|
|
|
Keltler Kimlerdi? |
|
|
 |
 |
Okunma |
|
15 |
Zaman: İÖ 600-İS 100
Mekân: Avrupa
Belki de geçmişin ve günümüzün bir avuç bilimadamı dışındakilerin çoğu
için "Kelt"... içine herhangi bir şeyin konulacağı ve herhangi bir
şeyin çıkarılabileceği bir tür sihirli torbadır... Ünlü Kelt
alacakaranlığında her şey mümkündür ve bu tanrılarınkinden çok mantığın
alacakaranlığıdır. J. R. R. TOLKİEN, 1963.
Günümüzde bizler Keltler'i Avrupa'nın Atlas Okyanusu kıyıları
halklarından biri olarak düşünürüz ama Keltler bir zamanlar (İÖ 2.
binyıl ile İÖ 1. yüzyıl arasında) Avrupa kıtasının en çok yerine
dağılmış insanlarıydı. Tarihte ilk bilinen Keltler'e İÖ 5. ve 6.
yüzyılların Yunan tarihçilerinin yazılarında rastlıyoruz.
"Kelt" terimi (Yunanca Keltoi, Latince Celta, çoğulu Celtae] ilk
önceleri Yunan Massalia (çağdaş Marsilya) kolonisinin iç taraflarında
yaşayan insanları tanımlamak için kullanılırdı. Terim daha sonra
Latince Galli (Galyalılar) ve onunla ilişkili Yunanca Galatoi
(Galatyalılar) kelimesiyle eşanlamlı olarak, İÖ 3. yüzyılda Atlas
Okyanusu'ndan Karadeniz'e kadar geniş bir Avrupa kuşağına hâkim olup
İspanya, İtalya ve Anadolu'da kolları olan güçlü bir insan grubunu
tanımlamak için kullanıldı.
Klasik yazarlar bu kıta insanları ile Kelt ya da Galyalı olarak
tanımlamamalarına rağmen Britanya ve İrlanda sakinleri arasında da
yakın benzerlikler bulmuşlardır.

(Solda) Yenik düşen bir Kelt savaşçısı esir düşmek yerine karısını
öldürdükten sonra intihar ediyor. Keltler bu tür eylemlerin kendilerine
herhalde öteki dünyada şerefli bir yer sağlayacağını düşünüyorlardı.
Türkiye Bergama'dan, İÖ 3. yüzyıl Helenistik orijinalinden Roma
kopyası. (Sağda) Almanya'da Glauberg'de bir mezarda bulunmuş İÖ 5.
yüzyıla ait zırhlı bir Kelt savaşçısı heykeli. Kızıl kumtaşından
yontulma heykelin boyu 1,86 metredir.
KELT KİMLİĞİ
Klasik çağdakiler için bu insanları birleştiren şey, ortak gelenek ve
inanç ve hepsinin üstünde de ortak bir dildi. Çünkü bu insanlar şimdi
büyük Hint-Avrupa diller ailesinin bir parçası olan ve şimdi Kelt
Dilleri denilen bir dili konuşuyorlardı. Bu dillerin çağdaş
temsilcileri Galce, Brötonca, İrlanda Dili ve İskoç Galce'sidir, ancak
eski ve hatta daha yakın tarihi zamanlarda başka Kelt dillerinin de
konuşulduğu bilinmektedir.
Kıta Avrupası'nın Keltçe konuşan insanlarının hepsinin değilse de bir
kısmının kendilerini Kelt diye tanımladıkları bilinmektedir. Ancak,
Britanya ve İrlanda halklarının kendilerini böyle adlandırdıklarını
gösteren herhangi bir kanıt yoktur. Bu durum Kelt kimliğini, çağdaş
Britanya'nın arkeolojisinin en tartışmalı konularından biri yapmıştır:
Britanya ve İrlanda'nın tarih öncesi sakinleri, kendileri ya da
çağdaşları kendilerini öyle adlandırmamış olsalar bile, Keltler olarak
tanımlanabilirler mi?
Kelt Dilleri, herhalde 5000 yıl önce gelişmeye başlamıştır. Yakın
zamanlara kadar bunların Orta Avrupa'nın küçük bir bölgesinde ortaya
çıkıp sonra göç dalgalarıyla yayıldıklarına inanılıyordu. Batı Avrupa,
Britanya ve İrlanda'da tarihöncesi büyük göçler konusunda arkeolojik ve
genetik kanıtlar bulunamadığı için, bu görüş artık evrensel kabul
görmemektedir. Bunun yerine ortaya uzun vadeli etnik ve kültürel
süreklilik tablosu çıkmıştır ki, bu da Britanya ve İrlanda tarihöncesi
hakkındaki çok uzun zamandır devam eden varsayımların yeniden gözden
geçirilmesine neden olmuştur.
Britanya ve İrlanda'da kendilerine Kelt adım veren eski insanlar
yaşamadığı gibi, kıta Keltler'inin adalara büyük çaplı göçleri de
olmamıştır. Bu durumda Keltler'i, Britanya ve İrlanda tarihöncesinden
çıkarmak sözkonusu olmuşsa da, günümüz Keltler'i buna şiddetli bir
tepki göstermişlerdir: Öyle ya, eğer geldiğinizi iddia ettiğiniz tarihi
topluluklar Kelt değillerse, Kelt olmak ne anlama gelmektedir? Bu
konuda etnik temizlik suçlamaları bile yapılmıştır.
Şu halde Britanya ve İrlanda tarihöncesinden çı-karmayacaksak,
Keltler'i nasıl tanımlamalıyız? Etnik kimlik temelinde kültürel olduğu
için eski Keltler'i genetik bir toplum (bir "ırk") olarak
tanımlayanlayız. Genetik araştırmalar Avrupa halklarında binlerce
yıllık önemli bir süreklilik göstermiştir. Kimlikler değişmiş ama halk
büyük ölçüde aynı kalmıştır.
Daha iyi bir yaklaşım, eski Keltler'i, Kelt Dilleri konuşan topluluklar
olarak tanımlamak olacaktır. Kendilerine ne ad verirlerse versinler,
Britanya ve İrlanda halkları geç tarihöncesi dönemde -hepsi değilse de,
çoğu- Kelt dilleri konuşuyordu. Britanya ve İrlanda tarihöncesinin göç
temelli yorumları bir kenara atılırsa o zaman adaların Kelt dillerinin
ilk geliştiği yerler olduklarını söylemek mümkündür. Zaten bu dillerin
adaya ticaret aracılığıyla ya da fatih bir aristokrat seçkinler yoluyla
geldiğini gösteren pek fazla kanıt da yoktur.

İngiltere'de Dorset'te Hambledon Tepesi. Bunun gibi savunulan tepe
kaleler, önemli reislerin ikametgâhları ve savaş zamanında kabilenin
sığınağı olarak hizmet görüyordu.
BİR EFSANE DOĞUYOR
Eğer eski Keltler antik dünyanın muammaları arasındaysa, bunun nedeni
modern romantiklerin onları oraya koymuş olmasıdır. Modern arkeolojinin
doğumuna kadar eski Keltler konusundaki tarihi bilgi Klasik Roma ve
Yunan yazarlarının eserlerine dayanıyordu ve bunlar da onlardan
korkuyla, nefretle ve hor görmeyle söz etmişlerdi. Bu yazarlar eski
Keltler'i güçlü bir rahip sınıfı olan mağrur savaşçı bir ırk olarak
gösterirler.
Kelt savaşçıları disiplinsiz ve haşin, yemeye içmeye düşkün, şerefleri
ve statüleri açısından kıskanç insanlardı. Şiir ve kelime oyunları
takdir edilirdi, Druidler'in rahip sınıfı yalnızca tanrılarla aracılar
olarak değil, yirmi yıllık çıraklık dönemlerinde ezberledikleri kabile
gelenek ve yasalarının bekçileri olarak da saygı görürlerdi, hepsi
etkinlik ve güce sahiptiler.
Druidler, ayinlerini kutsal meşeliklerde yaparlar, insan kurban
ederlerdi. Çizilen bu tablonun amacı, Keltler'i Yunan ve Roma
uygarlığının düzenli dünyası karşısında küçük düşürmekti. Ancak zamanla
birlikte değerler de değişir.
18. yüzyıl sonlarında Avrupa tarihinin en etkili kültürel
gelişmelerinden biri başladı: Romantik hareketin başlangıcı, bilimsel
rasyonalizmin karşı konulmaz yükselişine karşı entelektüel bir
başkaldırı. Romantikler için Romalılar'ın ve Yunanlılar'ın kötülük
olarak gösterdikleri şeyler erdemdi. Keltler'in şiddete düşkünlükleri
ve disiplinsizlikleri tutkulu bir bağımsızlık ve bireycilik,
körinançları ruhsallık ve doğa sevgisi oldu.
Çoğunlukla Ortaçağ'ın İrlandalı keşişleri tarafından kaydedilmiş Kelt
efsane ve folkloru hakkındaki yeni bilgiler, Klasik klişeye bir başka
dünya havası verdi ve buna zamanla "Kelt alacakaranlığı" adı verildi.
Aradan geçen iki yüzyılda Keltler'in kahraman, şair ve maneviyatçı
-yani modern sanayi toplumunun antitezi- oldukları görüşü Kelt
milliyetçileri ve "New Age" taraftarları gibi çok farklı insanlar
tarafından hâlâ eleştirilmeden kabul görmektedir. Ancak bu eski
Keltler'den çok, modern toplumun değerleri ve kaygılarıyla ilgili bir
şeydir. Keltler gerçekte nasıl insanlardı?

Roma ordusuna şarap taşımak için kullanılan bu fıçıları Keltler icat etmiştir.
KELT GERÇEĞİ
Gelişmiş Kelt dünyasına, zirvede olduğu İÖ 3. ile 1. yüzyıllar arasında
bakarsak Keltler'in çağdaşları Romalılar'dan, eski Yunanlılar'dan ve
ilk Cermenler'den pek farklı olmadıklarını görürüz. Keltler bu sırada
krallıklar, seçilmiş yargıçlar ve meclisler {"Senatolar") gibi Klasik
dünyadakilere paralel siyasal kurumlar geliştirmişlerdi. Artık oppida
adı verilen ve kimi tam gelişmiş kasabalar olan iyi planlanmış yerleşim
birimlerinde yaşamaktaydılar.
Yunanlılar ve Romalılar gibi Keltler de değiş tokuşun yerini nakit
ekonominin aldığı bir sistemde para kullanmaktaydılar. Yazı da
başlamıştı. Keltler teknolojik olarak o kadar çağdaştılar ki, Romalılar
fıçı, gemi inşa tekniği, örme zırh ve lejyoner başlıkları tasarımı gibi
onların yeniliklerinden çoğunu benimsemişlerdi. Keltler kesinlikle
savaşçıydılar ve kelle avcılığı gibi bazı âdetleri kendilerine özgüydü.
Kelt toplumu yüksek derecede rekabetçiydi ve seçkinlerin prestij ve
servet kazanmaları için savaş önemli bir alandı. Bu bakımdan
çağdaşlarından hiç farklı sayılmazlardı. Roma imparatorluğu da
genişlemesini aynı emeller peşinde koşan aristokratlara borçluydu.
Keltler'e ilişkin en eski arkeolojik kanıtlar, Avusturya'da Salzburg
yakınlarındaki Hallsstut'ta bulunan İÖ 700 dolaylarından kalma kabile
şefleri mezarlarıdır. Demir Çağı kültürünün ilk örneklerinden biri olan
mezarlarda, Eski Yunanlılar'la ticaret sonucunda edinilmiş bronz ve
çömlek kaplar gibi eşyalar bulunmuştur. Soyut geometrik desenler ile
stilize kuş ve hayvan biçimlerinden oluşan, ayırt edici bir sanat
üslubu olan La Tene kültürü de Keltler'in ürünüdür.
Keltler'in dini inançlarında öyle özel bir manevi-yatçılık yoktu.
Korular, pınarlar ve nehirler gibi doğal yerlere saygıyı Cermenler,
Yunanlılar ve Romalılarla paylaşmaktaydılar. Bu saygıları onları
çevreleriyle insanlık tarihinde başkalarından daha uyumlu yaşamaya
itmiş değildi: Tarım alanı açmak için Avrupa'nın ormanlarının büyük bir
kısmını temizlemişlerdi.
Keltler de çağdaşları gibi, sanayi öncesi toplumlarda tek servet
kaynağı olan toprağı işlemeleri karşılığında en çok şeyi almak
isterlerdi. Druidler'in tapınması Klasik dinin resmiliğinden dünyalar
kadar farklıysa da, İÖ 1. yüzyılda tapınaklar yapmaya başlamış olmaları
onların da daha biçimsel tapınmaya döndüklerini göstermektedir, insan
kurban etme uygulamaları da onları diğer çağdaşlarından ayırmamaktadır,
ilk Cermenler'de de bu âdet vardı ve Romalılar'ın o kadar zevk
aldıkları öldürücü gladyatör karşılaşmaları da bir cenaze töreninin
parçası olarak başlamıştı.
Şu halde eski Keltler günün standartlarına göre gelişmiş, rasyonel ve
çağdaş insanlardı. Onlar ne önyargılı Klasik yazarların barbarlarıydı
ne de modern romantiklerin alacakaranlık kuşağı insanları. Roma
tarafından fetihlerini (İÖ 3. yüzyıl - İS 1. yüzyıl) hem cazip hem
pratik yapan şey de Keltler'in Roma sistemine kolayca uyum
sağlayabilecek yapıda olmalarıydı.
Kelt dünyasının Roma hâkimiyetinden kurtulan tek yerinin -Kuzey
Britanya ve İrlanda- aynı zamanda sosyal ve ekonomik açıdan en az
gelişmiş bölgeleri olması da ilginçtir.
|
Rastgele
Son Eklenenler
|
|
Merkez Kara Dağ, Madra Dağı, Dumanlı Dağı

Zapotek ve Kıstak Yazıları

Labranda (Labraunda)

Kırşehir

Osmanlıca Sözlük (Y)

|
Tümülüs Mezarları

Maya Uygarlığı'nın Çöküşü

Uzaydan Gelen Felaketler

Anasazilere Ne Oldu?

Moche Uygarlığı'nın Çöküşü

|
|