nedeniyle
yayılmıştır. Kurgan modeline göre Asya'nın Hint-Avrupalılar'ı İÖ 2000
yıllarında Volga-Ural bölgesinde araba süren aristokrasinin geliştiğini
ve bunların doğuya ve Orta Asya'dan güneye yönelerek İran'da ve
Hindistan'da Tunç Çağı seçkinlerini oluşturduklarım öne sürülmektedir.
Hint-Avrupa kökenlerini ve yayılmasını açıklayan tümüyle kabul
edilebilir bir tek model olmamasına rağmen, sorun, bilimadamlarını
insan kültürünün en esaslı unsurlarından biri olan dilin arkeolojik
kayıtlarda nasıl izlenebileceğini sürekli olarak araştırmaya
yöneltmektedir.
Hint-Avrupa dilleriyle elde edebildiğimiz her şey bizi, oluşturulmuş
biçimlerin oldukça uzun bir evreye yayıldığına inanmaya yöneltir.
Hint-Avrupa dillerinin belli bir ortalama derinliği vardır. Bu yüzden,
bu dillerin içinde, arkeologların kazılarda yaptıkları gibi, kronolojik
düzeylerin bir katmanbilimi gerçekleştirilebilir.
Bu gözlem, Hint-Avrupa dilinin, türdeşlikten yoksun toplulukların
yığıştığı bir sabit değil, tek bir halkın dolaysız bir biçimde dili
olduğunu doğrular. Bu toplumsal halkın ülkü ve değerleri bilinir: Veda,
Homeros ve Kuzey Edda'nın şiirsel kalıp cümleleri arasındaki giderek
artan çok sayıdaki denklik, bu durumun dolaysız bir kanıtıdır.
Birbirinden çok ayrı yapıtlardan kalma anlatı şemalarının yinelenmesi,
hiyerarşik, soylu, eril bir ideolojinin aktarıcılığını yapan sözlü bir
Hint-Avrupa edebiyatının varlığım da doğrular.



l. Bazıları Hint-Avrupa anayurdunun Paleolitik veya Mezolitik dönemde
Avrupa'nın büyük bir kısmını kapladığını iddia etmektedirler.
2. Anadolu modeli Hint-Avrupalılar'ın tarımın yayılmasıyla Ortadoğu'dan Avrupa'ya uzandıklarını kapsar.
3. Kurgan modeline göre Hint-Avrupalılar Avrupa'nın steplerinden Neolitik dönemin sonunda yayılmışlardır.

İrlanda'dan Batı Çin'deki Toharlar'a kadar üç kelimenin izlerini süren
tablo. Benzerlikler, ortak bir ata dili ile açıklanabilir.
|
Rastgele
Son Eklenenler
|
|
Sultan Çelebi Mehmet

Edirne

Eşkiya İsim Listesi

55 Numaralı Mezarın Sırrı

Kayıp Sodom ve Gomorra

|
Tümülüs Mezarları

Maya Uygarlığı'nın Çöküşü

Uzaydan Gelen Felaketler

Anasazilere Ne Oldu?

Moche Uygarlığı'nın Çöküşü

|
|