|
|
|
İnkaların Çocuk Kurbanları |
|
|
 |
 |
Okunma |
|
64 |
Zaman: 14-15. yüzyıllar
Mekân: Ekvator, Peru, Şili, Arjantin ve Bolivya
Bir keresinde bu adaya kurban edilmek üzere on dört yaşında bir kız
getirilmişti. Ancak başrahip kızı kabul etmedi. Vücudunu titiz bir
muayeneden geçirince memelerinin birinin altında küçük bir ben
bulmuştu. Bu nedenle tanrılarına kurban edilmeye değer bulunmamıştı.
PEDER BERNABECOBO, 1653
İnka İmparatorluğu'nu Konu edinen ilk vakayinameyi yazan İspanyol
vakanüvislerinden Peder Barnabe Cobo, bize şimdi Bolivya
Cumhuriyeti'nde olan Titikaka Gölü'ndeki Güneş Adası'ndan getirilen
genç kızın yukardaki hikâyesini anlatır. Kız, eski Andlar'ın en büyük
hac merkezlerinden ve dini tapınaklarından birinde kurban edilecekti.
Ancak kız, kurban edilemeyince hikâyesini İnka İmparatorluğu'nun
1532'de fethinden birkaç yıl sonra adaya gelen bazı İspanyollar'a
anlatacaktı.
İnkalar hakkındaki bilgilerimiz Cobo gibi eski zaman vakanüvislerinden
ve çağdaş arkeolojik araştırmalardan gelmektedir. İnka
İmparatorluğu'nun çok büyük, çok-etnikli, çok-dilli bir devlet olup
4000 kilometrekare bir alana yayıldığını biliyoruz, iktidar
hanedanlarını 16. ya da 14. yüzyılda kuran halk Andlar'ın çok
yükseklerinde olan Cuzco'da yaşıyorlardı ve burası onlara göre
dünyalarının maddi ve manevi merkeziydi.
İnka İmparatorluğu'nun Quechua dili konuşan ataları birkaç kuşak içinde
Batı Amerika'nın bu geniş topraklarında yaşayan onlarca farklı etnik
grubu ve topraklarım fethetmişlerdir. İsyanlar çok sıktı ve böyle büyük
bir alam ve halkı kontrol altında tutmak çok güçtü. Dünyanın diğer eski
imparatorluklarında olduğu gibi, farklı grupları iktidardaki
hanedanların kontrolü altında tutmanın ve İktidarlarını
yaygınlaştırmanın başlıca yolu, bir devlet dininin kurulmasıydı.
 
(Solda) Arkeologlar Llullaillaco zirvesinde bir kazıda. Burada, 6700
metre yükseklikte kadın bir İnka kurbanı bulunmuştur. (Sağda) Cerro el
Plomo'da 6000 metre yükseklikte, en güney noktada bulunan İnka mumyası.
Bu çocuk kurbanın yanında, çeşitli heykelcikler ve bir torba koka
yaprağı bulunmuştur.
ANDLAR'IN KUTSAL YERLERİ
İnka İmparatorluğu boyunca ve ondan yüzyıllarca önce And halkları
kutsal yerlerde "Huaca" adını verdikleri tapınaklar inşa ederlerdi.
Huaca'lâr ruhani gücü olduğuna inanılan bir doğa parçasındaki doğal ya
da insan elinden çıkma bir mekândı. Bunlar mağaralarda, su
kaynaklarında, büyük kayalarda, tepelerde, pınar ya da köprü
yakınlarında ve dağların doruklarında yapılırdı. Bu huaca'larda adaklar
çok yaygındı.
En popüler adaklar koka yaprağı dolu sepetler, renkli deniz kabukları,
lamalar, alpakalar, mısır birası, bez, metal heykelcikler ve bazen de
çocuklardı. İlk İnkalar Cuzco bölgesinde yüzlerce tapmak yapmışlardı ve
bunların her biri yeni doğmakta olan İmparatorluktan akraba gruplar
tarafından bakılır ve korunurdu.
İmparatorluk büyüdükçe devlet Güneş Adası'nda-ki gibi daha büyük
tapmaklar inşa etti. Tapınak külliyeleri belli başlı huaca'larda
Güneş'e, Ay'a, Gökgürültüsü Tanrısı'na ve diğer tanrılara adanırdı. Bu
huaca'ların çevresinde bir din geliştirmek için çok büyük kaynak ve
enerji harcanmıştı. Görkemli tapınaklar Cuzco soylularının,
uyruklarının yaşamları üzerinde sahip oldukları ideolojik ve politik
gücü vurgulamaktaydı.
 
(Solda) Günümüzde bir maestra ya da şaman, bir adak töreninde koka
yaprakları ve günlük yakıyor. (Sağda) 1995'te bir çığ düşmesi sonunda
Peru'da Ampato zirvesindeki buzlar arasında bulunan İnka kızının
mumyası.
İNSAN KURBAN ETME
İnsan kurban etme, İnkalar'ın bir icadı değildi. İspanyol öncesi And
ikonografisinde genelde savaş tutsakları olmak üzere kurban edilmiş
insanların tasvirleri yer almaktadır. Hatta Peru'da ilk yontulmuş taş
kitabelerde, kafaları kesilmiş savaş tutsakları görülür. Diğer
kültürlerde de insan kafası ganimet olarak alınmıştır. İnkalar bu
uygulamaları imparatorluğu bir arada tutan devlet dininin ve
imparatorluk ideolojisinin bir parçası haline getirmişlerdir.
Çocukların kurban edilmesi de bu bağlamda ele alınmalıdır. Çocuklar
capac hucha adı verilen politik bakımdan önemli bir ayinde kurban
edilirlerdi. Colin McEwan ve Maarten van de Guchte'ye göre bu terim,
"Kraliyet yükümlülüğü" olarak çevrilebilir.
Bu bilimadamları, araştırmalarında, altı ile on yaşında çocukların
imparatorluğun dört bir yanındaki köy ve kasabalardan Cuzco'daki
başkente nasıl gönderildiklerini anlatırlar. Bazıları için bu,
yüzlerce, hatta binlerce kilometre yol demekti. Çocuklar ve kendilerine
eşlik edenler yol boyunca köylerden şarkılar söyleyerek geçerlerdi.
Cuzco'ya vardıktan sonra kentin merkezinde toplanırlar ve İnka
rahipleri tarafından sembolik olarak evlendirilirlerdi. Hayvanların ve
diğer adakların kurban edilmesinden sonra, çocuklar Cuzco'nun büyük
meydanının çevresinden geçirilirlerdi. Sonra tekrar köy ve kasabalarına
gönderilir, buralarda yeni törenler yapılırdı. Törenin sonunda çocuklar
alkol ve diğer maddelerle uyuşturulur ve memleketleriyle ilişkili bir
huaca'da öldürülürlerdi.
Arkeologlar Andlar'ın her yerinde çocuk kurban edildiğini
saptamışlardır. Bu capac hucha törenlerinin kalıntıları adalarda,
mağaralarda ve dağ tepelerinde bulunmuştur. Arkeolog Johan Reinhard,
And-Ur'da çoğunlukla karla kaplı volkanik doruklarda kurban izlerine
rastlamıştır.
Bu kurbanların oralardan çıkarılması, dünyanın en güç arkeolojik
çalışmalarıdır: Reinhard ve arkadaşları 6000 metre yüksekliğe çıkmak,
oksijen azlığından doğan yükseklik yorgunluğu, buz, kül ve karla
mücadele etmek zorundaydılar. Eski çağların insanlarının, o dağlara
çağdaş araç gereç olmadan çıkmalarındaki kararlılık gerçekten
şaşırtıcıdır.
Bu mumyaların bulunması beceri olduğu kadar şans da gerektirir. Beceri
bunları nerede arayacağını bilmek ve şans da cesetleri ortaya çıkaracak
doğru çevre koşullarının bir araya gelmesidir. Yağmacılar çalmadan ya
da havayla temas ettiği için havadaki mikroorganizmalar tarafından
cesetler bozulmadan mumyaları elde etmek için, Reinhard ve ekibi
buzları ve kaya kadar sert toprağı kazmak, bulgularını bilimsel olarak
kaydetmek ve sonra mumyayı kamplarına güvenli bir şekilde taşımak
zorundaydılar.
Belgelerde çocuk kurban etmeye ilişkin büyük törenler hâlâ
anlatılmaktadır. Peru'da Arequipa yakınlarında Ampato'da bulunan
arkeolojik kanıtlar bu belgeleri doğrulamaktadır. Ampato kızı görkemli
tüylü bir başlık, çanak çömlek, kaşıklar, ahşap kupalar, giyimli metal
heykelcikler, yiyecek ve güzel kumaşlarla gömülü bulunmuştu.
Kutsal bir renk olan kırmızı toprak, mezarının zeminine serilmek üzere
dağın tepesine taşınmıştı. Kurban yerinin çevresinde inşa edilen
platformlar ve belki de başka binalarda başka küçük çocukların kurban
edildikleri kuşkusuzdur.
Eski ve yeni dünyadaki diğer imparatorluklarla kıyaslandığında
çocukların kurban edilmesi İnka devletinde pek nadir rastlanan bir
şeydir. Ancak çocuk kurban edildiği bir gerçektir ve bunun çok önemli
dini ve politik amaçları vardı. Yerel bir yöneticinin çocuğunu kurban
edilmek üzere vermesi, hem İnka devletine hem de taptıkları yaratıcı
tanrılara bağlılığının kanıtıydı.
Kurban edilmek üzere Cuzco'ya bir tören alayı halinde götürülen
düzinelerce çocuğun görüntüsü, İnka devletinin gücünün yılda bir kere
olsun gözler önüne serilmesiydi. Bu trajik ama güçlü devlet kurumunu
tam olarak değerlendirebilmek için, inka İmparatorluğu'nun siyasal
mantığını ve dini ilkelerini tarihi bağlamı içinde anlamamız gerekir.

Gümüş kadın heykelciğinden ayrıntı. Heykele giydirilen zarif kumaşlar bir tüpü iğnesiyle tutturulmuş.
|
Rastgele
Son Eklenenler
|
|
Eski Bir Oda Mezar Kaya Bloklardan Örme

Cinci Hocalar

Sarı Kız Efsanesi

Cin Çarpması Nasıldır?

Telmessos (Fethiye)

|
Tümülüs Mezarları

Maya Uygarlığı'nın Çöküşü

Uzaydan Gelen Felaketler

Anasazilere Ne Oldu?

Moche Uygarlığı'nın Çöküşü

|
|