|
|
|
Lût Gölü'nün Hazineleri |
|
|
 |
 |
Okunma |
|
92 |
Zaman: İÖ l. yüzyıl ortaları - İS I. yüzyıl ortaları
Mekân: Kumran, Şeria Vadisi
... Bakır Tomarları hazinesi, hayal ya da gerçek, herhalde Kudüs Tapınağı hazinesidir. KYLE McCARTER, 1992
1940'lı yılların sonunda o sırada İngiliz Krallığı'nın Filistin
Mandası'nda olan Lût Gölü'nün kuzeybatı kıyısı yakınlarındaki Kumran
mağaralarında bir rastlantıyla gizli bir tomar deposu bulunmuştu,
İngilizler'in bölgeden çekilmesi üzerine burası Ürdün Haşimi
Krallığı'nın bir parçası oldu. Çoğu deri üzerine yazıldıktan sonra
tomar haline getirilip küplere konulmuş belgeler birkaç mağaraya
yayılmıştı.
Tomarların, Tevrat'ın bütün kitaplarından parçalarla muhtemelen
Kumran'da yaşamış bir mezhebin edebiyatını içerdiği anlaşıldı. Bu
belgelerin hepsine birden Lût Gölü Tomarları adı verildi. Bunların
arasında, yapıldığı metalden adını alan Bakır Tomarı hepsinin en
garibidir.
Bu tomarlar, Tevrat'ın en geç İS 70 yılında bugünkü biçimini aldığının
saptanmasını sağlamış, Filistin tarihinin İÖ 4. yüzyıldan IS 135'e
kadar yeniden yazılmasına ve ayrıca erken Hıristiyanlık ile Yahudilik
arasındaki geleneksel ilişkilerin açıklanmasına da yardımcı olmuştur.
 
(Solda) Kumran'ın doğusundaki yamaçlar büyük bir olasılıkla Roma'ya
karşı Birinci Yahudi Ayaklanması'nın başladığı 66 yılında Lût Gölü
Tomarları'nın saklandığı mağaralarla doludur. (Sağda) Bakır Tomar'ın
açılmış panolarından biri. Yukarıdan altıncı satırda "aleph" ve son
satırda "beth" harfleri açıkça görülüyor. Bunlar bugün modern İbrani
yazısında kullanılan kare harflerdir.
KEŞİF VE RESTORASYON
Kumran'ı kazanların başında gelen Pere Roland de Vaux, Bakır Tomarı
1952'de 3 numaralı mağarada iki parça halinde buldu. Bu o kadar farklı
görünüyordu ki, ilk başta bunun öteki tomarlara ait olup olmadığını
anlayamadı ve ne o ne de öteki arkeologlar oksitlenmiş olması nedeniyle
tomarı açmayı başaramadılar. Ama görebildikleri kadarıyla tomarda, o
civarda gizli bir altın ve gümüş hazinesinin yeri hakkında bilgi
olabilirdi. Ancak oksitlenmiş tomarı açamadıklarından yapabilecekleri
hiçbir şey yoktu.
Bakır Tomar üç buçuk yıl sonra, Kuzey İngiltere'de Manchester Bilim ve
Teknoloji Koleji'ne götürüldü. Burada Mühendislik Bölümü'nden Profesör
H. Wright Baker, özel olarak tasarlanmış minyatürize bir daire
testereyle tomarı açabildi. Bu hassas operasyon sonunda 23 içbükey pano
ya da parça halinde ortaya çıkan 12 sütundan oluşan metinde eski
Filistin'in çeşitli yerlerinde saklanmış hazinelerin listesi ve
saklandıkları yerlerin tarifleri çıktı.
Tomarı yapmak çok pahalıya malolmuş olmalıydı ve kalıcı olmasının
istendiği belliydi. Tomar yüzde 99 saflıkta çok ince üç bakır tabakadan
meydana gelmiştir. Levhalar 2,4 metre uzunluğunda ve 23 santim
genişliğinde bir tomar oluşturmak üzere birbirlerine perçinlenmişlerdi.
Ayrıca bunun bir eşi daha yoktu: Bir kere, öteki Lût Gölü Tomarları
gibi deri ya da papirüs değil, bakırdı.
İkincisi, Tevrat'tan daha sonraki ama en eski dini metinlerden daha
eski bir İbranice'yle yazılmıştır. Paleografik açıdan birinci yüzyılın
ortalarında yazılmış gibi görünmektedir. Yazı o kadar beceriksizce
yazılmıştır ki, profesyonel bir yazıcı tarafından yazılmış olamaz. Son
olarak da, diğer Lût Gölü Tomarları'nın aksine dini bir metin
içermemektedir.
Bazı araştırmacılar bunun efsanevi bir liste, dünyanın her yerinde
folklorda varolan türden bir tür gizli hazine izi olduğunu
düşünmektedirler. Günümüzde uzmanlardan çoğu, bunun Romalılar kente 67
yılında saldırmadan hemen önce Kudüs'teki Herod Tapınağı'ndan kaçırılan
hazinelerin saklandıkları yerlerin kayıtları olduğuna inanmaktadır.

Bakır Tomar'ın 23 parçası Amman'da Ürdün Arkeoloji Müzesi'nde özel
kutusunda sergileniyor. Ne yazık ki, tomarın açılmasından sonra
parçaların kenarları çürümüş ve metnin bir kısmı kaybolmuştur. Daha
fazla bir kayba uğramaması için şimdi koruma çalışmaları yapılmaktadır.
HAZİNE NEDİR?
Pek çok kimse İsrail ve Ürdün'ü boydan boya araştırdıkları halde, bu
hazineden bir tek parça bile bulunabilmiş değildir. Bu işi ilk yapan
kişi Bakır Tomar'ın Manchester'e getirilmesinde aracılık eden ve onun
ilk İngilizce çevirisini yayınlayan John Allegro'ydu. Kendisini izleyen
bütün diğerleri gibi o da başarısız olmuştu. Tomar göründüğü şey
olabilir mi? Yani, ülkenin bir yerindeki gizli bir hazinenin listesi?
Saklanan her yerin, bölgedeki belirli bir yerden uzaklığı ve hatta kaç
metre derinlikte olduğu tek tek verilmiştir. Çok daha esrarengiz olan
şey, bazı kayıtlarda iki üç Yunan harfi bulunmasıdır. Bunların ne
anlama geldiğini kimse bilmemektedir.
Toplam olarak 64 kayıt vardır. Bunların toplamı, çoğunluğu altın ve
gümüş külçe olmak üzere büyük bir hazinenin ayrıntılarını vermekte,
bunların dışında pahalı ayin kapları ve günlük kapları sayılmaktadır.
Yalnızca tapınakta -burası aslında Devlet Hazinesi'ydi- böyle bir
hazine olabilirdi ve yalnızca orada ayin ve günlük nesneleri
kullanılabilirdi. Tomarın tespit edilen tarihi de Birinci Yahudi
Ayaklanmasının zamanıyla (İS 66-70) uyumluydu. Romalılar 70 yılında
Kudüs'e girmişler ve tapınak da o tarihte yakılmıştır.
Günümüzde tomarların gerçek hazinenin yerini bildirmesine rağmen
göründüğü şey olmadığına inanılmaktadır. Hazinenin saklandığı yerler
çoğunlukla Kudüs'ten Lût Gölü'ne uzanan vadiler olmakla birlikte henüz
bir tek parça bile bulunmuş değildir. Ayrıca kendisi çok değerli olan
Tomar'da kayıtlı hazinenin toplamı öylesine inanılmaz bir büyüklüktedir
ki, çoğu araştırmacılar metinde bir tür şifre kullanıldığını
düşünmektedirler. Bu herhalde asla çözemeyeceğimiz bir şifredir.
Başka sorular da var: Hazine Romalılar'a şiddetle direnen ve sonra
Masada'da hepsi öldürülen Zealot gerilla savaşçıları tarafından mı
tapınaktan çalınmıştı? Yoksa Roma ordusunun yaklaşması üzerine
tapınaktan rahipler tarafından ya da başkaları tarafından mı saklanmak
üzere alınmıştır? Bilemiyoruz.

Kudüs'te Filistin Arkeoloji Müzesi'nde (şimdi Rockefeller Müzesi) John
Allegro, Bakır Tomar'ın iki parçasını inceliyor. Fotoğraf tomarın
keşfinden hemen sonra ve tomar İngiltere'ye götürülüp açılmadan
çekilmiştir.
|
Rastgele
Son Eklenenler
|
|
Tufan ve Nuh'un Gemisi

Totemizmde Ölüm Gelenekleri

Cin Düğünü

Eski Mısırlılar Siyah mıydı?

Orhan Gazi

|
Tümülüs Mezarları

Maya Uygarlığı'nın Çöküşü

Uzaydan Gelen Felaketler

Anasazilere Ne Oldu?

Moche Uygarlığı'nın Çöküşü

|
|