|
|
|
Kartacalıların Kurbanları |
|
|
 |
 |
Okunma |
|
37 |
Zaman: İÖ 8-2. yüzyıl
Mekan: Kartaca, Tunus
Kronos'a (Ba'al Hammon) tapan Fenikeliler, özellikle de Kartacalılar,
büyük bir istekte bulunduklarında, mutlaka başarılı olmak istiyorlarsa,
çocuklarından birini tanrıya kurban ederek yakarlardı. CLEITARCHUS, İÖ
4. YÜZYIL SONLARI.
Kartaca, Doğu Akdeniz'den gelen Tyroslu (bugünkü Sur) Fenikeliler
tarafından "Yeni Kent"leri (Kart-Hadaşt) olarak şimdiki Doğu Tunus'ta
kurulmuştur. Bugün aynı yerde Tunus kentinin bir banliyösü vardır.
Arkeolojik kayıtlarda İÖ 8. yüzyıl ortalarının daha öncesinden bir
bulguya rastlanılmamışsa da, sözlü geleneklerde (örneğin Vergilius'un
Aeneis'ine. göre) kenti İÖ 814 yılında kardeşi Tyroslu Pygmalion'dan
kaçan Kraliçe Dido'nun kurduğu söylenegelmektedir.
Romalılar Kartaca'da yaşayanlara Phoenikes'ten (Fenikeliler) türetilen
Poeni adını vermişlerdi. Pön Savaşları sözü de buradan gelir.
Kartaca'nın Akdeniz'in ortasında olması ve verimli bir hinterlandı
kontrol etmesi gelişip genişlemesine yol açmış, devlet İÖ 4. ve 3.
yüzyıllarda gelişerek büyük bir imparatorluk olmuştur. Toprakları
bugünkü Tunus'un tamamını kaplıyordu ve Fas'tan Batı Libya'ya kadar
Kuzey Afrika kıyılarında pek çok yerleşim merkezi vardı. Ayrıca
denizaşırı olarak Sicilya, Sardunya ve İspanya'da da topraklara sahipti.
Ancak Kartaca'nın toprak emelleri ülkeyi o çağda Akdeniz'de bir başka
süper güç olan Roma ile çatışmaya zorlamıştır. Bu iki büyük devletin
arasındaki iktidar mücadelesinde İÖ 264-146 arasında üç tane Pön savaşı
yapılmış ve sonunda yenilen Kartaca, İÖ 146 yılında yağmalanıp
yıkılmış, Romalılar tarafından tümüyle yok edilmiş, ve üstüne üstlük
cehennem tanrılarına adanarak burada insan yaşaması bile
yasaklanmıştır. Ancak, İÖ 122'den sonra Roma yönetimi, Kartaca
topraklarında koloni kurmaya yeniden başladı.

Byra Tepesi'nden Kartaca: Tophet ortada görülen Pön limanının sağında (batısında) yer almaktadır.
BAAL VE TANİT
Kartaca tanrılarının başında gökyüzü tanrısı Baal ile yazıtlarda
esrarlı bir biçimde "Baal'ın yüzü", yani Baal'ın dişi karşıtı ya da
"yansıması" olan Tanit bulunurdu. Baal, anayurt Fenike'de tanınmış bir
tanrı ise de, Tanit oralarda bilinmezdi ve İÖ 5. yüzyılda ortaya
çıktıktan sonra baş dişi tanrıçalığı (Batı Sami Bereket Tanrıçası olan)
Astarte'nin elinden almıştı.
Baal her nasılsa insanlardan uzak ve ürkütücü bir tanrıydı: Tepelerin
ve özellikle dağ doruklarının tanrısıydı ama aynı zamanda verimli
ovaların ve gökyüzünün de tanrısı kabul edilirdi. Kısacası, bütün
evrenin tanrısıydı. Kartaca (neo-Pönik) yazısında TNT, Yunanca'da
Thanneth ya da Thinith olarak yazılan Tanit, her şeyden önce gökyüzünün
bir tanrıçasıydı ve böylece tarımsal refahı sağlayan yağmuru getirirdi.
Tanit aynı zamanda Kartaca kentinin de baş koruyucu tanrısıydı.

Bu taşlar Kartaca tophet'i kazılarından çıkarılmış ve bahçeye gelişigüzel yerleştirilmiştir.
KURBAN YERLERİ
Baal da, Tanit de kurban isterdi ve kurbanlar tophet olarak anılan
kutsal açık hava mekânlarında sunulurdu. Kartaca'daki binlerce tophet
yazıtından, kültün ve kurbanların odağının özellikle Tanit olduğu
anlaşılmaktadır. Buna karşılık Doğu Cezayir'de bulunan Konstantin'deki
Tophet'teki 800 yazıt çoğunlukla Baal'a adanmıştır.
Tunus'ta Sousse'de, Sardunya'da Sulcis'te (Sant'Antioco), Tharros ve
Monte Sirai'de, Sicilya'da Motya'da kazılıp çıkartılan başka tophet'ler
de vardır. Yazıtlarda tophet terimi kullanılmıyorsa da, bu terim
Tevrat'ta, Fenike topraklarında çocukların kurban edildiği yerler için
("Toffette" olarak) kullanılmaktadır (Yeremya 7: 31, II Krallar 23:10)
Kartaca'daki tophet 1921'de, eski kentin güneyinde yapay Pön Limanı'nın
50 metre batısında bulunmuştur. Burası, en az 6000 metre karelik,
çevresi duvarla çevrilmiş üstü açık bir alandı. Yıllar boyunca yapılan
kazılarda kısmen yanmış kemiklerle dolu ve her biri, çevresi çakıltaşı
döşenmiş bir çukura gömülü binlerce küp bulunmuştur, ilk başlarda
çoğunun yerleri, yüzeyde küçük bir yontma taş taht ya da üzerinde bir
betyl (oval ya da şişe biçimli bir taş, tanrının simgesi) oyulmuş bir
taş blokla (cippus) belirlenmişti.
Ancak İÖ 4. yüzyıldan sonra üzerinde basit bir röliyef ve kimi zaman da
kurbanı veren kişinin adıyla Baal ve Tanit'in adları yazılı uzun bir
taş blok yerleştirmek âdet olmuştur. Bu taşların biçim ve süslemeleri
zamanla değişmiş, özellikle de en üste "Tanit simgesi" (bir yatay çizgi
ve daireyle çevrili üçgen) yerleştirilmesi gelenekselleşmişti. Şimdi
Tunus'ta Bardo Müzesi'nde olan bir taşta, kolunun altında bir bebek
(herhalde kurban) olan bir rahip görülmektedir.
Sıklıklarında farklılıklar olmasına rağmen Kartaca tophet'indeki
yazıtlar İÖ 8. yüzyıl ortalarından kentin yıkıldığı İÖ 146 yılına kadar
bir süreklilik göstermektedir. Her yıl ortalama 100 küp gömüldüğü hesap
edilmektedir ki, bu toplam 60.000 kurban demektir.

(Solda) Kurbanın durumunu gösteren bir çizim (yanık kemikler küpe
konulup toprağa gömülmüş) ve yüzeyde yerini belirten taş. (Ortada)
Tunus'ta Bardo Müzesi'nde İÖ 3. yüzyıldan kalma anıt taş üzerinde düz
şapkalı, bir eli havada bir adamın (bir rahip?) kolunun altında bir
çocuk (kurbanı?). (Sağda) İÖ 2.-1. yüzyılda Mathan-Baal oğlu Hanno
tarafından dikilmiş Tanit simgeli bir taş.
ÇAĞDAŞ KAZILAR
Kartaca tophet'inde 1970'li yılların sonunda yapılan kazılar ilk
istatistiki rakamları sağlamıştır. Yanmış kemikler hem insanlara hem
hayvanlara aittir, ancak beklentilerin aksine hayvan kurbanlarına
kıyasla insan kurbanlarının sayısında bir azalma görülmemiştir, ilk
gömülenler arasında hayvan kurbanları toplamın üçte birini oluştururken
İÖ 4. yüzyılda bu rakam on küpte bire düşmüştü: Bu dönemde kurbanların
yüzde 90'ı insandı.
Yine araştırmaların gösterdiğine göre, en eski çağlarda (İÖ 8-6.
yüzyıllar) kemikler ölü doğmuş ya da henüz doğmuş bebeklere aitken, İÖ
4. yüzyıldaki kurbanlar genellikle l ile 3 yaş arası çocuklardı. Hatta
bu dönemden kalma küplerin üçte birinde, bir küpte iki ve kimi zaman üç
çocuğun kemikleri bulunmuştur.

Kartaca'daki tophet'te anıt taşlar ve üzerlerine daha sonra Romalılar tarafından yapılan kubbe.
ÇOCUKLAR NEDEN KURBAN EDİLİYORDU?
Bu değişikliğin nedenini, hatta neden insanın kurban olarak
seçildiğini, yazılı metin yokluğu yüzünden açıklayabilmek çok güçtür.
Yeni doğmuş bebeklerden küçük çocuklara geçişin askeri ya da ekonomik
krizden kaynaklandığını düşünmek mümkünse de, böyle kesin bir bağlantı
hem kanıtlanamaz hem de herhalde pek muhtemel değildir.
En büyük kriz olan, Kartaca'nın İÖ 146 yılında yıkılmasına giden son
dönemin tophet ritüeli, büyük ölçüde Romalılar tarafından daha sonra
silindiğinden, doğru bir değerlendirme yapılması imkânı da yoktur.
Ama gene de çeşitli varsayımlar ileri sürülmüştür. Yazıtlarda kurban
adayanların varlıklı kişiler olduğu görülmektedir. Kartacalı
seçkinlerin ilk çocuklarını kurban etmeleri Kitabı Mukaddes'in,
"hasadını ve masaranın akıttığını takdimde geciktirmeyeceksin.
Oğullarının ilk doğanını bana vereceksin" (Çıkış 22: 29) emrini akla
getirmektedir.
İlk DNA testleri sonunda birkaç vakada cinsiyet tayini yapılabilmişse
de, kemiklerin durumu cinsiyetin belirlenmesine imkân vermemektedir.
DNA testleri sonucunda, küplerde bulunan çocukların aynı aileden olup
olmadıkları da belki anlaşılabilir. Bazıları çocukların kurban
edilmesini tıpkı Spartalılar'ın istenmedik çocukları ölmek üzere bir
tepeye bırakmaları gibi, bir tür doğum kontrol yöntemi olarak
görmektedirler.
Ancak büyük çocukların kurban edilmesini açıklamak daha güçtür. Bir
bebeğin henüz ana rahmindeyken Tanit'e adandığı ve eğer çocuk ölü
doğmuşsa onun yerine ailenin başka bir çocuğunun kurban edildiği de öne
sürülmüştür. Ancak bu uygulama bebek ölüm oranlarının çok yüksek olduğu
varsayımım da beraberinde getirir.
Sabatino Moscati, Yunan ve Roma yazarlarının Yahudi aleyhtarı
propagandayı yaydıklarını ve gerek bebeklerin gerek daha büyük
çocukların yakılmadan önce doğal nedenlerle ölmüş olabileceklerini
iddia etmiştir. Ancak böyle bir görüş, eski dünyada "kurban" eylemi
konusunda bildiğimiz her şeyin reddi demektir. Kurban etmek, ölüleri
gömmenin alternatif bir yöntemi değildir, tanrılar nezdinde başarılı
olması için kurban edenin (burada ana-babanın) sıkıntı çekmesi gerekir.
Arkeolog Charlotte Roberts, Motya tophet'inden 20 çocuğun kemiklerini
incelemiş ve herhangi bir hastalık belirtisine rastlamamıştır.
Romalılar'ın Kuzey Afrika'yı ele geçirmelerinden sonra Baal ve Tanit
kültü pek ince bir Romanlaştırma cilası altında devam etmiştir:
Tanrılara Satürn ve Caelestis adları verilmiş ve bunlara,
Hıristiyanlık'ın yayılmaya başlamasına kadar tapılmıştır. Kartaca'daki
tophet yeri de unutulmamıştır.
Orada Roma döneminde Satürn'e ve Caelestis'e tapıldığını gösteren izler
vardır. Ancak Romalılar'ın asla hoşgörüyle karşılamadıkları insan
kurban etme uygulaması Kartaca'da da, diğer yerlerde de İÖ 146 yılında
sona ermiş görünmektedir. Ancak bazı yazıtlarda görüldüğü gibi
hayvanın, insan yerine "vekâleten" (vicarius) kurban edildiği
unutulmamıştı ve 3. yüzyılda Hıristiyan Tertullianus'un, kendi gününde
bile Afrika'nın bazı yerlerinde insan kurban etmelerinin devam ettiğini
söylediği bilinmektedir.
Sousse ve Konstantin'deki İÖ 146'dan sonra devam ettirilen tophet'lerin
modern koşullar altında yeniden kazılarak yanık kemiklerin incelenmesi,
Tertullianus'un haklı olup olmadığını ortaya çıkaracaktır. Ama o haklı
çıkmasa bile, Kartaca'nın yıkılışından yaklaşık dört yüzyıl sonra bile,
Kartaca çocuk kurban etme uygulamasının hâlâ hatırlandığı böylece
anlaşılmış olmaktadır.
|
Rastgele
Son Eklenenler
|
|
Düzce

Alibey ve Emin Ağa Değirmeni

Doğu ve Batı Ermeni Alfabesi

Tavuk

Sakarya

|
Tümülüs Mezarları

Maya Uygarlığı'nın Çöküşü

Uzaydan Gelen Felaketler

Anasazilere Ne Oldu?

Moche Uygarlığı'nın Çöküşü

|
|