|
|
 |
 |
Okunma |
|
861 |
Trakya’da yoğun olarak görülen irili ufaklı yığma tepelerin hepsi “Tümülüs” denilen mezar tepeleridir.
Trakya’da en erken tümülüs MÖ.1300 yılına tarihlenen Kırklareli’de
bulunan Taşlıbayır Tümülüsüdür. Ayrıca Kırklareli ve Edirne civarında
Dolmen adı verilen büyük iri taşların yan yana getirilerek ve sonra
üzeri tekrar iri bir taşlarla örtülerek yapılan anıtsal mezar tipleri
vardır. Bu mezar tiplerinin ilk örnekleri Traklara aittir. Dolmen tipi
mezarlar daha sonra bırakılmakla beraber, Tümülüs geleneği Roma
döneminin sonuna kadar (MS.395) devam etmiştir.
MÖ.VI.yüzyılda Perslerin egemenliği altına giren yörede Odrysler
MÖ.V. yüzyılda bir devlet kurmuştur. Pers Kralı Dareus MÖ.514-513
yıllarında Tuna’nın kuzeyine kadar ilerlemiştir. Bu sırada
Istranca’ların batısında büyük su kaynaklarının bulunduğu alanda ordusu
kamp kurmuştur. MÖ.476’da yılında Persler Kimon tarafından yenilgiye
uğratılarak Trakya’dan çekilmişlerdir. MÖ.IV.yüzyıl başlarında yöreyi
ele geçiren Büyük İskender, Odrys Devleti’ni Makedonya Krallığı’na
bağlamıştır. Büyük İskender Perinthos’da darphane kurarak kendi adına
para bastırmıştır. Daha sonra Galat akınlarına uğrayan yöre,
İskender’in ölümünden sonra Seleukosların hakimiyetine girmiştir.
MÖ.168’de Roma egemenliğine girmiştir. Bu dönemde Romalılar, Trakları
Romalılaştırmak için emekli asker ve subaylarını yerleştirdikleri bir
çok kent kurmuşlardır. Bu kentlerden bir tanesi Malkara’nın Kermeyan
Köyü’nün kenarında yer alan Apri ya da Apros’tur.
MÖ.VIII. yüzyıl ile VI.yüzyıl arasında Ege adaları ile Marmara
Denizi kıyıları ve Karadeniz kıyıları arasında büyük bir deniz ticareti
başlamış, Sisam, Samos ve Magaralılar Marmara ve Karadeniz kıyılarında
ticarete dönük koloni kentleri kurmuşlardır. Bu kentlerden en
önemlileri Perinthos (Marmara Ereğlisi), Heraion (Karaevli), Bysante
(Barbaros), Ganos (Gaziköy)’ dur.
 

 
|