|
|
|
Çin İmparatoru'nun Mezarı |
|
|
 |
 |
Okunma |
|
72 |
Zaman: İÖ 210
Mekân: Xian, Çin
İlk imparator Qin, kral olur olmaz Li Dağı'nda kazılar ve inşaatlar
başladı... Mezar saray, köşk ve büro modelleriyle, zarif çanak çömlek
ve değerli taşlar ve antikalarla dolduruldu. Zanaatkarlara, içeri
girmeye çalışanların vurulmalarını sağlayacak tatar yayları
yerleştirmeleri emredildi. SIMA QIAN, İÖ 145-86
Xian'da alçak tepelerin çevrelediği tarlalar arasında doğuya doğru
giderken Li Dağı olarak bilinen alçak bir tepe görülür. Yerel halk
yüzyıllardır burasını doğal bir arazi parçası olarak görmüşse de, 60
yıl önce bile bölgede çok garip pişmiş topraktan büyük insan heykelleri
bulunmuştu.
1974'te bir kuyu kazılırken bulunanlar buranın, Çin'in tarihinde çok
özel bir yer olduğu varsayımları güçlendi: Köylüler hâlâ yüzlerinde
özgün boyalarını taşıyan ve ellerinde bronz silahlar bulunan insan
boyunda kilden askerlerle karşılaşmışlardı. Yerel halk, Çin'in ilk
imparatoru Qin Shi Huangdi'nin mezarını iki bin yıldır koruyan sessiz
orduyu bulmuştu. Çin tarihinde Savaşan Devletler olarak bilinen
önemli dönem İÖ 221 yılında sona ermişti. Belli başlı devletler İÖ 453
yılından beri hâkimiyeti elde etmek için hemen hemen kesintisiz bir
savaş sürdürmüşlerdi. On binlik, hatta yüz binlik orduların bulunduğu
bu dönemde savaş ve silah sanatında da büyük sıçramalar kaydedilmişti.
311 yılında Qin Devleti, zengin Sichuan havzasını fethetti. 277'de
Chin, arkasından da Han ve Wei düştü.
Muzaffer Kral Zheng, kendim Qin Shi Huangdi ilan etti. İÖ 217 yılında
ölen yüksek düzey bürokratlarından Efendi Xi'nin mezarında Çin'in
günümüze kalmış en eski hukuki belgeleri bulunmuştur. 500 çok değerli
bambu parçası üzerinde yeni hukuki rejimin, birleşik bir devlet altında
evrensel yasaların sıkı bir biçimde uygulanmasına dayandırıldığı
belirtilmiştir.
İmparator ülkesini 36 komutanlığa bölmüş, Xianyang'daki başkentinden
kuzeyde Büyük Çin Seddi'nin ve yeni bir sarayın inşasına başlanması
emrini vermişti. Ölümsüzlük fikirlerine kapılan imparator ÎÖ 246
yılında da 700.000 askerinin, insanlık tarihinde bir eşi bulunmayan bir
mezar yapmalarını emretmiştir.

Li Tepesi, Çin'in ilk imparatorunun yeraltı sarayını ve mezarını
örtmektedir. Şimdi 47 metre yüksekliğinde olan tepe zamanında çok daha
yüksek olmalıydı.
İMPARATORUN ORDUSU
Duvarlarla çevrili büyük bir dikdörtgen içindeki mezar külliyesini iki
kaynaktan biliyoruz. Bunlardan birincisi arkeoloji, ikincisi de zamanın
tarihi kayıtlarıdır. Bu duvarların önünde pişmiş topraktan ordunun
bulunduğu çukurlar yer alır. Dünya arkeolojisinde, ziyaretçileri, 1.
çukura inerken karşılaştıkları manzaraya hazırlayacak pek az yer
vardır. Uzun, paralel odacıklarda pişmiş topraktan sessiz savaşçılar
dizisi gözalabildiğine uzanmaktadır.
Ön tarafta dört atla bir araba vardır. Piyade askerleri dimdik,
ellerinde uzun saplı bronz mızrakları ya da uçları hâlâ sivri oklarla
dolu sadaklarıyla dimdik durmaktadır. Yakından bakılınca zırhlarının
kıvrımlarının zarafeti ve kuzey sınırına gönderilenleri Sibirya
soğuğundan koruyacak atkıları görülür.
Ayrıca, demir tarım aletleri, bronz ve deri eyer takımları, ipek ve
keten dokumalar, yeşimden ve kemikten yapılmış eşyalar da bulunmuştu.
Bugün bile parlaklığını ve keskinliğini koruyan kılıçlar, pek
alışılmadık biçimde, 13 elementin alaşımından dökülmüştü.
Tarihçiler Qin'i savaş alanında üstünlüğe götüren askeri örgütlenmedeki
ilerlemeyi çok uzun zamandan beri takdir etmişlerse de, günün birinde
12.000 metrekarelik bir yeraltı çukurundan, 7000 askerlik bir tümenin
çıkabileceği kimsenin aklına gelmezdi. Uzun boylu generalden en sıradan
bir piyade erine kadar ordunun bütün üyelerinin tek tek
incelenebileceğini kim hayal edebilirdi?
Zamanda donmuş olan bu ordu, buzdağının ancak ucudur. Yakınlardaki bir
çukurda 100 arabalı ve 100 savaş atlı bir süvari tümeni bulunmaktadır.
Üçüncü bir çukurda ise ordu karargâh subayları yeralmaktadır.

Yakın zamanda bulunan Arabalar ve bütün donanımlarıyla atları. Şimdiye kadar ordunun çok küçük bir kısmı çıkarılmıştır.
MEZARIN İÇİNDEKİLER
Keşfedilmeyi bekleyen başka ne gibi hazineler bulunduğunu kimse tahmin
edememektedir: Daha şimdiden mükemmel durumda bronz bir araba ile
atları çıkarılmıştır. Bunun İÖ 210 yılında 50 yaşında ölmeden önce
imparatoru ülkesinin dört bir yanına taşıyan araba olduğu kuşkusuzdur.
Odalarda at iskeletleri vardır ve atların yüzleri merkez mozoleye
dönüktür. Bazı odalarda, herhalde imparatora ait olması gereken
hayvanların iskeletleri bulunmaktadır.
Hiçbir ziyaretçi, uzaktaki Li Dağı'nın alçak tepesini uzun süre
görmezden gelemez. Ovadan hâlâ 47 metre yüksekte olup tabanı 350
metreye 340 metrelik bir alanı kaplayan tepenin içindekiler, hiçbir
arkeolog giremediği için, bir sır olarak kalmaya devam etmektedir.
Tarihçi Sima Qian, bizi umutlandıran ipuçları bırakmıştır. Tepenin
altında gerçek bir hazine sarayının bulunduğunu yazmaktadır.
İmparatorluğun ırmakları Yangzi ve Sarı Irmak cıvayla temsil edilmiştir
ve bunlar mekanik yollarla bir içdenize dökülmektedirler. İçerisini
sonsuza kadar olmasa bile çok uzun bir zaman aydınlatmak için balina
yağından dev meşaleler yakılmıştır.
Mezar dökme tunçla kaplanmış, imparatorun en iyi mobilyaları
gelecekteki ihtiyaçları için içine yerleştirilmişti. Halefi, İmparatora
erkek evlat doğurmayan bütün karılarının da ölümde kendisine eşlik
etmelerini buyurmuştu.
Mezar soyguncularını ve yağmacılarını öldürmek üzere çeşitli yerlere
tatar yayları yerleştirilmişti. Ve son bir fermanla da, mezarın
yapımını gerçekleştirenler öldürülmüşlerdi. Mezarın yakınlarında,
kiminin öldürüldüğü belli olan pek çok erkek iskeleti bulunmuştur.
Ama belki de bulunacak fazla bir şey yoktur. Daha yakınlarda mezarın
neredeyse gölgesinin düştüğü yerde altın ve gümüş işlemeli bir Qin
Hanedanı bronz çam bulunmuştur. Dönemin tarih kayıtlarında, imparatorun
ölümünden yalnızca birkaç yıl sonra mezarının yağmalandığı
anlatılmaktadır.
General Xiang Pu liderliğindeki isyancılar, mezar sarayı yağmalamışlar
ve pişmiş topraktan ordunun bulunduğu yeraltı odalarına girip
askerlerin silahlarını almışlardır. Ancak kil askerlerin ve
silahlarının bir kısmı günümüze kadar kalmıştır.
Kayıtların da belirttiği gibi 300.000 insan, mezarın içindekileri 30
günde boşaltamamışsa, o zaman günümüze kadar el değmeden kalmış bazı
odalar olabilir. Belki de cıva nehir hâlâ yeraltındaki denize akmaya
devam etmektedir. Bu ancak kazıların çözebileceği bir sırdır.
Ancak tarihi bir gerçekten emin olabiliriz. Hanedanı kendi ölümünden
sonra pek devam edememişse ve imparatorluk mezarı yok edilmişse de,
onun idari reformları yüzyılları aşarak modern çağlara kadar
erişebilmiştir.
 
(Solda) Pişmiş topraktan dev ordunun her kil askeri, çeşitli kil
kalıpları ve ayrıntılar uygulanarak farklı bireyler olarak yapılmıştı.
Figürler sonra boyanmıştır. Boya izleri günümüze kadar kalmıştır.
(Sağda) Çinli arkeologlar hâlâ, mezar höyüğünün dışındaki çukurlarda
bulunan orduyu çıkartmakla uğraşmaktadırlar. Henüz mezara girmedikleri
için içeride ne olduğu esrarını korumaktadır.

Savaşan Devletler döneminde Çin'i ve Xiangyang ile Xian'ı gösteren harita.

Bir okçu çömelmiş ve herhalde İlk İmparator öldükten sonra yağmacılar tarafından alınan yayını çekmeye hazırlanıyor.
|
Rastgele
Son Eklenenler
|
|
Saksılı Çiçek

Afyon

Trysa

Öpüşen Yılan

Haçlı Seferleri

|
Tümülüs Mezarları

Maya Uygarlığı'nın Çöküşü

Uzaydan Gelen Felaketler

Anasazilere Ne Oldu?

Moche Uygarlığı'nın Çöküşü

|
|